Kategori arşivi: Simple Plan

Simple Plan Şarkı Çevirileri

Simple Plan – Boom

Simple Plan Boom Türkçe Çevirisi

Simple Plan- Boom (çeviri)

In a world full of heartache

(Kalp acısıyla dolu bir dünyada)

Seems like everyone’s burning out

(Sanki herkes yanıyor gibi)

But you and me we did it our way

(Ama ikimiz kendi yolumuzu çizdik)

And this love ain’t running out

(Ve bu aşk tükenmeyecek)

We got that fire, that gold

(O yangını söndürdük,o altını)

Woah!

And I just need you to know

(Sadece bilmeni istiyorum)

You’re my favourite song, my sing-a-long, you shine bright like lighters in the dark (Yeah)

(Sen benim en sevdiğim şarkımsın,hep söylediğim,karanlıkta ki bir fener gibi parlıyorsun)

You’re my clarity, the best part of me, you still make my crazy little heart go BOOM

(Sen benim en saf halim,en iyi parçamsın, hala bu küçük kalbimi çıldırtıyorsun)

Bo-bo-bo-bo-bo-bo-bo-BOOM! x2

Bo-bo-bo-bo-bo-bo-bo-you still make my crazy little heart go boom

(hala bu küçük kalbimi çıldırtıyorsun)

We don’t need to worry about tomorrow,

(Yarın hakkında endişelenmemiz gerekmiyor)

Cause these walls will never fall

(Çünkü engeller hep var olacak)

I just want to let the world know

(Sadece dünyanın anlamasını istiyorum)

That what we’ve got’s unbreakable

(Bizim de kırılamaz olduğumuzu)

We got it under control

(Herşeyi kontrol altına aldık)

Woah!

We’re good, we’re solid, we’re gold

(Fenayız,kaya gibiyiz,değerliyiz)

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

You’re my favourite song, my sing-a-long, you shine bright like lighters in the dark (Yeah)

(Sen benim en sevdiğim şarkımsın,hep söylediğim,karanlıkta ki bir fener gibi parlıyorsun)

You’re my clarity, the best part of me, you still make my crazy little heart go BOOM

(Sen benim en saf halim,en iyi parçamsın, hala bu küçük kalbimi çıldırtıyorsun)

Bo-bo-bo-bo-bo-bo-bo-BOOM! x2

Bo-bo-bo-bo-bo-bo-bo-you still make my crazy little heart go boom

(hala bu küçük kalbimi çıldırtıyorsun)

My crazy little heart go

(kalbimi çıldırtıyorsun)

Crazy little heart go, crazy little heart go

(kalbimi çıldırtıyorsun)

And now I never want to let go

(Artık hiç bırakasım gelmiyor)

My crazy little heart go

(kalbimi çıldırtıyorsun)

Crazy little heart go, crazy little heart go

(kalbimi çıldırtıyorsun)

And now I’m never gonna let go

(Artık hiç bırakmayacağım)

ou’re my favourite song, my sing-a-long, you shine bright like lighters in the dark (Yeah)

(Sen benim en sevdiğim şarkımsın,hep söylediğim,karanlıkta ki bir fener gibi parlıyorsun)

You’re my clarity, the best part of me, you still make my crazy little heart go BOOM

(Sen benim en saf halim,en iyi parçamsın, hala bu küçük kalbimi çıldırtıyorsun)

Bo-bo-bo-bo-bo-bo-bo-BOOM! x2

Bo-bo-bo-bo-bo-bo-bo-you still make my crazy little heart go boom

(hala bu küçük kalbimi çıldırtıyorsun)

My crazy little heart go boom

(Bu küçük kalbimi çıldırtıyorsun)

You still make my crazy little heart go boom.

(Sen hala bu küçük kalbimi çıldırtıyorsun)

hknaltunok tarafından çevrilmiştir.

Simple Plan – Astronaut

Simple Plan Astronaut Türkçe Çevirisi

Can anybody hear me?

Am I talking to myself?

My mind is running empty

In the search for someone else

Who doesn’t look right through me.

It’s all just static in my head

Can anybody tell me why I’m lonely like a satellite?

‘Cause tonight I’m feeling like an astronaut

Sending SOS from this tiny box

And I lost all signal when I lifted up

Now I’m stuck out here and the world forgot

Can I please come down, cause I’m tired of drifting round and round

Can I please come down?

I’m deaf from all the silence

Is it something that I’ve done?

I know that there are millions

I can’t be the only one who’s so disconnected

It’s so different in my head.

Can anybody tell me why I’m lonely like a satellite?

‘Cause tonight I’m feeling like an astronaut

Sending SOS from this tiny box

And I lost all signal when I lifted up

Now I’m stuck out here and the world forgot

Can I please come down, cause I’m tired of drifting round and round

Can I please come down?

