Kategori arşivi: Poets Of The Fall

Poets Of The Fall Şarkı Çevirileri

Poets Of The Fall – Lift

Poets Of The Fall Lift Türkçe Çevirisi

Times when I just can’t

Bring myself to say it loud

‘Fraid that what I’ll say comes out somehow awry

That is when it seems

We move in circles day to day

Twist the drama of the play to get us by

And it feels like fear

Like I’ll disappear

Gets so hard to steer

Yet I go on

Do we need debate

When it seems too late

Like I bleed but wait

Like nothing’s wrong

You lift my spirit, take me higher, make me fly,

Touch the moon up in the sky, when you are mine

You lift me higher, take my spirit, make it fly,

Where all new wonders will appear

Like the other day

I thought you won’t be coming back

I came to realize my lackluster dreams

And among the schemes

And all the tricks we try to play

Only dreams will hold their sway and defy

When it feels like fear…

Like I’ll disappear

Gets so hard to steer

Yet I go on

Do we need debate

When it seems too late

Like I bleed but wait

Like nothing’s wrong

You lift my spirit, take me higher, make me fly,

Touch the moon up in the sky, when you are mine

You lift me higher, take my spirit, make it fly,

Where all new wonders will appear, oooohhhh

You lift my spirit, take me higher, make me fly,

Touch the moon up in the sky, when you are mine

You lift me higher, take my spirit, make it fly,

Where all new wonders will appear

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Take me high

Make me fly

——————-

Günlerdir söyleyemiyorum

Kendi kendime bunu yüksek sesle

Nasıl olsa herşey tersine dönüyor Fraid..

Kendi yaptığımız tiyatronun

Etrafında dönüyormuşuz

Gibi gözküyor

Ve korkuyu hissettiriyor

Gözden kaybolmak gibi

Bunu yönlendirmek çok zorlaşıyor

Bunarağmen devam ediyorum

Tartışmaya gerek varmı?

Artık çok geçmiş gibi gözüküyor

Kan kaybetmeme rağmen yinede bekliyormuşum gibi

Hiçbirşey yanlış değilmiş gibi

Ruhumu yükseltiyorsun,yükseklere götürüp,uçuruyorsun beni

Gökyüzündeyken dokun ay’a,sen bana aitsin

Ruhumu yükseltiyorsun,yükseklere götürüp,uçuruyorsun beni

Bütün harikaları gösterebilmek için

Birkaç gün önce

Geri gelmeyeceğini düşünmüştüm

Cansız hayallerimi gerçekleştirmek için geldim

Ve entrikaların arasında

Yapmaya çalıştığımız tüm hileler

Sadece onların rüyalarında kışkırtıcı ve etkili olacaklar

Ve korkuyu hissettiriyor

Gözden kaybolmak gibi

Bunu yönlendirmek çok zorlaşıyor

Bunarağmen devam ediyorum

Tartışmaya gerek varmı?

Artık çok geçmiş gibi gözüküyor

Kan kaybetmeme rağmen yinede bekliyormuşum gibi

Hiçbirşey yanlış değilmiş gibi

Ruhumu yükseltiyorsun,yükseklere götürüp,uçuruyorsun beni

Gökyüzündeyken dokun ay’a,sen bana aitsin

Ruhumu yükseltiyorsun,yükseklere götürüp,uçuruyorsun beni

Bütün harikaları gösterebilmek için,Ahhh

Ruhumu yükseltiyorsun,yükseklere götürüp,uçuruyorsun beni

Gökyüzündeyken dokun ay’a,sen bana aitsin

Ruhumu yükseltiyorsun,yükseklere götürüp,uçuruyorsun beni

Bütün harikaları gösterebilmek için

Yükseklere götürüp

Uçuruyorsun beni..

