Kategori arşivi: F

Flunk – Cigarette Burns

Flunk Cigarette Burns Türkçe Çevirisi

One day you’re gonna ride ahead of yours

Bir gün gideceksin

That day you’re gonna rise above of the occasion

Fırsatların üzerinde yükseldiği güne

Hurt – you know it comes like this, it goes like this

Yara – Bunun böyle geldiğini biliyorsun, böyle gidiyor

Hurt – you know it goes like this it comes like this

Yara – Biliyorsun böyle gidiyor, böyle geliyor

I guess the pills don’t work and the drinks don’t work

Sanırım ilaçlar ve içkiler işe yaramıyor

In the morning it hurts like cigarette burns

Sabahları bir sigaranın yanışı gibi acıtıyor

The summer’s daft and winter’s long

Yazın arsızlığı ve kışın uzunluğu gibi

One day you’re gonna find a way to

Bir gün bir yol bulacaksın

That they you’re ride ahead of your vocation

Seni onların çağrısına götürecek

Hurt – you know it comes like this, it goes like this

Yara – Bunun böyle geldiğini biliyorsun, böyle gidiyor

Hurt – you know it goes like this it comes like this

Yara – Biliyorsun böyle gidiyor, böyle geliyor

I guess the pills don’t work and the drinks don’t work

Sanırım ilaçlar ve içkiler işe yaramıyor

In the morning it hurts like cigarette burns

Sabahları bir sigaranın yanışı gibi acıtıyor

The summer’s daft and winter’s long

Yazın arsızlığı ve kışın uzunluğu gibi

Flunk – Cigarette Burns

Flunk Cigarette Burns Türkçe Çevirisi

One day you’re gonna ride ahead of yours

Bir gün gideceksin

That day you’re gonna rise above of the occasion

Fırsatların üzerinde yükseldiği güne

Hurt – you know it comes like this, it goes like this

Yara – Bunun böyle geldiğini biliyorsun, böyle gidiyor

Hurt – you know it goes like this it comes like this

Yara – Biliyorsun böyle gidiyor, böyle geliyor

I guess the pills don’t work and the drinks don’t work

Sanırım ilaçlar ve içkiler işe yaramıyor

In the morning it hurts like cigarette burns

Sabahları bir sigaranın yanışı gibi acıtıyor

The summer’s daft and winter’s long

Yazın arsızlığı ve kışın uzunluğu gibi

One day you’re gonna find a way to

Bir gün bir yol bulacaksın

That they you’re ride ahead of your vocation

Seni onların çağrısına götürecek

Hurt – you know it comes like this, it goes like this

Yara – Bunun böyle geldiğini biliyorsun, böyle gidiyor

Hurt – you know it goes like this it comes like this

Yara – Biliyorsun böyle gidiyor, böyle geliyor

I guess the pills don’t work and the drinks don’t work

Sanırım ilaçlar ve içkiler işe yaramıyor

In the morning it hurts like cigarette burns

Sabahları bir sigaranın yanışı gibi acıtıyor

The summer’s daft and winter’s long

Yazın arsızlığı ve kışın uzunluğu gibi

Flunk – Cigarette Burns

Flunk Cigarette Burns Türkçe Çevirisi

One day you’re gonna ride ahead of yours

Bir gün gideceksin

That day you’re gonna rise above of the occasion

Fırsatların üzerinde yükseldiği güne

Hurt – you know it comes like this, it goes like this

Yara – Bunun böyle geldiğini biliyorsun, böyle gidiyor

Hurt – you know it goes like this it comes like this

Yara – Biliyorsun böyle gidiyor, böyle geliyor

I guess the pills don’t work and the drinks don’t work

Sanırım ilaçlar ve içkiler işe yaramıyor

In the morning it hurts like cigarette burns

Sabahları bir sigaranın yanışı gibi acıtıyor

The summer’s daft and winter’s long

Yazın arsızlığı ve kışın uzunluğu gibi

One day you’re gonna find a way to

Bir gün bir yol bulacaksın

That they you’re ride ahead of your vocation