Now I lie awake and scream in a zero gravity

And it’s starting to weigh down on me.

Let’s abort this mission now

Can I please come down?

So tonight I’m calling all astronauts

Calling lonely people that the world forgot

If you hear my voice come pick me up

Are you out there?

‘Cause you’re all I’ve got!

‘Cause tonight I’m feeling like an astronaut

Sending SOS from this tiny box

And I lost all signal when I lifted up

Now I’m stuck out here and the world forgot

‘Cause tonight I’m feeling like an astronaut

Sending SOS from this tiny box

To the lonely people that the world forgot

Are you out there?

‘Cause you’re all I’ve got!

Can I please come down?

‘Cause I’m tired of drifting round and round.

Can I please come down? (x3)

Try to align

Türkçe

Astronot

Kimse beni duyabiliyor mu?

Kendi kendime mi konuşuyorum?

Beynim boşalıyor

Birilerini aramaktayım

bana doğru gelmeyen

Hepsini sadece kafamda sabit

Birileri bana neden yalnız bir uydu olduğumu söyleyebilir mi?

Çünkü bu akşam astronot gibi hissediyorum

Yardım çağrısı(SOS) gönderiyorum bu küçücük kutudan

Ve bütün sinyali kaybettim kaldırdığımda

Şimdi burada sıkıştım ve dünya unuttu

Aşağıya inebilir miyim,çünkü etrafta dönüp dolaşmak yoruldum

Aşağıya inebilir miyim

Bütün bu sessizlikten sağırım

Bu önceden yaptığım bir şey mi?

Orada milyonların olduğunu biliyorum

Sadece bağlantısı kesilmiş tek kişi ben olamam

Aklımda çok farklı

Birileri bana neden yalnız bir uydu olduğumu söyleyebilir mi?

Çünkü bu akşam astronot gibi hissediyorum

Yardım çağrısı(SOS) gönderiyorum bu küçücük kutudan

Ve bütün sinyali kaybettim kaldırdığımda

Şimdi burada sıkıştım ve dünya unuttu

Aşağıya inebilir miyim,çünkü etrafta dönüp dolaşmak yoruldum

Aşağıya inebilir miyim

Şu an uyanık yatıyorum ve sıfır yer çekiminde çığlık atıyorum

Ve beni yormadan başlıyor

Hadi şu görevi şimdi iptal edelim

Aşağıya inebilir miyim

Bu yüzden tüm astronotları çağırıyorum

Dünyada unutulan yalnız insanları arıyorum

Eğer sesimi duyuyorsanız beni almaya gelin

Orada mısınız?

‘Çünkü siz tüm sahip olduğumsunuz

Çünkü bu akşam astronot gibi hissediyorum

Yardım çağrısı(SOS) gönderiyorum bu küçücük kutudan

Ve bütün sinyali kaybettim kaldırdığımda

Şimdi burada sıkıştım ve dünya unuttu

Aşağıya inebilir miyim,çünkü etrafta dönüp dolaşmak yoruldum

Aşağıya inebilir miyim

Aşağıya inebilir miyim,çünkü etrafta dönüp dolaşmak yoruldum

Aşağıya inebilir miyim(x3)

Simple Plan – Can’t Keep My Hands Off You

Simple Plan Can’t Keep My Hands Off You Türkçe Çevirisi

Oh oh oh let�s go

Oh oh oh Gidelim

My Fender strat sits all alone

Fender’ım yapayalnız oturmaya başlar

Collecting dust in the corner

Köşesinde toz birikiyor

I haven�t called any of my friends

Arkadaşlarımın herhangi birini aramadım

I�ve been MIA since last December

Geçen Aralık ayından bu yana eksik yaşıyorum

My blackberry�s filled up with E-mail

Blackberry’im emaille doldu

My phone calls goes straight through to voicemail

Telefonumun çağrıları doğrudan telesekretere gider

(CHORUS)

Cuz on the street, or under the covers

Çünkü sokaktayım,ya da yorganın altındayım

We are stuck like two pieces of Velcro

Biz yapıştırılmış iki parça Velcro gibiyiz

At the park, in the back of my car

Parkta,arabamın arkasında

It doesn�t matter what I do,

Yaptığımın önemi yok,

No, I can�t keep my hands off you

Hayır,ellerimi senden uzak tutamam

(can�t keep my, can�t keep my)

(tutamam,tutamam)

There�s fungus growing in the icebox

Soğutucuda büyüyen mantarlar var

All I got left are Fruit Roll-Ups

Kalan tek şey Fruit Roll-Ups

My clothes are six months old

Giysilerim altı aydan kalma

But I don�t care, no no no I don�t notice

Ama hayır, ilgilenmiyorum, hayır, hayır, umurumda değil

My bills pile is so high, it is shocking

Faturalarım kazık kadar yüksek,bu korkunç

The repo man just keeps on knocking

Haciz memuru kapıyı çalmaya devam ediyor

(CHORUS)

