Kategori arşivi: Demi Lovato

Demi Lovato Şarkı Sözleri, Demi Lovato lyrics

Demi Lovato – Get Back Türkçe Çevirisi

Demi Lovato – Get Back Çevirisi

Don’t walk away
Like you always do
This time
-bu kez her zaman yaptığın gibi terk etme

Baby you’re the only thing
That’s been
On my mind
-aklımda olan tek şeysin bebeğim

Ever since you’ve left
beni terk ettiğinden beri
I’ve been a mess
altüst oldum
(You won’t answer)
(Your phone)
-(telefonuna cevap vermeyeceksin)

I’ll say it once
bir kez diyeceğim
And I’ll leave you alone
ve seni yalnız bırakacağım
But I gotta let you know
ama bilmene izin vermeliyim

I wanna get back
To the old days
-eski günlere geri dönmek isityorum
When the phone
Would ring
And I knew it
Was you
-telefon çalınca senin olduğunu bildim

I wanna talk back
And get yelled at
Fight for nothing
Like we used to
-alışkın olduğumuz gibi boşuna kavgada bağırmayı ve karşılık vermeyi istiyorum

Oh, kiss me
öp beni
Like you mean it
anladığın gibi
Like you miss me
özlediğin gibi
Cause I know that you do
çünkü yapacağını biliyorum

I wanna get back
geri dönmek istiyorum
Get back
geri dönmek
With you
seninle

Don’t look at me that way
bu şekilde bana bakma
I see it in your
Eyes
-gözlerinin içinde görüyorum

Don’t worry about me
benim için endişelenme
I’ve been
Fine
iyileştim

I’m not gonna lie
yalan söylemeyeceğim
I’ve been a mess
altüst oldum
Since you’ve left
beni terk ettiğinden beri

And every time I see you
her zaman seni görürüm
It gets more and more
daha ve daha da olur
Intense
aşırı

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

I wanna get back
To the old days
-eski günlere geri dönmek isityorum
When the phone
Would ring
And I knew it
Was you
-telefon çalınca senin olduğunu bildim

I wanna talk back
And get yelled at
Fight for nothing
Like we used to
-alışkın olduğumuz gibi boşuna kavgada bağırmayı ve karşılık vermeyi istiyorum

Oh, kiss me
öp beni
Like you mean it
anladığın gibi
Like you miss me
özlediğin gibi
Cause I know that you do
çünkü yapacağını biliyorum

I wanna get back
geri dönmek istiyorum
Get back
geri dönmek
With you
seninle

You were the only one
I wanted
-tek istediğim kişi sendin
And you were the first one
I fell for
-aşık olduğum ilk kişiydin

You’re the only one
That I’ve been needing
-ihtiyacım olan tek kişisin
And I don’t want to be
Lonely anymore
-daha fazla yalnız olmak istemiyorum

I wanna get back
To the old days
-eski günlere geri dönmek isityorum
When the phone
Would ring
And I knew it
Was you
-telefon çalınca senin olduğunu bildim

I wanna talk back
And get yelled at
Fight for nothing
Like we used to
-alışkın olduğumuz gibi boşuna kavgada bağırmayı ve karşılık vermeyi istiyorum

Oh, kiss me
öp beni
Like you mean it
anladığın gibi
Like you miss me
özlediğin gibi
Cause I know that you do
çünkü yapacağını biliyorum

I wanna get back
geri dönmek istiyorum
Get back
geri dönmek
With you
seninle

(Get back)
(geri dönmek)
Get back
geri dönmek
(Get back)
(geri dönmek)
Get back
geri dönmek

Oh, kiss me
öp beni
Like you mean it
anladığın gibi
Like you miss me
özlediğin gibi
Cause I know that you do
çünkü yapacağını biliyorum

I wanna get back
geri dönmek istiyorum
Get back
geri dönmek
I wanna get back
geri dönmek istiyorum
Get back
geri dönmek

Demi Lovato – The Middle Türkçe Çevirisi

Demi Lovato – The Middle Çevirisi

I knew where I was going when you left the room
-Nereye gittiğimi biliyordum sen odadan çıkarken
You’re the kinda guy that makes me want to
-Beni ister yapan bir adamdın
Follow through to you
-Senin için takip etmeyi(izlemeyi)…
I’ve been trying to leave you for the longest time
-Uzunca zamandır senden ayrılmayı denedim
The second that I saw you I just knew I found my right guy
-İkinci seferde de seni gördüm, gerçek adamımı bulduğumu biliyordum sadece.

