Kategori arşivi: Rem

Rem Şarkı Çevirileri

Rem – Walk It Back

Rem Walk It Back Türkçe Çevirisi

Walk it back

Walk it back

Walk it back

What, what would you

Have had me say

Instead of what I said

Where, where would I go

How could I follow that

Except to do what I did

Which it’s to

Walk it back

Walk it back

Hmm… Walk it back

Time reversing me why

erasing me vice

and tried to start again

You, don’t you turn this around

I have not touch the ground in

I don’t know how long

You say to

Walk it back

Walk it back

Walk it back

Hmm… Walk it back

Walk it back

Walk it back

Time, time, time it cannot revive

You, you can’t turn away

You asked me to stay

but something needs to change

Why can’t you

Walk it back

Walk it back

Walk it back

Walk it back

Walk it back

Hmm… Walk it back

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Last edited by Snow1982 on 12.09.2013 13:12

Try to align

Türkçe

Geri Dön (Kararından)

Geri dön (kararından)

Geri dön

Geri dön

Ne,

ne söylememi isterdin

Söylediğim şey yerine

Nereye, nereye gitmemi isterdin

Onu nasıl takip edebilirdim

Yaptığım şeyi yapmam dışında

O hangisiydi

Geri dönmek

Geri dönmek için olan

Hmm… Geri dön

Zaman beni tersine çeviriyor(du) neden

beni siliyor(du)

ve yeniden başlamaya çalıştı

Sen, bunu geri çeviremez misin

Yere dokunmadım

Bilmiyorum ne kadar zamandır

Diyorsun ki

Geri dön

Geri dön

Geri dön

Hmm… Geri dön

Geri dön

Geri dön

Zaman, zaman, zaman yeniden canlanamıyor

Sen, geri dönemez misin

Benden kalmamı istedin

Ama bazı şeyler değişmeye ihtiyaç duyar

Neden

Geri dönemiyorsun (kararından)

Geri dönemiyorsun

Geri dönemiyorsun

Geri dönemiyorsun

Geri dönemiyorsun

Hmm… Geri dön

Rem – I’ll Take The Rain

Rem I’ll Take The Rain Türkçe Çevirisi

The rain came down

The rain came down

The rain came down on me.

The wind blew strong

The summer song

Fades to memory

I knew you when

I loved you then

The summer’s young and helpless.

You laid me bare

You marked me there

The promises we made.

I used to think

As birds take wing

They sing through life so why can’t we?

You cling to this

You claim the best

If this is what you’re offering

I’ll take the rain

I’ll take the rain

I’ll take the rain.

The nighttime creases

Summer schemes

And stretches out to stay.

The sun shines down

You came around

You love easy days.

But now the sun,

The winter’s come.

I wanted just to say

That if I hold

I’d hope you’d fold Open up inside, inside of me.

I used to think

As birds take wing

They sing through life so why can’t we?

You cling to this

You claim the best

If this is what you’re offering

I’ll take the rain

I’ll take the rain

I’ll take the rain.

This winter song

I’ll sing along

I’ve searched its still refrain

I’ll walk alone

I’ve given this, take wing

Celebrate the rain.

I used to think

As birds take wing

They sing through life so why can’t we?

You cling to this

You claim the best

If this is what you’re offering

I’ll take the rain

I’ll take the rain

I’ll take the rain.

Last edited by dunkelheit on 12.09.2013 17:55

Try to align

Türkçe

Yağmuru Alacağım

Yağmur yağmaya başladı

Yağmur yağmaya başladı

Yağmur üstüme yağmaya başladı

Rüzgar sert esti

Yaz şarkısı

Anılara gidiyor

Biliyordum ne zamandı

Sevmiştim sonra

Yaz gençti ve yardımsız

Beni yapayalnız bıraktın

Beni orada dikkate aldın

Verdiğimiz sözler

Düşünürdüm

Kuşlar kanatlanırken

Hayat hakkında şarkı söyler peki neden biz söyleyemiyoruz?