Cuz on the street, or under the covers

Çünkü sokaktayım,ya da yorganın altındayım

We are stuck like two pieces of Velcro

Biz yapıştırılmış iki parça Velcro gibiyiz

At the park, in the back of my car

Parkta,arabamın arkasında

It doesn�t matter what I do,

Yaptığımın önemi yok,

No, I can�t keep my hands off you

Hayır,ellerimi senden uzak tutamam

(can�t keep my, can�t keep my)

(tutamam,tutamam)

Sorry to all my friends and to anyone I offend

Tüm arkadaşlarımdan özür dilerim ve kırdığım kişilerden

But i can�t help, no i can�t help it

Ama yardım edemem,hayır yardım edemem

Can�t keep my, can�t keep my (can�t keep my hands off you)

(x4)

uzak tutamam,uzak tutamam,(ellerimi senden uzak tutamam)

(CHORUS)

Cuz on the street, or under the covers

Çünkü sokaktayım,ya da yorganın altındayım

We are stuck like two pieces of Velcro

Biz yapıştırılmış iki parça Velcro gibiyiz

At the park, in the back of my car

Parkta,arabamın arkasında

It doesn�t matter what I do,

Yaptığımın önemi yok,

No, I can�t keep my hands off you

Hayır,ellerimi senden uzak tutamam

(can�t keep my, can�t keep my)

(tutamam,tutamam)

*Fender gitar markasıdır

*Velcro:cırt cırt,yapışkan şerit

*Fruit Roll-Ups:bir abur cubur markası 😀

*Repo Man :Haciz memuru diye çevirdim

Simple Plan – This Song Saved My Life

Simple Plan This Song Saved My Life Türkçe Çevirisi

I wanna start letting you know this

-Bunu bilmene izin vermeye başlamak istiyorum,

Because of you my life has a purpose

-Senin yüzünden hayatımın bir amacı var.

You helped me be who I am today

-Bugün olduğum gibi olmama yardım ettin,

I see myself in every word you say

-Söylediğin her sözde kendimi gördüm.

Sometimes it feels like nobody gets me

-Bazen kimse beni anlamıyormuş gibi hissediyorum.

Trapped in a world where everyone hates me

-Herkesin benden nefret ettiği bir dünyada sıkışıp kaldım.

There’s so much that I’m going through

-Geçirecek olmak çok zor (zor bir zamanı),

I wouldn’t be here if it wasn’t for you

-Eğer senin için olmayacaksa, orada olmayacağım.

I was broken

-Kırılmıştım,

I was choking

-Boğuluyordum,

I was lost

-Kaybolmuştum,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

I was bleeding

-Kanıyordum,

Stopped believing

-İnanmayı bırakmıştım,

Could have died

-Ölü olmam gerekiyordu,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

I was down

-Düşmüştüm,

I was drowning

-Boğuluyordum,

But it came on just in time

-Ama bu sadece bir anlık gelmişti,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

Sometimes I feel like you’ve known me forever

-Bazen beni sonsuza kadar hatırlayacaksın gibi hissediyorum.

You always know how to make me feel better

-Her zaman bana nasıl iyi hissettireceğini biliyorsun.

Because of you my dad and me are so much closer

-Senin sayende babam ve ben yakınız

Than we used to be

-Önceden olduğumuzdan daha fazla.

You’re my escape when I’m stuck

-Sıkıştığımda çıkışım oldun.

In this small town

-Bu küçük şehirde.

I turn you up

-Senin çıkışına yöneldim.

Whenever I feel down

– Ne zaman çökmüş hissetsem,

You let me know like no one else

-Hiçkimsenin yapmadığı gibi bilmeme izin verdin,

That it’s ok be myself

-Kendim olmanın güzel olduğunu.

I was broken

-Kırılmıştım,

I was choking

-Boğuluyordum,

I was lost

-Kaybolmuştum,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

I was bleeding

-Kanıyordum,

Stopped believing

-İnanmayı bırakmıştım,

Could have died

-Ölü olmam gerekiyordu,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

I was down

-Düşmüştüm,

I was drowning

-Boğuluyordum,

But it came on just in time

-Ama bu sadece bir anlık gelmişti,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

You’ll never know

-Asla bilmeyeceksin,

What it means to me

-Benim için ne anlama geldiğini,

That I’m not alone

-Yalnız olmamamın,

That I’ll never have to be

-Asla (yalnız) olmak zorunda olmadığımın.

