Kategori arşivi: J

Journey – Stone In Love

Journey Stone In Love Türkçe Çevirisi

Those crazy nights, I do remember in my youth

I do recall, those were the best times, most of all

In the heat with a blue jean girl

Burnin’ love comes once in a lifetime

She found me singing by the rail road track

Took me home, we danced by moonlight

Those summer nights are callin’,

stone in love

Can’t help myself I’m fallinstone in love

Old dusty roads, led to the river

Runnin’ slow

She pulled me down, and in clover

We’d go ’round

In the heat with a blue jean girl

Burnin’ love comes once in a lifetime

Oo the memories never fade away

Golden girl, I’ll keep you forever.

—————

kaya gibi aşk

o çılgın geceler, gençliğime dair hatırladıklarım

anımsıyorum, en güzel zamanlarımdı, hepsinin en iyileri

kot pantolonlu bir kızın alevinde

ateşli aşk bir kere gelir insana hayatta

beni rayların üstünde şarkı söylerken buldu

evine götürdü ve dans ettik ayışığında

o yaz geceler aklımda hâlâ

kaya gibi bir aşk diyorum ona

kendime yardım edemiyorum, kaya gibi

bir aşkın içine düşüyorum

eski tozlu yollar, yavaşça akan

nehre gider

bana sarılıp düşürdü, ve yoncaların içinde

yuvarlandık

kot pantolonlu bir kızın alevinde

ateşli aşk bir kere gelir insana hayatta

oo, hatıralar asla silinmez

altın kız, seni sonsuza dek hatırlayacağım

John Mayer – Love Is A Verb

John Mayer Love Is A Verb Türkçe Çevirisi

“Love Is A Verb”

Love is a verb

Aşk bir eylem

It ain’t a thing

Bir şey değil

It’s not something you own

Sahip olduğun bir şey değil

It’s not something you scream

Çığlık attığın bir şey değil

When you show me love

Bana aşkını gösterdiğinde

I don’t need your words

Kelimelerine ihtiyacım yoktu

Yeah love ain’t a thing

Evet aşk bir şey değil

Love is a verb

Aşk bir eylem

Love ain’t a thing

Aşk bir şey değil

Love is a verb

Aşk bir eylem

Love ain’t a crutch

Aşk bir koltuk değneği değil

It ain’t an excuse

Bu bir bahane değil

No you can’t get through love

Hayır bunu aşkla alamazsın

On just a pile of IOU

Seni seviyorum sadece bir kazık üzerinde

Love ain’t a drug

Aşk bir uyuşturucu değil

Despite what you’ve heard

Duyduğun şeye rağmen

Yeah love ain’t a thing

Evet aşk bir şey değil

Love is a verb

Aşk bir eylem

Love ain’t a thing

Aşk bir şey değil

Love is a verb

Aşk bir eylem

So you gotta show, show, show me

Bana göstermelisin, göster, göster bana

Show, show, show me

Göster, göster, göster bana

Show, show, show me

Göster, göster, göster bana

That love is a verb

Aşkın bir eylem olduğunu

Yeah you gotta show, show, show me

Evet bana göstermelisin, göster, göster bana

Show, show, show me

Göster, göster, göster bana

Show, show, show me

Göster, göster, göster bana

That love is a verb

Aşkın bir eylem olduğunu

Love ain’t a thing

Aşk bir şey değil

Love is a verb

Aşk bir eylem

John Mayer – Love Is A Verb

John Mayer Love Is A Verb Türkçe Çevirisi

“Love Is A Verb”