Poets Of The Fall – No End No Beginning

Poets Of The Fall No End No Beginning Türkçe Çevirisi

We can’t seem to let go

Gitmesine izin veremeyiz

The thread’s so thin it just doesn’t show anymore

İp çok ince, artık görünmüyor bile

It seems like we’re playing charades

Sessiz sinema oynuyor gibiyiz

Playing like we’re afraid to live

Yaşamaktan korkuyor gibi oynuyoruz

And this is one sacrifice I don’t want to make

Ve bu yapmak istemediğim bir fedakarlık

If there’s no end

Eğer sonu yoksa

There can be no beginning, there can be no beginning

Başlangıcı da olamaz, başlangıcı olamaz

If there’s no end

Eğer sonu yoksa

It feels like forsaking the dawn, we awaken and still we don’t see

Şafaktan vazgeçiyoruz gibi hissettiriyor, uyanığız ve hala göremiyoruz

I am still secretly grateful you’re living this moment with me

Benimle bu anı yaşadığın için hala gizlice minnettarım

We can see where it leads

Nereye gittiğini görebiliriz

It’s like you can’t, can’t kill the monster that feeds on you

Seni besleyen canavarı öldüremeyecekmişsin gibi

No matter what you do it seems to get you every time

Ne yaptığının önemi yok, her seferinde seni ele geçiriyor

And that’s a predicament if I know anything

Eğer bir şey biliyorsam o da bu bir çıkmaz

If there’s no end

Eğer sonu yoksa

There can be no beginning, there can be no beginning

Başlangıcı da olamaz, başlangıcı olamaz

If there’s no end

Eğer sonu yoksa

It feels like forsaking the dawn, we awaken and still we don’t see

Şafaktan vazgeçiyoruz gibi hissettiriyor, uyanığız ve hala göremiyoruz

I am still secretly grateful you’re living this moment with me

Benimle bu anı yaşadığın için hala gizlice minnettarım

If it’s just one life we’re given, one time you’re living

Eğer bize sadece bir hayat verildiyse, bir kere yaşıyoruz

I feel your touch light up a wild desire

Senin dokunuşunu vahşi bir arzu gibi hissediyorum

Borne on my ache to take us ever higher

Acım bizi yükseğe taşır

In our love we are birds of prey

Aşkımızda biz av kuşlarıyız

Every cry serves to lead astray

Her ağlayış bizi yoldan çıkarıyor

So carry my ache and you will know the feeling

O halde acımı taşı, bu duyguyu tanıyacaksın

Inside I am weak but for this love I’m bearing

İçimde zayıfım ama bu aşk için dişimi sıkıyorum

So breathe your life in my shades of grey

O halde benim gri gölgemde hayatını içine çek

Or kill the lights and we’ll fade away

Yada ışıkları öldür ve biz de solalım

Poets Of The Fall – No End No Beginning

Poets Of The Fall No End No Beginning Türkçe Çevirisi

We can’t seem to let go

Gitmesine izin veremeyiz

The thread’s so thin it just doesn’t show anymore

İp çok ince, artık görünmüyor bile

It seems like we’re playing charades

Sessiz sinema oynuyor gibiyiz

Playing like we’re afraid to live

Yaşamaktan korkuyor gibi oynuyoruz

And this is one sacrifice I don’t want to make

Ve bu yapmak istemediğim bir fedakarlık

If there’s no end

Eğer sonu yoksa

There can be no beginning, there can be no beginning

Başlangıcı da olamaz, başlangıcı olamaz

If there’s no end

Eğer sonu yoksa

It feels like forsaking the dawn, we awaken and still we don’t see

Şafaktan vazgeçiyoruz gibi hissettiriyor, uyanığız ve hala göremiyoruz

I am still secretly grateful you’re living this moment with me

Benimle bu anı yaşadığın için hala gizlice minnettarım

We can see where it leads

Nereye gittiğini görebiliriz

It’s like you can’t, can’t kill the monster that feeds on you

Seni besleyen canavarı öldüremeyecekmişsin gibi

No matter what you do it seems to get you every time

Ne yaptığının önemi yok, her seferinde seni ele geçiriyor

And that’s a predicament if I know anything

Eğer bir şey biliyorsam o da bu bir çıkmaz