I was broken

-Kırılmıştım,

I was choking

-Boğuluyordum,

I was lost

-Kaybolmuştum,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

I was bleeding

-Kanıyordum,

Stopped believing

-İnanmayı bırakmıştım,

Could have died

-Ölü olmam gerekiyordu,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

I was down

-Düşmüştüm,

I was drowning

-Boğuluyordum,

But it came on just in time

-Ama bu sadece bir anlık gelmişti,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

My life

-Hayatımı,

My life

-Hayatımı,

(This song saved my life)

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

My life

-Hayatımı,

My life

-Hayatımı,

(This song saved my life)

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

My life

-Hayatımı,

My life

-Hayatımı,

(This song saved my life)

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

My life

-Hayatımı,

My life

-Hayatımı,

(This song saved my life)

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

Simple Plan – This Song Saved My Life

Simple Plan This Song Saved My Life Türkçe Çevirisi

I wanna start letting you know this

-Bunu bilmene izin vermeye başlamak istiyorum,

Because of you my life has a purpose

-Senin yüzünden hayatımın bir amacı var.

You helped me be who I am today

-Bugün olduğum gibi olmama yardım ettin,

I see myself in every word you say

-Söylediğin her sözde kendimi gördüm.

Sometimes it feels like nobody gets me

-Bazen kimse beni anlamıyormuş gibi hissediyorum.

Trapped in a world where everyone hates me

-Herkesin benden nefret ettiği bir dünyada sıkışıp kaldım.

There’s so much that I’m going through

-Geçirecek olmak çok zor (zor bir zamanı),

I wouldn’t be here if it wasn’t for you

-Eğer senin için olmayacaksa, orada olmayacağım.

I was broken

-Kırılmıştım,

I was choking

-Boğuluyordum,

I was lost

-Kaybolmuştum,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

I was bleeding

-Kanıyordum,

Stopped believing

-İnanmayı bırakmıştım,

Could have died

-Ölü olmam gerekiyordu,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

I was down

-Düşmüştüm,

I was drowning

-Boğuluyordum,

But it came on just in time

-Ama bu sadece bir anlık gelmişti,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

Sometimes I feel like you’ve known me forever

-Bazen beni sonsuza kadar hatırlayacaksın gibi hissediyorum.

You always know how to make me feel better

-Her zaman bana nasıl iyi hissettireceğini biliyorsun.

Because of you my dad and me are so much closer

-Senin sayende babam ve ben yakınız

Than we used to be

-Önceden olduğumuzdan daha fazla.

You’re my escape when I’m stuck

-Sıkıştığımda çıkışım oldun.

In this small town

-Bu küçük şehirde.

I turn you up

-Senin çıkışına yöneldim.

Whenever I feel down

– Ne zaman çökmüş hissetsem,

You let me know like no one else

-Hiçkimsenin yapmadığı gibi bilmeme izin verdin,

That it’s ok be myself

-Kendim olmanın güzel olduğunu.

I was broken

-Kırılmıştım,

I was choking

-Boğuluyordum,

I was lost

-Kaybolmuştum,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

I was bleeding

-Kanıyordum,

Stopped believing

-İnanmayı bırakmıştım,

Could have died

-Ölü olmam gerekiyordu,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

I was down

-Düşmüştüm,

I was drowning

-Boğuluyordum,

But it came on just in time

-Ama bu sadece bir anlık gelmişti,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

You’ll never know

-Asla bilmeyeceksin,

What it means to me

-Benim için ne anlama geldiğini,

That I’m not alone

-Yalnız olmamamın,

That I’ll never have to be

-Asla (yalnız) olmak zorunda olmadığımın.

I was broken

-Kırılmıştım,

I was choking

-Boğuluyordum,

I was lost

-Kaybolmuştum,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

I was bleeding

-Kanıyordum,

Stopped believing

-İnanmayı bırakmıştım,

Could have died

-Ölü olmam gerekiyordu,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

I was down

-Düşmüştüm,

I was drowning

-Boğuluyordum,

But it came on just in time

-Ama bu sadece bir anlık gelmişti,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

My life

-Hayatımı,

My life

-Hayatımı,

(This song saved my life)

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

My life

-Hayatımı,

My life

-Hayatımı,

(This song saved my life)

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

My life

-Hayatımı,

My life

-Hayatımı,

(This song saved my life)

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

My life

-Hayatımı,

My life

-Hayatımı,

(This song saved my life)

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

Simple Plan – This Song Saved My Life

Simple Plan This Song Saved My Life Türkçe Çevirisi

I wanna start letting you know this

-Bunu bilmene izin vermeye başlamak istiyorum,

Because of you my life has a purpose

-Senin yüzünden hayatımın bir amacı var.

