Kategori arşivi: T

Thurisaz – Endless

Thurisaz Endless Türkçe Çevirisi

I was drowning in a dying moment

Drowning in her eyes

Feeling the wings of faith embracing me

So unreal but i could feel

The yearning to her divine beauty

A voice was sounding far away

Never dying

In the distance heard

The wind calls her name

My burning flame

Last edited by maybe on 12.09.2013 15:40

Try to align

Türkçe

Sonsuz

Ölen bir zamanda boğuluyordum

Onun gözlerinde boğuluyordum

İnancın kanatlarının beni sardığını hissediyordum

Gerçek dışı ama hissedebiliyordum

Onun ilahi güzelliğinin özlemi

Çok uzaklarda bir ses yankılanıyordu

Asla ölmeyen

Uzakta duydum

Rüzgar onun ismini çağırıyor

Benim yanan ateşim

The Dead Weather – Blue Blood Blues

The Dead Weather Blue Blood Blues Türkçe Çevirisi

Yeah, I love you so much.

yeah, seni çok seviyorum

I don’t need to resist.

karşı koymama gerek yok

I don’t need to exist.

var olmama gerek yok

Dripping blue blood from the wrist.

bilekten mavi kan damlıyor

I don’t need to resist.

karşı koymama gerek yok

And all the neighbors get pissed when I come home.

ve tüm komşular altına sıçar ben eve gelince

I make em nervous. Yeah, I make em nervous.

onları geriyorum, evet onları geriyorum

Crack a window, crack a broken bone.

çatlat bi pencere, çatlat bir kırık kemiği

Crack your knuckles when you’re at home.

evdeyken muştalarını çatlat

Lick an ice cream cone. Crack a bone.

bir dondurma yala. çatlat bi kemik

All you had to do was ask.,

tüm yapman gereken şey sormaktı

Who is it that wears the mask?

bu maske giyen kim?

When you give me the task.

bana görev verdiğinde

Leave me broke and shirtless.

kırık ve beş parasız bırak beni

Check your lips at the door woman.

rujunu tazele kapıda kadın

Shake your hips like battleships.

salla kalçanı savaş gemisi gibi

Yeah, all the white girls trip when I sing at Sunday service.

evet, tüm beyaz kızlar tökezler ben pazar servisinde şarkı söylerken

Sing. Sing. Sing.

şarkı söyle, şarkı söyle, şarkı söyle

I only got one face da da da da.

sadece bir yüzüm var

I tried too long to erase.

silmek için çok uğraştım

You know if I left. da da da da.

bilirsin eğer ayrılırsam

I wouldn’t leave a trace.

geride bir iz bırakmam

If I left you woman, you know, I wouldn’t leave a trace.

seni terkedersem kadın, bilirsin, geride bir iz bırakmam

I wouldn’t leave a trace. I wouldn’t leave a trace.

geride bir iz bırakmam. geride bir iz bırakmam

If I left, you’d never see me again.

eğer terkedersem beni bir daha asla görmezsin

You’d never see me again.

beni bir daha asla görmezsin

I wouldn’t leave a trace.

geride bir iz bırakmam

You’d never see me again.

beni bir daha görmezsin

The Dead Weather – Blue Blood Blues

The Dead Weather Blue Blood Blues Türkçe Çevirisi

Yeah, I love you so much.

yeah, seni çok seviyorum

I don’t need to resist.

karşı koymama gerek yok

I don’t need to exist.

var olmama gerek yok

Dripping blue blood from the wrist.

bilekten mavi kan damlıyor

I don’t need to resist.

karşı koymama gerek yok

And all the neighbors get pissed when I come home.

ve tüm komşular altına sıçar ben eve gelince

I make em nervous. Yeah, I make em nervous.

onları geriyorum, evet onları geriyorum

Crack a window, crack a broken bone.

çatlat bi pencere, çatlat bir kırık kemiği

Crack your knuckles when you’re at home.

evdeyken muştalarını çatlat

Lick an ice cream cone. Crack a bone.

bir dondurma yala. çatlat bi kemik

All you had to do was ask.,

tüm yapman gereken şey sormaktı

Who is it that wears the mask?

bu maske giyen kim?