If there’s no end

Eğer sonu yoksa

There can be no beginning, there can be no beginning

Başlangıcı da olamaz, başlangıcı olamaz

If there’s no end

Eğer sonu yoksa

It feels like forsaking the dawn, we awaken and still we don’t see

Şafaktan vazgeçiyoruz gibi hissettiriyor, uyanığız ve hala göremiyoruz

I am still secretly grateful you’re living this moment with me

Benimle bu anı yaşadığın için hala gizlice minnettarım

If it’s just one life we’re given, one time you’re living

Eğer bize sadece bir hayat verildiyse, bir kere yaşıyoruz

I feel your touch light up a wild desire

Senin dokunuşunu vahşi bir arzu gibi hissediyorum

Borne on my ache to take us ever higher

Acım bizi yükseğe taşır

In our love we are birds of prey

Aşkımızda biz av kuşlarıyız

Every cry serves to lead astray

Her ağlayış bizi yoldan çıkarıyor

So carry my ache and you will know the feeling

O halde acımı taşı, bu duyguyu tanıyacaksın

Inside I am weak but for this love I’m bearing

İçimde zayıfım ama bu aşk için dişimi sıkıyorum

So breathe your life in my shades of grey

O halde benim gri gölgemde hayatını içine çek

Or kill the lights and we’ll fade away

Yada ışıkları öldür ve biz de solalım

Poets Of The Fall – No End No Beginning

Poets Of The Fall No End No Beginning Türkçe Çevirisi

We can’t seem to let go

Gitmesine izin veremeyiz

The thread’s so thin it just doesn’t show anymore

İp çok ince, artık görünmüyor bile

It seems like we’re playing charades

Sessiz sinema oynuyor gibiyiz

Playing like we’re afraid to live

Yaşamaktan korkuyor gibi oynuyoruz

And this is one sacrifice I don’t want to make

Ve bu yapmak istemediğim bir fedakarlık

If there’s no end

Eğer sonu yoksa

There can be no beginning, there can be no beginning

Başlangıcı da olamaz, başlangıcı olamaz

If there’s no end

Eğer sonu yoksa

It feels like forsaking the dawn, we awaken and still we don’t see

Şafaktan vazgeçiyoruz gibi hissettiriyor, uyanığız ve hala göremiyoruz

I am still secretly grateful you’re living this moment with me

Benimle bu anı yaşadığın için hala gizlice minnettarım

We can see where it leads

Nereye gittiğini görebiliriz

It’s like you can’t, can’t kill the monster that feeds on you

Seni besleyen canavarı öldüremeyecekmişsin gibi

No matter what you do it seems to get you every time

Ne yaptığının önemi yok, her seferinde seni ele geçiriyor

And that’s a predicament if I know anything

Eğer bir şey biliyorsam o da bu bir çıkmaz

If there’s no end

Eğer sonu yoksa

There can be no beginning, there can be no beginning

Başlangıcı da olamaz, başlangıcı olamaz

If there’s no end

Eğer sonu yoksa

It feels like forsaking the dawn, we awaken and still we don’t see

Şafaktan vazgeçiyoruz gibi hissettiriyor, uyanığız ve hala göremiyoruz

I am still secretly grateful you’re living this moment with me

Benimle bu anı yaşadığın için hala gizlice minnettarım

If it’s just one life we’re given, one time you’re living

Eğer bize sadece bir hayat verildiyse, bir kere yaşıyoruz

I feel your touch light up a wild desire

Senin dokunuşunu vahşi bir arzu gibi hissediyorum

Borne on my ache to take us ever higher

Acım bizi yükseğe taşır

In our love we are birds of prey

Aşkımızda biz av kuşlarıyız

Every cry serves to lead astray

Her ağlayış bizi yoldan çıkarıyor

So carry my ache and you will know the feeling

O halde acımı taşı, bu duyguyu tanıyacaksın

Inside I am weak but for this love I’m bearing

İçimde zayıfım ama bu aşk için dişimi sıkıyorum

So breathe your life in my shades of grey

O halde benim gri gölgemde hayatını içine çek

Or kill the lights and we’ll fade away

Yada ışıkları öldür ve biz de solalım

Poets Of The Fall – Miss Impossible