You helped me be who I am today

-Bugün olduğum gibi olmama yardım ettin,

I see myself in every word you say

-Söylediğin her sözde kendimi gördüm.

Sometimes it feels like nobody gets me

-Bazen kimse beni anlamıyormuş gibi hissediyorum.

Trapped in a world where everyone hates me

-Herkesin benden nefret ettiği bir dünyada sıkışıp kaldım.

There’s so much that I’m going through

-Geçirecek olmak çok zor (zor bir zamanı),

I wouldn’t be here if it wasn’t for you

-Eğer senin için olmayacaksa, orada olmayacağım.

I was broken

-Kırılmıştım,

I was choking

-Boğuluyordum,

I was lost

-Kaybolmuştum,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

I was bleeding

-Kanıyordum,

Stopped believing

-İnanmayı bırakmıştım,

Could have died

-Ölü olmam gerekiyordu,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

I was down

-Düşmüştüm,

I was drowning

-Boğuluyordum,

But it came on just in time

-Ama bu sadece bir anlık gelmişti,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

Sometimes I feel like you’ve known me forever

-Bazen beni sonsuza kadar hatırlayacaksın gibi hissediyorum.

You always know how to make me feel better

-Her zaman bana nasıl iyi hissettireceğini biliyorsun.

Because of you my dad and me are so much closer

-Senin sayende babam ve ben yakınız

Than we used to be

-Önceden olduğumuzdan daha fazla.

You’re my escape when I’m stuck

-Sıkıştığımda çıkışım oldun.

In this small town

-Bu küçük şehirde.

I turn you up

-Senin çıkışına yöneldim.

Whenever I feel down

– Ne zaman çökmüş hissetsem,

You let me know like no one else

-Hiçkimsenin yapmadığı gibi bilmeme izin verdin,

That it’s ok be myself

-Kendim olmanın güzel olduğunu.

I was broken

-Kırılmıştım,

I was choking

-Boğuluyordum,

I was lost

-Kaybolmuştum,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

I was bleeding

-Kanıyordum,

Stopped believing

-İnanmayı bırakmıştım,

Could have died

-Ölü olmam gerekiyordu,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

I was down

-Düşmüştüm,

I was drowning

-Boğuluyordum,

But it came on just in time

-Ama bu sadece bir anlık gelmişti,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

You’ll never know

-Asla bilmeyeceksin,

What it means to me

-Benim için ne anlama geldiğini,

That I’m not alone

-Yalnız olmamamın,

That I’ll never have to be

-Asla (yalnız) olmak zorunda olmadığımın.

I was broken

-Kırılmıştım,

I was choking

-Boğuluyordum,

I was lost

-Kaybolmuştum,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

I was bleeding

-Kanıyordum,

Stopped believing

-İnanmayı bırakmıştım,

Could have died

-Ölü olmam gerekiyordu,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

I was down

-Düşmüştüm,

I was drowning

-Boğuluyordum,

But it came on just in time

-Ama bu sadece bir anlık gelmişti,

This song saved my life

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

My life

-Hayatımı,

My life

-Hayatımı,

(This song saved my life)

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

My life

-Hayatımı,

My life

-Hayatımı,

(This song saved my life)

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

My life

-Hayatımı,

My life

-Hayatımı,

(This song saved my life)

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

My life

-Hayatımı,

My life

-Hayatımı,

(This song saved my life)

-Bu şarkı hayatımı kurtardı.

Simple Plan – Everything Sucks

Simple Plan Everything Sucks Türkçe Çevirisi

It used to be fun now it’s bringing me down

Eskiden olduğu gibi eğlenceli olmak artık beni üzüyor

It’s like everything sucks cause you’re not around

Sen etrafta yokken her şey berbat..

Drive to the beach to watch the sunset

Gün batımını izlemek için arabamı sahile sürüyorum

It’s pointless I don’t even like it

Çok anlamsız, artık bundan bile hoşlanmıyorum

Don’t wanna watch another movie

Başka bir film izlemek istemiyorum

My favorite song means nothing to me

En sevdiğim şarkı bana bir şey ifade etmiyor

I try to medicate, I try to numb the pain

İlaçları deniyorum, acıyı geçiştirmek için çabalıyorum

No matter what I do it’s all in vain

Ne yaparsam yapayım hiçbir faydası yok

My heart was full of love

Kalbim aşkla doluydu

Now all I do is hate

Şimdi ise tümüyle nefret dolu

I fall apart when you’re so far away

Sen uzaklaştığında ben paramparça oluyorum

Please come back to me

Lütfen bana geri dön

It used to be fun now it’s bringing me down

Eskiden olduğu gibi eğlenceli olmak artık beni üzüyor

It’s like everything sucks cause you’re not around

Sen etrafta yokken her şey berbat..

