Kategori arşivi: Bon Jovi

Bon Jovi Şarkı Çevirileri

Bon Jovi – Happy Now

Bon Jovi Happy Now Türkçe Çevirisi

Happy Now – Artık Mutlu

What would you say to me

Bana ne derdin

If I told you I had a dream

Sana bir rüya gördüğümü söyleseydim

If I told you everything

Sana her şeyi söyleseydim

Would you tell me to go back to sleep

Bana uykuya geri dönmemi söyler miydin

Take a look in these tired eyes

Şu yorgun gözlere bir bak

They’re coming back to life

Hayata dönüyorlar

I know I can change

Biliyorum değişebilirim

Got hope in my veins

Damarlarımda umut var

I’m telling you I ain’t going back to the pain

Söylüyorum sana, acıya geri dönmeyeceğim

Can I be happy now?

Artık mutlu olabilir miyim?

Can I let my breath out?

Nefes verebilir miyim?

Let me believe

Bırak inanayım

I’m building a dream

Bir hayal inşa ediyorum

Don’t try to drag me down

Beni perişan etmeye çalışma

I just want to scream out loud

Sadece bağırmak istiyorum

Can I be happy now?

Artık mutlu olabilir miyim?

Been down on my knees

Hep diz çökmüştüm

I learned how to bleed

Nasıl kanayabilirim öğrendim

I’m turnin’ my world around

Dünyamı tersine çeviriyorum

Can I be happy now?

Artık mutlu olabilir miyim?

Can I break free somehow?

Bir şekilde serbest kalabilir miyim?

I just want to live again

Sadece tekrar yaşamak istiyorum

Love again

Tekrar sevmek

Pick my pride up off of the ground

Gururumu yerlerden topladım

I’m ready to pick a fight

Kavga çıkarmaya hazırım

Crawl out of the dark to shine a light

Bir ışık gibi parlamak için karanlıktan sürünerek çıktım

I ain’t throwing stones

Taş atmıyorum

Got sins of my own

Kendi günahlarım var

Ain’t everybody just trying to find a way home?

Herkes evine giden yolu bulmaya çalışmıyor mu?

Can I be happy now?

Artık mutlu olabilir miyim?

Can I let my breath out?

Nefes verebilir miyim?

Let me believe

Bırak inanayım

I’m building a dream

Bir hayal inşa ediyorum

Don’t try to drag me down

Beni perişan etmeye çalışma

I just want to scream out loud

Sadece bağırmak istiyorum

Can I be happy now?

Artık mutlu olabilir miyim?

Been down on my knees

Hep diz çökmüştüm

I learned how to bleed

Nasıl kanayabilirim öğrendim

I’m turnin’ my world around

Dünyamı tersine çeviriyorum

You’re born then you die

Doğarsın, sonra ölürsün

It’s all gone in a minute

Bir dakika içinde her şey biter

I ain’t looking back

Arkama bakmıyorum

Cause I don’t want to miss it

Çünkü özlemek istemiyorum

You better live now

Şimdi yaşasan iyi edersin

Cause no one’s going to get out alive, alive

Çünkü kimse sağ çıkamayacak

Can I be happy now?

Artık mutlu olabilir miyim?

Can I let my breath out?

Nefes verebilir miyim?

Let me believe

Bırak inanayım

I’m building a dream

Bir hayal inşa ediyorum

Don’t try to drag me down

Beni perişan etmeye çalışma

I just want to scream out loud

Sadece bağırmak istiyorum

Can I be happy now?

Artık mutlu olabilir miyim?

Been down on my knees

Hep diz çökmüştüm

I learned how to bleed

Nasıl kanayabilirim öğrendim

I’m turnin’ my world around

Dünyamı tersine çeviriyorum

Can I be happy now?

Artık mutlu olabilir miyim?

I’m turnin’ my world around

Dünyamı tersine çeviriyorum

Can I be happy now?

Artık mutlu olabilir miyim?