Love is a verb

Aşk bir eylem

It ain’t a thing

Bir şey değil

It’s not something you own

Sahip olduğun bir şey değil

It’s not something you scream

Çığlık attığın bir şey değil

When you show me love

Bana aşkını gösterdiğinde

I don’t need your words

Kelimelerine ihtiyacım yoktu

Yeah love ain’t a thing

Evet aşk bir şey değil

Love is a verb

Aşk bir eylem

Love ain’t a thing

Aşk bir şey değil

Love is a verb

Aşk bir eylem

Love ain’t a crutch

Aşk bir koltuk değneği değil

It ain’t an excuse

Bu bir bahane değil

No you can’t get through love

Hayır bunu aşkla alamazsın

On just a pile of IOU

Seni seviyorum sadece bir kazık üzerinde

Love ain’t a drug

Aşk bir uyuşturucu değil

Despite what you’ve heard

Duyduğun şeye rağmen

Yeah love ain’t a thing

Evet aşk bir şey değil

Love is a verb

Aşk bir eylem

Love ain’t a thing

Aşk bir şey değil

Love is a verb

Aşk bir eylem

So you gotta show, show, show me

Bana göstermelisin, göster, göster bana

Show, show, show me

Göster, göster, göster bana

Show, show, show me

Göster, göster, göster bana

That love is a verb

Aşkın bir eylem olduğunu

Yeah you gotta show, show, show me

Evet bana göstermelisin, göster, göster bana

Show, show, show me

Göster, göster, göster bana

Show, show, show me

Göster, göster, göster bana

That love is a verb

Aşkın bir eylem olduğunu

Love ain’t a thing

Aşk bir şey değil

Love is a verb

Aşk bir eylem

John Mayer – Love Is A Verb

John Mayer Love Is A Verb Türkçe Çevirisi

“Love Is A Verb”

Love is a verb

Aşk bir eylem

It ain’t a thing

Bir şey değil

It’s not something you own

Sahip olduğun bir şey değil

It’s not something you scream

Çığlık attığın bir şey değil

When you show me love

Bana aşkını gösterdiğinde

I don’t need your words

Kelimelerine ihtiyacım yoktu

Yeah love ain’t a thing

Evet aşk bir şey değil

Love is a verb

Aşk bir eylem

Love ain’t a thing

Aşk bir şey değil

Love is a verb

Aşk bir eylem

Love ain’t a crutch

Aşk bir koltuk değneği değil

It ain’t an excuse

Bu bir bahane değil

No you can’t get through love

Hayır bunu aşkla alamazsın

On just a pile of IOU

Seni seviyorum sadece bir kazık üzerinde

Love ain’t a drug

Aşk bir uyuşturucu değil

Despite what you’ve heard

Duyduğun şeye rağmen

Yeah love ain’t a thing

Evet aşk bir şey değil

Love is a verb

Aşk bir eylem

Love ain’t a thing

Aşk bir şey değil

Love is a verb

Aşk bir eylem

So you gotta show, show, show me

Bana göstermelisin, göster, göster bana

Show, show, show me

Göster, göster, göster bana

Show, show, show me

Göster, göster, göster bana

That love is a verb

Aşkın bir eylem olduğunu

Yeah you gotta show, show, show me

Evet bana göstermelisin, göster, göster bana

Show, show, show me

Göster, göster, göster bana

Show, show, show me

Göster, göster, göster bana

That love is a verb

Aşkın bir eylem olduğunu

Love ain’t a thing

Aşk bir şey değil

Love is a verb

Aşk bir eylem

Jorge Blanco – Cuando Me Voy

Jorge Blanco Cuando Me Voy Türkçe Çevirisi

Cuando me voy, me quieres seguir

Cuando yo estoy, tu te quieres ir

Dame el motivo de tu temor

Dame tu amor

Todo es como tu y yo

Solo dame una razón

Lo que te doy, ya no tiene fin

Dime quien soy y me quedo aquí

Dame el motivo de tu temor

Dame tu amor

Todo es como tu y yo

Solo dame una razón

Hey, mírame vivamos el momento

Hey, háblame que se detiene el tiempo

Hey, tu y yo, tu la melodía que en mi sintonia nace una canción

Oigo tu voz en el contestador

Pero confundes mi corazón

Dame el motivo de tu temor

Dame tu amor

Todo es como tu y yo

Solo dame una razón (mi amor?)

Hey, mírame vivamos el momento

Hey, háblame que se detiene el tiempo

Hey, tu y yo, tu la melodía que en mi sintonia nace una canción

Y ya tu sabes, nena

Your love is like a thunder

Porque tu amor me llena

Burn me in your fire (x2)

Hey, mírame vivamos el momento

Hey, háblame que se detiene el tiempo

Hey, tu y yo, tu la melodía que en mi sintonia nace una canción

Try to align

Türkçe

Beni Bırakın

Beni bırakın , gitmek istiyorum

Sen gitmek istediğinde

Bana korku için sebep ver

Bana aşkını ver

Her şey sen ve ben gibi

Sadece bana bir akıl ver

Ben verdim , ve bunun sonu ne

Kim olduğumu ve nerede olduğumu söyle

Bana korku için sebep ver

Bana aşkını ver

Her şey sen ve ben gibi

Sadece bana bir akıl ver

Hey , beni şuan canlı izle

Hey , konuş benimle yoksa zaman durur

Hey , sen ve ben , dünyaya uyum içinde bir şarkı gibi doğduk

Cevapladığında sesini duyuyorum

Ama kalbim karıştı

Bana korku için sebep ver

Bana aşkını ver

Her şey sen ve ben gibi

Sadece bana bir akıl ver (aşkım?)