I never ever should have let you run out of town

Asla ama asla bu şehirden uzaklaşmana izin vermemeliydim

Now everything sucks ‘cause you’re not around

Şimdi ise sen etrafımda yoksun ve her şey berbat

All my friends are asking me

Tüm arkadaşlarım soruyorlar bana

Why I’ve been acting crazy

Niçin deli gibi davrandığımı

It used to be fun now it’s bringing me down

Eskiden olduğu gibi eğlenceli olmak artık beni üzüyor

It’s like everything sucks cause you’re not around

Sen etrafta yokken her şey berbat..

We used to go out ‘til the morning

Sabaha kadar gecelere akardık

But now the party’s kinda boring

Ama şimdi partiler sıkıcı geliyor

Went back to where we had our first date

İlk buluşmamızı yaptığımız yere gittim

But now I hate the way the food tastes

Ama şimdi, yemeklerin tadından nefret ediyorum

Everything sucks ‘cause you’re not around

Her şey berbat çünkü sen etrafımda değilsin

Please come back to me

Lütfen geri gel

Please I’m on my knees

Lütfen, dizlerimin üzerindeyim

Simple Plan – Christmas Every Day

Simple Plan Christmas Every Day Türkçe Çevirisi

I wish it was Christmas

Keşke Noel olsaydı,

Christmas every day

Keşke her gün Noel olsaydı…

We could just let it snow forever

Sonsuza dek karın yağışına izin verirdik

And live on holiday

Ve tatilimizi yapardık

There would be presents every morning

Her sabah ağaçların altında bizi bekleyen

Under every tree

Hediyelerle uyanırdık

Oh Santa Claus, if I could have my way

Ah Noel Baba, eğer istekte bulunabilseydim

I wish it was Christmas every day

Her günün Noel olmasını dilerdim

School is out, no work today

Okul yok, iş yok

So in my PJ’s I will stay

Bu yüzden Pj’lerimle kalacağım

Staring at this winter wonderland

Kış mevsiminin harikalığına bakıyorum

The reindeer slippers on my feet

Ren geyiği terliklerim ayaklarımda

A Christmas Vacation on TV

Tv’de bir Noel Tatili programı var

I feel like I am just a kid again

Sanki yeniden çocukluğumu yaşıyorum…

I can see the Christmas lights appear

Noel ışıklarını görebiliyorum

Welcome to the best time of the year

Yılın en güzel zamanı “Hoşgeldin”

I wish it was Christmas

Keşke Noel olsaydı,

Christmas every day

Keşke her gün Noel olsaydı…

We could just let it snow forever

Sonsuza dek karın yağışına izin verirdik

And live on holiday

Ve tatilimizi yapardık

There would be presents every morning

Her sabah ağaçların altında bizi bekleyen

Under every tree

Hediyelerle uyanırdık

Oh Santa Claus, if I could have my way

Ah Noel Baba, eğer istekte bulunabilseydim

I wish it was Christmas every day

Her günün Noel olmasını dilerdim

Kissing under mistletoe

Ökseotu* altında öpüşüyoruz

Fifty-two weeks in a row

Elli iki haftadır üst üste…

Now you got me shouting out with glee

Şimdi ise beni sevinç nidaları atmaya davet ediyorsun

No more wars and no more fights

Daha fazla savaş ve kavga yok

Peace on earth comes every night

Yeryüzündeki barış her gece geliyor

What a wonderful world this could be

Olabilecek en güzel dünya

I can see the Christmas lights appear

Noel ışıklarını görebiliyorum

Welcome to the best time of the year

Yılın en güzel zamanı “Hoşgeldin”

I wish it was Christmas

Keşke Noel olsaydı,

Christmas every day

Keşke her gün Noel olsaydı…

We could just let it snow forever

Sonsuza dek karın yağışına izin verirdik

And live on holiday

Ve tatilimizi yapardık

There would be presents every morning

Her sabah ağaçların altında bizi bekleyen

Under every tree

Hediyelerle uyanırdık

Oh Santa Claus, if I could have my way

Ah Noel Baba, eğer istekte bulunabilseydim

I wish it was Christmas every day

Her günün Noel olmasını dilerdim

I wish it was Christmas

Keşke Noel olsaydı,

Christmas every day

Keşke her gün Noel olsaydı…

We could just let it snow forever

Sonsuza dek karın yağışına izin verirdik

And live on holiday

Ve tatilimizi yapardık

There would be presents every morning

Her sabah ağaçların altında bizi bekleyen

Under every tree

Hediyelerle uyanırdık

Oh Santa Claus, if I could have my way

Ah Noel Baba, eğer istekte bulunabilseydim

I wish it was Christmas every day

Her günün Noel olmasını dilerdim

Simple Plan – Farewell

Simple Plan Farewell Türkçe Çevirisi

(Farewell..