Seni onların çağrısına götürecek

Hurt – you know it comes like this, it goes like this

Yara – Bunun böyle geldiğini biliyorsun, böyle gidiyor

Hurt – you know it goes like this it comes like this

Yara – Biliyorsun böyle gidiyor, böyle geliyor

I guess the pills don’t work and the drinks don’t work

Sanırım ilaçlar ve içkiler işe yaramıyor

In the morning it hurts like cigarette burns

Sabahları bir sigaranın yanışı gibi acıtıyor

The summer’s daft and winter’s long

Yazın arsızlığı ve kışın uzunluğu gibi

Fun – Light A Roman Candle With Me

Fun Light A Roman Candle With Me Türkçe Çevirisi

Light a roman candle with me.

-Yak Roma kandilini benimle

Just a roman candle,

-Sadece bir tek Roma kandilini

You can wear your sandals

-Sandallarını giyebilirsin

And I’ll pour you just one cup of tea.

-Ve kendine bir fincan çay koyarsın

Then you can go and rest

-Sonra gidip dinlenebilirsin

You haven’t seen my best, so…

-Henüz en iyimi görmedin, bu yüzden…

Just spend an evening with me.

-Sadece bir akşamı geçir benimle

Just a lazy evening,

-Sadece tembel bir akşamı

Then you could be leaving

-Sonra gidebilirsin

Or we could stay and talk until three.

-Ya da üçe kadar kalıp konuşabiliriz

I will think it’s magic and I’ll hope you’ll agree, so…

-Bunun sihir olduğunu düşüneceğim ve senin de öyle düşüneceğini umacağım, bu yüzden…

Light a roman candle with me.

-Yak Roma kandilini benimle

Just a roman candle.

-Sadece bir tek Roma kandilini

Just a perfect apple.

-Sadece mükemmel bir elmayı

Light a roman candle with me.

-Yak Roma kandilini benimle

Just a roman candle.

-Sadece bir tek Roma kandilini

Just a perfect apple.

-Sadece mükemmel bir elmayı

If we were honest

-Eğer dürüst olsaydık

And both wrote a sonnet

-Ve birer sonnet yazsaydık

Together a sandwich with everything on it,

-İçinde her şeyi olan bir sandavici birlikte

At least we would know

-En azından bilseydik

That the sparks didn’t glow

-Kıvılcımların yanmadığını

But we owe it to ourselves to try,

-Ama bunu denemek için kendimize sahibiz

So we aim and ignite!

-Bu yüzden hedef alalım ve tutuşturalım!

So often I call and I plead with you:

Bu yüzden genellikle seni arar ve sana yalvarırım:

“Give me a chance!”

-‘Bana bir şans ver!”

It’s not often that I understand

-Genellikle anlamam

The ins and the outs of what’s wrong and what’s right.

-Neyin doğru neyin yanlış olduğunu

So don’t think of tomorrow tonight.

-Bu yüzden bu gece yarını düşünme

Oh, I know, it goes on, it gets old

-Oh, biliyorum, devam ediyor, eskiyor

But for now we’re young, we smell good, we’re alone, so alive.

-Ama şimdilik genciz, iyi kokuyoruz, yanlızız, çok canlıyız

You look for a legend,

-Sen efsane arıyorsun

I’m looking for common ground.

-Ben uyuşma temeli

Your heart isn’t breaking,

-Senin kalbin kırılmıyor

And mine isn’t making a sound.

-Ve benimki ses çıkarmıyor

Oh I know, it goes on, it gets old

Oh biliyorum, devam ediyor, eskiyor

Oh I know, it goes on, it gets old, so…

-Oh biliyorum, devam ediyor, eskiyor, bu yüzden…

Light a roman candle with me.

-Yak Roma kandilini benimle

Just a roman candle.

-Sadece bir tek Roma kandilini

Just a perfect apple.

-Sadece mükemmel bir elmayı

Fun – At Least I’m Not As Sad As I Used To Be

Fun At Least I’m Not As Sad As I Used To Be Türkçe Çevirisi

Have you ever wondered about our old nu-metal friends and what became of them?

-Hiç eski metalci olmayan dostlarımızı ve onlara ne olduğunu merak ettin mi?