Bon Jovi – Learn to Love

Bon Jovi Learn to Love Türkçe Çevirisi

Learn to Love – Sevmeyi Öğren

I have run from the truth

Gerçekten kaçtım durdum

Since the days of my misspent youth

Boşa harcadığım gençliğimden beri

I was hungry for kindness

İyiliğe açtım

I was lost in life’s blindness

Hayatın körlüğü içinde kaybolmuştum

When you’re born without wings

Kanatsız olarak doğduğunda

All you dream of all you want

Tek hayal ettiğin, tek istediğin

Is that feeling of flying

O uçma hissiydi

Of rising and climbing

Yükselme ve tırmanma

Halle Halle, we’re one breath away

Şükürler olsun, bir nefes uzaklıktayız

Halle Halle, from our judgement day

Şükürler olsun, kıyamet günümüzden koruyana

You leave it all on the table

Hepsini masada bırakıyorsun

If you lose or you win

Kazansan da kaybetsen de

You’ve got to learn to love

Sevmeyi öğrenmen gerek

The world you’re living in

Yaşadığın dünyayı

Always thought I’d die young

Hep genç öleceğimi düşünürdüm

In these hands I’ve held the gun

Bu ellerle silah tuttum

But it’s too late for dying

Ama artık ölmek için çok geç

Now there’s nothing worth hiding

Artık saklamaya değecek bir şey yok

I’ve lost love, lived with shame

Sevgiyi kaybettim, utançla yaşadım

I was humbled by my fall from grace

Gözden düştüm ve gururum kırıldı

On the steps of decision

Karar aşamalarında

It’s revenge or forgiveness

Ya intikam ya affetmek

Halle Halle, we’re one breath away

Şükürler olsun, bir nefes uzaklıktayız

Halle Halle, from our judgement day

Şükürler olsun, kıyamet günümüzden koruyana

You leave it all on the table

Hepsini masada bırakıyorsun

If you lose or you win

Kazansan da kaybetsen de

You’ve got to learn to love

Sevmeyi öğrenmen gerek

The world you’re living in

Yaşadığın dünyayı

Halle Halle

Şükürler olsun

Halle Halle

Şükürler olsun

Halle Halle, we’re one breath away

Şükürler olsun, bir nefes uzaklıktayız

Halle Halle, from our judgement day

Şükürler olsun, kıyamet günümüzden koruyana

You leave it all on the table

Hepsini masada bırakıyorsun

If you lose or you win

Kazansan da kaybetsen de

You’ve got to learn to love

Sevmeyi öğrenmen gerek

The world you’re living in

Yaşadığın dünyayı

Halle Halle

Şükürler olsun

And that’s how it is

Bu iş böyle

You’ve got to learn to love

Sevmeyi öğrenmen gerek

The world you’re living in

Yaşadığın dünyayı

Halle Halle

Şükürler olsun

Halle Halle

Şükürler olsun

Halle Halle

Şükürler olsun

Bon Jovi – Live Before You Die

Bon Jovi Live Before You Die Türkçe Çevirisi

Live Before You Die – Ölmeden Önce Hayatını Yaşa

I was a little boy of 9 years old

9 yaşında küçük bir çocuktum

The whole world in my hands

Tüm dünya avuçlarımdaydı

Trying to toss that ball across the yard

O topu avlu boyunca fırlatmaya çalışırdım

A game of catch with my old man

Babamla birbirimize topu atıp tutardık

He would always say I’m sorry

Hep üzgünüm derdi

Every time he had to leave

Her gitmek zorunda kaldığında

And I was much too young to understand

Ve anlayamayacak kadar gençtim

When he would say to me

Bana şöyle dediğinde

When you’re young you always think

Gençken her zaman sanırsın ki

The sun is gonna shine

Güneş her zaman parlayacak

There will come a day

Bir gün gelecek

When you have to say hello to goodbye

Veda etmeye merhaba diyeceksin

Sit down son come take my hand

Otur evlat ve elimi tut

Look me in the eye

Gözümün içine bak

Take these words, promise me

Bu sözleri iyi dinle ve bana söz ver

You’ll live before you die

Ölmeden önce hayatını yaşayacaksın

I was barely seventeen summer of seventy-nine

1979’un yazında neredeyse 17 yaşındayım

Already I was feeling like I was running out of time

Zamanımın tükendiğini hissetmeye başlamıştım bile

I had this girl we fell in love

Aşık olduğum bir kıza sahiptim

Or should I say that she had me

