Kategori arşivi: W

Warchild – Alive Alone

Warchild Alive Alone Türkçe Çevirisi

In this life full of hate – you’ll be by yourself

Nefret dolu bir hayatta – kendin ol

No one to help – they only look the other way

Kimse yardım etmez – onlar başka yöne bakar

In your life – you’ll be alone – in your life – you’re on your own

Hayatında – yalnız olacaksın – hayatında – kendinde olacaksın

You have to live this life – do whatever to do

Bu hayatı yaşa – ne yaparsan yap

Create your own style – make every dream come true

Kendi stilini oluştur – her rüyayı gerçekleştir

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

In your life – you’ll be alone – in your life – you’re on your own

Hayatında – yalnız olacaksın – hayatında – kendinde olacaksın

Trusting no one around you – in this world you’re going through

Etrafındaki kimseye güvenme – bu dünya seninle gidiyor

For it seems you stand alone – and deliver by your own

Öyle görünüyor ki yalnız kalacaksın – ve kendine teslim olacaksın

I’m loosing all control – can’t choose a way to go

Ben bütün kontrolü kaybediyorum – gitmek için bir yol seçemem

Deep in my heart I know – it’s just the fucking show

Kalbimin derinliklerini biliyorum – sadece lanet olası şov

In your life – you’ll be alone – in your life – you’re on your own

Hayatında – yalnız olacaksın – hayatında – kendinde olacaksın

In your life – you’ll be alone – in your life – you’re on your own

Hayatında – yalnız olacaksın – hayatında – kendinde olacaksın

Warchild – Protect

Warchild Protect Türkçe Çevirisi

Damn life to do what other people are telling you

Lanet hayat insanlara ne yapacağını söylüyor

Damn life to follow the straight rules of society

Lanet hayat toplumun düz kurallarını takip ediyor

Damn life to be under this political force

Lanet hayat bu siyasi gücün altında

Damn life not to realize, your own way

Lanet hayat kendi yolunu gerçekleştirmiyor

Don’t dream your life, live your own dream

-Hayatını hayal etme, kendi hayalini yaşa

‘Cause that what you want, is what you feel

-Çünkü bu istediğin ne hissettiğin

I protect my imagination while I’m looking at my self

Kendime bakarak kendi hayalimi koruyorum

I don’t follow the signs to the outskirts of my life

Hayatımın eteklerinde işaretleri takip etmiyorum

I protect my imagination behind those giant doors of steel

Ben dev kapılar ardında hayalimi koruyorum

I’ll drive to my visions on a Mainstreet of this life

-Görüşlerimi hayatımdaki Mainstreet’e sürüyorum

Don’t dream your life, live your own dream

-Hayatını hayal etme, kendi hayalini yaşa

‘Cause that what you want, is what you feel

-Çünkü bu istediğin ne hissettiğin

Do what you want, live up your life

-Ne istiyorsan yap, hayatını yaşa

it takes little time but you’ll be surprised

-bu biraz zaman alır ama şaşıracaksın

Just take a chance, see what you get

-Sadece bir şans ver, ne olacağını gör

feelings they don’t know, which you ever had

-duyguları bilmiyorlar, hiç var olmadı

Don’t dream your life, live your own dream

-Hayatını hayal etme, kendi hayalini yaşa

‘Cause all that you want, is what you feel

-Çünkü bu istediğin ne hissettiğin

Don’t dream your life, live your own dream

-Hayatını hayal etme, kendi hayalini yaşa

‘Cause that what you want, is what you feel

-Çünkü bu istediğin ne hissettiğin

Warchild – Warchild

Warchild Warchild Türkçe Çevirisi

Tanks rolling out on the ground, when the soldiers fire another round

-Tanklar yere yayılıyor, askerler ateş tur atıyor

People dying by their own hand, blood drampeled into foreign land

-Kendi elleriyle ölen insanlar, yabancı ülkede içinde kan

Fighters blasting our cities down, our families lay on the ground

-Savaşçılar şehirlerimizi aşağı indiriyor, ailelerimiz yerde yatıyordu