Turns out I saw them a couple of days ago,

-En son birkaç gün önce gördüm onları,

They were laughing and drinking and smoking and singing.

-Gülüyor ve alkol alıyor ve sigara içiyor ve şarkı söylüyorlardı.

C’mon, can you count all the notches in your belt?

-Hadi ama, kemerindeki tüm kertikleri hesaplayabilir misin?

I’d rather not, let’s just say I’m starving myself.

-Ben yapmak istemem, sadece çok açım ben derim.

Baby, put your name down on a piece of paper.

-Bebeğim, bir parça kağıda adını yaz.

I don’t want no savior baby, I just wanna have a good time

-Kurtarıcı istemiyorum bebeğim, sadece iyi vakit geçirmek istiyorum

Oh, oh, at least I’m not as sad as I used to be.

-Oh,oh, en azından eskiden olduğum kadar mutsuz değilim.

And they said,

-Ve dediler ki,

“Hey Nate, yeah, it’s been a while,

-‘Hey Nate, evet, uzun zaman oldu,

Are you gonna sing?”

-Hala şarkı söylüyor musun?”

And I began to smile and I said,

-Ve gülmeye başladım ve dedim ki,

“You should’ve seen me a couple of years ago,

‘Beni birkaç yıl önce görmeliydin,

I was laughing and drinking and smoking and singing.”

-Gülüyor ve alkol alıyor ve sigara içiyor ve şarkı söylüyordum.”

C’mon can you count all the loves that didn’t last?

-Hadi ama yürümeyen her ilişkini saydın mı?

It’s such a gas when you bring up the past.

-Bu tıpkı geçmişini durduveren bir gaz gibi.

Baby, put your name down on a piece of paper.

-Bebeğim, bir parça kağıda adını yaz.

I don’t want no savior baby, I just wanna get it out.

-Kurtarıcı istemiyorum bebeğim, defolup gitmesini istiyorum.

Oh oh, oh, At least I’m not as sad as I used to be.

-Oh,oh, en azından eskiden olduğum kadar mutsuz değilim.

Oh oh, oh, At least I’m not as sad as I used to be.

-Oh,oh, en azından eskiden olduğum kadar mutsuz değilim.

At least I’m not as sad as I used to be.

-En azından eskiden olduğum kadar mutsuz değilim.

And they said we would’ve seen you two years ago

-Ve beni iki yıl önce gördüklerini söylediler

Had you stuck around or come out to a show,

-Etrafta sıkışmışken ya da bir şova çıkarken,

But youth’s taken over by rock and roll,

-Ama rock and roll gençliği devralmıştı,

While we were laughing and drinking and smoking and singing….

-Biz gülerken ve alkol alırken ve sigara içerken ve şarkı söylerken…

So I left, that is it. That’s my life, nothing is sacred.

-Sonra çıktım oradan, hepsi bu. Bu benim hayatım, hiçbir şey kutsal değil.

I don’t keep friends, I keep acquainted,

-Arkadaş edinmem ben, tanıdık edinirim,

I’m not a prophet, but I’m here to profit.

-Peygamber değilim ben, ama çıkar için buradayım.

That’s all, I’m gone! That’s my life, nothing is sacred.

-Hepsi bu, gittim! Bu benim hayatım, hiçbir şey kutsal değil.

I don’t fall in love, I just fake it.

-Aşık değilim, sadece öyle gibi davranıyorum.

I don’t fall in love. I don’t fall in love.

-Aşık değilim. Aşık değilim.