(Veda..

Didn’t mean to let you…)

Asla bırakmayı kastetmedim)

After all these wasted nights

Boşa harcanan tüm gecelerden sonra

I can’t pretend that I’m doing fine

Ben iyiyim numarası yapamam

I’ve played it back a thousand times

Binlerce kez bunu oynadım

But now I see it

Ama şimdi görüyorum

And I realize

Ve farkına varıyorum

That the damage is done and it’s obvious

Bu hasar sona erdi ve bu açıkca ortada

We can never go back to the way it was

Eskiden sahip olduğumuz yoldan geri dönemeyiz

We’re drifting apart and it’s killing us

Birbirimizden kopuyoruz ve bu bizi öldürüyor

It’s killing us

Bu bizi öldürüyor

Farewell

Veda

Didn’t mean to let you..

Asla gitmeni istemedim..

Let you down

Hayal kırıklığına uğradın

Mess it up

Berbat ettik her şeyi

We both knew we couldn’t last forever

Sonsuza kadar devam edemeyeceğimizi ikimizde biliyorduk

It’s coming down

Bize doğru geliyor

I’ve had enough

Yeterince katlandım

I guess we crumbled under all the pressure

Sanırım bu yükün altında ikimizde ufalanacağız

Did my best

Elimden gelenin en iyisini yaptım

For what it’s worth

Ama ne işe yaradı ki..

And I gave you all this heart can give so

Ve tüm kalbimi sana verdim

Farewell

Veda

Didn’t mean to let you..

Asla gitmeni istemedim..

Down (Down)

Aşağı (Aşağı)

There was a time you’d scream my name

İsmimi haykıracağın bir zaman vardı

It used to be my getaway

Ama bunun yerine kaçış yolumu kullandın

Now all we do is just complain

Şimdi tüm yaptığımız şikayet etmek

Maybe I’m the one to blame

Belki ben suçlanacak tek kişiyimdir

That the damage is done and it’s obvious

Bu hasar sona erdi ve bu açıkça ortada

We can never go back to the way it was

Eskiden sahip olduğumuz yoldan geri dönemeyiz

We’re drifting apart and it’s killing us

Birbirimizden kopuyoruz ve bu bizi öldürüyor

It’s killing us

Bu bizi öldürüyor

Farewell

Veda

Didn’t mean to let you..

Asla gitmeni istemedim..

Let you down

Hayal kırıklığına uğradın

Mess it up

Berbat ettik her şeyi

We both knew we couldn’t last forever

Sonsuza kadar devam edemeyeceğimizi ikimizde biliyorduk

It’s coming down

Bize doğru geliyor

I’ve had enough

Yeterince katlandım

I guess we crumbled under all the pressure

Sanırım bu yükün altında ikimizde ufalanacağız

Did my best

Elimden gelenin en iyisini yaptım

For what it’s worth

Ama ne işe yaradı ki..

And I gave you all this heart can give so

Ve tüm kalbimi sana verdim

Farewell

Veda

Didn’t mean to let you..

Asla gitmeni istemedim..

Down (Down)

Aşağı (Aşağı)

It’s such

Bu sanki

A shame

Bir utanç

How did we end up this way

Bu şekilde nasıl sona erdik

We can’t go back

Geriye dönemeyiz

And things will never be the same

Ve bazı şeyler asla eskisi gibi olmaz

All hopes faded

Tüm umutlar soldu

Is this what you wanted?

Bu istediğin şey miydi?

Is this what you wanted?

Bu istediğin şey miydi?

Farewell

Veda

Didn’t mean to let you..

Asla gitmeni istemedim..

Let you down

Hayal kırıklığına uğradın

Mess it up

Berbat ettik her şeyi

We both knew we couldn’t last forever

Sonsuza kadar devam edemeyeceğimizi ikimizde biliyorduk

It’s coming down

Bize doğru geliyor

I’ve had enough

Yeterince katlandım

I guess we crumbled under all the pressure

Sanırım bu yükün altında ikimizde ufalanacağız

Did my best

Elimden gelenin en iyisini yaptım

For what it’s worth

Ama ne işe yaradı ki..

And I gave you all this heart can give so

Ve tüm kalbimi sana verdim

Farewell

Veda

Didn’t mean to let you..

Asla gitmeni istemedim..

Farewell

Veda

Didn’t mean to let you..

Asla gitmeni istemedim..

Down

Aşağı

Down

Aşağı

(Farewell)

(Veda)

Simple Plan – I Don’t Wanna Be Sad

Simple Plan I Don’t Wanna Be Sad Türkçe Çevirisi

No, I don’t wanna be sad

Hayır, üzgün olmak istemiyorum

I don’t wanna be sad sad sad no more

Artık hayata küsmek istemiyorum..