Oppressed people hiding every where, survivors left wounded and bare

-Ezilen insanlar heryerde gizleniyor, hayatta kalanlar yaralı ve çıplak

World war, can`t be won anymore, tell me what are you fighting for

-Dünya Savaşı, artık kazanılamaz, ne için mücadele ediyorsun söyle

Jump into combat, In the arms of death, Bullets stolen every single breath

-Mücadele içine atla, ölüm kollarında, kurşunların her bir nefesi çalıntı

Deprived life killed without thought, people are sold freedom is bought

-Düşünmeden öldürdü yoksun hayat, satılan insanlar özgürlüğü satın alıyor

World war, can`t be won anymore, tell me what are you fighting for

-Dünya Savaşı, artık kazanılamaz, ne için mücadele ediyorsun söyle

[Solo: Ruby]

Long after the scares are healed, stories told secrets revealed

-Uzun züreden sonra iyileşenler korkutuyor, hikayeler sırları ortaya anlattı

Learn and understand! Don`t live in fear! Exchange your guns for some cans of beer!

-Öğren ve anla! Korku içinde aşama! Silahını biraz kutu birayla takas et!

World war, can`t be won anymore, tell me what are you fighting for

-Dünya Savaşı, artık kazanılamaz, ne için mücadele ediyorsun söyle

World war, can`t be won anymore, tell me what are you fighting for

-Dünya Savaşı, artık kazanılamaz, ne için mücadele ediyorsun söyle

World war, can`t be won anymore, tell me what are you fighting for

-Dünya Savaşı, artık kazanılamaz, ne için mücadele ediyorsun söyle

When Nothing Remains – She Died In Autumn’s Rain

When Nothing Remains She Died In Autumn’s Rain Türkçe Çevirisi

So cold nights since she died

So empty world without

But the rain keeps falling

Turns to snow at midnight

O öldüğünden beri soğuk geceler,

Onsuz bu dünya bomboş.

Ama yağmur yağmaya devam ediyor

Bir gece yarısı kara dönüşerek.

So cold days since she died

Sparkling white so dark

Winter is here, surrounds me

But she died in autumn s rain

O öldüğünden beri soğuk günler,

parıldayan beyazların hepsi karardı.

Kış burada, beni hapsediyor

Ama o, sonbahar yağmurunda ölmüştü

Footprints in deep snow

Melts to water in springtime

And my silent mornings

Smells like the dirt and death…

Kalın kar tabakasındaki ayak izleri,

Buzları eritir bahar gelince.

Ve sessiz sabahlarım,

Ölüm ve toz gibi kokuyor

I cant find the paths i should walk on

Cant see the places to go

Im blinded by sunlight

Lost in a world without rain

Hangi yola gitmem gerek, bilmiyorum

Gitmem gereken yerleri göremiyorum

Gün ışığı kör etmiş beni,

Yağmursuz bir dünyada kaybolmuşum

Wishing for November

Longing for her breaths

Her rushing heartbeats under the

Palm of my hand

Her dreams of winter’s rest

Kasımı dilemek

Onun nefesini arzulamak

Onun kalp atışları

avuçlarımın içinde

Onun hayalleri kışın her sürmesi üzerine

Moonlight over grass

Starlight over stones

The heat of a summer day

But she died in autumn’s rain.

Çimlerin üzerindeki ay ışığı

Taşların üzerindeki yıldız ışığı

Yazın en kızgın olduğu zaman

ama o sonbahar yağmurunda ölmüştü

Moonlight over grass

Starlight over stones

The heat of a summer day

But she died in autumns rain

Çimlerin üzerindeki ay ışığı

Taşların üzerindeki yıldız ışığı

Yazın en kızgın olduğu zaman

ama o sonbahar yağmurunda ölmüştü

Wishing for November

Longing for her breaths

Her heartbeats under the

Palm of my hand

Her dreams of winter’s rest

Kasımı dilemek

Onun nefesini arzulamak

Onun kalp atışları

avuçlarımın içinde

Onun hayalleri kışın her sürmesi üzerine

Worship Songs – I Surrender All

Worship Songs I Surrender All Türkçe Çevirisi

I surrender all

All to Jesus I surrender

all to him I freely give;

I will ever love and trust him,

in his presence daily live.