Daha doğrusu o bana sahipti

Then one fateful night changed our lives

Sonra kaderin yanımızda olduğu bir akşam hayatlarımızı değiştirdi

And made a memory

Ve bir hatıra bıraktı

When you’re young you always think

Gençken her zaman sanırsın ki

The sun is gonna shine

Güneş her zaman parlayacak

There will come a day

Bir gün gelecek

When you have to say hello to goodbye

Veda etmeye merhaba diyeceksin

She laid me down she took my hand

Yanıma uzandı ve elimi tuttu

And looked me in the eye

Ve gözümün içine baktı

And just before she kissed me she said

Beni öpmeden hemen önce dedi ki

You got to live before we die, live before you die

Ölmeden önce hayatımızı yaşamalıyız, ölmeden önce hayatını yaşa

You learn to love to live

Yaşamayı sevmeyi öğrenirsin

You fight and you forgive

Kavga edersin sonra affedersin

You learn what’s wrong and right

Neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğrenirsin

You live before you die

Ölmeden önce hayatını yaşarsın

I made mistakes, I caught some breaks

Hatalar yaptım, fırsatlarım oldu

But I got not regrets

Ama hiç pişman değilim

There’s things I don’t remember

Hatırlamadığım şeyler var

But one thing I don’t forget

Ama unutmadığım bir şey var

When you’re young you always think

Gençken her zaman sanırsın ki

The sun is gonna shine

Güneş her zaman parlayacak

One day you’re gonna have to say hello to goodbye

Bir gün veda etmeye merhaba diyeceksin

Shout it out let someone somewhere

Bağır tüm gücünle ve birinin

Know that you’re alive

Hayatta olduğunu bilmesini sağla

Take these words wear them well

Bu sözlerime güven ve sakın unutma

Live before you die

Ölmeden önce hayatını yaşa

Live before you die, hey!

Ölmeden önce hayatını yaşa

Live before you die

Ölmeden önce hayatını yaşa

You learn to love to live

Yaşamayı sevmeyi öğrenirsin

You fight and you forgive

Kavga edersin sonra affedersin

You face the darkest night

Kapkaranlık geceyle yüzleşirsin

Just live before you die

Sadece ölmeden önce hayatını yaşa

Bon Jovi – Broken Promise Land

Bon Jovi Broken Promise Land Türkçe Çevirisi

Angels falling from the sky

Imagine that, imagine that

Nobody’s getting out of here alive

No turning back, no turning back

Who’s gonna bail out all our shattered dreams

And scrape some truth off of these city streets?

No time for praying, get up off your knees

There’s hope I know, out on that lonely road

‘Cause home is where you are and where I am

Breathe in, breathe out, there’s only now

And all I got I’m holding in my hands

We’re breaking out of broken promiseland

Let’s close our eyes and just disappear

Slip through the cracks, no looking back

We’d get a million miles away from here

And let the past just fade to black

So what you learn to live with your regrets?

No need to fear what hasn’t happened yet

Well I’ll forget you but you can’t forget

There’s hope I know, out on that lonely road

‘Cause home is where you are and where I am

Breathe in, breathe out, there’s only now

And all I got I’m holding in my hands

We’re breaking out of broken promise land

So rise my fallen angel

Come on now, come on now

Shine, don’t let ’em break you

Come on now, come on now

Come on now, come on now

Come on now, come on now

Come on now, come on

There’s hope I know, out on that lonely road

‘Cause home is where you are and where I am

Breathe in, breathe out, there’s only now

And all I got I’m holding in my hands

We’re breaking out of broken promiseland

Breaking out of broken promiseland

Breaking out of broken promiseland

Try to align

Türkçe

Tutulmamış Sözler Diyarı

Melekler düşüyor gökyüzünden

Hayal etsene, hayal etsene

Kimsenin buradan sağ çıkamadığını

Geri dönüş yok, geri dönüş yok

Kim kurtaracak tüm o parçalanmış hayallerimizi

Ve bu şehir sokaklarından gerçekleri kazıyacak?