I like it [x6]
-Bu hoşuma gidiyor.
I wanna crash
-Parçalamak istiyorum
I wanna fall
-Düşmek istiyorum
I wanna be somewhere in the middle.
-Ortada bir yer olmak istiyorum
Somewhere in the middle
-Ortada bir yer
Something
-Birşey

It’s better than nothing
-Bu hiçbir şeyden daha iyi değil
I just need a little
-Biraz ihtiyacım var
I just need a little cuz I
-Sadece biraz ihtiyaç duyuyorum çünkü ben
Don’t wanna be nowhere
-Hiçbir yer olmak istemiyorum
But somethings makin’ me go there
-Ama bazı şeyler oraya gitmemi sağlıyor.
Somewhere in the middle with you
-Seninle birlikte ortada bir yer

I like it [x6]
-Bunu seviyorum.

Losing my direction,
-İdaremi kaybettim
That’s the way it should be
-Bu olması gereken yoldu.
Feeling a connection
-Bir bağlantı hissettim
When you’re standing next to me
-Sen karşımda dururken
I wanna be rolling
-Yuvarlanmak istedim
I just wanna be rolling with you.
-Sadece seninle dönen birşey olmak istedim.

All of the things you say
-Söylediğin herşey
I like it
-Hoşuma gidiyor
Taking me far away
-Beni uzaklara götür
I like it
-Bu hoşuma gidiyor

I wanna crash
-Parçalamak istiyorum
I wanna fall
-Düşmek istiyorum
I wanna be somewhere in the middle.
-Ortada bir yer olmak istiyorum
Somewhere in the middle
-Ortada bir yer
Something
-Birşey

It’s better than nothing
-Bu hiçbir şeyden daha iyi değil
I just need a little
-Biraz ihtiyacım var
I just need a little cuz I
-Sadece biraz ihtiyaç duyuyorum çünkü ben
Don’t wanna be nowhere
-Hiçbir yer olmak istemiyorum
But somethings makin’ me go there
-Ama bazı şeyler oraya gitmemi sağlıyor.
Somewhere in the middle with you
-Seninle birlikte ortada bir yer

Baby you take me
-Bebeğim sen beni aldın
You wanna take me from this crazy
-Bu çılgınlıktan beni almak istedin
Babyyyy
-Bebeğim!
Cuz I just need a little
-Çünkü biraz ihtiyacım var
I just need a little
-Sadece biraz ihtiyaç duyuyorum
Somewhere in the middle with you
-Seninle birlikte ortada bir yere…

CRASH
-PARÇALA!
I wanna fall
-Düşmek istiyorum!
I wanna be somewhere in the middle.
-Ortada bir yer olmak istiyorum!
Somewhere in the middle
-Ortada bir yer!
Something
-Birşey…

It’s better than nothing
-Bu hiçbir şeyden daha iyi değil
I just need a little
-Biraz ihtiyacım var
I just need a little cuz I
-Sadece biraz ihtiyaç duyuyorum çünkü ben
Don’t wanna be nowhere
-Hiçbir yer olmak istemiyorum
But somethings makin’ me go there
-Ama bazı şeyler oraya gitmemi sağlıyor.
Somewhere in the middle with you
-Seninle birlikte ortada bir yer

CRASH
-KIR!
FALL
-DÜŞ!
I like it I like it
-Bu hoşuma gidiyor, hoşuma gidiyor!
Somewhere in the middle with you
-Seninle birlikte ortada bir yer…