When you give me the task.

bana görev verdiğinde

Leave me broke and shirtless.

kırık ve beş parasız bırak beni

Check your lips at the door woman.

rujunu tazele kapıda kadın

Shake your hips like battleships.

salla kalçanı savaş gemisi gibi

Yeah, all the white girls trip when I sing at Sunday service.

evet, tüm beyaz kızlar tökezler ben pazar servisinde şarkı söylerken

Sing. Sing. Sing.

şarkı söyle, şarkı söyle, şarkı söyle

I only got one face da da da da.

sadece bir yüzüm var

I tried too long to erase.

silmek için çok uğraştım

You know if I left. da da da da.

bilirsin eğer ayrılırsam

I wouldn’t leave a trace.

geride bir iz bırakmam

If I left you woman, you know, I wouldn’t leave a trace.

seni terkedersem kadın, bilirsin, geride bir iz bırakmam

I wouldn’t leave a trace. I wouldn’t leave a trace.

geride bir iz bırakmam. geride bir iz bırakmam

If I left, you’d never see me again.

eğer terkedersem beni bir daha asla görmezsin

You’d never see me again.

beni bir daha asla görmezsin

I wouldn’t leave a trace.

geride bir iz bırakmam

You’d never see me again.

beni bir daha görmezsin

The Dead Weather – Blue Blood Blues

The Dead Weather Blue Blood Blues Türkçe Çevirisi

Yeah, I love you so much.

yeah, seni çok seviyorum

I don’t need to resist.

karşı koymama gerek yok

I don’t need to exist.

var olmama gerek yok

Dripping blue blood from the wrist.

bilekten mavi kan damlıyor

I don’t need to resist.

karşı koymama gerek yok

And all the neighbors get pissed when I come home.

ve tüm komşular altına sıçar ben eve gelince

I make em nervous. Yeah, I make em nervous.

onları geriyorum, evet onları geriyorum

Crack a window, crack a broken bone.

çatlat bi pencere, çatlat bir kırık kemiği

Crack your knuckles when you’re at home.

evdeyken muştalarını çatlat

Lick an ice cream cone. Crack a bone.

bir dondurma yala. çatlat bi kemik

All you had to do was ask.,

tüm yapman gereken şey sormaktı

Who is it that wears the mask?

bu maske giyen kim?

When you give me the task.

bana görev verdiğinde

Leave me broke and shirtless.

kırık ve beş parasız bırak beni

Check your lips at the door woman.

rujunu tazele kapıda kadın

Shake your hips like battleships.

salla kalçanı savaş gemisi gibi

Yeah, all the white girls trip when I sing at Sunday service.

evet, tüm beyaz kızlar tökezler ben pazar servisinde şarkı söylerken

Sing. Sing. Sing.

şarkı söyle, şarkı söyle, şarkı söyle

I only got one face da da da da.

sadece bir yüzüm var

I tried too long to erase.

silmek için çok uğraştım

You know if I left. da da da da.

bilirsin eğer ayrılırsam

I wouldn’t leave a trace.

geride bir iz bırakmam

If I left you woman, you know, I wouldn’t leave a trace.

seni terkedersem kadın, bilirsin, geride bir iz bırakmam

I wouldn’t leave a trace. I wouldn’t leave a trace.

geride bir iz bırakmam. geride bir iz bırakmam

If I left, you’d never see me again.

eğer terkedersem beni bir daha asla görmezsin

You’d never see me again.

beni bir daha asla görmezsin

I wouldn’t leave a trace.

geride bir iz bırakmam

You’d never see me again.

beni bir daha görmezsin

The Pretty Reckless – Hit Me Like A Man

The Pretty Reckless Hit Me Like A Man Türkçe Çevirisi

Ow!

I am strong, love is evil

Ben güçlüyüm, aşk şeytanidir.