Dua edecek zaman yok, kalk ayağa

Umut var, biliyorum, bu yalnız yolun dışında

Çünkü sen ve ben neredeysek evimiz orada

Nefes al, nefes ver, sadece şu an var

Ve tek sahip olduğum şey ellerimde

Tutulmamış Sözler Diyarı’ndan kaçıyoruz

Gözlerimizi kapatalım ve yok oluverelim

Arkamıza bakmayıp, unutulup gidelim

Buradan milyonlarca mil uzağa gideriz

Ve burakalım geçmiş kararsın

Pişmanlıklarınla yaşamaktan öğrendiğin şey

Henüz yaşanmamış şeyden korkmana gerek olmadığıdır

Hayat seni yakalayacak ama sen unutamayacaksın

Umut var, biliyorum, bu yalnız yolun dışında

Çünkü sen ve ben neredeysek evimiz orada

Nefes al, nefes ver, sadece şu an var

Ve tek sahip olduğum şey ellerimde

Tutulmamış Sözler Diyarı’ndan kaçıyoruz

O yüzden kalk düşmüş meleğim

Hadi şimdi, hadi şimdi

Parla, seni kırmalarına izin verme

Hadi şimdi, hadi şimdi

Hadi şimdi, hadi şimdi

Hadi şimdi, hadi şimdi

Hadi şimdi, hadi

Umut var, biliyorum, bu yalnız yolun dışında

Çünkü sen ve ben neredeysek evimiz orada

Nefes al, nefes ver, sadece şu an var

Ve tek sahip olduğum şey ellerimde

Tutulmamış Sözler Diyarı’ndan kaçıyoruz

Tutulmamış Sözler Diyarı’ndan kaçıyoruz

Tutulmamış Sözler Diyarı’ndan kaçıyoruz

Bon Jovi – I Believe

Bon Jovi I Believe Türkçe Çevirisi

I Believe (Ben İnanıyorum)

All I know is what I’ve been sold

You can read my life like a fortune told

I’ve seen the dream, there ain’t no land of oz

But I got my brain and I got a heart

Encourage built, man I won’t let go

What we need right now is ….soul

Tek bildiklerim, bana yutturulanlar

Hayatımı, anlatılan bir fal gibi okuyabilirsin

Rüyayı gördüm, Oz diye bir masal diyarı yok

Ama benim beynim ve bir kalbim var

Cesaret birikti, adamım gitmesine izin vermem

Şu an ihtiyacımız olan şey ruh

You can’t do this, you can’t do that

They feed us lines but I won’t act

And all good things will come to pass

But the truth is all you have to have

And would you lie for it?

Cry for it?, die for it? Would you?

Bunu yapamazsın, onu yapamazsın

Bizi yalanlarla besliyorlar ama rol yapmayacağım

Ve bütün iyi şeyler birgün olur

Ama gerçek, sahip olman gereken tek şey

Ve bunun için yalan söyler misin?

Ağlar mısın? Ölür müsün? Ha?

I believe, I believe

With every breath that I breathe

You and me can turn a whisper to a scream

I believe, I believe

İnanıyorum, inanıyorum

Soluduğum her nefesle

Sen ve ben bir fısıltıyı çığlığa çevirebiliriz

İnanıyorum, inanıyorum

You gave it all, then you gave more

You know what you came here for

Youll pay the cost,

Like its your cross to bear

Are we the ones that put it there

Would you scheme for it

Scream for it, bleed for it? Would you?

Herşeyini verdin, sonra daha da verdin

Buraya niye geldiğini biliyorsun

Bunun hesabını ödeyeceksin

Sanki senin katlanman gereken birşeymiş gibi

Bunu oraya koyanlar bizler miyiz?

Bunun için bir dolaplar çevirir misin?

Çığlık atar mısın? Kanar mısın? Ha?

I believe, I believe

Believe were still worth

The fight you’ll see

There’s hope for this world tonight

I believe, I believe

İnanıyorum, inanıyorum

İnanıyorum ki hala savaşmaya değeriz

Bu Dünya için umut olduğunu göreceksin bu gece

İnanıyorum, inanıyorum

Don’t look up to your movie screens

Your records or your magazines

Close your eyes and you will see

That you are all you really need

Sinema perdenizdekileri örnek almayın

Albümlerinizi ya da dergilerinizi

Gözlerinizi kapatın ve göreceksiniz

Gerçekten ihtiyacınız olan tek şey, kendinizsiniz

I believe, I believe

With every breath I breathe

You and me can turn a

Whisper to a scream

İnanıyorum, inanıyorum

Soluduğum her nefesle

Sen ve ben bir fısıltıyı çığlığa çevirebiliriz

I believe, I believe

İnanıyorum, inanıyorum

Bon Jovi – If I Was Your Mother

Bon Jovi If I Was Your Mother Türkçe Çevirisi

If I was your mother (Eğer Annen Olsaydım)

Would you let me hold your hand

Would you say you were my baby

Would you always be my friend

Senin annen olsaydım

Elini tutmama izin verir miydin?

Benim bebeğim olduğunu söyler miydin?

Arkadaşım olur muydun her zaman?

If I was your mother

Could I teach you what’s right

Could I tell you stories

Maybe tuck you in

And kiss you sweet goodnight

Senin annen olsaydım

Sana neyin doğru olduğunu öğretebilir miydim?

Sana hikayeler anlatabilir miydim?