It’s been 28 days since I’ve seen the sunshine

Parlayan güneşi gördüğümden beri 28 gün geçti

Cause I just can’t seem to lift this cloud away

Çünkü üzerimdeki bulutları kaldırıp atamıyorum

I swear all the tears I’ve cried could fill an ocean

Akıttığım gözyaşları bir okyanusu doldurabilir, buna yemin ederim

I’ve been swimming in the sea of misery

Sefaletin denizinde yüzdüm

I can’t find the strength to leave this bed

Bu yataktan ayrılmak için gerekli olan gücü bulamıyorum

I’m locked up in my cuckoo head

Kafamın içine guguk kuşu kilitledim

I feel so low and I can’t let go

Çok zayıf hissediyorum ve çekip gidemiyorum

I’ve got all the symptoms, all the signs

Tüm semptomlara ve belirtilere sahibim

I tell my friends I’ll be just fine

Arkadaşlarıma iyi olacağımı söylüyorum

But truth be told

Ama gerçeği söylemek gerekirse

It’s getting old

Eskimeye başladı

No, I don’t wanna be sad

Hayır, üzgün olmak istemiyorum

I don’t wanna be sad sad sad no more

Artık hayata küsmek istemiyorum..

(No, no, no)

(Hayır, hayır, hayır)

And I know, some days will be bad

Ve biliyorum, bazı günler kötü olacağım

But I don’t wanna be sad sad sad no more

Ama artık üzgün olmak istemiyorum

I’ve tried every pill the doctor will prescribe me

Doktorun verdiği tüm ilaçları denedim

(I’ve tried, oh, oh, oh)

(Hepsini denedim)

And I’ve put myself through weeks of therapy

Ve kendimi tedavi haftalarına bıraktım

(Weeks of therapy)

(Terapi haftaları)

I’ve tried meditation yoga and pilates

Meditasyoni yoga ve pilatesi denedim

(I’ve tried, oh, oh, oh)

(Hepsini denedim)

It’s like happiness just wasn’t meant for me

Ama bu benim için sadece üzücü bir şey değildi

(Wasn’t meant for me)

(Benim için değildi)

But I’m through I’m done I’ve had enough

Ama işim bitti, yeterince dayandım

I’ll ditch this funk I tell you what

Bu korkumu terk edeceğim, bak sana ne diyeceğim

Just watch me now

Şimdi sadece beni izle

Cause I won’t back down

Çünkü geriye dönmüyorum

I’ve got a bad ass personality

Klas bir tarzım var

So I just need to set it free

Bu yüzden, ihtiyacım olan sadece onu özgür bırakmak

It starts today I’m on my way

Bugünden tezi yok kendi yolumdayım

No, I don’t wanna be sad

Hayır, üzgün olmak istemiyorum

I don’t wanna be sad sad sad no more

Artık hayata küsmek istemiyorum..

(No, no, no)

(Hayır, hayır, hayır)

And I know, some days will be bad

Ve biliyorum, bazı günler kötü olacağım

But I don’t wanna be sad sad sad no more

Ama artık üzgün olmak istemiyorum

(Oh, oh-oh, oh-oh, no, no, no)

I don’t wanna be sad

Üzgün olmak istemiyorum

(Oh, oh-oh, oh-oh, no, no, no)

I don’t wanna be sad

Üzgün olmak istemiyorum

(Oh, oh-oh, oh-oh, no, no, no)

I don’t wanna be sad, sad, sad, sad, sad, sad

Üzgün olmak istemiyorum..

No, I don’t wanna be sad

Hayır, üzgün olmak istemiyorum

I don’t wanna be sad sad sad no more

Artık hayata küsmek istemiyorum..

(No, no, no)

(Hayır, hayır, hayır)

And I know, some days will be bad

Ve biliyorum, bazı günler kötü olacağım

But I don’t wanna be sad sad sad no more

Ama artık üzgün olmak istemiyorum

No, I don’t wanna be sad

Hayır, üzgün olmak istemiyorum

I don’t wanna be sad sad sad no more

Artık hayata küsmek istemiyorum..

(No, no, no)

(Hayır, hayır, hayır)

And I know, some days will be bad

Ve biliyorum, bazı günler kötü olacağım

But I don’t wanna be sad sad sad no more

Ama artık üzgün olmak istemiyorum

(No, no, no)

I don’t wanna be

Üzgün olmak istemiyorum

(No, no, no)

I don’t wanna be sad, sad, sad no more

Daha fazla üzülmek istemiyorum

(No, no, no)

I don’t wanna be

Üzgün olmak istemiyorum

(No, no, no)

I don’t wanna be sad, sad, sad no more

Daha fazla üzülmek istemiyorum