It’s a version of perversion that is only for the lucky people

Bu sadece şanslı insanlar için sapkınlığın bir çeşidi

Take your time and do with me what you will

Hadi ne yapacaksan yap bana

I won’t mind, you know I’m ill, you know I’m ill

Aldırmam, biliyorsun ben hastayım, biliyorsun ben hastayım

So hit me like a man and love me like a woman

Hadi bir erkek gibi vur bana ve bir kadın gibi sev beni

Buried and sad, look me in the eyes, I want it

Gömülü ve üzgün, gözlerimin içine bak, bunu istiyorum

One will give you hell, one will give you heaven

Biri sana cehennemi yaştacak, biri cenneti

Hit me like a man, love me like a woman

Bir erkek gibi vur bana ve bir kadın gibi sev beni

Love me like a woman

Bi kadın gibi sev beni

Love is strong, but I am evil

Aşk güçlüdür ama ben şeytaniyim

You are wrong, about me

Yanılıyorsun benim hakkımda

Take your time, ah, play with me until

Hadi oyna benimle ta ki

You can hear the children scream, like their stuck inside a dream

Çocukların çığlıklarını duyabilene kadar, sanki bir rüyanın içine sıkışmış gibi

That you, ah, will

Bu sensin, ah, irade

So hit me like a man, love me like a woman

Öyleyse bir erkek gibi vur bana ve bir kadın gibi sev beni

Bury me alive, I can see it in your eyes, you want it

Diri diri yak beni, gözlerinde görebiliyorum, bunu istiyorsun

Some will give you pain, some will give you pleasure

Bazılarına sana acıyı yaşatacak, bazıları zevki

Hit me like a man, love me like a woman

Bir erkek gibi vur bana ve bir kadın gibi sev beni

Love me like a woman

Bir kadın gibi sev beni

Don’t you run away, run away from me, I will run away from you

Kaçmaya kalkışma, benden kaçmaya kalkışma, Ben senden kaçacağım

Don’t you run away, run away from me, I will run away from you

Kaçmaya kalkışma, benden kaçmaya kalkışma, Ben senden kaçacağım

Hit me like a man, love me like a woman

Bir erkek gibi vur bana ve bir kadın gibi sev beni

From the devil deep inside, can’t you see what I’m wanting?

Derinlerdeki şeytandan, ne istediğimi göremiyor musun?

Some will give you hell, some will give you heaven

Bazıları sana cehennemi yaşatacak, bazıları ceneti

So hit me like a man, love me like a woman

Öyleyse bir erkek gibi vur ban ve bir kadın gibi sev beni

Love me like a woman

Bir kadın gibi sev beni

Love me like a woman

Bir kadın gibi sev beni

Love me like a woman, ow!

Bir kadın gibi sev beni

The Pretty Reckless – Hit Me Like A Man

The Pretty Reckless Hit Me Like A Man Türkçe Çevirisi

Ow!

I am strong, love is evil

Ben güçlüyüm, aşk şeytanidir.