Hey , beni şuan canlı izle

Hey , konuş benimle yoksa zaman durur

Hey , sen ve ben , dünyaya uyum içinde bir şarkı gibi doğduk

Ve bildiğin gibi bebeğim

Aşkın bir gök gürültüsü gibi

Çünkü senin aşkın beni doldurur

Senin ateşinle beni yak (x2)

Hey , beni şuan canlı izle

Hey , konuş benimle yoksa zaman durur

Hey , sen ve ben , dünyaya uyum içinde bir şarkı gibi doğduk

Jim Croce – Time In A Bottle

Jim Croce Time In A Bottle Türkçe Çevirisi

If I could save time in a bottle

Zamanı bir şişede saklayabilseydim

The first thing that I’d like to do

Yapmak isteyeceğim ilk şey

Is to save every day

Her gün saklamak olurdu

Till Eternity passes away

Sonsuzluk geçip gidene kadar

Just to spend them with you

Sadece seninle zaman geçirmek için

If I could make days last forever

Günleri sonsuza dek sürdürebilseydim

If words could make wishes come true

Sözler dilekleri gerçekleştirebilseydi

I’d save every day like a treasure and then

Hazine gibi her gün saklardım ve sonra

Again, I would spend them with you

Yine, onları seninle harcardım

But there never seems to be enough time

Ama asla yeterli zaman yok

To do the things you want to do

Yapmak istediğin şeyleri yapman için

Once you find them

Önce onları bulursun

I’ve looked around enough to know

Tanımak için her yere yeterince baktım

That you’re the one I want to go

Gitmek istediğim tek kişi sensin

Through time with

Zamanın akışıyla

If I had a box just for wishes

Sadece dilek kutum olsaydı

And dreams that had never come true

Ve asla gerçekleşmemiş hayaller

The box would be empty

Kutu boş olurdu

Except for the memory

Hatıralar dışında

Of how they were answered by you

Senin cevabını verdiklerini

But there never seems to be enough time

Ama asla yeterli zaman yok

To do the things you want to do

Yapmak istediğin şeyleri yapman için

Once you find them

Önce onları bulursun

I’ve looked around enough to know

Tanımak için her yere yeterince baktım

That you’re the one I want to go

Gitmek istediğim tek kişi sensin

Through time with

Zamanın akışıyla

Jim Croce – I’ll Have To Say I Love You In A Song

Jim Croce I’ll Have To Say I Love You In A Song Türkçe Çevirisi

Well, I know it’s kind of late

Tamam, biliyorum biraz geç oldu

I hope I didn’t wake you

Umarım uyandırmadım seni

But what I got to say can’t wait

Ama söyleyeceğim şey bekleyemez

I know you’d understand

Biliyorum anlarsın

‘Cause every time I tried to tell you

Çünkü sana anlatmaya çalıştığım her an

The words just came out wrong

Sözler ağzımdan yanlış çıktı

So I’ll have to say I love you in a song

O zaman seni sevdiğimi bir şarkıda söylemek zorunda kalacağım

Yeah, I know it’s kind of strange

Evet, biliyorum biraz garip oldu

But every time I’m near you

Ama senin yanında olduğum her an

I just run out of things to say

Söyleyecek şey bulamıyorum

I know you’d understand

Biliyorum anlarsın

‘Cause every time I tried to tell you

Çünkü sana anlatmaya çalıştığım her an

The words just came out wrong

Sözler ağzımdan yanlış çıktı

So I’ll have to say I love you in a song

O zaman seni sevdiğimi bir şarkıda söylemek zorunda kalacağım

‘Cause Every time the time was right

All the words just came out wrong

Tüm sözler ağzımdan yanlış çıktı

So I’ll have to say I love you in a song

O zaman seni sevdiğimi bir şarkıda söylemek zorunda kalacağım

Yeah, I know it’s kind of late

Evet, biliyorum biraz geç oldu

I hope I didn’t wake you

Umarım uyandırmadım seni

But there’s something that I just got to say

Ama söylemem gereken bir şey var

I know you’d understand

Biliyorum anlarsın

‘Cause every time I tried to tell you

Çünkü sana anlatmaya çalıştığım her an

The words just came out wrong

Sözler ağzımdan yanlış çıktı

So I’ll have to say I love you in a song

O zaman seni sevdiğimi bir şarkıda söylemek zorunda kalacağım

Jim Croce – Bad, Bad, Leroy Brown

Jim Croce Bad, Bad, Leroy Brown Türkçe Çevirisi

Well the South side of Chicago

Şikago’nun güneyi

Is the baddest part of town

Şehrin en kötü kısmıdır

And if you go down there

Ve oraya gidersen

You better just beware

Gözünü dört açsan iyi olur

Of a man named Leroy Brown

Leroy Brown adlı adama

Now Leroy more than trouble

Artık Leroy beladanda fazlası

You see he stand ’bout six foot four

6 metre ötede duruyor bak

All the downtown ladies call him “Treetop Lover”