Belki de yatağına yatırıp

Sana tatlı geceler öpücüğü verebilir miydim?

Tell me what I got to do

To make my life mean more to you

I could get so close it’s true

If I was your mother

Bana ne yapmam gerektiğini söyle

Hayatımın senin için daha anlamlı olması için

O kadar yaklaşabilirdim ki, bu doğru

Senin annen olsaydım

Would you always believe me

‘Cause I’d wake up in the middle of the night

Just to see if you need me

Bana her zaman inanır mıydın?

Çünkü gecenin bir yarısı uyanırdım

Sırf bana ihtiyacın var mı diye bakmak için

Tell me there’s no other

To who you’re telling your secrets

And would you tell me

‘Bout all the boys you been

Bringing home to meet me

Bana başkası olmadığını söyle

Sırlarını anlattığın

Ben bana anlatır mıydın

Benimle tanıştırmak için eve getirdiğin

Tüm o oğlanları

Tell me what I’ve got to do

To make my life mean more to you

I could get so close it’s true

If I was your mother

Bana ne yapmam gerektiğini söyle

Hayatımın senin için daha anlamlı olması için

O kadar yaklaşabilirdim ki, bu doğru

Senin annen olsaydım

Tell me who i got to be

To make you a part of me

No one else you’d ever need

If i was your mother, mother

Bana kim olmam gerektiğini söyle

Seni benim bir parçam yapabilmem için

Başka kimselere ihtiyacın olmazdı

Senin annen olsaydım, annen

If I was your

Mother, mother

Senin annen olsaydım, annen

When love is blood

You’re never on trial

Love don’t get deeper

Than a mother & child

Oh baby, I got to get that close to you

Aşk, kan olduğunda

Asla bir duruşmada değilsindir

Aşk daha derin olamaz

Bir anneyle çocuk arasındakinden

Oh bebek, sana o kadar yaklaşabilmeliyim

Tell me what I’ve got to do

To make my life mean more to you

I could get so close it’s true

If I was yours

Bana ne yapmam gerektiğini söyle

Hayatımın senin için daha anlamlı olması için

O kadar yaklaşabilirdim ki, bu doğru

Senin annen olsaydım

Bon Jovi – Fear

Bon Jovi Fear Türkçe Çevirisi

Fear (Korku)

I see you looking over your shoulder

Tell me who do you think’s out there

You’re reaching for your four leaf clover

But baby there ain’t no luck down there

I swear that there’s no heart in this city

It’s here the slogan reads

“Do your time”

Everybody’s doing their sentence

It’s just there ain’t nobody here

Who knows just what’s the crime

I watched my father live a lie here

I’d rather die than fade away

I read the rules

And yeah I know them

Still you ain’t ever gonna

Make me play the game of

Tedirgin bir şekilde etrafını gözetlediğini görüyorum

Söyle bana, dışarıda kimin olduğunu düşünüyorsun

Dört yapraklı yoncana uzanıyorsun

Ama bebek orda hiç şans yok

Yemin ederim ki bu şehirde hiç kalp yok

Yazılı slogan diyor ki, ”cezanı çek’Ama sorun şu ki, burdaki hiçkimse

cezasını çektikleri suçun ne olduğunu bilmiyor

Babamın burada yalan bir hayat sürdürmesini izledim

Unutulup gitmektense ölmeyi tercih ederim

Kuralları okudum

Ve evet onları biliyoruö

Yine de bana bu oyunu

Asla oynatamayacaksın

Fear, fear, fear,

Fear of a new thing

Korku, korku, korku

Yeni bir şeyin korkusu

Running with the rats

Through the city

Makes you feel like you’re

A partner in crime

Girl once you were young and pretty

Now no ones stopped to watch

That little girl die

Farelerle koşuyorum

Şehir boyunca

Sana bir suçun ortağı

Gibi hissettiriyor

Kız, bir zamanlar genç ve güzeldin

Şimdi hiç kimse durup o

Küçük kızın ölmesini izlemedi

Hey baby won’t you stop and hear me

Just being here we’re

breathing heart attacks

We can run and chase

The setting sun we can run

And we won’t ever look back

Hey bebek, durup beni dinlemez misin?