Buna sarılırsın

En iyiyi istiyorsun

Eğer bu önerdiğin şeyse

Yağmuru alacağım

Yağmuru alacağım

Yağmuru alacağım

Gece vakti katlanır

Yaz şemaları

Kalmak için zaman ayırıyor

Güneş parlıyor

Geldin

Kolay günleri seviyorsun

Ama şimdi güneş

Kış geldi

Sadece şunu söylemek istedim

Eğer tutsaydım

Bağrına basmanı umardım, İçimi, içimi açmanı

Düşünürdüm

Kuşlar kanatlanırken

Hayat hakkında şarkı söyler peki neden biz söyleyemiyoruz?

Buna sarılırsın

En iyiyi istiyorsun

Eğer bu önerdiğin şeyse

Yağmuru alacağım

Yağmuru alacağım

Yağmuru alacağım

Bu kış şarkısı

Eşlik edeceğim

Nakaratını araştırdım

Yalnız yürüyeceğim

Bunu veriyorum, kanatlan

Yağmuru kutla

Düşünürdüm

Kuşlar kanatlanırken

Hayat hakkında şarkı söyler peki neden biz söyleyemiyoruz?

Buna sarılırsın

En iyiyi istiyorsun

Eğer bu önerdiğin şeyse

Yağmuru alacağım

Yağmuru alacağım

Yağmuru alacağım.

Rem – Walk

Rem Walk Türkçe Çevirisi

[(in concert version)

I will walk unafraid

I’ll be clumsy instead

Hold my love me or leave me high

I will walk unafraid

I’ll be clumsy instead

Hold my love me or leave me high]

As the sun comes up, as the moon goes down

These heavy notions creep around

It makes me think

Long ago I was brought into this life, a little lamb

A little lamb

Courageous, stumbling

Fearless was my middle name

But somewhere there I

Lost my way

Everyone walks the same

Expecting me to step

The narrow path they’ve laid

They claim to

(chorus)

Walk unafraid

I’ll be clumsy instead

Hold my love me or leave me high

Say “keep within the boundaries if you want to play”

Say “contradiction only makes it harder”

How can I be

What I want to be?

When all I want to do is strip away

These stilled constraints

And crush this charade

Shred this sad masquerade

I don’t need no persuading

I’ll trip, fall, pick myself up and

(repeat chorus)

If I have a bag of rocks to carry as I go

I just want to hold my head up high

I don’t care what I have to step over

I’m prepared to look you in the eye

Look me in the eye

And if you see familiarity

Then celebrate the contradiction

Help me when I fall to

(repeat chorus 2x)

Try to align

Türkçe

Korkmadan Yürüyeceğim

[(konser versiyonunda)

Korkmadan yürüyeceğim

Beceriksiz olmak yerine

Aşkım sarıl bana ya da beni terk et

Korkmadan yürüyeceğim

Beceriksiz olmak yerine

Aşkım sarıl bana ya da beni terk et]

Güneş doğarken, ay batarken

Bu ağır kavramlar etrafta sürünür

Beni düşündürür

Uzun zaman önce bu hayata küçük bir kuzu olarak geldim

Küçük bir kuzu

Cesur, tökezleyen

Korkusuz benim göbek adımdı

Ama orda bir yerde ben

Yolumu kaybettim

Herkes aynı yolda yürür

Benim de adım atmamı bekliyorlar

Ördükleri dar yolda

Sahip çıktıkları

(nakarat)

Korkmadan yürü

Beceriksiz olmak yerine

Aşkım sarıl bana ya da beni terk et

“Oynamak istiyorsan sınırların içinde kalmaya devam et” de

“Çelişki onu sadece zorlaştırır” de

Nasıl olabilirim

Olmak istediğimi?