Bütün aşağı yaka leydileri ona “Ağaç Tepesi Aşığı” der

All the men just call him “Sir”

Bütün adamlar ona sadece “Efendi” der

And it’s bad, bad Leroy Brown

Ve o kötü, kötü Leroy Brown

The baddest man in the whole damned town

Lanetli şehirdeki en kötü adam

Badder than old King Kong

Yaşlı Kral Kong’dan da kötü

And meaner than a junkyard dog

Ve hurda deposu köpeğinden daha acımasız

Now Leroy he a gambler

Şimdi Leroy bir kumarbaz

And he like his fancy clothes

Ve gösterişli kıyafetlerini seviyor

And he like to wave his diamond rings

Ve elmas yüzüklerini sallamayı sever

In front of everybody’s nose

Herkesin burnuna sokarak

He got a custom Continental

Avrupai bir geleneği var

He got an Eldorado too

Altın ülkesi de var

He got a 32 gun in his pocket for fun

Eğlencesine cebinde 32lik silah var

He got a razor in his shoe

Ayakkabısında ustura var

And it’s bad, bad Leroy Brown

Ve o kötü, kötü Leroy Brown

The baddest man in the whole damned town

Lanetli şehirdeki en kötü adam

Badder than old King Kong

Yaşlı Kral Kong’dan da kötü

And meaner than a junkyard dog

Ve hurda deposu köpeğinden daha acımasız

Now Friday ’bout a week ago

Cuma günü bir hafta kadar önce

Leroy shootin’ dice

Leroy zar oyunu oynuyordu

And at the edge of the bar

Ve barın köşesinde

Sat a girl named Doris

Doris adında bir kızla oturdu

And oo that girl looked nice

Ve oo kız güzeldi

Well he cast his eyes upon her

Gözlerini ona dikti

And the trouble soon began

Ve bela başladı hemen

‘Cause Leroy Brown learned a lesson

Çünkü Leroy Brown dersini aldı

‘Bout messin’ with the wife of a jealous man

Kıskanç bir adamın karısıyla takılma konusunda

And it’s bad, bad Leroy Brown

Ve o kötü, kötü Leroy Brown

The baddest man in the whole damned town

Lanetli şehirdeki en kötü adam

Badder than old King Kong

Yaşlı Kral Kong’dan da kötü

And meaner than a junkyard dog

Ve hurda deposu köpeğinden daha acımasız

Well the two men took to fighting

İki adam kavga etmeye gitti

And when they pulled them off the floor

Ve birbirlerini yere attılar

Leroy looked like a jigsaw puzzle

Leroy bozyap gibi göründü

With a couple of pieces gone

Birkaç parçası kayıp

Jim Croce – Operator

Jim Croce Operator Türkçe Çevirisi

Operator, oh could you help me place this call

Operatör, oh bu aramayı yapmama yardım eder misin

You see the number on the matchbook is old and faded

Rehberde gördüğün numara eski ve kayıp

She�s livin� in l.a.