Kaynak: Sarkicevirileri.com

Demi Lovato – Lo Que Soy Türkçe Çevirisi

Demi Lovato – Lo Que Soy Çevirisi

Lo Que Soy
Ben
******************
Desde muy niña siempre actue
Con timidez
Con el miedo de decir
Todo de una vez
******************
Küçüklüğümden beri uslu bir kızdım
Birşeyleri söylemekten hep çekindim
******************
Tengo un sueño en mi
Que brillando esta
Lo dejare salir
Por fin tu sabras
******************
Şimdi bir hayalim var içimde
Parıldayan
Onun dışarı çıkmasını sağlayacağım
Ve sonunda sen de bileceksin
******************
Lo que soy, es real
Soy exactamente la que debo ser hoy
Deja que la luz, brille en mi
Ahora si, se quien soy
No hay manera de ocultar
Lo que siempre he querido ser
Lo que soy
******************
Kimim ben? Gerçeğim
Nasıl olmam gerekiyorsa öyleyim
İzin ver ışık parlasın üzerimde
Şimdi biliyorum kim olduğumu
Gizlemem gereken hiçbirşey yok
Her zaman olmak istediğim kişiyim
Her zaman olmak istediğim kişi
******************
Sabes lo que es estar
En esta oscuridad
Con un sueño de alcanzar
Ser estrella y brillar
Si parece estar
Tan lejos hoy de aqui
Tengo que creer
En mi
Solo asi sabre
******************
Karanlıkta olmanın nasıl birşey olduğunu bilirsin
Peşinden gitmek istediğin bir hayalle birlikte
Yıldız olup parlamak
Çok uzaklar da olsa bile
İnanmalıyım kendime
Ancak inanırsam yapabilirim
******************
Lo que soy, es real
Soy exactamente la que debo ser hoy
Deja que la luz, brille en mi
Ahora si, se quien soy
No hay manera de ocultar
Lo que siempre he querido ser
Lo que soy
Lo que soy
******************
Kimim ben? Gerçeğim
Nasıl olmam gerekiyorsa öyleyim
İzin ver ışık parlasın üzerimde
Şimdi biliyorum kim olduğumu
Gizlemem gereken hiçbirşey yok
Her zaman olmak istediğim kişiyim
Her zaman olmak istediğim kişi
******************
Eres esa voz que habita en mi
Por eso estoy cantando
Quiero encontrarte
Voy a encontrarte
******************
Sen içimde yaşayan sessin
Bu yüzden şarkı söylüyorum
Seni bulmak istiyorum
Bulacağım seni
******************
Eres lo que falta en mi
Cancion dentro de mi
Quiero encontrarte
Voy a encontrarte
******************
Sen benim eksik parçamsın
İçimdeki şarkısın
Seni bulmak istiyorum
Bulacağım seni
******************
Lo que soy, es real
Soy exactamente la que debo ser hoy
Deja que la luz, brille en mi
No hay manera de ocultar
Lo que siempre he querido ser
Lo que soy
Lo que soy
******************
Kimim ben? Gerçeğim
Nasıl olmam gerekiyorsa öyleyim
İzin ver ışık parlasın üzerimde
Şimdi biliyorum kim olduğumu
Gizlemem gereken hiçbirşey yok
Her zaman olmak istediğim kişiyim
Her zaman olmak istediğim kişi

Demi Lovato – That’s How You Know Türkçe Çevirisi

Demi Lovato – That’s How You Know Çevirisi

How does she know that you love her?
-Onu sevdiğini nasıl biliyor?
How do you show her you love her?
-Onu sevdiğini nasıl gösteriyorsun?
How does she know that you really, really, truly, love her?
-Gerçekten, içten onu sevdiğini nasıl biliyor?

It’s not enough to take the one you love for granted
-Hissettiği aşkı sana vermesi yeterli değil ki
You must remind her or she’ll be inclined to say
-Ona hatırlatmalısın ya da o söylemeye meyilli kalır sonunda.

How do I know, he loves me?
-Nasıl bilirim, onun beni sevdiğini?
How do I know, he’s mine?
-Benim olduğunu nasıl bilirim ki?
Does he leave a little note to tell you, you are on his mind?
-Sana söylemek için bir not bırakır mı, onun aklında mısın?
Send you yellow flowers when the sky is gray?
-Gökyüzü gri olduğunda ona sarı çiçekler yollar mısın?

He’ll find a new way to show you, a little bit everyday.
-Sana göstermek için yeni bir yol bulacak, her gün biraz daha…
That’s how you know, that’s how you know, he’s your love.
-Böyle bilirsin, onun senin aşkın olduğunu…

Everybody wants to live happily ever after
-Herkes hep mutlu yaşamak ister
Everybody wants to know true love is true
-Herkes gerçek aşkın gerçek olduğunu bilmek ister

How do you know, he loves you?
-Nasıl bilirsin, onun seni sevdiğini?
How do you know, he’s yours?
-Nasıl bilirsin, onun senin olduğunu?
Does he take you out dancing just so he can hold you close?
-Sadece kendine yakın tutabilmek için mi sana dansta eşlik ediyor?
Dedicate a song with words meant just for you?
-Sadece sena söylenen kelimelerle dolu şarkıyı sana mı ithaf ediyor?

