Kategori arşivi: Bob Dylan

Bob Dylan Şarkı Çevirileri

Bob Dylan – Girl Of The North Country

Bob Dylan Girl Of The North Country Türkçe Çevirisi

If you’re traveling in the north country fair

Kuzey ülke çevresinde geziyorsan

Where the winds hit heavy on the borderline

Sınırda daha sert esen rüzgarın olduğu yerde

Remember me to one who lives there

Orada yaşayan biri olarak beni unutma

She once was the true love of mine.

Önceden gerçek aşkım ondaydı

If you go when the snowflakes storm

Kar tanecikleri fırtınasına gidersen

When the rivers freeze and summer ends

Nehirler donarken ve yaz biterken

Please see if she’s a coat so warm

Lütfen montu var mı bak yoksa ısıt onu

To keep her from the howlin’ winds.

İnleyen rüzgarlardan onu uzak tutmak için

Please see if her hair hangs long

Saçları uzun mu bir bak

If it rolls and flows all down her breast

Yuvarlanırsa ve göğsünden aşağı akarsa

Please see from me if her hair hangs long

Lütfen benim için saçları uzun mu bak

That’s the way I remember her best.

En iyisini bu yüzden hatırlıyorum

I’m a-wonderin’ if she remember me at all

Beni hiç hatırlıyor mu merak ediyorum

Many times I’ve often prayed

Sık sık dua ettiğim zamanlarda

In the darkness of my night

Gecemin karanlığında

In the brightness of my day.

Günümün aydınlığında

If you’re traveling in the north country fair

Kuzey ülke çevresinde geziyorsan

Where the winds hit heavy on the borderline

Sınırda daha sert esen rüzgarın olduğu yerde

Remember me to one who lives there

Orada yaşayan biri olarak beni unutma

She once was the true love of mine.

Önceden gerçek aşkım ondaydı

Bob Dylan – Girl Of The North Country

Bob Dylan Girl Of The North Country Türkçe Çevirisi

If you’re traveling in the north country fair

Kuzey ülke çevresinde geziyorsan

Where the winds hit heavy on the borderline

Sınırda daha sert esen rüzgarın olduğu yerde

Remember me to one who lives there

Orada yaşayan biri olarak beni unutma

She once was the true love of mine.

Önceden gerçek aşkım ondaydı

If you go when the snowflakes storm

Kar tanecikleri fırtınasına gidersen

When the rivers freeze and summer ends

Nehirler donarken ve yaz biterken

Please see if she’s a coat so warm

Lütfen montu var mı bak yoksa ısıt onu

To keep her from the howlin’ winds.

İnleyen rüzgarlardan onu uzak tutmak için

Please see if her hair hangs long

Saçları uzun mu bir bak

If it rolls and flows all down her breast

Yuvarlanırsa ve göğsünden aşağı akarsa

Please see from me if her hair hangs long

Lütfen benim için saçları uzun mu bak

That’s the way I remember her best.

En iyisini bu yüzden hatırlıyorum

I’m a-wonderin’ if she remember me at all

Beni hiç hatırlıyor mu merak ediyorum

Many times I’ve often prayed

Sık sık dua ettiğim zamanlarda

In the darkness of my night

Gecemin karanlığında

In the brightness of my day.

Günümün aydınlığında

If you’re traveling in the north country fair

Kuzey ülke çevresinde geziyorsan

Where the winds hit heavy on the borderline

Sınırda daha sert esen rüzgarın olduğu yerde

Remember me to one who lives there

Orada yaşayan biri olarak beni unutma

She once was the true love of mine.

Önceden gerçek aşkım ondaydı

Bob Dylan – Girl Of The North Country

Bob Dylan Girl Of The North Country Türkçe Çevirisi

If you’re traveling in the north country fair

Kuzey ülke çevresinde geziyorsan

Where the winds hit heavy on the borderline

Sınırda daha sert esen rüzgarın olduğu yerde

Remember me to one who lives there

Orada yaşayan biri olarak beni unutma

She once was the true love of mine.

