Kategori arşivi: A

Asher Monroe – I Do

Asher Monroe I Do Türkçe Çevirisi

Whats going on

-Neler oluyor

I keep fighting for the memories that left alone wishing we cared to close

-Anılarla savaşmaya devam ediyorum yalnız,yakınlaştığımızı önemsediğimizi diliyorum

Where did it go

-Nereye gitti

I keep trying cause you are the only thing fighting for dieing for

-Denemeye devam ediyorum çünkü savaşarak ölmeye değer tek kişisin

This ones on my heart, the memory never changed, and this loves all we got,

-Kalbimin tek kişisisin,anılar asla değişmez ve sahip olduğumuz bu aşkın tümüde değişmez

Believe me when I tell you baby there ain’t nobody else quite like you, and all you need to

-Sana söylediğimde inan bana bebeğim kimse tamamen senin gibi değil,ve tüm ihtiyacın olan

know my baby, nobody gonna love you like I do

-Bebeğim olduğunu bilmen,kimse seni benim sevdiğim gibi sevemez

Like I do

-Benim sevdiğim gibi

Like I do

-Benim sevdiğim gibi

Like I do

-Benim sevdiğim gibi

Nobody Love you Like I do

– kimse seni benim sevdiğim gibi sevemez

Come over tell me what you wanna hear

-Gel duymak istediklerini söyle ban

Don’t you know I’m gonna give you my all and never let us fall.

-Bilmiyorsun herşeyimi sana vereceğim ve asla bizi ayırmayacağım

This ones on my heart,

-Kalbimin tek kişisisin,

the memory never changed, and this loves all we got,

-anılar asla değişmez ve sahip olduğumuz bu aşkın tümüde değişmez

chourous

Asher Monroe – I Do

Asher Monroe I Do Türkçe Çevirisi

Whats going on

-Neler oluyor

I keep fighting for the memories that left alone wishing we cared to close

-Anılarla savaşmaya devam ediyorum yalnız,yakınlaştığımızı önemsediğimizi diliyorum

Where did it go

-Nereye gitti

I keep trying cause you are the only thing fighting for dieing for

-Denemeye devam ediyorum çünkü savaşarak ölmeye değer tek kişisin

This ones on my heart, the memory never changed, and this loves all we got,

-Kalbimin tek kişisisin,anılar asla değişmez ve sahip olduğumuz bu aşkın tümüde değişmez

Believe me when I tell you baby there ain’t nobody else quite like you, and all you need to

-Sana söylediğimde inan bana bebeğim kimse tamamen senin gibi değil,ve tüm ihtiyacın olan

know my baby, nobody gonna love you like I do

-Bebeğim olduğunu bilmen,kimse seni benim sevdiğim gibi sevemez

Like I do

-Benim sevdiğim gibi

Like I do

-Benim sevdiğim gibi

Like I do

-Benim sevdiğim gibi

Nobody Love you Like I do

– kimse seni benim sevdiğim gibi sevemez

Come over tell me what you wanna hear

-Gel duymak istediklerini söyle ban

Don’t you know I’m gonna give you my all and never let us fall.

-Bilmiyorsun herşeyimi sana vereceğim ve asla bizi ayırmayacağım

This ones on my heart,

-Kalbimin tek kişisisin,

the memory never changed, and this loves all we got,

-anılar asla değişmez ve sahip olduğumuz bu aşkın tümüde değişmez

chourous

Asher Monroe – I Do

Asher Monroe I Do Türkçe Çevirisi

Whats going on

-Neler oluyor

I keep fighting for the memories that left alone wishing we cared to close

-Anılarla savaşmaya devam ediyorum yalnız,yakınlaştığımızı önemsediğimizi diliyorum

Where did it go

-Nereye gitti

I keep trying cause you are the only thing fighting for dieing for

-Denemeye devam ediyorum çünkü savaşarak ölmeye değer tek kişisin

This ones on my heart, the memory never changed, and this loves all we got,

-Kalbimin tek kişisisin,anılar asla değişmez ve sahip olduğumuz bu aşkın tümüde değişmez

Believe me when I tell you baby there ain’t nobody else quite like you, and all you need to

-Sana söylediğimde inan bana bebeğim kimse tamamen senin gibi değil,ve tüm ihtiyacın olan

know my baby, nobody gonna love you like I do

-Bebeğim olduğunu bilmen,kimse seni benim sevdiğim gibi sevemez

Like I do

-Benim sevdiğim gibi

Like I do

-Benim sevdiğim gibi

Like I do

-Benim sevdiğim gibi

Nobody Love you Like I do

– kimse seni benim sevdiğim gibi sevemez

Come over tell me what you wanna hear

-Gel duymak istediklerini söyle ban

Don’t you know I’m gonna give you my all and never let us fall.