Refrain: I surrender all, I surrender all,

all to thee, my blessed Savior,

I surrender all.

2. All to Jesus I surrender;

humbly at his feet I bow,

worldly pleasures all forsaken;

take me, Jesus, take me now.

(Refrain)

3. All to Jesus I surrender;

make me, Savior, wholly thine;

fill me with thy love and power;

truly know that thou art mine.

(Refrain)

4. All to Jesus I surrender;

Lord, I give myself to thee;

fill me with thy love and power;

let thy blessing fall on me.

(Refrain)

5. All to Jesus I surrender;

now I feel the sacred flame.

O the joy of full salvation!

Glory, glory, to his name!

(Refrain)

Turkish

turkish

All to Jesus I surrender

all to him I freely give;

I will ever love and trust him,

in his presence daily live.

Refrain: I surrender all, I surrender all,

all to thee, my blessed Savior,

I surrender all.

2. All to Jesus I surrender;

humbly at his feet I bow,

worldly pleasures all forsaken;

take me, Jesus, take me now.

(Refrain)

3. All to Jesus I surrender;

make me, Savior, wholly thine;

fill me with thy love and power;

truly know that thou art mine.

(Refrain)

4. All to Jesus I surrender;

Lord, I give myself to thee;

fill me with thy love and power;

let thy blessing fall on me.

(Refrain)

5. All to Jesus I surrender;

now I feel the sacred flame.

O the joy of full salvation!

Glory, glory, to his name!

(Refrain)

Within Temptation – Empty Eyes

Within Temptation Empty Eyes Türkçe Çevirisi

You’re determined by faith

You pretend to make up

You lay out your case like the enemy

But all that you got

through dirty white lies

Can’t find the damned correct way of blaming me

for your crimes

Won’t you talk to me

Don’t laugh and run away

I’m onto you, yesterday

Chorus:

with empty eyes

I don’t know where I’m going

in search for answers

I don’t know who I’m fighting

I stand with empty eyes

You’re like a ghost within me

who’s draining my life

It’s like my soul is see-through

Right through my empty eyes

Right through my empty eyes

I’m about to give in

Got nowhere to go

Afraid of the sense I’m holding on

There’s no other way

No doubt in the end

But I ain’t got a thing to lose

Nothing to defend

Won’t you talk to me

Don’t laugh and run away

I’m onto you, yesterday

Chorus:

With empty eyes

I don’t know where I’m going

In search for answers

I don’t know who I’m fighting

I stand with empty eyes

You’re like a ghost within me

who’s draining my life

It’s like my soul is see-through

Right through my empty eyes

Ohh, ohh please won’t you give in to me

Won’t you finally speak true from lie

You’re determined by faith

You pretend to make up

You lay out your case like the enemy

like the enemy

Chorus:

With empty eyes

I don’t know where I’m going

in search for answers

I don’t know who I’m fighting

I stand with empty eyes

You’re like a ghost within me

who’s draining my life

It’s like my soul is see-through

Right through my empty eyes

Right through my empty eyes

Ekleyenin yorumu:

26&10&2012: lyrics updated by SnowFlake

Try to align

Türkçe

boş gözler

inancın sayesinde kararlısın

sanki samimi değilmişsin gibi rol yapıyorsun

bir düşman gibi durumuna uzaktan bakıyorsun

kirli ve beyaz yalanların arasından..

lanet olası doğru yolu bulamıyorum

sen bu yolla kendi suçlarından beni suçlarsın

benimle konuşmayacak mısın

gülüp uzaklaşma

ben dün senin peşindeydim

nakarat:

boş gözlerle

nereye gidiyorum bilmiyorum

sorulara yanıtlar arıyorum

kimle kavga ettiğimi bilmiyorum

boş gözlerle duruyorum

sen sanki içimdeki bir hayalet gibisin

hayatımı akıtan..

sanki ruhum saydam

tam da boş gözlerimin arasından

tam da boş gözlerimin arasından

boyun eğmek üzereyim

gidecek bir yerim bile yok

dayandığım bu duygudan korkuyorum

ama başka bir yol yok

sonunda tereddüt yok

ama kaybedecek bir şeyim de yok

savunacak bir şeyim de..