Önceden gerçek aşkım ondaydı

If you go when the snowflakes storm

Kar tanecikleri fırtınasına gidersen

When the rivers freeze and summer ends

Nehirler donarken ve yaz biterken

Please see if she’s a coat so warm

Lütfen montu var mı bak yoksa ısıt onu

To keep her from the howlin’ winds.

İnleyen rüzgarlardan onu uzak tutmak için

Please see if her hair hangs long

Saçları uzun mu bir bak

If it rolls and flows all down her breast

Yuvarlanırsa ve göğsünden aşağı akarsa

Please see from me if her hair hangs long

Lütfen benim için saçları uzun mu bak

That’s the way I remember her best.

En iyisini bu yüzden hatırlıyorum

I’m a-wonderin’ if she remember me at all

Beni hiç hatırlıyor mu merak ediyorum

Many times I’ve often prayed

Sık sık dua ettiğim zamanlarda

In the darkness of my night

Gecemin karanlığında

In the brightness of my day.

Günümün aydınlığında

If you’re traveling in the north country fair

Kuzey ülke çevresinde geziyorsan

Where the winds hit heavy on the borderline

Sınırda daha sert esen rüzgarın olduğu yerde

Remember me to one who lives there

Orada yaşayan biri olarak beni unutma

She once was the true love of mine.

Önceden gerçek aşkım ondaydı

Bob Dylan – Masters Of War

Bob Dylan Masters Of War Türkçe Çevirisi

Come you masters of war

Savaşın efendileri gelin

You that build all the guns

Bütün silahları inşa edenler

You that build the death planes

Ölüm uçaklarını inşa edenler

You that build all the bombs

Bütün bombaları yapanlar

You that hide behind walls

Duvarlar arkasında saklanan

You that hide behind desks

Masalar arkasında saklanan sizler

I just want you to know

Sadece bilmenizi istiyorum

I can see through your masks.

Maskelerinizin ardını görebiliyorum

You that never done nothin

Hiçbir şey yapmayanlar

But build to destroy

Ama yıkmak için yapanlar

You play with my world

Dünyamla oynuyorsunuz

Like it’s your little toy

Küçük bir oyuncağınız gibi

You put a gun in my hand

Elime bir silah koyuyorsunuz

And you hide from my eyes

Ve gözlerimden sakınıyorsunuz

And you turn and run farther

Ve dönüp uzaklara kaçıyorsunuz

When the fast bullets fly.

Hızlı kurşunlar uçtuğunda

Like Judas of old

Eskinin Yehudası gibi

You lie and deceive

Yalan söyleyip kandırıyorsunuz

A world war can be won

Dünya savaşı kazanılabilir

You want me to believe

İnanmamı istiyorsun

But I see through your eyes

Ama gözlerinin içini görebiliyorum

And I see through your brain

Ve beyninin içini görebiliyorum

Like I see through the water

Suyun içini görebilmem gibi

That runs down my drain.

Kanalımdan akan

You fasten all the triggers

Bütün tetikleri hızlandırıyorsunuz

For the others to fire

Başkalarının yanması için

Then you set back and watch

Sonra arkanıza oturup izliyorsunuz

When the death count gets higher

Ölüm sayacı yükseldikçe

You hide in your mansion

Evinizde saklanıyorsunuz

As young people’s blood

Gençlerin kanı gibi

Flows out of their bodies

Vücutlarından dışarı akan

And is buried in the mud.

Ve çamurda gömülü

You’ve thrown the worst fear

En kötü korkuyu atlattın

That can ever be hurled

Asla fırlatılamayacak olan

Fear to bring children

Çocukları getirmeye korkan

Into the world

Dünyaya doğru

For threatening my baby

Bebeğimi korkutmaktan

Unborn and unnamed

Doğmamış ve isimsiz

You ain’t worth the blood

Kanına değmezsin

That runs in your veins.