It’s a version of perversion that is only for the lucky people

Bu sadece şanslı insanlar için sapkınlığın bir çeşidi

Take your time and do with me what you will

Hadi ne yapacaksan yap bana

I won’t mind, you know I’m ill, you know I’m ill

Aldırmam, biliyorsun ben hastayım, biliyorsun ben hastayım

So hit me like a man and love me like a woman

Hadi bir erkek gibi vur bana ve bir kadın gibi sev beni

Buried and sad, look me in the eyes, I want it

Gömülü ve üzgün, gözlerimin içine bak, bunu istiyorum

One will give you hell, one will give you heaven

Biri sana cehennemi yaştacak, biri cenneti

Hit me like a man, love me like a woman

Bir erkek gibi vur bana ve bir kadın gibi sev beni

Love me like a woman

Bi kadın gibi sev beni

Love is strong, but I am evil

Aşk güçlüdür ama ben şeytaniyim

You are wrong, about me

Yanılıyorsun benim hakkımda

Take your time, ah, play with me until

Hadi oyna benimle ta ki

You can hear the children scream, like their stuck inside a dream

Çocukların çığlıklarını duyabilene kadar, sanki bir rüyanın içine sıkışmış gibi

That you, ah, will

Bu sensin, ah, irade

So hit me like a man, love me like a woman

Öyleyse bir erkek gibi vur bana ve bir kadın gibi sev beni

Bury me alive, I can see it in your eyes, you want it

Diri diri yak beni, gözlerinde görebiliyorum, bunu istiyorsun

Some will give you pain, some will give you pleasure

Bazılarına sana acıyı yaşatacak, bazıları zevki

Hit me like a man, love me like a woman

Bir erkek gibi vur bana ve bir kadın gibi sev beni

Love me like a woman

Bir kadın gibi sev beni

Don’t you run away, run away from me, I will run away from you

Kaçmaya kalkışma, benden kaçmaya kalkışma, Ben senden kaçacağım

Don’t you run away, run away from me, I will run away from you

Kaçmaya kalkışma, benden kaçmaya kalkışma, Ben senden kaçacağım

Hit me like a man, love me like a woman

Bir erkek gibi vur bana ve bir kadın gibi sev beni

From the devil deep inside, can’t you see what I’m wanting?

Derinlerdeki şeytandan, ne istediğimi göremiyor musun?

Some will give you hell, some will give you heaven

Bazıları sana cehennemi yaşatacak, bazıları ceneti

So hit me like a man, love me like a woman

Öyleyse bir erkek gibi vur ban ve bir kadın gibi sev beni

Love me like a woman

Bir kadın gibi sev beni

Love me like a woman

Bir kadın gibi sev beni

Love me like a woman, ow!

Bir kadın gibi sev beni

The Pretty Reckless – Hit Me Like A Man

The Pretty Reckless Hit Me Like A Man Türkçe Çevirisi

Ow!

I am strong, love is evil

Ben güçlüyüm, aşk şeytanidir.

It’s a version of perversion that is only for the lucky people

Bu sadece şanslı insanlar için sapkınlığın bir çeşidi

Take your time and do with me what you will

Hadi ne yapacaksan yap bana

I won’t mind, you know I’m ill, you know I’m ill

Aldırmam, biliyorsun ben hastayım, biliyorsun ben hastayım

So hit me like a man and love me like a woman

Hadi bir erkek gibi vur bana ve bir kadın gibi sev beni

Buried and sad, look me in the eyes, I want it

Gömülü ve üzgün, gözlerimin içine bak, bunu istiyorum

One will give you hell, one will give you heaven

Biri sana cehennemi yaştacak, biri cenneti

Hit me like a man, love me like a woman

Bir erkek gibi vur bana ve bir kadın gibi sev beni

Love me like a woman

Bi kadın gibi sev beni

Love is strong, but I am evil

Aşk güçlüdür ama ben şeytaniyim

You are wrong, about me

Yanılıyorsun benim hakkımda

Take your time, ah, play with me until

Hadi oyna benimle ta ki

You can hear the children scream, like their stuck inside a dream

Çocukların çığlıklarını duyabilene kadar, sanki bir rüyanın içine sıkışmış gibi

That you, ah, will

Bu sensin, ah, irade

So hit me like a man, love me like a woman

Öyleyse bir erkek gibi vur bana ve bir kadın gibi sev beni

Bury me alive, I can see it in your eyes, you want it

Diri diri yak beni, gözlerinde görebiliyorum, bunu istiyorsun

Some will give you pain, some will give you pleasure

Bazılarına sana acıyı yaşatacak, bazıları zevki

Hit me like a man, love me like a woman

Bir erkek gibi vur bana ve bir kadın gibi sev beni

Love me like a woman

Bir kadın gibi sev beni

Don’t you run away, run away from me, I will run away from you

Kaçmaya kalkışma, benden kaçmaya kalkışma, Ben senden kaçacağım

Don’t you run away, run away from me, I will run away from you

Kaçmaya kalkışma, benden kaçmaya kalkışma, Ben senden kaçacağım

Hit me like a man, love me like a woman

Bir erkek gibi vur bana ve bir kadın gibi sev beni

From the devil deep inside, can’t you see what I’m wanting?

Derinlerdeki şeytandan, ne istediğimi göremiyor musun?