Tek yapmak istediğim

bu yatışmış baskıları kaldırmak isterken

Ve bu maskaralığı it

Bu üzücü maskaralığı parça parça et

İkna etmeye ihtiyacım yok

Tökezleyeceğim, düşeceğim, kendimi ayağa kaldıracağım ve

(nakarat tekrarı)

Ben giderken taşımak için bir çanta taşım olsa

Sadece kafamı yükseklere kaldırmak isterim

Neyin üstesinden gelmem gerektiğini önemsemem

Gözlerinin içine bakmaya hazırım

Gözlerimin içine bak

Bir yakınlık görüyorsan

Karşıtlığı kutla

Başlarken bana yarım et

(nakarat tekrarı 2x)

Rem – Leaving New York

Rem Leaving New York Türkçe Çevirisi

It’s quiet now and what it brings is everything

Comes calling back, a brilliant night, I’m still awake

I looked ahead, I’m sure I saw you there

You don’t need me to tell you now that nothing can compare

You might have laughed if I told you

You might have hidden your frown

You might have succeeded in changing me

I might have been turned around

It’s easier to leave than to be left behind

Leaving was never my proud

Leaving New York, never easy

I saw the light fading out

Now life is sweet, and what it brings I tried to take

But loneliness, it wears me out, it lies in wait

And all not lost, still in my eye

Shadow of necklace across your thigh

I might have lived my life in a dream, but I swear it, this is real

Memory fuses and shatters like glass

Mercurial future, forget the past

But it’s you, it’s what I feel

You might have laughed if I told you (It’s pulling me apart)

You might have hidden your frown (Change)

You might have succeeded in changing me (It’s pulling me apart)

I might have been turned around (Change)

It’s easier to leave than to be left behind (It’s pulling me apart)

Leaving was never my proud (Change)

Leaving New York, never easy (It’s pulling me apart)

I saw the light fading out

You find it in your heart

It’s pulling me apart

You find it in your heart

Change

I told you forever (Find it in your heart)

I love you forever (It’s pulling me apart)

I told you I love you (Find it in your heart)

I love you forever (Change)

I told you forever (Find it in your heart)

I love you forever (It’s pulling me apart)

I told you I love you (Find it in your heart)

I love you forever (Change)

(You never, you never told me forever)

You might have laughed if I told you (It’s pulling me apart)

You might have hidden your frown (Change)

You might have succeeded in changing me (It’s pulling me apart)

I might have been turned around (Change)

It’s easier to leave than to be left behind (It’s pulling me apart)

Leaving was never my proud (Change)

Leaving New York, never easy (It’s pulling me apart)

I saw the light fading out (Change)

Leaving New York, never easy (It’s pulling me apart)

I saw the light fading out (Change)

Leaving New York, never easy (It’s pulling me apart)

I saw the light fading out (Change)

Try to align

Türkçe

New York’tan Ayrılmak

Şimdi ortalık sakin ve (zaman) ne getiriyorsa her şeydir

Geri çağırarak gelir, parıltılı bir gece, hala uyanığım

Karşıya baktım, seni orada gördüğümden eminim

Hiçbir şeyin (şeyle) kıyaslanamayacağını sana söylemek için bana ihtiyacın yok

Söyleseydim belki gülerdin

Belki hoşnutsuzluğunu saklardın

Belki beni değiştirmeyi başarabilirdin

Belki geri dönerdim

Gitmek terkedilmekten daha kolay

Gitmek hiçbir zaman onurum olmadı

New York’tan ayrılmak hiç kolay değil

Işığın kayboluşunu gördüm

Şimdi hayat tatlı ve ne getiriyorsa elde etmeye çalıştım (çalıştığım)

Ama yalnızlık, beni bitiriyor, beklemede kalıyor

Ve hepsi kaybolmadı, hala gözlerimde

Gerdanlığın gölgesi aşağıya uzanıyor

Hayatımı bir rüyada yaşayabilirdim, ama ona yeminliyim, bu gerçek

Hafıza eridi ve bardak gibi kırıldı

Değişken gelecek, geçmişi unut

Ama bu sensin, bu ben ne hissediyorsam

Söyleseydim belki gülerdin (Beni uzağa çekiyor)

Belki hoşnutsuzluğunu saklardın (Değiş)

Belki beni değiştirmeyi başarabilirdin (Beni uzağa çekiyor)

Belki geri dönebilirdim (Değişim)

Gitmek terkedilmekten daha kolay (Beni uzağa çekiyor)