Damarlarından akan

How much do I know

Ne kadar bilmeliyim

To talk out of turn

Dönüş dışında konuşmak için

You might say that I’m young

Genç olduğumu söyleyebilirsin

You might say I’m unlearned

Öğrenmemiş olduğumu söyleyebilirsin

But there’s one thing I know

Ama bildiğim tek şey var

Though I’m younger than you

Senden daha genç olmama rağmen

That even Jesus would never

İsa bile asla

Forgive what you do.

Yaptığını affetmez

Let me ask you one question

Sana bir soru sorayım

Is your money that good

Paran o kadar da iyi mi

Will it buy you forgiveness

Sana bağışlama alır mı

Do you think that it could

Yapabileceğini düşünüyor musun

I think you will find

Bence bulursun

When your death takes its toll

Ölümün çanları çaldığında

All the money you made

Kazandığın bütün para

Will never buy back your soul.

Asla ruhunu geri almaz

And I hope that you die

Ve umarım ölürsün

And your death’ll come soon

Ve ölümün yakında gelir

I will follow your casket

Tabutunu takip edeceğim

In the pale afternoon

Solgun öğleden sonrası

And I’ll watch while you’re lowered

Ve sen zayıfken seni izleyeceğim

Down to your deathbed

Ölüm yatağına kadar

And I’ll stand over your grave

Ve mezarının üstünde duracağım

‘Til I’m sure that you’re dead.

Öldüğüne emin olana dek

Bob Dylan – Masters Of War

Bob Dylan Masters Of War Türkçe Çevirisi

Come you masters of war

Savaşın efendileri gelin

You that build all the guns

Bütün silahları inşa edenler

You that build the death planes

Ölüm uçaklarını inşa edenler

You that build all the bombs

Bütün bombaları yapanlar

You that hide behind walls

Duvarlar arkasında saklanan

You that hide behind desks

Masalar arkasında saklanan sizler

I just want you to know

Sadece bilmenizi istiyorum

I can see through your masks.

Maskelerinizin ardını görebiliyorum

You that never done nothin

Hiçbir şey yapmayanlar

But build to destroy

Ama yıkmak için yapanlar

You play with my world

Dünyamla oynuyorsunuz

Like it’s your little toy

Küçük bir oyuncağınız gibi

You put a gun in my hand

Elime bir silah koyuyorsunuz

And you hide from my eyes

Ve gözlerimden sakınıyorsunuz

And you turn and run farther

Ve dönüp uzaklara kaçıyorsunuz

When the fast bullets fly.

Hızlı kurşunlar uçtuğunda

Like Judas of old

Eskinin Yehudası gibi

You lie and deceive

Yalan söyleyip kandırıyorsunuz

A world war can be won

Dünya savaşı kazanılabilir

You want me to believe

İnanmamı istiyorsun

But I see through your eyes

Ama gözlerinin içini görebiliyorum

And I see through your brain

Ve beyninin içini görebiliyorum

Like I see through the water

Suyun içini görebilmem gibi

That runs down my drain.

Kanalımdan akan

You fasten all the triggers

Bütün tetikleri hızlandırıyorsunuz

For the others to fire

Başkalarının yanması için

Then you set back and watch

Sonra arkanıza oturup izliyorsunuz

When the death count gets higher

Ölüm sayacı yükseldikçe

You hide in your mansion

Evinizde saklanıyorsunuz

As young people’s blood

Gençlerin kanı gibi

Flows out of their bodies

Vücutlarından dışarı akan

And is buried in the mud.

Ve çamurda gömülü

You’ve thrown the worst fear

En kötü korkuyu atlattın

That can ever be hurled

Asla fırlatılamayacak olan

Fear to bring children

Çocukları getirmeye korkan

Into the world

Dünyaya doğru

For threatening my baby

Bebeğimi korkutmaktan

Unborn and unnamed

Doğmamış ve isimsiz

You ain’t worth the blood

Kanına değmezsin

That runs in your veins.