Sadece burda durmakla

Kalp krizleri soluyoruz

Koşabilir ve kovalayabiliriz

Batan güneşi, koşabiliriz

Ve asla geriye bakmayız

Take my hand I know we’ll make it

I’ll let nothing slow us down

I know you want to curse

This place but there’s only

One thing that’s stopping us now

Elimi tut ve başaracağımızı biliyorum

Hiçbir şeyin bizi yavaşlatmasına izin vermeyeceğim

Biliyorum lanetlemek istiyorsun

Bu yeri ama bizi durduran

Yalnızca bir şey var

It’s Fear, fear,

Fear of a new thing

Fear, fear,

Fear of a brass ring

Bu korku, korku,

Yeni bir şeyin korkusu

Korku, korku

Büyük bir fırsatın getirdiği korku

You ain’t one for taking chances

You work and you live and you breathe that 9 to 5

Still that’s what you call living

That’s ‘surviving’ to me

Şansını deneyenlerden değilsin

Bunu çalışır, bunu yaşar, bunu solursun, 9’dan 5’e

Yine de buna yaşamak dersin

Bence bu ‘sadece hayatta kalmak

And ‘surviving’ is living to die in

Fear, fear,

Fear of a new thing

Fear, fear,

Fear of a brass ring

Ve ‘sadece hayatta kalmak’ ölmek için yaşamaktır

Korku, korku

Yeni birşeyin korkusu

Korku, korku

Büyük bir fırsatın korkusu

Bon Jovi – Little Bit Of Soul

Bon Jovi Little Bit Of Soul Türkçe Çevirisi

You been robbed

You been used

You been crucified and abused

You been sacrificed and

Now you’re confused

Ain’t it the truth, yeah

Soyuldun

Kullanıldın

Çarmıha gerildin ve sövüldün

Kurban edildin ve

Şimdi kafan karışık

Gerçek bu değil mi? Evet

You got a hole in your head

And a cold empty spot

In your big brass bed

When you’re mad at the world and

You feel like you’re losing control

All you need to get by is

A little bit of soul

Kafanda bir delik var

Ve soğuk boş bir nokta

Büyük yatağında

Dünya’ya kızdığında ve

Kontrolünü kaybettiğini hissettiğinde

Tek ihtiyacın olan

Birazcık ruh

A little bit of soul

Birazcık ruh

When you’ve lost in the flood

And you feel like you been

Kicked in the mud

You know they still

Haven’t found the drug

Little Bit Of Soul

Selde kaybolduğunda

Ve çamura tekmelenmiş

Gibi hissettiğinde

Biliyorsun hala bulamadılar

Bizim moralimizi düzeltecek ilacı

Feeling down, misunderstood

I know that these times

Ain’t looking so good

When you’re mad at the world and

You feeling like you’re losing control

All we all need to survive is

A little of soul

Moralin kötü, yanlış anlaşılmışsın

Biliyorum bu zamanlar

Pek iyi görünmüyor

Dünya’ya kızdığında ve

Kontrolünü kaybettiğini hissettiğinde

Hayatta kalmayı başarmak için tek

İhtiyacımız olan birazcık ruh

Whoa oh, little bit of soul

Whoa oh, birazcık ruh

Everyone’s complaining

Nothing but frustration

The king has pissed in

Your pot of gold

It ain’t entertaining spending

So much time in the hole

Lost in the middle of a…

Herkes şikayetçi

Hüsrandan başka birşey yok

Kral senin altın dolu çömleğine işediyse

Eğlenceli değil harcamak

Onca zamanı bir delikte

Kaybolmuş ortasında…

Mad at the world

And you feel like

You’re losing control

I know i know, what we need

To get by is just

A little bit of soul

Dünyaya kızmışsın

Ve kontrolünü kaybetmiş

Gibi hissediyorsun

Biliyorum, biliyorum bunları atlatmak için

İhtiyacımız olan birazcık ruh

Whoa oh little bit of soul

Whoa oh little bit of soul

Whoa oh little bit of soul

Whoa oh birazcık ruh

Whoa oh birazcık ruh

Whoa oh birazcık ruh

Bon Jovi – Save A Prayer

Bon Jovi Save A Prayer Türkçe Çevirisi

Dear Lord, Jesus, Buddah, Allah or can I just call you Joe

I’ve got a lot of things to tell you and some things I gotta know

I’m tired of hearing talk about this world’s about to end

If we can die together then can’t we all be friends

I gotta know

Hey, I gotta know

So Mister can you tell me, gotta know

Baby can you tell me, gotta know

Whoa oh oh I gotta know

Yeah, Yeah, Yeah, I gotta know

Baby can you tell me, gotta know

Baby can you help me, gotta know

I gotta know

Sevgili Tanrı, Buda, Allah ya da sana sadece Joe diyebilir miyim?