benimle konuşmayacak mısın

gülüp uzaklaşma

ben dün senin peşindeydim

nakarat:

boş gözlerle

nereye gidiyorum bilmiyorum

sorulara yanıtlar arıyorum

kimle kavga ettiğimi bilmiyorum

boş gözlerle duruyorum

sen sanki içimdeki bir hayalet gibisin

hayatımı akıtan..

sanki ruhum saydam

tam da boş gözlerimin arasından

tam da boş gözlerimin arasından

ah ah lütfen bana boyun eğmeyecek misin sen

en sonunda yalanların içinden doğruyu söylemeyecek misin

inancın sayesinde kararlısın

sanki samimi değilmişsin gibi rol yapıyorsun

bir düşman gibi durumuna uzaktan bakıyorsun

düşman gibi..

nakarat:

boş gözlerle

nereye gidiyorum bilmiyorum

sorulara yanıtlar arıyorum

kimle kavga ettiğimi bilmiyorum

boş gözlerle duruyorum

sen sanki içimdeki bir hayalet gibisin

hayatımı akıtan..

sanki ruhum saydam

tam da boş gözlerimin arasından

tam da boş gözlerimin arasından

Whitey Houston – It’s Not Right, But It’s Ok

Whitey Houston It’s Not Right, But It’s Ok Türkçe Çevirisi

Friday night you and your boys went out to eat, uh

Cuma gecesi sen ve erkek arkadaşların yemeğe çıktınız

Then they hung out

Sonra onlar takıldılar

But you came home around three, yes you did

Ama sen eve saat 3 civarı geldin, evet öyle yaptın

If six of y’all went out, uh

Eğer altınız çıktıysanız

Then four of you were really cheap, yeah

Demek ki dördünüz çok ucuza gelmiş,evet

‘Cause only two of you had dinner

Çünkü sadece ikiniz yemek yemiş

I found your credit card receipt

Kredi kartının fişini buldum

It’s not right, but it’s okay

Bu doğru değil, ama önemli de değil

I’m gonna make it anyway

Bir şekilde halledeceğim ben

Pack your bags up and leave

Çantalarını topla ve git

And don’t you dare come running back to me

Ve sakın bana geri dönmeye cüret etme

It’s not right, but it’s okay

Bu doğru değil, ama önemli de değil

I’m gonna make it anyway

Bir şekilde halledeceğim ben

Close the door behind you, leave your key

Kapıyı arkandan kapat, anahtarını bırak

I’d rather be alone than unhappy, yeah, uh

Mutsuz olmaktansa yalnız olmayı tercih ederim, evet

I’ll pack your bags so you can leave town for a week, yes I am

Şehri bir haftalığına terk edesin diye çantalarını hazırlayacağım, evet yapacağım

The phone rings and then you look at me

Telefon çalardı ve sen dönüp bana bakardın

Why’d you turn and look at me?

Niye dönüp bana bakardın?

You said it was one of your friends

Down on 54th street, boy

Bana onların 54. sokaktaki arkadaşların olduğunu söyledin

So why did 213 show up on your caller I.D.?

Peki neden arayan kimliğinde 213 çıktı?