He’ll find his own way to tell you, with the little things he’ll do
-Sana göstermek için kendi yolunu bulacak, yapacağı küçük şeylerle.
That’s how you know, that’s how you know, he’s your love.
-Böyle bilirsin işte, böyle bilirsin, onun senin aşkın olduğunu.

He’s your love
-O senin aşkın.
How do you know?
-Nasıl bilirsin?
How do you know?
-Nasıl bilirsin?

How does she know that you love her?
-Onu sevdiğini nasıl biliyor?
How do you show her you love her?
-Onu sevdiğini nasıl gösteriyorsun?
How does she know that you really, really, truly, love her?
-Gerçekten, içten onu sevdiğini nasıl biliyor?

That’s how you know he’s true
-Onun doğru olduğunu bilirsin
Because he’ll wear your favorite color just so he can match your eyes.
-Çünkü sadece gözlerinle uyum sağlamak için favori rengini giyer.
Rent a private picnic by the fire glow, oh.
-Özel bir gezinti hazırla, kor haline gelen ateşlerle….

His heart will be yours forever, something everyday will show
-Kalbi sonsuza dek senin, her gün bir şeyler olacak
That’s how you know, that’s how you know
-Böyle bilirsin, işte böyle bilirsin
That’s how you know, that’s how you know, he’s your love
-İşte böyle bilirsin, anlarsın onun senin aşkın olduğunu.

Demi Lovato – On The Line (Ft. Jonas Brothers) Türkçe Çevirisi

Demi Lovato – On The Line (Ft. Jonas Brothers) Çevirisi

I didn’t wanna say I’m sorry
Üzgün olduğumu söylemek istemiyordum
For breaking us apart
Ayrılığımız hakkında kırıldığımı söylemek için
I didn’t wanna say it was my fault
Bunun benim kusurum olduğunu söylemek istemiyordum
Even though I knew it was
Bunun böyle olduğunu bilmeme rağmen

I didn’t wanna call you back
Seni tekrar aramak istemiyordum
‘Cause I knew that I was wrong
Çünkü haksız olduğumu biliyordum
Yeah, I knew I was wrong
Evet, haksız olduğumu biliyordum

One in the same, never to change
Bir kerelik asla değişmez
Our love was beautiful
Aşkımız güzeldi
We got it all, destined to fall
Tümüne sahiptik, mahvolmaya yönlendirilmiştik
Our love was tragical
Aşkımız trajikti

Wanted to call, no need to fight
Aramak istedim, kavgaya gerek yok
You know I wouldn’t lie
Bilirsin yalan söylemem
But tonight
Ama bu gece
We’ll leave it on the line
Telefon hattını terk edeceğiz

Listen baby, never would’ve said forever
Dinle bebeğim, asla sonsuza dek demezdim
If we knew it ends so fast
Sonların böyle hızlı olduğunu bilseydik
Why did you say I love you
Neden seni seviyorum demedin
If you knew that it wouldn’t last?
Bunun son olmadığını biliyorduysan ?

Baby, I just can’t hear what you’re saying
Bebeğim, henüz ne dediğini duyamıyorum
The line is breaking up
Hat kesildi
Or is that just us?
Yoksa bu yalnızca bize mi ?
Or is that just us?
Yoksa bu yalnızca bize mi ?