Gitmek hiçbir zaman onurum olmadı (Değiş)

New York’tan ayrılmak hiç kolay değil (Beni uzağa çekiyor)

Işığın kayboluşunu gördüm

Onu kalbinde bulursun

Beni uzağa çekiyor

Onu kalbinde bulursun

Değiş

Sana sonsuza kadar söyledim (Onu kalbinde bul)

Seni sonsuza kadar seveceğim (Beni uzağa çekiyor)

Seni sevdiğimi söyledim (Onu kalbinde bul)

Seni sonsuza kadar seveceğim (Değiş)

Sana sonsuza kadar söyledim (Onu kalbinde bul)

Seni sonsuza kadar seveceğim (Beni uzağa çekiyor)

Seni sevdiğimi söyledim (Onu kalbinde bul)

Seni sonsuza kadar seveceğim (Değiş)

(Bana hiç, bana hiç sonsuza kadar demedin)

Sana söyleseydim belki gülerdin (Beni uzağa çekiyor)

Belki hoşnutsuzluğunu saklardın (Değiş)

Belki beni değiştirmeyi başarabilirdin (Beni uzağa çekiyor)

Belki geri döndürülürdüm (Değiş)

Gitmek terkedilmekten daha kolay (Beni uzağa çekiyor)

Gitmek hiçbir zaman onurum olmadı (Değiş)

New York’tan ayrılmak, hiç kolay değil (Beni uzağa çekiyor)

Işığın kayboluşunu gördüm (Değiş)

New York’tan ayrılmak, hiç kolay değil (Beni uzağa çekiyor)

Işığın kayboluşunu gördüm (Değiş)

New York’tan ayrılmak, hiç kolay değil (Beni uzağa çekiyor)

Işığın kayboluşunu gördüm (Değiş)

Rem – Why Not Smile

Rem Why Not Smile Türkçe Çevirisi

the concrete broke your fall

to hear you speak of it

I’d have done anything

I would do anything

I feel like a cartoon brick wall

to hear you speak of it

you’ve been so sad

it makes me worry

why not smile?

you’ve been sad for a while

why not smile?

I would do anything

to hear you speak of it

why not smile?

you’ve been sad for a while

you’ve been sad for a while

Last edited by Snow1982 on 21.09.2013 14:48

Try to align

Türkçe

Neden Gülmüyorsun?

Beton düşüşünü kesti

Onun hakkında konuştuğunu duymak için

Hiçbir şey yapmamıştım

Hiçbir şey yapmazdım

Karikatürden bir tuğla duvar gibi hissediyorum

Onun hakkında konuştuğunu duymak için

Çok üzgünsün

Beni endişelendiriyor

Neden gülmüyorsun?

Bir süredir üzgünsün

Neden gülmüyorsun?

Hiçbir şey yapmazdım

Onun hakkında konuştuğunu duymak için

Neden gülmüyorsun?