I’ve been through all this before

Bunu daha önce de yaşamıştım

Don’t think about it, don’t think about it

Sakın düşünme, sakın düşünme

Get gone, get gone

Yok ol, yok ol

Things have got to change baby

Bazı şeyler değişmek zorunda bebeğim

You don’t stand a chance boy

Hiç şansın yok oğlum

Say yeah, yeah, yeah, yeah, yeah, yeah

Evet de, evet, evet, evet, evet, evet

Don’t you turn around

Sakın geri dönme

There’s no more tears left here for you to see

Burada Görebileceğin başka gözyaşı kalmadı

Was it really worth you going out like that, tell me, oh

Gerçekten öyle çıkmana değdi mi,söyle bana

See I’m moving on

And I refuse to turn back, yeah

Görüyorsun ki ben devam ediyorum ve geri dönmeyi reddediyorum, evet

See all of this time

I thought I had somebody down for Whitney

Bak bunca senedir, Whitney nin yanında biri var sanmıştım

It turns out, you were making a fool of me, oh

Ortaya çıktı ki, beni aptal yerine koyuyormuşsun

Show’d up okay

Önemli değil gibi gözüküyor

Make it anyway

Bir şekilde hallolur

Pack your bags, get up and leave

Çantalarını topla, kalk ve git

Don’t you dare, back to me boy

Cüret etme, geri dönmeye oğlum

It’s not right, it’s okay

Doğru değil,önemli değil

I’m gonna, I’m gonna, uh

Yapacağım, yapacağım

Close your door and leave your key

Kapıyı kapat ve anahtarını bırak

Rather be alone an’ happy, oh

Mutsuz olmaktansa yalnız olmayı tercih ederim

It’s not right, It’s okay baby

Doğru değil,önemli değil bebeğim

I can pay my own rent

Kendi kiramı ödeyebilirim

Pave my life now

Hayatımı kurabilirim

Take care of my business, oh, oh, oh, oh

Başımın çaresine bakabilirim

Oh Lord, oh Lord, ooo

Tanrım, tanrım

Give it up and leave

Vazgeç ve git

Yeah, yeah, yeah, yeah

Evet, evet, evet, evet

Rather be alone, be alone happy

Mutsuz olmaktansa yalnız olmayı tercih ederim

I’m gonna be okay, I’m gonna be alright

İyi olacağım,iyi olacağım

I’m gonna be okay, I’m gonna be alright

İyi olacağım,iyi olacağım

I’m gonna be okay, I’m gonna be alright

İyi olacağım,iyi olacağım

Doo, doo, doo, doo

I’m gonna be okay, I’m gonna be alright

İyi olacağım,iyi olacağım

I’m gonna be okay, I’m gonna be alright

İyi olacağım,iyi olacağım

I’m gonna be okay, I’m gonna be alright

İyi olacağım,iyi olacağım

Doo, doo, doo

It’s not right, but it’s okay

Bu doğru değil, ama önemli de değil

I’m gonna make it anyway

Bir şekilde halledeceğim ben

Pack your bags up and leave

Çantalarını topla ve git

And don’t you dare come running back to me

Ve sakın bana geri dönmeye cüret etme

It’s not right, but it’s okay

Bu doğru değil, ama önemli de değil

I’m gonna make it anyway

Bir şekilde halledeceğim ben

Close the door behind you, leave your key

Kapıyı arkandan kapat, anahtarını bırak

I’d rather be alone than unhappy, yeah, uh

Mutsuz olmaktansa yalnız olmayı tercih ederim, evet

It’s not right, but it’s okay

Bu dğru değil, ama önemli de değil

I’m gonna make it anyway

Bir şekilde halledeğim ben

Whitey Houston – It’s Not Right, But It’s Ok

Whitey Houston It’s Not Right, But It’s Ok Türkçe Çevirisi

Friday night you and your boys went out to eat, uh

Cuma gecesi sen ve erkek arkadaşların yemeğe çıktınız

Then they hung out

Sonra onlar takıldılar

But you came home around three, yes you did

Ama sen eve saat 3 civarı geldin, evet öyle yaptın

If six of y’all went out, uh

Eğer altınız çıktıysanız

Then four of you were really cheap, yeah

Demek ki dördünüz çok ucuza gelmiş,evet

‘Cause only two of you had dinner

Çünkü sadece ikiniz yemek yemiş

I found your credit card receipt

Kredi kartının fişini buldum

It’s not right, but it’s okay

Bu doğru değil, ama önemli de değil

I’m gonna make it anyway

Bir şekilde halledeceğim ben

Pack your bags up and leave

Çantalarını topla ve git

And don’t you dare come running back to me

Ve sakın bana geri dönmeye cüret etme

It’s not right, but it’s okay

Bu doğru değil, ama önemli de değil

I’m gonna make it anyway

Bir şekilde halledeceğim ben

Close the door behind you, leave your key

Kapıyı arkandan kapat, anahtarını bırak

I’d rather be alone than unhappy, yeah, uh

Mutsuz olmaktansa yalnız olmayı tercih ederim, evet

I’ll pack your bags so you can leave town for a week, yes I am

Şehri bir haftalığına terk edesin diye çantalarını hazırlayacağım, evet yapacağım

The phone rings and then you look at me

Telefon çalardı ve sen dönüp bana bakardın

Why’d you turn and look at me?

