Kategori arşivi: Linkin Park

Linkin Park Şarkı Çevirileri

Linkin Park – Powerless

Linkin Park Powerless Türkçe Çevirisi

You hid your skeletons when I had shown you mine

ben sana iskeletimi gösterdiğimde sen seninkini sakladın

You woke the devil that I thought you’d left behind

arkanda bıraktığını sandığım şeytanı uyandırdın

I saw the evidence, the crimson soaking through

kanıtı gördüm, kırmızının sırılsıklam ettiği

Ten thousand promises, ten thousand ways to lose

on bin söz, kaybedilecek on bin yol

And you held it all but you were careless to let it fall

ve sen hepsini tuttun ama onların düşmesine izin vericek kadar dikkatsizdin.

You held it all and I was by your side, powerless

sen hepsini tuttun ama ben yanındaydım, güçsüz..

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

I watched you fall apart and chased you to the end.

senin düşmeni izledim ve sona kadar takip ettim.

I’m left with emptiness that words can not defend

sözlerin savunamadığı bir boşlukta bırakıldım

You’ll never know what I became because of you

senin için ne hale geldiğimi asla bilemiyeceksin

Ten thousand promises, ten thousand ways to lose

on bin söz, kaybedilecek on bin yol

You held it all and I was by your side, powerless

sen hepsini tuttun ama ben yanındaydım, güçsüz..

I watched you fall apart and chased you to the end.

senin düşmeni izledim ve sona kadar takip ettim.

güçsüzce [x2]

Linkin Park – Powerless

Linkin Park Powerless Türkçe Çevirisi

You hid your skeletons when I had shown you mine

ben sana iskeletimi gösterdiğimde sen seninkini sakladın

You woke the devil that I thought you’d left behind

arkanda bıraktığını sandığım şeytanı uyandırdın

I saw the evidence, the crimson soaking through

kanıtı gördüm, kırmızının sırılsıklam ettiği

Ten thousand promises, ten thousand ways to lose

on bin söz, kaybedilecek on bin yol

And you held it all but you were careless to let it fall

ve sen hepsini tuttun ama onların düşmesine izin vericek kadar dikkatsizdin.

You held it all and I was by your side, powerless

sen hepsini tuttun ama ben yanındaydım, güçsüz..

I watched you fall apart and chased you to the end.

senin düşmeni izledim ve sona kadar takip ettim.

I’m left with emptiness that words can not defend

sözlerin savunamadığı bir boşlukta bırakıldım

You’ll never know what I became because of you

senin için ne hale geldiğimi asla bilemiyeceksin

Ten thousand promises, ten thousand ways to lose

on bin söz, kaybedilecek on bin yol

You held it all and I was by your side, powerless

sen hepsini tuttun ama ben yanındaydım, güçsüz..

I watched you fall apart and chased you to the end.

senin düşmeni izledim ve sona kadar takip ettim.

güçsüzce [x2]

Linkin Park – Powerless

Linkin Park Powerless Türkçe Çevirisi

You hid your skeletons when I had shown you mine

ben sana iskeletimi gösterdiğimde sen seninkini sakladın

You woke the devil that I thought you’d left behind

arkanda bıraktığını sandığım şeytanı uyandırdın

I saw the evidence, the crimson soaking through

kanıtı gördüm, kırmızının sırılsıklam ettiği

Ten thousand promises, ten thousand ways to lose

on bin söz, kaybedilecek on bin yol

And you held it all but you were careless to let it fall

ve sen hepsini tuttun ama onların düşmesine izin vericek kadar dikkatsizdin.

You held it all and I was by your side, powerless

sen hepsini tuttun ama ben yanındaydım, güçsüz..

I watched you fall apart and chased you to the end.

senin düşmeni izledim ve sona kadar takip ettim.