Poets Of The Fall Miss Impossible Türkçe Çevirisi

she can see about four satellites

every minute of the hour

and find a four leaf clover

where you never saw a flower

she’s habitually paradoxical a parallel perpendicular

barefoot in nightgowns

that’s how she dances in the rain

sundown to sundown,

like she was wash away her pain oh yeah

as she is beatiful, she’s unpredictable

damned irresistible, is it plausible to hate her

she is my common sense, revolves on decadence

but what’s the difference, it’s impossible to bait her

she can really be a handful

like the brownes that she bakes you

it can be a tad hysterical,

but never quite the breakthrough

she’s some kind of an epitome, the sea of intranquillity

in flimsy nightgowns,

barefoot she dances in the rain

sundown to sundown,

like she was wash away her pain

as she is beatiful, she’s unpredictable

damned irresistible, is it plausible to hate her

she is my common sense, revolves on decadence

but what’s the difference, it’s an impossible debate

Türkçe

Bayan İmkansız

O, dört uydudan da,

Bir saatin her dakikasının hakkından gelir,

Ve sen bir çiçek bile göremezken ortada,

O, dört yapraklı bir yonca bulabilir.

Alışkanlığı böyle; o, mantığa aykırı,

O hem bir dikey hem de bir paralel.

Yalınayak, geceliğiyle,

Öylece dans eder yağmurda,

Günbatımından günbatımına,

Sanki acısını yıkıyormuş gibi yağmurda.

Güzel olduğu için, tahmin edilemez de,

Karşı konulamaz, ondan nefret etmek mümkün mü,

O benim sağduyumdur,yıkılırken düzene koyar her şeyi,

Ama ne fark eder, onu kandırmak imkansız.

Ele avuca sığmaz olabilir bazen,

Tıpkı size yaptığı brovni kekler gibi,

Az biraz kendinizi kaybettiğiniz bir tadı olabilir,

Ama bir dönüm noktası değil,

O bir misali gibidir, huzur denizinin.

Hafif geceliğinin içinde,

Yalınayak dans eder yağmurda,

Günbatımından günbatımına,

Sanki acısını yıkıyormuş gibi yağmurda.

Güzel olduğu için, tahmin edilemez de,

Karşı konulamaz, ondan nefret etmek mümkün mü,

O benim sağduyumdur, yıkılırken düzene koyar her şeyi,

Ama ne fark eder, bu imkansız bir tartışma.

Poets Of The Fall – Miss Impossible

Poets Of The Fall Miss Impossible Türkçe Çevirisi

she can see about four satellites

every minute of the hour

and find a four leaf clover

where you never saw a flower

she’s habitually paradoxical a parallel perpendicular

barefoot in nightgowns

that’s how she dances in the rain

sundown to sundown,

like she was wash away her pain oh yeah

as she is beatiful, she’s unpredictable

damned irresistible, is it plausible to hate her

she is my common sense, revolves on decadence

but what’s the difference, it’s impossible to bait her

she can really be a handful

like the brownes that she bakes you

it can be a tad hysterical,

but never quite the breakthrough

she’s some kind of an epitome, the sea of intranquillity

in flimsy nightgowns,

barefoot she dances in the rain

sundown to sundown,

like she was wash away her pain

as she is beatiful, she’s unpredictable

damned irresistible, is it plausible to hate her

she is my common sense, revolves on decadence

but what’s the difference, it’s an impossible debate

Türkçe

Bayan İmkansız

O, dört uydudan da,

Bir saatin her dakikasının hakkından gelir,

Ve sen bir çiçek bile göremezken ortada,

O, dört yapraklı bir yonca bulabilir.

Alışkanlığı böyle; o, mantığa aykırı,

O hem bir dikey hem de bir paralel.

Yalınayak, geceliğiyle,

Öylece dans eder yağmurda,

Günbatımından günbatımına,

Sanki acısını yıkıyormuş gibi yağmurda.

Güzel olduğu için, tahmin edilemez de,

Karşı konulamaz, ondan nefret etmek mümkün mü,

O benim sağduyumdur,yıkılırken düzene koyar her şeyi,

Ama ne fark eder, onu kandırmak imkansız.