One in the same, never to change
Bir kerelik asla değişmez
Our love was beautiful
Aşkımız güzeldi
We got it all, destined to fall
Tümüne sahiptik, mahvolmaya yönlendirilmiştik
Our love was tragical
Aşkımız trajikti

Wanted to call
Aramak istedim
No need to fight
Kavgaya gerek yok
You know I wouldn’t lie
Bilirsin yalan söylemem
But tonight
Ama bu gece
We’ll leave it on the line
Telefon hattını terk edeceğiz

I try to call again, I get your mailbox
Tekrar aramayı denerim, posta kutunu ele geçiririm
Like a letter left unread
Örneğin sol tarafta anlaşılmaz bir mektup
Apologies are often open ended
Özürler sık sık açık uçlu
But this was better left unsaid
Fakat bundan bahsetmesek daha iyiydi

One in the same, never to change
Bir kerelik asla değişmez
Our love was beautiful
Aşkımız güzeldi
We got it all, destined to fall
Tümüne sahiptik, mahvolmaya yönlendirilmiştik
Our love was tragical
Aşkımız trajikti

Wanted to call, no need to fight
Aramak istedim, kavgaya gerek yok
You know I wouldn’t lie
Bilirsin yalan söylemem
But tonight
Ama bu gece
We’ll leave it on the line
Telefon hattını terk edeceğiz

We’ll leave it on the line
Telefon hattını terk edeceğiz
Yeah, oh yeah
Evet, evet
We’ll leave it on the line, tonight
Telefon hattını terk edeceğiz, bu gece

Demi Lovato – What To Do Türkçe Çevirisi

Demi Lovato – What To Do Çevirisi

Tell me what to do about youSöyle bana ne yapmalıyım hakkında
I already know I can see in your eyes
Zaten biliyorum gözlerinde görebiliyorumWhen you’re selling the truthDürüstlüğü sattığında
‘Cause it’s been a long time comingÇünkü uzun zaman oldu geleli
So where you running to?
Nereye koşuyorsun?Tell me what to do about you Söyle bana ne yapmalıyım hakkında

You got your way of speakingKonuşmada yolun var
Even the air you’re breathingHatta nefes aldığın havada
You could be anythingBirşey yapabilirsin
But you don’t know what to believe inAma neye inanacağını bilmiyorsun
You got the world before youDünyan var senden önce
If I could only show youEğer sadece sana gösterebilsem
But you don’t know what to do Ama sen bilmiyorsun ne yapacağını

Tell me what to do about youSöyle bana ne yapmalıyım hakkında
Something on your mindBirşey aklında
Baby all of the timeBebeğim bütün zamanda
You could bring down a roomOdayı aşağı çağırabilirsin
Oh yeahOh evet
This day has a long time comingBu gün uzun bir zaman geliyor
I say it’s nothing new
Hiçbirşey yeni değil dedimTell me what to do about you
Söyle bana ne yapmalıyım hakkında

You got your way of speaking
Konuşmada yolun var

Even the air you’re breathing
Hatta nefes aldığın havada

You could be anything
Birşey yapabilirsin

But you don’t know what to believe in
Ama neye inanacağını bilmiyorsun

You got the world before you
Dünyan var senden önce

If I could only show you
Eğer sadece sana gösterebilsem

But you don’t know what to do
Ama sen bilmiyorsun ne yapacağını

You think about it Bunu düşün

Can you ever change?Hiç değiştirebilir misin?
Finish what you startedNeye başladıysan bitir
Make me want to stayBanai kalmayı istet
Tired of conversationDeğişimlerden yorgun
Show me something realGerçek birşey göster banaFind out what your part isBölümün ne ise onu ara
Play it how you feelNasıl hissediyorsan öyle oyna

Tell me what to do, about youSöyle bana ne yapmalıyım hakkında
Is there anyway, anything I can say
Hiç yol var mı, birşey söyleyebileceğimWon’t break us in twoİkiye ayrılmayacağız
‘Cause it’s been a long time comingÇünkü uzun zaman oldu geleli
I can’t stop loving youSeni sevmeyi durduramıyorum
Tell me what to do about you
Söyle bana ne yapmalıyım hakkında
But you don’t know what to believe in
Ama neye inanacağını bilmiyorsun

You got the world before you
Dünyan var senden önce

If I could only show you
Eğer sadece sana gösterebilsem

But you don’t know what to do
Ama sen bilmiyorsun ne yapacağını

But you don’t know what to believe in
Ama neye inanacağını bilmiyorsun

You got the world before you
Dünyan var senden önce

If I could only show you
Eğer sadece sana gösterebilsem

But you don’t know what to do
Ama sen bilmiyorsun ne yapacağını

Demi Lovato – Until You’re Mine Türkçe Çevirisi

Demi Lovato – Until You’re Mine Çevirisi

My state of mind
Zihnimin durumu
Has finally got the best of me
Sonunda benim için en iyisine sahip
I need you next to me
Yanımda durmana ihtiyacım var