I’m left with emptiness that words can not defend

sözlerin savunamadığı bir boşlukta bırakıldım

You’ll never know what I became because of you

senin için ne hale geldiğimi asla bilemiyeceksin

Ten thousand promises, ten thousand ways to lose

on bin söz, kaybedilecek on bin yol

You held it all and I was by your side, powerless

sen hepsini tuttun ama ben yanındaydım, güçsüz..

I watched you fall apart and chased you to the end.

senin düşmeni izledim ve sona kadar takip ettim.

güçsüzce [x2]

Linkin Park – Castle Of Glass

Linkin Park Castle Of Glass Türkçe Çevirisi

Take me down to the river-bend.

Beni nehrin kıvrımına götür.

Take me down to the fighting end.

Beni kavganın bittiği yere götür.

Wash the poison from off my skin.

Vücudumdaki zehri yıka.

Show me how to be whole again.

Tekrar nasıl bütün olucağımı göster.

Fly me up on a silver wing.

Gümüş bir kanatla uçur beni.

Past the black where the sirens sing.

Sirenlerin çaldığı geçmişi geç.

Warm me up in the nova’s glow.

Novanın(yıldız) parıltısında ısıt beni.

And drop me down to the drain below.

ve beni aşagıdaki kanala damlat.

Cause I’m only a crack in this Castle of Glass.

Çünkü ben sadece bu cam kaledeki bir çatlagım.

Hardly anything left for you to see.

Senin görmen için nerdeyse hicbirşey kalmamış.

For you to see.

Senin görmen için..

Bring me home in a blinding dream.

Karışık bir rüyada beni evime götür.

Through the secrets that I have seen.

Gördüğüm sırlar boyunca.

Wash the sorrow from off my skin

Üzüntüyü yıka derimden.

and show me how to be whole again.

Bana nasıl tekrar bütün olucağımı göster.

Cause I’m only a crack in this Castle of Glass.

Çünkü ben sadece bu cam kaledeki bir çatlagım.

Hardly anything left for you to see.

Senin görmen için nerdeyse hicbirşey kalmamış.

For you to see.

Senin görmen için..

Cause I’m only a crack in this Castle of Glass.

Çünkü ben sadece bu cam kaledeki bir çatlagım.

Hardly anything left for you to see.

Senin görmen için nerdeyse hicbirşey kalmamış.

For you to see.

Senin görmen için..

Linkin Park – Castle Of Glass

Linkin Park Castle Of Glass Türkçe Çevirisi

Take me down to the river-bend.

Beni nehrin kıvrımına götür.

Take me down to the fighting end.

Beni kavganın bittiği yere götür.

Wash the poison from off my skin.

Vücudumdaki zehri yıka.

Show me how to be whole again.

Tekrar nasıl bütün olucağımı göster.

Fly me up on a silver wing.

Gümüş bir kanatla uçur beni.

Past the black where the sirens sing.

Sirenlerin çaldığı geçmişi geç.

Warm me up in the nova’s glow.

Novanın(yıldız) parıltısında ısıt beni.

And drop me down to the drain below.

ve beni aşagıdaki kanala damlat.

Cause I’m only a crack in this Castle of Glass.

Çünkü ben sadece bu cam kaledeki bir çatlagım.

Hardly anything left for you to see.

Senin görmen için nerdeyse hicbirşey kalmamış.

For you to see.

Senin görmen için..

Bring me home in a blinding dream.

Karışık bir rüyada beni evime götür.

Through the secrets that I have seen.

Gördüğüm sırlar boyunca.

Wash the sorrow from off my skin

Üzüntüyü yıka derimden.

and show me how to be whole again.

Bana nasıl tekrar bütün olucağımı göster.

Cause I’m only a crack in this Castle of Glass.

Çünkü ben sadece bu cam kaledeki bir çatlagım.

Hardly anything left for you to see.

Senin görmen için nerdeyse hicbirşey kalmamış.

For you to see.

Senin görmen için..

Cause I’m only a crack in this Castle of Glass.

Çünkü ben sadece bu cam kaledeki bir çatlagım.

Hardly anything left for you to see.

Senin görmen için nerdeyse hicbirşey kalmamış.