O Los Angeles’ta yaşıyor

With my best old ex-friend ray

Yaşlı eski arkadaşım Ray’le

A guy she said she knew well and sometimes hated

İyi tanıdığı bir adam ve bazen nefret ettiği

Isn�t that the way they say it goes

Böyle gitmesi gerekmez mi

But let�s forget all that

Ama her şeyi unutalım

And give me the number if you can find it

Ve bulabilirsen bana numarayı ver

So I can call just to tell them I�m fine and to show

Böylece sadece iyi olduğum ve göstermek için arayabilirim

I�ve overcome the blow

Esintiyi atlattım

I�ve learned to take it well

İyi atlatmayı öğrendim

I only wish my words could just convince myself

Sadece sözlerimin beni inandırabilmesini diledim

But that�s not the way it feels

Ama bu böyle değil

Operator, oh could you help me place this call

Operatör, oh bu aramayı yapmama yardım eder misin

�cause I can�t read the number that you just gave me

Çünkü bana verdiğin numarayı okuyamıyorum

There�s something in my eye�s

Gözümde bir şey var

You know it happens every time

Hep böyle olur biliyorsun

I think about the love that i thought would save me

Beni kurtaracağını düşündüğüm aşkı düşünüyorum

Isn�t that the way they say it goes

Böyle gitmesi gerekmez mi

But let�s forget all that

Ama her şeyi unutalım

And give me the number if you can find it

Ve bulabilirsen bana numarayı ver

So I can call just to tell them I�m fine and to show

Böylece sadece iyi olduğum ve göstermek için arayabilirim

I�ve overcome the blow

Esintiyi atlattım

I�ve learned to take it well

İyi atlatmayı öğrendim

I only wish my words could just convince myself

Sadece sözlerimin beni inandırabilmesini diledim

But that�s not the way it feels

Ama bu böyle değil

Operator oh let�s forget about this call

Operatör oh bu konuşmayı unutalım

There�s no one there I really wanted to talk you

Burda gerçekten konuşmak istediğim biri yok

Thank you for your time

Zaman ayırdığın için sağol

Oh you�ve been so much more than kind

Oh kibarlıktan daha fazlasıydın

And you can keep the dime

Ve on sentin kalabilir sen de

Isn�t that the way they say it goes

Böyle gitmesi gerekmez mi

But let�s forget all that

Ama her şeyi unutalım

And give me the number if you can find it

Ve bulabilirsen bana numarayı ver

So I can call just to tell them I�m fine and to show

Böylece sadece iyi olduğum ve göstermek için arayabilirim

I�ve overcome the blow

Esintiyi atlattım

I�ve learned to take it well

İyi atlatmayı öğrendim

I only wish my words could just convince myself

Sadece sözlerimin beni inandırabilmesini diledim

But that�s not the way it feels

Ama bu böyle değil

Jim Croce – I Got A Name

Jim Croce I Got A Name Türkçe Çevirisi

Like the pine trees lining the winding road,

Rüzgarlı yolda sıralanan çam ağaçları gibi

I got a name, I got a name;

Benim bir adım var, Benim bir adım var

Like the singing bird and the croaking toad,

şarkı söyleyen kuş ve vraklayan kurbağa gibi

I got a name, I got a name.

Benim bir adım var, Benim bir adım var

And I carry it with me like my daddy did

Ve babamınyaptığı gibi ben de taşırım onu

But I’m living the dream that he kept hid.

Ama onun sakladığı hayali yaşıyorum

Moving me down the highway, rolling me down the highway

Beni otoyola götürüyor, otoyola sürüklüyor

Moving ahead so life won’t pass me by.

Düz götürüyor, böylece hayat beni geçip gitmez

Like the north wind whistlin down the sky,

Gökyüzünden ıslık çalan bir kuzey rüzgarı gibi

I got a song; I got a song.

Benim bir şarkım var, benim bir şarkım var

Like the whippoorwill and the baby’s cry,

Gece kuşu ve bebeğin ağlaması gibi

I got a song; I got a song,

Benim bir şarkım var, benim bir şarkım var

And I carry it with me and I sing it loud;

Ve onu benimle taşırım ve yüksek sesle söylerim

If it gets me nowhere, I’ll go there proud.

Beni hiçbir yere götürmezse, oraya gururla giderim

Moving me down the highway, rolling me down the highway

Beni otoyola götürüyor, otoyola sürüklüyor

Moving ahead so life won’t pass me by.

Düz götürüyor, böylece hayat beni geçip gitmez

And I’m gonna go there free…

Ve oraya özgürce gideceğim..

Like the fool I am and I’ll always be,

Aptallığım ve hep öyle olacağım gibi

I got a dream, I got a dream.

Benim bir hayalim var, benim bir hayalim var

They can change their minds but the can’t change me,

Fikirlerini değiştirebilirler ama beni değiştiremezler

I got a dream, I got a dream;

Benim bir hayalim var, benim bir hayalim var

Oh, I know I could share it if you’d want me to;

Oh, biliyorum beni istersen seninle paylaşabilirim onu

If you’re goin’ my way, I’ll go with you.

Benim yolumdan gidiyorsan, ben de seninle gelirim

Moving me down the highway, rolling me down the highway

Beni otoyola götürüyor, otoyola sürüklüyor

Moving ahead so life won’t pass me by.

Düz götürüyor, böylece hayat beni geçip gitmez