-Bilmiyorsun herşeyimi sana vereceğim ve asla bizi ayırmayacağım

This ones on my heart,

-Kalbimin tek kişisisin,

the memory never changed, and this loves all we got,

-anılar asla değişmez ve sahip olduğumuz bu aşkın tümüde değişmez

chourous

Alice Cooper – I’m Eighteen

Alice Cooper I’m Eighteen Türkçe Çevirisi

Lines form on my face and hands

Lines form from the ups and downs

I’m in the middle without any plans

I’m a boy and I’m a man

I’m eighteen

and I don’t know what I want

Eighteen

I just don’t know what I want

Eighteen

I gotta get away

I’ve gotta get out of this place

I’ll go runnin in outer space

Oh yeah

I got a

baby’s brain and an old man’s heart

Took eighteen years to get this far

Don’t always know what I’m talkin’ about

Feels like I’m livin in the middle of doubt

Cause I’m

Eighteen

I get confused every day

Eighteen

I just don’t know what to say

Eighteen

I gotta get away

Lines form on my face and my hands

Lines form on the left and right

I’m in the middle

the middle of life

I’m a boy and I’m a man

I’m eighteen and I LIKE IT

Yes I like it

Oh I like it

Love it

Like it

Love it

Eighteen!

Eighteen!

Eighteen!

Eighteen and I LIKE IT

—————-

onsekizim

çizgiler şekillendiriyor yüzümü ve ellerimi

çizgiler şekillendiriyor baştan başa

her planımın tam ortasındayım

ben bir erkeğim, ben bir adamım

ben onsekizim

ve ne istediğimi bilmiyorum

onsekiz

yalnızca ne istediğimi bilmiyorum

onsekiz

gitmeliyim

bu yerden kurtulmalıyım

uzaya kadar gideceğim

oh evet

bir bebeğin aklına ve

olgun bir adamın kalbine sahibim

onsekiz yılımı aldı bu

ne hakkında konuştuğumu her zaman bilmiyorum

şüphenin tam ortasındaymışım gibi geliyor

çünkü ben

onsekizim

her gün uçuyor gibiyim

onsekizim

yalnızca ne söyleyeceğimi bilmiyorum

onsekizim

gitmeliyim

çizgiler şekillendiriyor yüzümü ve ellerimi

çizgiler şekillendiriyor sağımı solumu

tam ortasında

tam ortasındayım hayatın

onsekizim ve BUNU SEVİYORUM

evet seviyorum

ah seviyorum

seviyorum

seviyorum

seviyorum

onsekiz!

onsekiz!

onsekiz!

onsekizim ve BUNU SEVİYORUM.

Adam Gregory – City Boy’s Dream

Adam Gregory City Boy’s Dream Türkçe Çevirisi

I dreamt last night I was far away

-Dün gece çok uzakta olduğumu hayal ettim

Where coyotes howl and cotton woods sway

-Nerede çakalların feryadı ve pamuk ormanının tesiri

Casting shadows in firelight

-Ateşin gölgeleri düşüyor

A cowboy moon burns so bright

-Bir kovboy ayı çok parlak yakar

And I don’t care if it’s rain or shine

-Ve umrumda değil eğer yağmur yağarsa yada parlarsa

And all my troubles will be miles behind

-Ve bütün belalarım metrelerin arkasında olacak

Untie the reins and change my course

-Dizginleri çözdüm ve benim dersimi değiştirdim

And close my eyes and change saddle my horse

-Ve gözlerimi kapatıp atımın eyerini değiştirdim

Out in the open where the Buffalo roam

-Dışarı açılıp Buffalo’da dolaştım

That’s where I’ll make my home

-Burası benim evim olacak

Don’t need no highway, don’t need no roof

-Hiçbir otoyola gerek yok, herhangi bir çatı gerekmez

Cactus Cowboys know the truth

-Kaktüs kovboylar gerçeği biliyor

I’ve been living in a Roy Roger’s song

-Bir Roy ROger şarkısını yaşıyorum

Something about my heart belongs my horse and I will never give in

-Kalbim atıma ait ve asla onu vermem

We’ll ride away in a western wind

-Biz bir Batı rüzgarı yolundayız

I dreamt last night I was far away

-Dün gece çok uzakta olduğumu hayal ettim

Where coyotes howl and cotton woods sway

-Nerede çakalların feryadı ve pamuk ormanının tesiri

Artillery – Khomaniac

Artillery Khomaniac Türkçe Çevirisi

He once appeared

A harmless threat

A leader wrapped in linen.

United fools, bewitched by words,

In pact with ignorance.

A powermind, dictating thoughts,

that leads toward his dream

To free the world, fanatically

Religious slavery.

Khomaniak – your holy war is a tragedy

Fataliac – won’t your God let you see

And lead by this, insane old man

From shah to battlefield

No one’s too young, to fight and die

For what this man believes

Someone must die, insanity’s alive

Spreads like disease, the virus increase

A voice in my ear says – “Khomaniac”

Your killing is pointless – “Fataliac”

The war is eternal – “Khomaniac”

The outcome infernal

That voice in my ear says – “Khomaniac”

Your killing is pointless – “Fataliac”

The war is eternal – “Khomaniac”

The outcome infernal – So die

——————–

Onu ilk görüşümdü

Zararsız bir tehlikeydi

Etkisi altına alarak rehberlik ediyordu

Kandırıyordu beni,büyüleyici kelimeleriyle

Farkına varmadan bir antlaşma yaptık.