For you to see.

Senin görmen için..

Linkin Park – Castle Of Glass

Linkin Park Castle Of Glass Türkçe Çevirisi

Take me down to the river-bend.

Beni nehrin kıvrımına götür.

Take me down to the fighting end.

Beni kavganın bittiği yere götür.

Wash the poison from off my skin.

Vücudumdaki zehri yıka.

Show me how to be whole again.

Tekrar nasıl bütün olucağımı göster.

Fly me up on a silver wing.

Gümüş bir kanatla uçur beni.

Past the black where the sirens sing.

Sirenlerin çaldığı geçmişi geç.

Warm me up in the nova’s glow.

Novanın(yıldız) parıltısında ısıt beni.

And drop me down to the drain below.

ve beni aşagıdaki kanala damlat.

Cause I’m only a crack in this Castle of Glass.

Çünkü ben sadece bu cam kaledeki bir çatlagım.

Hardly anything left for you to see.

Senin görmen için nerdeyse hicbirşey kalmamış.

For you to see.

Senin görmen için..

Bring me home in a blinding dream.

Karışık bir rüyada beni evime götür.

Through the secrets that I have seen.

Gördüğüm sırlar boyunca.

Wash the sorrow from off my skin

Üzüntüyü yıka derimden.

and show me how to be whole again.

Bana nasıl tekrar bütün olucağımı göster.

Cause I’m only a crack in this Castle of Glass.

Çünkü ben sadece bu cam kaledeki bir çatlagım.

Hardly anything left for you to see.

Senin görmen için nerdeyse hicbirşey kalmamış.

For you to see.

Senin görmen için..

Cause I’m only a crack in this Castle of Glass.

Çünkü ben sadece bu cam kaledeki bir çatlagım.

Hardly anything left for you to see.

Senin görmen için nerdeyse hicbirşey kalmamış.

For you to see.

Senin görmen için..

Linkin Park – I’ll Be Gone

Linkin Park I’ll Be Gone Türkçe Çevirisi

Like shining oil, this night is dripping down

Bu gece parlayan yağ gibi damlıyor.

Stars are slipping down, glistening

Yıldızlar kayıyor, parlayarak

And I’m trying not to think what I’m leaving now

ve ben şimdi neyi bıraktığımı düşünmemeye çalışıyorum.

No deceiving now, it’s time you let me know.

kandırmak yok, şimdi bırak bileyim

Let me know

bırak bileyim.

When the lights go out and we open our eyes,

ışıklar söndüğünde ve gözlerimizi açtığımızda,

Out there in the silence, I’ll be gone, I’ll be gone.

orada sessizlikte, ben gitmiş olacağım, gitmiş olacağım..

Let the sun fade out and another one rise

bırak güneş batsın ve başkası tekrar doğsun

Climbing through tomorrow, I’ll be gone, I’ll be gone.

yarın olurken, ben gitmiş olacağım, gitmiş olacagım..

This in between us is getting thinner now

aramızdaki bu sey gittikçe inceliyor.

Into winter now, bitter sweet

şimdi kış, acı tatlı

Across that horizon this sun is setting down

o ufukta bu güneş batıyor

You’re forgetting now, it’s time you let me go, let me go

şimdi unutuyorsun, beni bırakma zamanın, bırak gideyim

When the lights go out and we open our eyes,

ışıklar söndüğünde ve gözlerimizi açtığımızda,

Out there in the silence, I’ll be gone, I’ll be gone.

orada sessizlikte, ben gitmiş olacağım, gitmiş olacağım..

Let the sun fade out and another one rise

bırak güneş batsın ve başkası tekrar doğsun

Climbing through tomorrow, I’ll be gone, I’ll be gone.

yarın olurken, ben gitmiş olacağım, gitmiş olacagım..

And tell them I couldn’t help myself

ve onlara kendime hakim olamadığımı söyle

And tell them I was alone

ve onlara yanlız olduğumu söyle

Oh, tell me I am the only one

oh, söyle ben senin için tekim

And there’s nothing left to stop me.

ve beni durduracak birşey kalmasın.