Ele avuca sığmaz olabilir bazen,

Tıpkı size yaptığı brovni kekler gibi,

Az biraz kendinizi kaybettiğiniz bir tadı olabilir,

Ama bir dönüm noktası değil,

O bir misali gibidir, huzur denizinin.

Hafif geceliğinin içinde,

Yalınayak dans eder yağmurda,

Günbatımından günbatımına,

Sanki acısını yıkıyormuş gibi yağmurda.

Güzel olduğu için, tahmin edilemez de,

Karşı konulamaz, ondan nefret etmek mümkün mü,

O benim sağduyumdur, yıkılırken düzene koyar her şeyi,

Ama ne fark eder, bu imkansız bir tartışma.

Poets Of The Fall – Miss Impossible

Poets Of The Fall Miss Impossible Türkçe Çevirisi

she can see about four satellites

every minute of the hour

and find a four leaf clover

where you never saw a flower

she’s habitually paradoxical a parallel perpendicular

barefoot in nightgowns

that’s how she dances in the rain

sundown to sundown,

like she was wash away her pain oh yeah

as she is beatiful, she’s unpredictable

damned irresistible, is it plausible to hate her

she is my common sense, revolves on decadence

but what’s the difference, it’s impossible to bait her

she can really be a handful

like the brownes that she bakes you

it can be a tad hysterical,

but never quite the breakthrough

she’s some kind of an epitome, the sea of intranquillity

in flimsy nightgowns,

barefoot she dances in the rain

sundown to sundown,

like she was wash away her pain

as she is beatiful, she’s unpredictable

damned irresistible, is it plausible to hate her

she is my common sense, revolves on decadence

but what’s the difference, it’s an impossible debate

Türkçe

Bayan İmkansız

O, dört uydudan da,

Bir saatin her dakikasının hakkından gelir,

Ve sen bir çiçek bile göremezken ortada,

O, dört yapraklı bir yonca bulabilir.

Alışkanlığı böyle; o, mantığa aykırı,

O hem bir dikey hem de bir paralel.

Yalınayak, geceliğiyle,

Öylece dans eder yağmurda,

Günbatımından günbatımına,

Sanki acısını yıkıyormuş gibi yağmurda.

Güzel olduğu için, tahmin edilemez de,

Karşı konulamaz, ondan nefret etmek mümkün mü,

O benim sağduyumdur,yıkılırken düzene koyar her şeyi,

Ama ne fark eder, onu kandırmak imkansız.

Ele avuca sığmaz olabilir bazen,

Tıpkı size yaptığı brovni kekler gibi,

Az biraz kendinizi kaybettiğiniz bir tadı olabilir,

Ama bir dönüm noktası değil,

O bir misali gibidir, huzur denizinin.

Hafif geceliğinin içinde,

Yalınayak dans eder yağmurda,

Günbatımından günbatımına,

Sanki acısını yıkıyormuş gibi yağmurda.

Güzel olduğu için, tahmin edilemez de,

Karşı konulamaz, ondan nefret etmek mümkün mü,

O benim sağduyumdur, yıkılırken düzene koyar her şeyi,

Ama ne fark eder, bu imkansız bir tartışma.

Poets Of The Fall – Skin

Poets Of The Fall Skin Türkçe Çevirisi

We made ourselves a home out of our dreams

Brought with us this love, now bittersweet.

And maybe I could say now that I always thought of you

How you’ve run to walk with me your whole life through.

And I know, we go deeper than skin

But what lies within is

Still deeper than we know.

And for all this pantomime

You should see the state I’m in

I couldn’t heal myself with time alone

I have you tattooed on my skin.

This house is full of stories we both told

These rooms, their very stage where they’d unfold

These walls, they whisper secrets and memories thereof

But this door no longer leads us to that love.

Yeah I know, we go deeper than skin

But what lies within is

Still deeper than we know.

And for all this pantomime

You should see the state I’m in

I couldn’t heal myself with time alone

I have you tattooed on my skin.

All I ever wanted was to hold you

What can I do now to make things new

I ain’t tryin’ to write you into a song

Cos you’re too sacred and I would feel wrong.