Sana söyleyecek çok şeyim var ve bilmem gereken birkaç şey

Dünya’nın sona ermek üzere olduğu hakkındaki konuşmaları duymaktan bıktım.

Birlikte ölebiliyorsak o zaman hepimiz arkadaş olamaz mıyız?

Bilmek zorundayım

Hey, bilmek zorundayım

Bayım bana söyleyebilir misiniz, bilmek zorundayım

Bebek bana söyleyebilir misin, bilmek zorundayım

Whoa oh oh bilmek zorundayım

Evet, evet, evet, bilmek zorundayım

Bebek bana söyleyebilir misin, bilmek zorundayım

Bebek bana yardım edebilir misin, bilmek zorundayım

Bilmek zorundayım

Did you ever feel like you were drowning,

Did you ever feel betrayed by a kiss?

Did you ever feel like you needed somebody,

Would you feel alone in a world like this?

Did you ever feel like you needed shelter,

Did you ever laugh when you wanted to cry?

Did you ever dream about evolution,

Don’t you ever feel like your living a lie?

Boğuluyormuş gibi hissettiğin oldu mu?

Hiç bir öpücük tarafından ihanete uğradın mı?

Hiç birine ihtiyacın varmış gibi hissettin mi?

Böyle bir Dünya’da yalnız hisseder miydin?

Hiç sığınağa ihtiyacın varmış gibi hissettin mi?

Hiç ağlamak isterken güldün mü?

Hiç evrim hakkında hayal kurdun mu?

Hiç bir yalan yaşıyormuş gibi hissetmiyor musun?

Oh, whoa, too many children grow up blind to the truth.

I say, Oh Oh, Oh, Oh,

say a prayer for me,

I’ll save a prayer for you.

Oh, whoa, çok fazla çocuk gerçeğe kör bir şekilde yetişiyor

Derim ki, Oh, Oh, Oh, Oh,

Benim için bir dua oku,

Ben de senin için bi dua saklarım

Did you ever feel like you were helpless,

Did you ever feel like an open wound?

Did you ever feel that there ain’t no forgiveness,

Did you ever feel that close to the truth?

Hiç acizmişsin gibi hissettin mi?

Hiç açık bir yara gibi hissettin mi?

Hiç, hiç af yokmuş gibi hissettin mi?

Hiç gerçeğe o kadar yakın hissettin mi?

Oh Whoa, the world closed their eyes on the blinding truth.

I say, Oh, Oh, Oh, Oh , say a prayer for me,

and I’ll save a prayer for you

I’ll save a prayer for you, I’ll save a prayer for you,

I’ll save a prayer…. for you, for you, for you.

I’ll save a prayer.

Oh Whoa, Dünya kör eden gerçeğe gözlerini kapattı

Derim ki, Oh, Oh, Oh, benim için bir dua oku

Ve ben de senin için bir dua saklarım

Senin için bir dua saklarım, senin için bir dua saklarım,

Bir dua saklarım… senin için, senin için, senin için.

Bir dua saklarım

Did you ever feel like you needed shelter,

Did you ever feel like you lived through the flood?

Did you ever feel a lust for survival, did you ever feel, feel, feel?

The world keeps turning.

Rome’s still burning.

There’s too many hearts that haven’t found a home.

This train’s on the tracks and the world’s on my back,

save a prayer for me and I’ll save one for you.

Hiç sığınağa ihtiyacın varmış gibi hissettin mi?

Hiç bir sel boyunca yaşıyormuş gibi hissettin mi?

Hiç hayatta kalmayı arzuladın mı, hiç hissettin mi? hissettin mi? hissettin mi?

Dünya dönmeye devam ediyor

Roma hala yanıyor

Hala bir yuva bulmayan çok fazla kalp var

Bu tren raylarda ve dünya arkamda,

benim için bir dua sakla, ve ben de senin için bir tane saklarım

No one to blame , but it’s hard to explain,

why too many soul’s are feeling so alone.

You’ve got to hold on if it’s all you can do.

Save a prayer for me, I’ll save a prayer for you.

I’ll save a prayer for you, I’ll save a prayer for you,

I’ll Save a prayer for you, for you, for you.