Some will give you hell, some will give you heaven

Bazıları sana cehennemi yaşatacak, bazıları ceneti

So hit me like a man, love me like a woman

Öyleyse bir erkek gibi vur ban ve bir kadın gibi sev beni

Love me like a woman

Bir kadın gibi sev beni

Love me like a woman

Bir kadın gibi sev beni

Love me like a woman, ow!

Bir kadın gibi sev beni

The Wounded – We Are Darker

The Wounded We Are Darker Türkçe Çevirisi

and in this tragedy play,

you pray with holy names.

you preach that your are dark.

then again we are darker.

we fly into your lifes.

we will come to fight your lies.

to turn your world in flames,

to burn your godless names.

and in your evil heart,

we found a stinging dart.

it must be weakening you.

as i see your hidden you.

we breed inside your fate.

we breed our god of hate.

we came to stop, the games

the games you have played with all the others.

from the tears in our eyes the pain will grow

the children we were, we forgot to grow.

because you brought us pain when you started the war, with a bitter shame.

you’ve abused us into us.

i know within my heart,

that your love will be a dart so painful, i could never ease to bear.

and in your dark and hateful eyes, is something as dead as ice.

were so delighted, we may remove ourselves from you.

we are darker, darker then you will ever be.

we are darker, darker then your darkest face.

we are darker, dark we paint your soulless sea.

we are darker, darker then you will ever be.

we are darker, darker then a moonless night.

we are darker, dark the sound within our mind.

we are darker, to hate we use our liberty

we are darker, fuck with us and you will see.

“c’mon death i challenge thee for once more.”

————

Bu korkunç oyunda

Tanrılara yalvarıyoruz

Vaaz veriyoruz kendi karanlığımızda

Üstelik üzgün olduğumuz halde

Hayatlarınıza hükmediyoruz

Söylediğiniz yalanlar için tekrar savaşmaya geleceğiz

Alevler içindeki dünyanızı değiştireceğiz

Günahkarlarınızı yakıp kül etmek için

Günahkar kalbinize

Atılan keskin oku bulduk.

Bu seni güçsüzleştirmiş olmalı

Saklandığını görüyor gibiyim

Kaderin içine doğduk

Düşmanımızın tanrısı yetiştirdi bizi

Diğerleriyle oynadığınız bu oyunları

Durdurmak için geldik

Gözlerimiz ağrıyana kadar ağladık

Biz büyümeyi unutan,çocuklardık

Acı içinde utanç verdiniz bize savaşı başlattığınızda

Hepimize kötü davrandınız

Biliyorum kalbimin içinde bir yerde,

Sevginizin okları acı veriyor,buna katlanabilmek asla kolay olmadı

Karanlığınızda ve nefret dolu bakışlarınızda,buz gibi acımasız birşeyler var

Belki sizden kendimizi uzaklaştırsaydık,çok mutlu olabilirdik

Üzüntülüyüz,sizin hiç olmadığınızdan daha fazla

Üzüntülüyüz,göründüğünden çok daha fazla

Üzüntülüyüz,duygusuz iktidarınızı resmettik üzüntümüzle

Üzüntülüyüz,sizin hiç olmadığınızdan daha fazla

Üzüntülüyüz,ay ışığısız kalan geceden daha fazla

Üzüntülüyüz,bu sesler beynimizin içinde yankılanıyor

Üzüntülüyüz,özgürlüğümüzü kullanmak istemiyoruz

Üzüntülüyüz,bizim ile uğraşmak nedemekmiş görüceksiniz

” Hadi !Ölüm bir kez daha meydan okuyorum sana”…

Taio Cruz – There She Goes

Taio Cruz There She Goes Türkçe Çevirisi

There She Goes Looking Like A Star

İşte o geçiyor bir star gibi

With Her Body Shaped Like A Rock Guitar

vücut hatları rock gitar gibi

There She Goes Like A Shooting Star

işte o geçiyor gökyıldızı gibi

Make You Wanna Play

seni oynatıyor

Makes All The Boys Them Say

tüm erkekleri söyletiyor

[Taio Cruz]