I’ll try to find
Bulmaya çalışacağım
A way that I can get to you
Sana sahip olabileceğim bir yolu
Just wanna get to you
Yalnızca sana sahip olmayı istiyorum

The world I see is perfect now
Gördüğüm dünya şimdi mükemmel
You’re all around
Çepeçevresin sen
With you, I can breathe
Seninle, nefes alabilirim

Until you’re mine, I have to find
Benim olana kadar, bulmak zorundayım
A way to fill this hole inside
Bu içerdeki boşluğu doldurmak için bir yol
I’ve got to fight
Mücadeledeyim
Without you here by my side
Burda yanımda sen yoksun

Until you’re mine, not gonna be
Benim olana kadar
Even close to complete
Tamamlanmaya yaklaşmayacağım bile
I won’t rest until you’re mine
Benim olana kadar rahatlamayacağım
Mine
Benim

Alone inside
Içeride yalnızım
I can only hear your voice
Yalnızca senin sesini duyabilirim
Ringing through the noise
Gürültünün içinde

I can’t find my mind
Aklımı bulamıyorum
Keeps on coming back to you
Sana geri dönmeye devam ediyor
Always back to you
Her zaman sana dönüyor

Wanted something out of reach
Erişilmez bir şey istedim
It’s killing me, you’re all I see
Bu beni öldürüyor, sen gördüğümün tümüsün

Until you’re mine, I have to find
Benim olana kadar, bulmak zorundayım
A way to fill this hole inside
Bu içerdeki boşluğu doldurmak için bir yol
I’ve got to fight
Mücadeledeyim
Without you here by my side
Burda yanımda sen yoksun

Until you’re mine, not gonna be
Benim olana kadar
Even close to complete
Tamamlanmaya yaklaşmayacağım bile
I won’t rest until you’re mine
Benim olana kadar rahatlamayacağım
Mine
Benim

Yes, I’m wondering
Evet, merak ediyorum
If we were meant to be
Forget about waiting
Eğer biz bekleyeni unutmak anlamına geliyorsak
Just hold me
Yalnızca tut beni

I’m ready to begin
Ilk adımı atmaya hazırım
The waiting has to end
Bekleyiş sona ermeli
Right now, today
Hemen şimdi, bugün
I’ve got to find a way, yeah
Bir yol bulmalıyım, evet

Mine, until you’re mine
Benim, benim olana kadar
Until you’re mine, I have to find
Benim olana kadar, bulmak zorundayım
A way to fill this hole inside
Bu içerdeki boşluğu doldurmak için bir yol
I’ve got to fight
Mücadeledeyim
Without you here by my side
Burda yanımda sen yoksun

Until you’re mine, not gonna be
Benim olana kadar
Even close to complete
Tamamlanmaya yaklaşmayacağım bile
I won’t rest until you’re mine
Benim olana kadar rahatlamayacağım

My state of mind
Zihnimin durumu
Has finally got the best of me
Sonunda benim için en iyisine sahip
I need you next to me
Yanımda durmana ihtiyacım var

Demi Lovato – World Of Chances Türkçe Çevirisi

Demi Lovato – World Of Chances Çevirisi

You’ve got a face for a smile you know
-Bildiğin bir gülümseme için bir yüzün var
A shame you waste it when you’re breaking me slowly
-Yavaşça benden ayrılırken utancını harcıyorsun.

But I’ve got a world of chances
-Ama şanslardan oluşan bir dünyam vardı benim
For you
-Senin için
I’ve got a world of chances
-Şanslardan oluşan bir dünyam vardı benim
For you
-Senin için
I’ve got a world of chances
-Şanslardan oluşan bir dünyam vardı benim
Chances that you’re burning through
-İçin için yandığın şanslardan…

I’ve got a paper and pen
-Bir kağıdım ve bir kalemim vardı
I go to write goodbye and that’s when
-Elveda yazıyorum ve bu o zamana ait.