Niye dönüp bana bakardın?

You said it was one of your friends

Down on 54th street, boy

Bana onların 54. sokaktaki arkadaşların olduğunu söyledin

So why did 213 show up on your caller I.D.?

Peki neden arayan kimliğinde 213 çıktı?

I’ve been through all this before

Bunu daha önce de yaşamıştım

Don’t think about it, don’t think about it

Sakın düşünme, sakın düşünme

Get gone, get gone

Yok ol, yok ol

Things have got to change baby

Bazı şeyler değişmek zorunda bebeğim

You don’t stand a chance boy

Hiç şansın yok oğlum

Say yeah, yeah, yeah, yeah, yeah, yeah

Evet de, evet, evet, evet, evet, evet

Don’t you turn around

Sakın geri dönme

There’s no more tears left here for you to see

Burada Görebileceğin başka gözyaşı kalmadı

Was it really worth you going out like that, tell me, oh

Gerçekten öyle çıkmana değdi mi,söyle bana

See I’m moving on

And I refuse to turn back, yeah

Görüyorsun ki ben devam ediyorum ve geri dönmeyi reddediyorum, evet

See all of this time

I thought I had somebody down for Whitney

Bak bunca senedir, Whitney nin yanında biri var sanmıştım

It turns out, you were making a fool of me, oh

Ortaya çıktı ki, beni aptal yerine koyuyormuşsun

Show’d up okay

Önemli değil gibi gözüküyor

Make it anyway

Bir şekilde hallolur

Pack your bags, get up and leave

Çantalarını topla, kalk ve git

Don’t you dare, back to me boy

Cüret etme, geri dönmeye oğlum

It’s not right, it’s okay

Doğru değil,önemli değil

I’m gonna, I’m gonna, uh

Yapacağım, yapacağım

Close your door and leave your key

Kapıyı kapat ve anahtarını bırak

Rather be alone an’ happy, oh

Mutsuz olmaktansa yalnız olmayı tercih ederim

It’s not right, It’s okay baby

Doğru değil,önemli değil bebeğim

I can pay my own rent

Kendi kiramı ödeyebilirim

Pave my life now

Hayatımı kurabilirim

Take care of my business, oh, oh, oh, oh

Başımın çaresine bakabilirim

Oh Lord, oh Lord, ooo

Tanrım, tanrım

Give it up and leave

Vazgeç ve git

Yeah, yeah, yeah, yeah

Evet, evet, evet, evet

Rather be alone, be alone happy

Mutsuz olmaktansa yalnız olmayı tercih ederim

I’m gonna be okay, I’m gonna be alright

İyi olacağım,iyi olacağım

I’m gonna be okay, I’m gonna be alright

İyi olacağım,iyi olacağım

I’m gonna be okay, I’m gonna be alright

İyi olacağım,iyi olacağım

Doo, doo, doo, doo

I’m gonna be okay, I’m gonna be alright

İyi olacağım,iyi olacağım

I’m gonna be okay, I’m gonna be alright

İyi olacağım,iyi olacağım

I’m gonna be okay, I’m gonna be alright

İyi olacağım,iyi olacağım

Doo, doo, doo

It’s not right, but it’s okay

Bu doğru değil, ama önemli de değil

I’m gonna make it anyway

Bir şekilde halledeceğim ben

Pack your bags up and leave

Çantalarını topla ve git

And don’t you dare come running back to me

Ve sakın bana geri dönmeye cüret etme

It’s not right, but it’s okay

Bu doğru değil, ama önemli de değil

I’m gonna make it anyway

Bir şekilde halledeceğim ben

Close the door behind you, leave your key

Kapıyı arkandan kapat, anahtarını bırak

I’d rather be alone than unhappy, yeah, uh

Mutsuz olmaktansa yalnız olmayı tercih ederim, evet

It’s not right, but it’s okay

Bu dğru değil, ama önemli de değil

I’m gonna make it anyway

Bir şekilde halledeğim ben

Whitey Houston – It’s Not Right, But It’s Ok

Whitey Houston It’s Not Right, But It’s Ok Türkçe Çevirisi

Friday night you and your boys went out to eat, uh

Cuma gecesi sen ve erkek arkadaşların yemeğe çıktınız

Then they hung out

Sonra onlar takıldılar

But you came home around three, yes you did

Ama sen eve saat 3 civarı geldin, evet öyle yaptın

If six of y’all went out, uh

Eğer altınız çıktıysanız

Then four of you were really cheap, yeah

Demek ki dördünüz çok ucuza gelmiş,evet

‘Cause only two of you had dinner

Çünkü sadece ikiniz yemek yemiş

I found your credit card receipt

Kredi kartının fişini buldum

It’s not right, but it’s okay

Bu doğru değil, ama önemli de değil

I’m gonna make it anyway

Bir şekilde halledeceğim ben

Pack your bags up and leave

Çantalarını topla ve git

And don’t you dare come running back to me

Ve sakın bana geri dönmeye cüret etme

It’s not right, but it’s okay

Bu doğru değil, ama önemli de değil

I’m gonna make it anyway

Bir şekilde halledeceğim ben

Close the door behind you, leave your key

Kapıyı arkandan kapat, anahtarını bırak

I’d rather be alone than unhappy, yeah, uh

Mutsuz olmaktansa yalnız olmayı tercih ederim, evet

I’ll pack your bags so you can leave town for a week, yes I am

Şehri bir haftalığına terk edesin diye çantalarını hazırlayacağım, evet yapacağım

The phone rings and then you look at me

Telefon çalardı ve sen dönüp bana bakardın

Why’d you turn and look at me?

Niye dönüp bana bakardın?

You said it was one of your friends

Down on 54th street, boy

Bana onların 54. sokaktaki arkadaşların olduğunu söyledin

So why did 213 show up on your caller I.D.?

Peki neden arayan kimliğinde 213 çıktı?