When the lights go out and we open our eyes,

ışıklar söndüğünde ve gözlerimizi açtığımızda,

Out there in the silence, I’ll be gone, I’ll be gone.

orada sessizlikte, ben gitmiş olacağım, gitmiş olacağım..

Let the sun fade out and another one rise

bırak güneş batsın ve başkası tekrar doğsun

Climbing through tomorrow, I’ll be gone, I’ll be gone.

yarın olurken, ben gitmiş olacağım, gitmiş olacagım..

Linkin Park – I’ll Be Gone

Linkin Park I’ll Be Gone Türkçe Çevirisi

Like shining oil, this night is dripping down

Bu gece parlayan yağ gibi damlıyor.

Stars are slipping down, glistening

Yıldızlar kayıyor, parlayarak

And I’m trying not to think what I’m leaving now

ve ben şimdi neyi bıraktığımı düşünmemeye çalışıyorum.

No deceiving now, it’s time you let me know.

kandırmak yok, şimdi bırak bileyim

Let me know

bırak bileyim.

When the lights go out and we open our eyes,

ışıklar söndüğünde ve gözlerimizi açtığımızda,

Out there in the silence, I’ll be gone, I’ll be gone.

orada sessizlikte, ben gitmiş olacağım, gitmiş olacağım..

Let the sun fade out and another one rise

bırak güneş batsın ve başkası tekrar doğsun

Climbing through tomorrow, I’ll be gone, I’ll be gone.

yarın olurken, ben gitmiş olacağım, gitmiş olacagım..

This in between us is getting thinner now

aramızdaki bu sey gittikçe inceliyor.

Into winter now, bitter sweet

şimdi kış, acı tatlı

Across that horizon this sun is setting down

o ufukta bu güneş batıyor

You’re forgetting now, it’s time you let me go, let me go

şimdi unutuyorsun, beni bırakma zamanın, bırak gideyim

When the lights go out and we open our eyes,

ışıklar söndüğünde ve gözlerimizi açtığımızda,

Out there in the silence, I’ll be gone, I’ll be gone.

orada sessizlikte, ben gitmiş olacağım, gitmiş olacağım..

Let the sun fade out and another one rise

bırak güneş batsın ve başkası tekrar doğsun

Climbing through tomorrow, I’ll be gone, I’ll be gone.

yarın olurken, ben gitmiş olacağım, gitmiş olacagım..

And tell them I couldn’t help myself

ve onlara kendime hakim olamadığımı söyle

And tell them I was alone

ve onlara yanlız olduğumu söyle

Oh, tell me I am the only one

oh, söyle ben senin için tekim

And there’s nothing left to stop me.

ve beni durduracak birşey kalmasın.

When the lights go out and we open our eyes,

ışıklar söndüğünde ve gözlerimizi açtığımızda,

Out there in the silence, I’ll be gone, I’ll be gone.

orada sessizlikte, ben gitmiş olacağım, gitmiş olacağım..

Let the sun fade out and another one rise

bırak güneş batsın ve başkası tekrar doğsun

Climbing through tomorrow, I’ll be gone, I’ll be gone.

yarın olurken, ben gitmiş olacağım, gitmiş olacagım..

Linkin Park – I’ll Be Gone

Linkin Park I’ll Be Gone Türkçe Çevirisi

Like shining oil, this night is dripping down

Bu gece parlayan yağ gibi damlıyor.

Stars are slipping down, glistening

Yıldızlar kayıyor, parlayarak

And I’m trying not to think what I’m leaving now

ve ben şimdi neyi bıraktığımı düşünmemeye çalışıyorum.

No deceiving now, it’s time you let me know.

kandırmak yok, şimdi bırak bileyim

Let me know

bırak bileyim.