Feminnem – Lako Je Sve

Feminnem Lako Je Sve Türkçe Çevirisi

Lako, lako je sve,

uvijek kad imam te

Vjeruj bilo gdje sam

znam da tvoja jesam

To ti kaže sjaj u mojim očima

Lako, lako je sve

jer ti ne ostavljaš me

Kad ti se ne smiješim

znam da tada griješim

Ja sam samo žena

što se prepušta

Zadnjim snagama sad stojim

tu pred tobom

Dušu razdiru mi bure nemira

Teže mi je riješit

ovu bol sa sobom

Jer ti si prevaren

a mene ubija

Lako, lako je sve

jer ti najbolje poznaješ me

Dok pred tobom stojim

vidis da se bojim

Jer na licu mome

piše izdaja

Dok pred tobom stojim

vidiš da se bojim

Molim te oprosti,

ja te volim,

stvarno volim

Ja bez tebe

ne znam to više nisam ja…

To više nisam ja

Vjeruj bilo gdje sam

znam da tvoja jesam

To ti kaže sjaj u mojim očima

Lako, lako je sve

Try to align

Türkçe

Kolay Her Şey

Kolay, kolay her şey

Seninle olduğum her zaman

Güven bana, her neredeysem

Seninim, bil

Gözlerimdeki parıltı söylüyor sana

Kolay, kolay her şey

Çünkü benden ayrılmıyorsun

Sana gülümsemezsem,

Biliyorum ki günaha giriyorum.

Ben sadece bir kadınım,

Teslim olan.

Son gücümle dayanıyorum

Burada, önünde

Huzursuzluk fıçısı ruhumu ürkütüyor

Benim için daha zor

Bu acıyla başa çıkmak

Çünkü aldattın

Ve bu beni öldürüyor

Kolay, kolay her şey

Çünkü beni en iyi sen tanıyorsun

Önünde duruyorken

Korktuğumu görüyorsun

Çünkü yüzümde

İhanet yazıyor

Önünde duruyorken

Korktuğumu görüyorsun

Lütfen affet

Seni seviyorum

Gerçekten seviyorum

Ben sensiz

Bilmiyorum, artık ben değilim

Artık ben değilim

Güven bana, her neredeysem

Seninim, bil

Gözlerimdeki parıltı söylüyor sana

Kolay, kolay her şey

Fleetwood Mac – Looking For Somebody

Fleetwood Mac Looking For Somebody Türkçe Çevirisi

I got a feeling, blues gonna be my only way

İçimde bir his var hüzün benim yaşamımda olacak

Yeah, I got a feeling, blues gonna be my only way

Evet, İçimde bir his var hüzün benim yaşamımda olacak

But when you’re lookin’ for somebody

Fakat sen birini aradığında

I’m lookin’ for somebody

Ben de birini arıyorum

Tell me woman, now, how do you see a man like me

Bana söyle şimdi bayan, benim gibi bir erkeği nasıl görüyorsun

Tell me woman, now, how do you see a man like me

Bana söyle şimdi bayan, benim gibi bir erkeği nasıl görüyorsun

You look so nice

Çok hoş görünüyorsun

You feel so warm

Cok sıcaksın

Fleetwood Mac – No Place To Go

Fleetwood Mac No Place To Go Türkçe Çevirisi

How many more year – have you got to wreck my life

Kaç yıl daha yaşamımı yıkacaksın?

How many more year – have you got to wreck my life

Kaç yıl daha yaşamımı yıkacaksın?

Well, the way you done me, gonna wreck my life

Bana yaptıkların yaşamımı mahvediyor

How many more time – you gonna treat me like you do

Ne kadar daha yaptıklarına devam edeceksin

How many more time – you gonna treat me like you do

Ne kadar daha yaptıklarına devam edeceksin

You spend all my money, all my lovin’ too

Tüm paramı ve sevgimi harcadın

Now I’m old and grey – Got no place to go

Şimdi yaşlıyım ve gidecek yerim yok

Now I’m old and grey – Got no place to go

Şimdi yaşlıyım ve gidecek yerim yok

You got yourself a youngster, you can’t stand me no more

Bir genç var, sen benimle daha fazla kalamazsın

Fleetwood Mac – My Baby’s Good To Me

Fleetwood Mac My Baby’s Good To Me Türkçe Çevirisi

My baby, my baby she’s so good to me

Bebeğim, benim için cok hoş

My baby, my baby she’s so good to me

Bebeğim, benim için cok hoş

Yes, she’s so fine, as fine as a little girl should be

Evet cok hoş biri, bir küçük kızın olabileceği kadar hoş

She got a fine pair of legs, um, and her figure is a sight to see

Güzel bacaklara sahip ve onun duruşu görülecek bir manzara

She got a fine pair of legs, um, and her figure is a sight to see

Cok güzel bacaklara sahip ve onun duruşu görülecek bir manzara

Yeah, she’s a red hot little girl and she mean the world to me

Evet o cok ateşli küçük bir kız ve o benim için dünya demek

Oh, yeah

Oh evet

[break]