I’ve been through all this before

Bunu daha önce de yaşamıştım

Don’t think about it, don’t think about it

Sakın düşünme, sakın düşünme

Get gone, get gone

Yok ol, yok ol

Things have got to change baby

Bazı şeyler değişmek zorunda bebeğim

You don’t stand a chance boy

Hiç şansın yok oğlum

Say yeah, yeah, yeah, yeah, yeah, yeah

Evet de, evet, evet, evet, evet, evet

Don’t you turn around

Sakın geri dönme

There’s no more tears left here for you to see

Burada Görebileceğin başka gözyaşı kalmadı

Was it really worth you going out like that, tell me, oh

Gerçekten öyle çıkmana değdi mi,söyle bana

See I’m moving on

And I refuse to turn back, yeah

Görüyorsun ki ben devam ediyorum ve geri dönmeyi reddediyorum, evet

See all of this time

I thought I had somebody down for Whitney

Bak bunca senedir, Whitney nin yanında biri var sanmıştım

It turns out, you were making a fool of me, oh

Ortaya çıktı ki, beni aptal yerine koyuyormuşsun

Show’d up okay

Önemli değil gibi gözüküyor

Make it anyway

Bir şekilde hallolur

Pack your bags, get up and leave

Çantalarını topla, kalk ve git

Don’t you dare, back to me boy

Cüret etme, geri dönmeye oğlum

It’s not right, it’s okay

Doğru değil,önemli değil

I’m gonna, I’m gonna, uh

Yapacağım, yapacağım

Close your door and leave your key

Kapıyı kapat ve anahtarını bırak

Rather be alone an’ happy, oh

Mutsuz olmaktansa yalnız olmayı tercih ederim

It’s not right, It’s okay baby

Doğru değil,önemli değil bebeğim

I can pay my own rent

Kendi kiramı ödeyebilirim

Pave my life now

Hayatımı kurabilirim

Take care of my business, oh, oh, oh, oh

Başımın çaresine bakabilirim

Oh Lord, oh Lord, ooo

Tanrım, tanrım

Give it up and leave

Vazgeç ve git

Yeah, yeah, yeah, yeah

Evet, evet, evet, evet

Rather be alone, be alone happy

Mutsuz olmaktansa yalnız olmayı tercih ederim

I’m gonna be okay, I’m gonna be alright

İyi olacağım,iyi olacağım

I’m gonna be okay, I’m gonna be alright

İyi olacağım,iyi olacağım

I’m gonna be okay, I’m gonna be alright

İyi olacağım,iyi olacağım

Doo, doo, doo, doo

I’m gonna be okay, I’m gonna be alright

İyi olacağım,iyi olacağım

I’m gonna be okay, I’m gonna be alright

İyi olacağım,iyi olacağım

I’m gonna be okay, I’m gonna be alright

İyi olacağım,iyi olacağım

Doo, doo, doo

It’s not right, but it’s okay

Bu doğru değil, ama önemli de değil

I’m gonna make it anyway

Bir şekilde halledeceğim ben

Pack your bags up and leave

Çantalarını topla ve git

And don’t you dare come running back to me