Damarlarından akan

How much do I know

Ne kadar bilmeliyim

To talk out of turn

Dönüş dışında konuşmak için

You might say that I’m young

Genç olduğumu söyleyebilirsin

You might say I’m unlearned

Öğrenmemiş olduğumu söyleyebilirsin

But there’s one thing I know

Ama bildiğim tek şey var

Though I’m younger than you

Senden daha genç olmama rağmen

That even Jesus would never

İsa bile asla

Forgive what you do.

Yaptığını affetmez

Let me ask you one question

Sana bir soru sorayım

Is your money that good

Paran o kadar da iyi mi

Will it buy you forgiveness

Sana bağışlama alır mı

Do you think that it could

Yapabileceğini düşünüyor musun

I think you will find

Bence bulursun

When your death takes its toll

Ölümün çanları çaldığında

All the money you made

Kazandığın bütün para

Will never buy back your soul.

Asla ruhunu geri almaz

And I hope that you die

Ve umarım ölürsün

And your death’ll come soon

Ve ölümün yakında gelir

I will follow your casket

Tabutunu takip edeceğim

In the pale afternoon

Solgun öğleden sonrası

And I’ll watch while you’re lowered

Ve sen zayıfken seni izleyeceğim

Down to your deathbed

Ölüm yatağına kadar

And I’ll stand over your grave

Ve mezarının üstünde duracağım

‘Til I’m sure that you’re dead.

Öldüğüne emin olana dek

Bob Dylan – Masters Of War

Bob Dylan Masters Of War Türkçe Çevirisi

Come you masters of war

Savaşın efendileri gelin

You that build all the guns

Bütün silahları inşa edenler

You that build the death planes

Ölüm uçaklarını inşa edenler

You that build all the bombs

Bütün bombaları yapanlar

You that hide behind walls

Duvarlar arkasında saklanan

You that hide behind desks

Masalar arkasında saklanan sizler

I just want you to know

Sadece bilmenizi istiyorum

I can see through your masks.

Maskelerinizin ardını görebiliyorum

You that never done nothin

Hiçbir şey yapmayanlar

But build to destroy

Ama yıkmak için yapanlar

You play with my world

Dünyamla oynuyorsunuz

Like it’s your little toy

Küçük bir oyuncağınız gibi

You put a gun in my hand

Elime bir silah koyuyorsunuz

And you hide from my eyes

Ve gözlerimden sakınıyorsunuz

And you turn and run farther

Ve dönüp uzaklara kaçıyorsunuz

When the fast bullets fly.

Hızlı kurşunlar uçtuğunda

Like Judas of old

Eskinin Yehudası gibi

You lie and deceive

Yalan söyleyip kandırıyorsunuz

A world war can be won

Dünya savaşı kazanılabilir

You want me to believe

İnanmamı istiyorsun

But I see through your eyes

Ama gözlerinin içini görebiliyorum

And I see through your brain

Ve beyninin içini görebiliyorum

Like I see through the water

Suyun içini görebilmem gibi

That runs down my drain.

Kanalımdan akan

You fasten all the triggers

Bütün tetikleri hızlandırıyorsunuz

For the others to fire

Başkalarının yanması için

Then you set back and watch

Sonra arkanıza oturup izliyorsunuz

When the death count gets higher

Ölüm sayacı yükseldikçe

You hide in your mansion

Evinizde saklanıyorsunuz

As young people’s blood

Gençlerin kanı gibi

Flows out of their bodies

Vücutlarından dışarı akan

And is buried in the mud.

Ve çamurda gömülü

You’ve thrown the worst fear

En kötü korkuyu atlattın

That can ever be hurled

Asla fırlatılamayacak olan

Fear to bring children

Çocukları getirmeye korkan

Into the world

Dünyaya doğru

For threatening my baby

Bebeğimi korkutmaktan

Unborn and unnamed

Doğmamış ve isimsiz

You ain’t worth the blood

Kanına değmezsin

That runs in your veins.

Damarlarından akan

How much do I know

Ne kadar bilmeliyim

To talk out of turn

Dönüş dışında konuşmak için

You might say that I’m young

Genç olduğumu söyleyebilirsin

You might say I’m unlearned

Öğrenmemiş olduğumu söyleyebilirsin

But there’s one thing I know

Ama bildiğim tek şey var

Though I’m younger than you

Senden daha genç olmama rağmen

That even Jesus would never

İsa bile asla

Forgive what you do.