When the lights go out and we open our eyes,

ışıklar söndüğünde ve gözlerimizi açtığımızda,

Out there in the silence, I’ll be gone, I’ll be gone.

orada sessizlikte, ben gitmiş olacağım, gitmiş olacağım..

Let the sun fade out and another one rise

bırak güneş batsın ve başkası tekrar doğsun

Climbing through tomorrow, I’ll be gone, I’ll be gone.

yarın olurken, ben gitmiş olacağım, gitmiş olacagım..

This in between us is getting thinner now

aramızdaki bu sey gittikçe inceliyor.

Into winter now, bitter sweet

şimdi kış, acı tatlı

Across that horizon this sun is setting down

o ufukta bu güneş batıyor

You’re forgetting now, it’s time you let me go, let me go

şimdi unutuyorsun, beni bırakma zamanın, bırak gideyim

When the lights go out and we open our eyes,

ışıklar söndüğünde ve gözlerimizi açtığımızda,

Out there in the silence, I’ll be gone, I’ll be gone.

orada sessizlikte, ben gitmiş olacağım, gitmiş olacağım..

Let the sun fade out and another one rise

bırak güneş batsın ve başkası tekrar doğsun

Climbing through tomorrow, I’ll be gone, I’ll be gone.

yarın olurken, ben gitmiş olacağım, gitmiş olacagım..

And tell them I couldn’t help myself

ve onlara kendime hakim olamadığımı söyle

And tell them I was alone

ve onlara yanlız olduğumu söyle

Oh, tell me I am the only one

oh, söyle ben senin için tekim

And there’s nothing left to stop me.

ve beni durduracak birşey kalmasın.

When the lights go out and we open our eyes,

ışıklar söndüğünde ve gözlerimizi açtığımızda,

Out there in the silence, I’ll be gone, I’ll be gone.

orada sessizlikte, ben gitmiş olacağım, gitmiş olacağım..

Let the sun fade out and another one rise

bırak güneş batsın ve başkası tekrar doğsun

Climbing through tomorrow, I’ll be gone, I’ll be gone.

yarın olurken, ben gitmiş olacağım, gitmiş olacagım..

Linkin Park – In My Remains

Linkin Park In My Remains Türkçe Çevirisi

Separate, sifting through the wreckage

ayrı ayrı, yıkıntıları eleyerek

I can’t concentrate, searching for a message

odaklanamıyorum, bir mesaj arıyorum

In the fear and pain, broken down and waiting

korhu ve acı içinde, yıkıldım ve bekliyorum

For the chance to feel alive

yaşadığımı hissetme şansı için

Now in my remains

şimdi kalıntılarımda

Our promises that never came

gerçekleşmeyen düşlerimiz

Except this silent rain

bu sessiz yağmurun dışında

To wash away the worst of me

en kötü halimi yıkayıp geçen

Come apart, falling in the cracks

parçalanan, çatlaklarına düşen

Of every broken heart, digging through the wreckage

her kırık kalbin, enkazı eşeliyorum

Of your disregard, sinking down and waiting

senin görmezden gelmenin, boğuluyorum ve bekliyorum

For the chance, to feel alive

şansı için, hayatta hissetmenin

Now in my remains

şimdi kalıntılarımda

Our promises that never came

gerçekleşmeyen düşlerimiz

Except this silent rain

bu sessiz yağmurun dışında

To wash away the worst of me

en kötü halimi yıkayıp geçen

Like an army, falling

bir ordau gibi, düşen

One by one by one

tek tek

Like an army, falling

bir ordau gibi, düşen

One by one by one

tek tek

Like an army, falling

bir ordau gibi, düşen

One by one by one

tek tek

Like an army, falling

bir ordau gibi, düşen

One by one by one

tek tek

Now in my remains

şimdi kalıntılarımda

Our promises that never came

gerçekleşmeyen düşlerimiz

Except this silent rain

bu sessiz yağmurun dışında

To wash away the worst of me

en kötü halimi yıkayıp geçen

Like an army, falling

bir ordau gibi, düşen

One by one by one

tek tek