Bir süredir üzgünsün

Bir süredir üzgünsün

Rem – Imitation Of Life

Rem Imitation Of Life Türkçe Çevirisi

Charades, pop skill

Water hyacinth, named by a poet

Imitation of life

Like a koi in a frozen pond

Like a goldfish in a bowl

I don’t want to hear you cry

That’s sugarcane that tasted good

That’s cinnamon, that’s Hollywood

Come on, come on, no-one can see you try

You want the greatest thing

The greatest thing since bread came sliced

You’ve got it all, you’ve got it sized

Like a Friday fashion show teenager

Freezing in the corner

Trying to look like you don’t try

That’s sugarcane that tasted good

That’s cinnamon, that’s Hollywood

Come on, come on, no-one can see you try

No-one can see you cry

That’s sugarcane that tasted good

That’s freezing rain, that’s what you could

Come on, come on, no-one can see you cry

This sugarcane

This lemonade

This hurricane, I’m not afraid

Come on, come on, no-one can see me cry

This lightning storm

This tidal wave

This avalanche, I’m not afraid

Come on, come on, no-one can see me cry

That’s sugarcane that tasted good

That’s who you are, that’s what you could

Come on, come on, no-one can see you cry

That’s sugarcane that tasted good

That’s who you are, that’s what you could

Come on, come on, no-one can see you cry

Sessiz sinema, popüler beceri

Su sümbülü, bir şair tarafından adlandırılmış

Hayatın taklidi

Donmuş bir göletteki koi balığı gibi

Fanustaki bir süs balığı gibi

Ağladığını duymak istemiyorum

Bu tadı güzel olan bir şeker kamışı

Bu tarçın, bu da Hollywood

Hadi, hadi, kimse denediğini göremiyor

En büyük şeyi istiyorsun

Ekmeğin kesildiğinden beri olan en büyük şeyi

Hepsine sahipsin, ayırdın

Bir cuma moda şovu genci gibi

Köşede donuyor

Denemiyormuşsun gibi görünmeye çalışıyorsun

Bu tadı güzel olan bir şeker kamışı

Bu tarçın, bu da Hollywood

Hadi, hadi, kimse denediğini göremiyor

Kimse ağladığını göremiyor

Bu tadı güzel olan bir şeker kamışı

Bu dondurucu yağmur, bu da ne yapabildiğin

Hadi, hadi, kimse ağladığını göremiyor

Bu şeker kamışı

Bu limonata

Bu kasırga, korkmuyorum

Hadi, hadi, kimse ağladığımı göremiyor

Bu şimşek fırtınası

Bu deprem dalgası

Bu çığ, korkmuyorum

Hadi, hadi, kimse ağladığımı göremiyor

Bu tadı güzel olan bir şeker kamışı

Bu kim olduğun, bu da ne yapabildiğin

Hadi, hadi, kimse ağladığını göremiyor

Bu tadı güzel olan bir şeker kamışı

Bu kim olduğun, bu da ne yapabildiğin

Hadi, hadi, kimse ağladığını göremiyor

Rem – Losing My Religion

Rem Losing My Religion Şarkı Sözü

Life is bigger

Hayat daha büyük

It’s bigger than you

Senden daha büyük

And you are not me

Ve sen ben degilsin

The lengths that I will go to

Gidecegim yollar

The distance in your eyes

Gözlerindeki uzaklık

Oh no I’ve said too much

Oh hayır çok fazla konuştum

I set it up

Ayarladım

That’s me in the corner

Köşedeki benim

That’s me in the spotlight

Spot ışıgındaki benim

Losing my religion

İnancımı kaybederken

Trying to keep up with you

Seninle bir arada durmaya çalışıyorum

And I don’t know if I can do it

Bunu yapabileceğimden emin değilim

No I’ve said too much

Hayır,çok şey söyledim

I haven’t said enough

Yeterli söylemedim

I thought that I heard you laughing

Senin güldüğünü duyduğumu sandım

I thought that I heard you sing

Şarkı söyledigini duydugumu sandım

I think I thought I saw you try

Senin denerken gördügümü sandım

Every whisper

Her fısıltı

Of every waking hour I’m

Her geçen saat

Choosing my confessions

Itiraflarımı belirliyor

Trying to keep an eye on you

Sana göz kulak olmaya çalışıyorum

Like a hurt lost and blinded fool

Aynen, yaralı kaybolmuş kör bir aptal gibi

Oh no I’ve said too much

Oh,hayır çok şey söyledim

I set it up

ayarladım

Consider this

Bunu degerlendir

The end of the century

Yüzyılın sonu

Consider this

Bunu degerlendir

The slip that brought me

To my knees failed

O beni dizlerimin üstüne düşüren kayganlıgı

What if all these fantasies

ne olurdu bu fantaziler

Come flailing around

Etrafta uçursa

Now I’ve said too much

Şimdi fazla konuştum

I thought that I heard you laughing

senin güldügünü duydugumu sandım

I thought that I heard you sing

Şarkı söyledigini duydugumu sandım

I think I thought I saw you try

Senin denerken gördügümü sandım

But that was just a dream

Ama bu sadece bir rüyaydı

That was just a dream

Bu sadece bi rüyaydı