Yaptığını affetmez

Let me ask you one question

Sana bir soru sorayım

Is your money that good

Paran o kadar da iyi mi

Will it buy you forgiveness

Sana bağışlama alır mı

Do you think that it could

Yapabileceğini düşünüyor musun

I think you will find

Bence bulursun

When your death takes its toll

Ölümün çanları çaldığında

All the money you made

Kazandığın bütün para

Will never buy back your soul.

Asla ruhunu geri almaz

And I hope that you die

Ve umarım ölürsün

And your death’ll come soon

Ve ölümün yakında gelir

I will follow your casket

Tabutunu takip edeceğim

In the pale afternoon

Solgun öğleden sonrası

And I’ll watch while you’re lowered

Ve sen zayıfken seni izleyeceğim

Down to your deathbed

Ölüm yatağına kadar

And I’ll stand over your grave

Ve mezarının üstünde duracağım

‘Til I’m sure that you’re dead.

Öldüğüne emin olana dek

Bob Dylan – Down The Highway

Bob Dylan Down The Highway Türkçe Çevirisi

Well, I’m walkin’ down the highway

Otoyoldan aşağı yürüyorum

With my suitcase in my hand

Elimde bavulum

Yes, I’m walkin’ down the highway

Evet, Otoyoldan aşağı yürüyorum

With my suitcase in my hand

Elimde bavulum

Lord, I really miss my baby

Tanrım, cidden bebeğimi özlüyorum

She’s in some far-of land.

Uzak bir yerde

Well, your streets are gettin’ empty

Caddelerin boşalıyor

Lord your highway’s gettin’ filled

Tanrım, otoyolun doluyor

Well, your streets are gettin’ empty

Caddelerin boşalıyor

Lord your highway’s gettin’ filled

Tanrım, otoyolun doluyor

Well, the way I love that woman

O kadını sevme şeklim

I swear it’s bound to get me killed.

Yemin ederim beni öldürmeye zorunlu

Well, I been gamblin’ so long

Uzun zamandır kumar oynuyorum

Lord, I ain’t got much more to lose

Tanrım, kaybedecek çok şeyim yok

Well, I been gamblin’ so long

Uzun zamandır kumar oynuyorum

Lord, I ain’t got much more to lose

Tanrım, kaybedecek çok şeyim yok

Right now I’m havin’ trouble

Şimdi sorun yaşıyorum

Please don’t take away my highway shoes.

Lütfen otoyol ayakkabılarımı almayın

Well, I’m bound to get lucky, baby

Şanslı olmak zorundayım bebek

Or I’m bound to die tryinYa da denemek için ölmeye zorunluyum

Well, I’m bound to get lucky, baby

Şanslı olmak zorundayım bebek

Or I’m bound to die tryinYa da denemek için ölmeye zorunluyum

Well, meet me in the middle of the ocean

Okyanusun ortasında buluş benimle

And we’ll leave this ol’ highway behind.

Ve bu esli otoyolu arkamızda bırakalım

Well, the ocean took my baby

Okyanus bebeğimi aldı

My baby stole my heart from me

Bebeğim kalbimi çaldı benden

Well, the ocean took my baby

Okyanus bebeğimi aldı

My baby stole my heart from me

Bebeğim kalbimi çaldı benden

She packed it all up in a suitcase

Her şeyini bavula doldurdu

Lord, she took it away to Italy, Italy.

Tanrım, Italyaya gitti

So, I’m walkin’ down your highway

Şimdi otoyolundan aşağı yürüyorum

Just as far my poor eyes can see

Fakir gözlerim ne kadar uzağı görebilirse

So, I’m walkin’ down your highway

Şimdi otoyolundan aşağı yürüyorum

Just as far my poor eyes can see

Fakir gözlerim ne kadar uzağı görebilirse

From the Golden Gate Bridge

Altın Kapı Köprüsünden

All the way to the Statue of Liberty.