Suçlayacak kimse yok, ama açıklamak zor

Niye bu kadar fazla ruhun çok yalnız hissettiğini

Dayanmalısın, yapabildiğin tek şey buysa

Benim için bir dua sakla, ben de senin için bir dua saklarım

Senin için bir dua saklarım, senin için bir dua saklarım,

Bir dua saklarım senin için, senin için, senin için

Bon Jovi – Blame It On The Love Of Rock & Roll

Bon Jovi Blame It On The Love Of Rock & Roll Türkçe Çevirisi

First time I heard the music

I thought it was my own

I could feel it in my heartbeat

I could feel it in my bones

My momma thinks I’m crazy

My dad says I’m insane

I got this boogie woogie fever

That’s burning in my veins

Müziği ilk duyduğumda

Kendime ait sandım

Kalp atışlarımda hissedebiliyordum

Kemiklerimde hissedebiliyordum

Annem deli olduğumu düşünüyor

Babam çılgın olduğumu söylüyor

Boogie woogie ateşim var

Damarlarımda yanan

They tried to take me to a doctor

But it’s too late for me

Then they took me to a preacher

That they saw on their TV

Who said that for a small donation

My lost soul would be saved

I said I don’t think so preacher

I’ll come back another day

Beni doktora götürmeye çalıştılar

Ama benim için çok geç

Sonra beni televizyonda gördükleri

Bir duacıya götürdüler

Dedi ki, küçük bir bağış karşılığında

Kaybolmuş ruhum kurtarılmış olacak

Dedim ki, sanmıyorum duacı

Başka bir gün geri döneceğim

All I want, is to be a Rolling Stone

They don’t understand what we all know

Tek istediğim, yuvarlanan bir taş olmak

Onlar anlamıyor bizlerin bildiğini

It feels so good that it ought to be illegal

I got my vaccination from a phonographic needle

I’ll never grow up and I’ll never grow old

Blame it on the love of rock & roll

O kadar güzel hissettiriyor ki yasadışı olmalı

Aşımı bir pikap iğnesiyle oldum

Asla büyümeyeceğim ve asla yaşlanmayacağım

Rock & Roll aşkını suçla

My teachers didn’t like me they always

Tried to put me down

‘Cause I wore my hair too long

I played my music way too loud

Öğretmenlerim benden hiç hoşlanmadı

Beni hep aşağılamaya çalıştılar

Çünkü saçımı uzun bırakır

Müziğimi yüksek sesle çalardım

Every little boy wants to learn to play guitar

So he can pick up all the chicks

And be a rock-n-roll star

Her oğlan gitar çalmayı öğrenmek ister

Bütün piliçleri toplamak

Ve bir rock n’ roll yıldızı olabilmek için

They said it won’t last, but they misunderstood

If people think it’s bad then I’ll be bad for good

Çok sürmez dediler ama yanlış anladılar

İnsanlar bunun kötü olduğunu düşünüyorlarsa ben hep kötü kalacağım

It feels so good that it ought to be illegal

I got my vaccination from a phonographic needle

I’ll never grow up and I’ll never grow old

Blame it on the love of rock & roll

O kadar güzel hissettiriyor ki yasadışı olmalı

Aşımı bir pikap iğnesiyle oldum

Asla büyümeyeceğim ve asla yaşlanmayacağım

Rock & Roll aşkını suçla

Blame it on the love, blame it on the love

Dad don’t understand what the little girls know

Blame it on the love of rock-n-roll

Aşkı suçla, aşkı suçla

Baba anlamıyor küçük kızların bildiğini

Rock & Roll aşkını suçla

All I wanted, all I ever needed

My guitar gave to me

Every song I’ve sung blame it on love

Tek istediğimi, tek ihtiyacım olanı

Gitarım bana verdi

Söylediğim her şarkı için aşkı suçla

Every war I’ve won blame it on love

Everything I’ve done blame it on love

Blame it on the love of rock-n-roll

Kazandığım her savaş için aşkı suçla

Yaptığım herşey için aşkı suçla

Rock & Roll aşkını suçla

It feels so good that it ought to be illegal

I got my vaccination from a phonographic needle

I’ll never grow up and I’ll never grow old

Blame it on the love of rock & roll

O kadar güzel hissettiriyor ki yasadışı olmalı

Aşımı bir pikap iğnesiyle oldum

Asla büyümeyeceğim ve asla yaşlanmayacağım

Rock & Roll aşkını suçla

Blame it on the love, blame it on the love

Dad don’t get it

what the little girls know

Blame it on the love of rock-n-roll

Aşkı suçla, aşkı suçla

Baba anlamıyor, küçük kızların bildiğini

Rock & Roll aşkını suçla