But what irony life holds

I was finally ready to meet you half way

You turned and walked away.

And for all this pantomime

You should see the state I’m in

I couldn’t heal myself with time alone

I have you tattooed on my skin.

I couldn’t heal myself with time alone

I have you tattooed on my skin.

Türkçe

Ten

Hayallerimizden bir ev yaptık kendimize,

Kendimizle birlikte şimdi buruk bir acı olan bu aşkı getirdik,

Belki şimdi diyebilirim ki hep seni düşündüm,

Düşündüm nasıl daima hazır olduğunu, yaşamın boyunca benimle yürümeye.

Ve biliyorum ki, tenimizden öteye geçiyoruz,

Ama bunun altında yatan şey,

Bildiğimizden daha derin,

Ve tüm bu pandomim için,

Yaşadığım şehri görmelisin,

Sadece zamanla iyileşemedim,

Seni tenime kazıdım.

Anlattığımız hikayelerle dolu bu ev,

Bu odalar ve onların her tarafı, hikayeler anlatıldığında,

Bu duvarlar, sırları ve anıları fısıldarlar,

Ama bu kapı bizi o aşka götürmüyor artık.

Evet biliyorum, tenimizden öteye geçiyoruz,

Ama bunun altında yatan şey,

Bildiğimizden de öte.

Ve tüm bu pandomim için,

Yaşadığım şehri görmelisin,

Sadece zamanla iyileşemedim,

Seni tenime kazıdım.

Tek istediğim şey sana sarılmaktı,

Şu an ne yapabilirim her şeyi yenilemek için?

Sana bir şarkı yazmaya çalışmıyorum,

Yanlış bir şeymiş gibi hissederim; çünkü sen çok önemlisin,

Ama hayattaki ironiye bak ki;

Tam hazırdım sana kavuşmaya,

Ki sen dönüp gittin.

Ve tüm bu pandomim için,

Yaşadığım şehri görmelisin,

Sadece zamanla iyileşemedim,

Seni tenime kazıdım.

Sadece zamanla iyileşemedim,

Seni tenime kazıdım.

Poets Of The Fall – Skin

Poets Of The Fall Skin Türkçe Çevirisi

We made ourselves a home out of our dreams

Brought with us this love, now bittersweet.

And maybe I could say now that I always thought of you

How you’ve run to walk with me your whole life through.

And I know, we go deeper than skin

But what lies within is

Still deeper than we know.

And for all this pantomime

You should see the state I’m in

I couldn’t heal myself with time alone

I have you tattooed on my skin.

This house is full of stories we both told

These rooms, their very stage where they’d unfold

These walls, they whisper secrets and memories thereof

But this door no longer leads us to that love.

Yeah I know, we go deeper than skin

But what lies within is

Still deeper than we know.

And for all this pantomime

You should see the state I’m in

I couldn’t heal myself with time alone

I have you tattooed on my skin.

All I ever wanted was to hold you

What can I do now to make things new

I ain’t tryin’ to write you into a song

Cos you’re too sacred and I would feel wrong.

But what irony life holds

I was finally ready to meet you half way

You turned and walked away.

And for all this pantomime

You should see the state I’m in

I couldn’t heal myself with time alone

I have you tattooed on my skin.

I couldn’t heal myself with time alone

I have you tattooed on my skin.

Türkçe

Ten

Hayallerimizden bir ev yaptık kendimize,

Kendimizle birlikte şimdi buruk bir acı olan bu aşkı getirdik,

Belki şimdi diyebilirim ki hep seni düşündüm,

Düşündüm nasıl daima hazır olduğunu, yaşamın boyunca benimle yürümeye.

Ve biliyorum ki, tenimizden öteye geçiyoruz,

Ama bunun altında yatan şey,

Bildiğimizden daha derin,

Ve tüm bu pandomim için,

Yaşadığım şehri görmelisin,

Sadece zamanla iyileşemedim,

Seni tenime kazıdım.