Özgürlük Anıtına kadar

Bob Dylan – Down The Highway

Bob Dylan Down The Highway Türkçe Çevirisi

Well, I’m walkin’ down the highway

Otoyoldan aşağı yürüyorum

With my suitcase in my hand

Elimde bavulum

Yes, I’m walkin’ down the highway

Evet, Otoyoldan aşağı yürüyorum

With my suitcase in my hand

Elimde bavulum

Lord, I really miss my baby

Tanrım, cidden bebeğimi özlüyorum

She’s in some far-of land.

Uzak bir yerde

Well, your streets are gettin’ empty

Caddelerin boşalıyor

Lord your highway’s gettin’ filled

Tanrım, otoyolun doluyor

Well, your streets are gettin’ empty

Caddelerin boşalıyor

Lord your highway’s gettin’ filled

Tanrım, otoyolun doluyor

Well, the way I love that woman

O kadını sevme şeklim

I swear it’s bound to get me killed.

Yemin ederim beni öldürmeye zorunlu

Well, I been gamblin’ so long

Uzun zamandır kumar oynuyorum

Lord, I ain’t got much more to lose

Tanrım, kaybedecek çok şeyim yok

Well, I been gamblin’ so long

Uzun zamandır kumar oynuyorum

Lord, I ain’t got much more to lose

Tanrım, kaybedecek çok şeyim yok

Right now I’m havin’ trouble

Şimdi sorun yaşıyorum

Please don’t take away my highway shoes.

Lütfen otoyol ayakkabılarımı almayın

Well, I’m bound to get lucky, baby

Şanslı olmak zorundayım bebek

Or I’m bound to die tryinYa da denemek için ölmeye zorunluyum

Well, I’m bound to get lucky, baby

Şanslı olmak zorundayım bebek

Or I’m bound to die tryinYa da denemek için ölmeye zorunluyum

Well, meet me in the middle of the ocean

Okyanusun ortasında buluş benimle

And we’ll leave this ol’ highway behind.

Ve bu esli otoyolu arkamızda bırakalım

Well, the ocean took my baby

Okyanus bebeğimi aldı

My baby stole my heart from me

Bebeğim kalbimi çaldı benden

Well, the ocean took my baby

Okyanus bebeğimi aldı

My baby stole my heart from me

Bebeğim kalbimi çaldı benden

She packed it all up in a suitcase

Her şeyini bavula doldurdu

Lord, she took it away to Italy, Italy.

Tanrım, Italyaya gitti

So, I’m walkin’ down your highway

Şimdi otoyolundan aşağı yürüyorum

Just as far my poor eyes can see

Fakir gözlerim ne kadar uzağı görebilirse

So, I’m walkin’ down your highway

Şimdi otoyolundan aşağı yürüyorum

Just as far my poor eyes can see

Fakir gözlerim ne kadar uzağı görebilirse

From the Golden Gate Bridge

Altın Kapı Köprüsünden

All the way to the Statue of Liberty.

Özgürlük Anıtına kadar

Bob Dylan – Down The Highway

Bob Dylan Down The Highway Türkçe Çevirisi

Well, I’m walkin’ down the highway

Otoyoldan aşağı yürüyorum

With my suitcase in my hand

Elimde bavulum

Yes, I’m walkin’ down the highway

Evet, Otoyoldan aşağı yürüyorum

With my suitcase in my hand

Elimde bavulum

Lord, I really miss my baby

Tanrım, cidden bebeğimi özlüyorum

She’s in some far-of land.

Uzak bir yerde

Well, your streets are gettin’ empty

Caddelerin boşalıyor

Lord your highway’s gettin’ filled

Tanrım, otoyolun doluyor

Well, your streets are gettin’ empty

Caddelerin boşalıyor

Lord your highway’s gettin’ filled

Tanrım, otoyolun doluyor

Well, the way I love that woman

O kadını sevme şeklim

I swear it’s bound to get me killed.