Yeah, The Way Her Body Moving Like A Hurricane

evet, vücut hareketleri bir fırtına gibi

Thought I Knew What Sexy Was But UhUh that Just Changed

seksi nedir biliyorum sanırdım ama şu an fikrim değişti

She’s A Pop Star, Rock Star

o bir pop starı, rock starı

Fighter, Lover

dövüşçü, aşık

She Knows Exactly What She’s Doing, I Think She’s A Pro

tam olarak ne yaptığını biliyor, o bir pro

When She’s Walking To The Room She Make Sure That She Know

yürüdüğünde bildiğinden emin olursun

She’s A Thriller, Killer

o bir gerilim, katil

Dancefloor Filler

dans pistini dolduruyor

There She Goes Looking Like A Star

İşte o geçiyor bir star gibi

With Her Body Shaped Like A Rock Guitar

vücut hatları rock gitar gibi

There She Goes Like A Shooting Star

işte o geçiyor gökyıldızı gibi

Make You Wanna Play

seni oynatıyor

Makes All The Boys Them Say

tüm erkekleri söyletiyor

Yeah She’ll Grab You By The Hair And Make You Scream And Shout

evet, saçlarıyla tutar ve çığlık attırır bağırttırır

She’d Like To Chew You Up And Then She’ll Spit You Out

seni çiğner ve ardından tükürür

She’s A Pop Star, Rock Star

o bir pop starı, rock starı

Fighter, Lover

dövüşçü, aşık

Oh No Don’t Think That girl a lighter, she Don’t Give A What

oh hayır onun bir çakmak olduğunu düşünme, hiçbirşey vermez

Yeah She Likes To Play With Fire And She Burns It Up

evet, ateşle oynamayı ve yakmayı seviyorShe’s A Thriller, Killer

o bir gerilim, katil

Dancefloor Filler

dans pistini dolduruyor

Taio Cruz – There She Goes

Taio Cruz There She Goes Türkçe Çevirisi

There She Goes Looking Like A Star

İşte o geçiyor bir star gibi

With Her Body Shaped Like A Rock Guitar

vücut hatları rock gitar gibi

There She Goes Like A Shooting Star

işte o geçiyor gökyıldızı gibi

Make You Wanna Play

seni oynatıyor

Makes All The Boys Them Say

tüm erkekleri söyletiyor

[Taio Cruz]

Yeah, The Way Her Body Moving Like A Hurricane

evet, vücut hareketleri bir fırtına gibi

Thought I Knew What Sexy Was But UhUh that Just Changed

seksi nedir biliyorum sanırdım ama şu an fikrim değişti

She’s A Pop Star, Rock Star

o bir pop starı, rock starı

Fighter, Lover

dövüşçü, aşık

She Knows Exactly What She’s Doing, I Think She’s A Pro

tam olarak ne yaptığını biliyor, o bir pro

When She’s Walking To The Room She Make Sure That She Know

yürüdüğünde bildiğinden emin olursun

She’s A Thriller, Killer

o bir gerilim, katil

Dancefloor Filler

dans pistini dolduruyor

There She Goes Looking Like A Star

İşte o geçiyor bir star gibi

With Her Body Shaped Like A Rock Guitar

vücut hatları rock gitar gibi

There She Goes Like A Shooting Star

işte o geçiyor gökyıldızı gibi

Make You Wanna Play

seni oynatıyor

Makes All The Boys Them Say

tüm erkekleri söyletiyor

Yeah She’ll Grab You By The Hair And Make You Scream And Shout

evet, saçlarıyla tutar ve çığlık attırır bağırttırır

She’d Like To Chew You Up And Then She’ll Spit You Out

seni çiğner ve ardından tükürür

She’s A Pop Star, Rock Star

o bir pop starı, rock starı

Fighter, Lover

dövüşçü, aşık

Oh No Don’t Think That girl a lighter, she Don’t Give A What

oh hayır onun bir çakmak olduğunu düşünme, hiçbirşey vermez

Yeah She Likes To Play With Fire And She Burns It Up

evet, ateşle oynamayı ve yakmayı seviyorShe’s A Thriller, Killer

o bir gerilim, katil

Dancefloor Filler

dans pistini dolduruyor