Anlattığımız hikayelerle dolu bu ev,

Bu odalar ve onların her tarafı, hikayeler anlatıldığında,

Bu duvarlar, sırları ve anıları fısıldarlar,

Ama bu kapı bizi o aşka götürmüyor artık.

Evet biliyorum, tenimizden öteye geçiyoruz,

Ama bunun altında yatan şey,

Bildiğimizden de öte.

Ve tüm bu pandomim için,

Yaşadığım şehri görmelisin,

Sadece zamanla iyileşemedim,

Seni tenime kazıdım.

Tek istediğim şey sana sarılmaktı,

Şu an ne yapabilirim her şeyi yenilemek için?

Sana bir şarkı yazmaya çalışmıyorum,

Yanlış bir şeymiş gibi hissederim; çünkü sen çok önemlisin,

Ama hayattaki ironiye bak ki;

Tam hazırdım sana kavuşmaya,

Ki sen dönüp gittin.

Ve tüm bu pandomim için,

Yaşadığım şehri görmelisin,

Sadece zamanla iyileşemedim,

Seni tenime kazıdım.

Sadece zamanla iyileşemedim,

Seni tenime kazıdım.

Poets Of The Fall – Skin

Poets Of The Fall Skin Türkçe Çevirisi

We made ourselves a home out of our dreams

Brought with us this love, now bittersweet.

And maybe I could say now that I always thought of you

How you’ve run to walk with me your whole life through.

And I know, we go deeper than skin

But what lies within is

Still deeper than we know.

And for all this pantomime

You should see the state I’m in

I couldn’t heal myself with time alone

I have you tattooed on my skin.

This house is full of stories we both told

These rooms, their very stage where they’d unfold

These walls, they whisper secrets and memories thereof

But this door no longer leads us to that love.

Yeah I know, we go deeper than skin

But what lies within is

Still deeper than we know.

And for all this pantomime

You should see the state I’m in

I couldn’t heal myself with time alone

I have you tattooed on my skin.

All I ever wanted was to hold you

What can I do now to make things new

I ain’t tryin’ to write you into a song

Cos you’re too sacred and I would feel wrong.

But what irony life holds

I was finally ready to meet you half way

You turned and walked away.

And for all this pantomime

You should see the state I’m in

I couldn’t heal myself with time alone

I have you tattooed on my skin.

I couldn’t heal myself with time alone

I have you tattooed on my skin.

Türkçe

Ten

Hayallerimizden bir ev yaptık kendimize,

Kendimizle birlikte şimdi buruk bir acı olan bu aşkı getirdik,

Belki şimdi diyebilirim ki hep seni düşündüm,

Düşündüm nasıl daima hazır olduğunu, yaşamın boyunca benimle yürümeye.

Ve biliyorum ki, tenimizden öteye geçiyoruz,

Ama bunun altında yatan şey,

Bildiğimizden daha derin,

Ve tüm bu pandomim için,

Yaşadığım şehri görmelisin,

Sadece zamanla iyileşemedim,

Seni tenime kazıdım.

Anlattığımız hikayelerle dolu bu ev,

Bu odalar ve onların her tarafı, hikayeler anlatıldığında,

Bu duvarlar, sırları ve anıları fısıldarlar,

Ama bu kapı bizi o aşka götürmüyor artık.

Evet biliyorum, tenimizden öteye geçiyoruz,

Ama bunun altında yatan şey,

Bildiğimizden de öte.

Ve tüm bu pandomim için,

Yaşadığım şehri görmelisin,

Sadece zamanla iyileşemedim,

Seni tenime kazıdım.

Tek istediğim şey sana sarılmaktı,

Şu an ne yapabilirim her şeyi yenilemek için?

Sana bir şarkı yazmaya çalışmıyorum,

Yanlış bir şeymiş gibi hissederim; çünkü sen çok önemlisin,

Ama hayattaki ironiye bak ki;

Tam hazırdım sana kavuşmaya,

Ki sen dönüp gittin.

Ve tüm bu pandomim için,

Yaşadığım şehri görmelisin,

Sadece zamanla iyileşemedim,

Seni tenime kazıdım.

Sadece zamanla iyileşemedim,

Seni tenime kazıdım.