I know I’ve got a world of chances
-Biliyorum, şanslardan oluşan bir dünyam vardı benim
For you
-Senin için
I’ve got a world of chances
-Şanslardan oluşan bir dünyam vardı benim
For you
-Senin için
I’ve got a world of chances
-Şanslardan oluşan bir dünyam vardı benim
Chances that you’re burning through
-İçin için yandığın şanslardan…

Oh, I’m going my own way
-Oh, kendi yolumdan gidiyorum
My faith has lost it’s strength again
-Kaderim kaybetmişti, şimdi yeniden güçlendi.
And oh, it’s been too hard to say
-Ve oh, söylemesi çok zor
We’re falling off the edge again
-Yine düşüyoruz en köşeden
We’re at the end
-Sonuna geldik
We’re at the end
-Sona geldik

Maybe you’ll call me someday
-Belki bir gün beni ararsın
Hear the operator say the number’s no good
-Telefon operatörünün bu numara iyi değil dediğini duyarsın.

And that she had a world of chances
-Ve o kızın şanslardan oluşan bir dünyası olduğunu
For you
-Senin için.
She had a world of chances
-Onun şanslardan oluşan bir dünyası vardı.
For you
-Senin için…
She had a world of chances
-Onun şanslardan oluşan bir dünyası vardı.
Chances you were burning through
-Yanıp durduğun şanslardan…
Chances you were burning through
-Yanıp durduğun şanslardan…
Chances you were burning through
-Yanıp durduğun şanslardan…

You’ve got a face for a smile you know
-Bildiğin bir gülümseme için bir yüz edindin.

Demi Lovato – Stronger Türkçe Çevirisi

Demi Lovato – Stronger Çevirisi

The night is getting darker
Gece daha da kararıyor
Soon the stars will be falling down to rescue us,
Yıldızlar çok geçmeden bizi kurtarmak için düşüyor olacak
Sing a song for me,
Benim için bir şarkı söyle
Lift me higher with your words,
Sözlerinle beni daha yükseğe çıkar
Sing that cold melody.
Bu soğuk melodiyi söyle

So follow me
Bu yüzden peşimden gel
Onto the moonlit sidewalk
Mehtaplı kaldırımın üstünde
And take my hand
Ve elimi tut
Grip it tighter, and don’t let it go
Daha sıkı tut, ve gitmesine izin verme

Passions taking over skies
Tutkular gökyüzünü devralıyor
Leaving sand behind for them to choke on
Nefesini kesişlerinin arkasından kumları terkediyorlar
And they’ll try to speak
Ve konuşmayı deneyecekler
Negatively about us,
Hakkımızda olumsuzca
But they can’t say another word
Ama başka laf söyleyemezler
But they’ll realize,
Ama anlayacaklar
Jealousy has taken over their minds
Kıskançlık fikirlerini devraldı
And the words they try
Ve sözcükler denerler
to bring me down with
Beni yere indirmekle beraber
they all make, us stronger
Tüm yaptıkları, bizi daha kuvvetli yapmak

Did you feel that breeze?
Bu esintiyi hissettin mi?
A tide of chills just swept over me
Üşüten bir akıntı beni baştan sona süpürdü
It must of been from the brush of your hand
Bu, ellerini süpürenden dolayı olmalı
Pull me into your arms
Beni kollarının arasına sürükle
A little closer baby
Biraz daha yaklaş bebeğim
I wanna see you standing
Seni görmek istiyorum
Next to me
Yanımda dururken

So take a walk with me,
Bü yüzden benimle bir yürüyüşe çık
But keep the pace down
Ama aşağı yürümeye devam et
I don’t want this night to end
Bu gecenin bitmesini istemiyorum
Can’t we runaway together?
Birlikte kaçamaz mıyız?

Passions taking over skies
Tutkular gökyüzünü devralıyor
Leaving sand behind for them to choke on
Nefesini kesişlerinin arkasından kumları terkediyorlar
And they’ll try to speak
Ve konuşmayı deneyecekler
Negatively about us,
Hakkımızda olumsuzca
But they can’t say another word
Ama başka laf söyleyemezler

Passions taking over skies
Tutkular gökyüzünü devralıyor
Leaving sand behind for them to choke on
Nefesini kesişlerinin arkasından kumları terkediyorlar
And they’ll try to speak
Ve konuşmayı deneyecekler
Negatively about us,
Hakkımızda olumsuzca
But they can’t say another word
Ama başka laf söyleyemezler