She’s good, um, eh, she’s so good to me

O iyi, O benim için cok hoş

She’s good, ah, she’s so good to me

O iyi, O benim için cok hoş

Ah, she’s a so good little girl, as good as a little girl should be

O cok hoş bir küçük kız, bir küçük kızın olabileceği kadar hoş

Ah, she’s fine

She’s fine, oh yeah,

She’s fine, yeah

Oh, yeah

Ah, she’s so good’n

A she’s so good to me

Oh, yeah

Foster The People – Houdini

Foster The People Houdini Türkçe Çevirisi

Rise above, gonna start the war!

Yüksel, savaşı başlatacak

What you want, what you need, what’d you come here for?

Ne istiyorsun, neye ihtiyacın var, buraya ne için geldin?

Well, an eye for an eye and an ‘F’ for fight

Pekala, … ve kavgamız için bir ‘KThey’re taking me down as the prisoners riot

Beni bastırıyorlar tıpkı mahkumlarin isyanı gibi

Got shackles on, my words are tied

Zincire vuruldum, kelimelerim bağlı

Fear can make you compromise

Korku uzlaşmayı sağlayabilir

Fasten up, it’s time to hide

Kilitle, gizlenmenin zamanı geldi

Sometimes I wanna disappear

Bazen ortadan kaybolmak istiyorum

Yeah oh

Ah evet

When I feel kinda bad and don’t want to stress

Kötü hissettiğimzamanlarda ve gerilmek istemediğimde

Pass it off on a better day

Daha güzel bir güne geçiştirmek istiyorum

Well you got what you want, and what you never knew

İstediğini aldın ve asla bilemeyeceğin şey

Perfect gift from me to you

Sana benden mükemmel bir hediye

Yeah yeah yeah

Evet evet evet

Got shackles on, my words are tied

Zincire vuruldum, kelimelerim bağlı

Fear can make you compromise

Korku uzlaşmayı sağlayabilir

Fasten up, it’s time to hide

Kilitle, gizlenmenin zamanı geldi

Sometimes I wanna disappear

Bazen ortadan kaybolmak istiyorum

Yeah oh

Ah evet

(It’s up to your ability)

(Bu senin yeteneğine bağlı)

You never knew what I could find

Ne bulabileceğimi asla bilemedin

What would come when we realize

Ne olacak farkettiğimiz zaman

I don’t want to compromise

Uzlaşmak istemiyorum

(It’s up to your ability)

(Bu senin yeteneğine bağlı)

Yeah I’m scared but I disappear

Evet korkuyorum ama ortadan kayboldum

Running around before it corners you

Etrafında koşturuyorum seni kapana kıstırmadan önce

I can’t go because my life’s a wreck

Gidemiyorum çünkü hayatım bir enkaz

(It’s up to your ability)

(Bu senin yeteneğie bağlı)

I know that you want me

Beni istediğini biliyorum

‘Cause it’s simple to see of my ability

Çünkü yeteneğimi görmek basit

(It’s up to your ability)

(Bu senin yeteneğine bağlı)

Yeah you’re undecided

Evet, sen istikrarsızsın

Yeah it’s the right feeling

Evet doğru his bu

Yeah I don’t wanna runaway

Evet kaçmak istemiyorum

You gotta focus on your ability

Yeteneğine odaklanmalısın

Focus on your ability

Yeteneğine odaklan

Now focus on your ability

Şimdi yeteneğine odaklan

Focus on your ability

Yeteneğine odaklan

Again again what they want to steal

Yeniden ve yeniden neyi çalmak istiyorlar

Again again what they want to steal

Yeniden ve yeniden neyi çalmak istiyorlar

Then again again what they want to steal

Sonra yeniden ve yeniden neyi çalmak istiyorlar

Again again what they want to steal

Yeniden ve yeniden neyi çalmak istiyorlar