Ve sakın bana geri dönmeye cüret etme

It’s not right, but it’s okay

Bu doğru değil, ama önemli de değil

I’m gonna make it anyway

Bir şekilde halledeceğim ben

Close the door behind you, leave your key

Kapıyı arkandan kapat, anahtarını bırak

I’d rather be alone than unhappy, yeah, uh

Mutsuz olmaktansa yalnız olmayı tercih ederim, evet

It’s not right, but it’s okay

Bu dğru değil, ama önemli de değil

I’m gonna make it anyway

Bir şekilde halledeğim ben

Wolf Moon – Type O Negative

Wolf Moon Type O Negative Türkçe Çevirisi

The 28th day

She�ll be bleeding again,

And in lupine ways

We�ll alleviate the pain.

Unholy water

Sanguine addiction,

Those silver bullets

A last blood benediction.

It is her moon time

When there�s iron in the air,

A rusted essence

Woman may I know you�re there?

Unholy water

Sanguine addiction,

Those silver bullets

A last blood benediction.

Hey wolf moon

Come cast your spell on me,

Hey wolf moon

Come cast your spell on me.

Don�t spill a drop dear

Let me kiss the curse away,

Yourself in my mouth

Will you leave me with your taste?

Hey wolf moon

Come cast your spell on me,

Hey wolf moon

Come cast your spell on me.

Beware

The woods at night,

Beware

The Lunar light.

So in this gray haze

We�ll be meeting again,

And on that great day

I will tease you all the same.

Unholy water

Sanguine addiction,

Those silver bullets

A last blood benediction.

Hey wolf moon

Come cast your spell on me,

Hey wolf moon

Come cast your spell on me.

Beware

The woods at night,

Beware

The Lunar light.

***

28.gün

o kanıyor olacak

ve aç kurt gibi vahşi yollarda

biz acıyı hafifleteceğiz

kutsal olmayan su

iyimser bağlılık

o gümüş kurşunlar

son bir kan kutsama duası

şimdi onun ay zamanı

havada demir varken

paslı bir önem

kadın orada olduğunu bilebilir miyim?

kutsal olmayan su

iyimser bağlılık

o gümüş kurşunlar

son bir kan kutsama duası

hey kurt ayı

gel dök sihrini üstüme

hey kurt ayı

gel dök sihrini üstüme

bir damlayı dökme tatlım

laneti öpmeme izin ver

kendin ağzımda

beni tadınla bırakacak mısın?

hey kurt ayı

gel dök sihrini üstüme

hey kurt ayı

gel dök sihrini üstüme

dikkat et

gece koruluğa

dikkat et

ay ışığına

bu yüzden bu gri siste

tekrar buluşuyor olacağız

ve o muhteşem günde

ben sana aynı şekilde takılacağım

kutsal olmayan su

iyimser bağlılık

o gümüş kurşunlar

son bir kan kutsama duası

hey kurt ayı

gel dök sihrini üstüme

hey kurt ayı

gel dök sihrini üstüme

dikkat et

gece koruluğa

dikkat et

ay ışığına.