Yemin ederim beni öldürmeye zorunlu

Well, I been gamblin’ so long

Uzun zamandır kumar oynuyorum

Lord, I ain’t got much more to lose

Tanrım, kaybedecek çok şeyim yok

Well, I been gamblin’ so long

Uzun zamandır kumar oynuyorum

Lord, I ain’t got much more to lose

Tanrım, kaybedecek çok şeyim yok

Right now I’m havin’ trouble

Şimdi sorun yaşıyorum

Please don’t take away my highway shoes.

Lütfen otoyol ayakkabılarımı almayın

Well, I’m bound to get lucky, baby

Şanslı olmak zorundayım bebek

Or I’m bound to die tryinYa da denemek için ölmeye zorunluyum

Well, I’m bound to get lucky, baby

Şanslı olmak zorundayım bebek

Or I’m bound to die tryinYa da denemek için ölmeye zorunluyum

Well, meet me in the middle of the ocean

Okyanusun ortasında buluş benimle

And we’ll leave this ol’ highway behind.

Ve bu esli otoyolu arkamızda bırakalım

Well, the ocean took my baby

Okyanus bebeğimi aldı

My baby stole my heart from me

Bebeğim kalbimi çaldı benden

Well, the ocean took my baby

Okyanus bebeğimi aldı

My baby stole my heart from me

Bebeğim kalbimi çaldı benden

She packed it all up in a suitcase

Her şeyini bavula doldurdu

Lord, she took it away to Italy, Italy.

Tanrım, Italyaya gitti

So, I’m walkin’ down your highway

Şimdi otoyolundan aşağı yürüyorum

Just as far my poor eyes can see

Fakir gözlerim ne kadar uzağı görebilirse

So, I’m walkin’ down your highway

Şimdi otoyolundan aşağı yürüyorum

Just as far my poor eyes can see

Fakir gözlerim ne kadar uzağı görebilirse

From the Golden Gate Bridge

Altın Kapı Köprüsünden

All the way to the Statue of Liberty.

Özgürlük Anıtına kadar

Bob Dylan – Bob Dylan’s Blues

Bob Dylan Bob Dylan’s Blues Türkçe Çevirisi

Well, the Lone Ranger and Tonto

Lone Ranger ve Tonto

They are ridin’ down the line

Yoldan sürüyorlar işte

Fixin’ ev’rybody’s troubles

Herkesin sorunlarını düzelterek

Ev’rybody’s ‘cept mine

Benim dışımda herkes

Somebody musta tol’ ’em

Biri bana demeliydi

That I was doin’ fine.

iyi olduğumu

Oh you five and ten cent women

Oh sen beş ve on sentlik kadın

With nothin’ in your heads

Kafalarınızda bir şey olmayan

I got a real gal I’m lovinSevdiğim gerçek bir eşim var

And Lord I’ll be love her till I’m dead

Ve tanrım ölene kadar onu seviyor olacağım

Go away from my door and window too

Kapımdan ve penceremden uzak dur

Right now.

Şimdi

Lord, I ain’t goin’ down to no race track

İz bırakmadan gitmiyorum

See no sports car run

Spor arabası yok giden

I don’t have no sports car

Spor arabam yok

And I don’t even care to have one

Olması umrumda bile değil

I can walk anytime around the block.

Blok çevresinde istediğim zaman yürüyebilirim

Well, the wind keeps a-blowin’ me

Rüzgar bana esmeye devam ediyor

Up and down the street

Caddenin üstü ve altında

With my hat in my hand

Elimde şapkamla

And my boots on my feet

Ayaklarımda botlarım

Watch out so you don’t step on me.

Dikkat et adım atmazsın

Well, look it here buddy

Buraya bak dostum

You want to be like me

Benim gibi olmak istiyorsun

Pull out your six-shooter

6lı atıcını çıkar

And rob every bank you can see

Ve gördüğün her bankayı soy

Tell the judge I said it was all right

Her şeyin olduğunu söyle yargıya

Yes.

Evet