But they’ll realize,
Ama anlayacaklar
Jealousy has taken over their minds
Kıskançlık fikirlerini devraldı
And the words they try
Ve sözcükler denerler
to bring me down with
Beni yere indirmekle beraber
they all made, us stronger
Tüm yaptıkları, bizi daha kuvvetli yapmak

The night is getting darker
Gece daha da kararıyor
And soon the stars will be falling down to rescue us.
Ve yıldızlar çok geçmeden bizi kurtarmak için düşüyor olacak

Demi Lovato – Hold Up Türkçe Çevirisi

Demi Lovato – Hold Up Çevirisi

If the weapon is your love, I got my hands up
Eğer aşkın silahınsa,ellerimi kaldırmam gerek
If the weapon is your love, I got my hands up
Eğer aşkın silahınsa,ellerimi kaldırmam gerek

I’d say hold up,
Kaldırdığımı söyledim
Broken out of nowhere, showed up
Hiçbir yerde patlamadı,gösterilen
I’m in love,
Aşığım
This heist got me skipping a heart beat
Bu soygun kalp atışımı hızlandırıyor
I’m giving up
Vazgeçiyorum

I wanna run, run, run away
Kaçmak istiyorum
In your getaway car, make a getaway
Arabandan oldukça uzaklara,bir kaçış yapıyorum

If the weapon is your love, I got my hands up
Eğer aşkın silahınsa,ellerimi kaldırmam gerek
If you’re gonna take me down, I surrender
Eğer beni devirmen gerekiyorsa teslim oluyorum
I’ll give you anything you want
İstediğin her şeyi vereceğim
Just don’t leave me alone
Sadece beni bırakma
This is a hold up, this is a hold up
Bu sadece bir kaldırış,kaldırış
If the weapon is your love, I got my hands up
Eğer aşkın silahınsa,ellerimi kaldırmam gerek

Hey, stranger
Hey yabancı
I’m addicted to the danger of the touch
Ben tehlikeli dokunuşuna bağımlıyım
Now you’re wanted
Şimdi aranıyorsun
Better keep me as your hostage
En iyisi beni rehinen olarak tut
Tie me up
Beni şart koş

I wanna run, run, run away
Kaçmak istiyorum
In your getaway car, make a getaway
Arabandan oldukça uzaklara,bir kaçış yapıyorum

If the weapon is your love, I got my hands up
Eğer aşkın silahınsa,ellerimi kaldırmam gerek
If you’re gonna take me down, I surrender
Eğer beni devirmen gerekiyorsa teslim oluyorum
I’ll give you anything you want
İstediğin her şeyi vereceğim
Just don’t leave me alone
Sadece beni bırakma
This is a hold up, this is a hold up
Bu sadece bir kaldırış,kaldırış
If the weapon is your love, I got my hands up
Eğer aşkın silahınsa,ellerimi kaldırmam gerek

Everybody get down
Herkes yere yattı
Get down on the floor, flor
Yere yattılar
Everybody get down
Herkes yere yattı
Nobody gets hurt, hurt
Kimsenin canı yanmayacak

If the weapon is your love, I got my hands up
Eğer aşkın silahınsa,ellerimi kaldırmam gerek
If you’re gonna take me down, I surrender
Eğer beni devirmen gerekiyorsa teslim oluyorum
I’ll give you anything you want
İstediğin her şeyi vereceğim
Just don’t leave me alone
Sadece beni bırakma
This is a hold up, this is a hold up
Bu sadece bir kaldırış,kaldırış

If the weapon is your love, I got my hands up
Eğer aşkın silahınsa,ellerimi kaldırmam gerek
If you’re gonna take me down, I surrender
Eğer beni devirmen gerekiyorsa teslim oluyorum
I’ll give you anything you want
İstediğin her şeyi vereceğim
Just don’t leave me alone
Sadece beni bırakma
This is a hold up, this is a hold up
Bu sadece bir kaldırış,kaldırış

If the weapon is your love, I got my hands up
Eğer aşkın silahınsa,ellerimi kaldırmam gerek
If the weapon is your love, I got my hands up
Eğer aşkın silahınsa,ellerimi kaldırmam gerek
Şarkı yazarı:Demi Lovato, Leah Haywood, Daniel James, Ross Golan, Aston Merrygold