İlk olarak beynimde otoriteyi sağlıyor,düşüncelerimi etkiliyor

Hayaline göre yönetiyordu

Dünyayı kurtarmak için,düşkün olduğu

Dinin esareti altına girmişti.

Khomaniak – Kutsal savaşınızın bir trajedisi

Fataliac – Tanrıyı görmenize izin vermicekmi?

Ve akıl hastalığı olan yaşlı bir adam kurşuna diziliyor

Savaş meydanında

Askerler ise

Hiçkimsenin ölmek ve mücadele etmek için

Çok genç olmadığına inanıyorlar

Birileri ölmek zorunda,aklını kaçıranlar

Hastalık saçıyolar sanki etrafa,virüs giderek artıyor

“Khomaniac” – Anlamsız birşekilde öldüğümüzü

“Fataliac” – Savaşın sonsuz olduğunu

“Khomaniac” – Sonuçta cehenneme ait olduğumuzu

Fısıldıyorlardı kulağıma

“Khomaniac” – Anlamsız birşekilde öldüğümüzü

“Fataliac” – Savaşın sonsuz olduğunu

“Khomaniac” – Sonuçta cehenneme ait olduğumuzu ve bu yüzden ölüceğimizi

Fısıldıyorlardı kulağıma…

Avalon – Holy

Avalon Holy Türkçe Çevirisi

I saw the Lord

-Tanrı gördüm

Seated on the throne

-Tahtta oturan

And he’s clothed in Glory

-Zaferle giydirilmiş

And Exalted high

-Ve yüceliği yüksek

And the train of his robe

-Ve trenden kaftan

Fills the Temple

-Tapınağı doldurur

And the Angels gather ’round him

-Ve melekler onun etrafında toplanırlar

and cry

-ve ağlarlar

[Chorus:]

You are Holy

-Sen kutsalsın

Oh so Holy

-çok kutsal

You are Holy Lord of all

-Tüm Tanrılardan kutsal

And woe is me

-Ve keder benim

For I am unclean

-Ben temiz olmadığım için

And my eyes have seen

-Ve gözlerimi gördün

The coming King

-Gelen Kral

And he cleansed my lips

-Ve dudaklarımı temizledi

Right before I died

-Ben öldüm hemen önce

And the Pillars shook

-Ve sütunlar sallandı

As the Angels cried

-Melekler ağladı

[Chorus x4]

Artillery – Therapy

Artillery Therapy Türkçe Çevirisi

Damned cold light – shines day and night

No windows here to tell – could this be Hell

I’m chained to my bed – asked for confession

It makes me depressed – their search for obsession

Filled with L.S.D. – for their cynic eyes to see

The caos inside of me – (just) let it be

How long have I been here – it could be months it could be years

And the way they wake me up – they do it with electro-shock

When you’re in the Y.S.P.C.A.

Your pain is getting worse everyday

Day and night escape is on your mind

But the exit is not for you to find

You are just another lunatic

Strait jacket on, keep still you little prick

You will be locked in your padded cell

Just to face your own private Hell

They fill my mind with Therapy – so there is no way out

The force of luna’s takin’ me – I scream but there’s no sound

For them my life had just begun – experimenting on and on

In this obsure insanity no heaven sent is saving me

Filled with L.S.D. – for their cynic eyes to see

The caos inside of me – (just) let it be

How long have I been here – it could be months it could be years

And the way they wake me up – they do it with electro-shock

When you’re in the Y.S.P.C.A.

Your pain is getting worse everyday

Day and night escape is on your mind

But the exit is not for you to find

You are just another lunatic

Strait jacket on, keep still you little prick

You will be locked in your padded cell

Just to face your own private Hell..

————–

Gece ve gündüz boyunca parlıyor – yeterince ısı saçmıyor günışığı

Cehennemdeymişim gibi -itiraflarımı dinliyecek kimse yok

Yatağıma zincirlendim – itiraf etmek için

Kendi saplantılarını bulmaya çalışmaları – beni depresifleştiriyor

Sınırlı sayıda farklı olan kişileri seçiyorlar – alay etmek için

Kaos’un içindeyim – bırak öyle kalayım

Sanki aylardır,yıllardır – Buradaydım

Beni uyandırıcaklar – elektraşok vercekler

Sen Kaliforniya’da üniversitene devam ederken

Acın hergeçen gün daha çok artıyor

Bunu aklından çıkarmak istiyorsun

Fakat bu karara varmak için bir çıkış yolu değil

Sadece diğerleri gibi bir akıl hastasısın

Seni koruyan – bir deli gömleği giymissin

Seni kapitone ( yastık duvarlı hücre )’ye kilitlicekler

Yalnız başına cehennemde kendinle yüzleşiceksin

Terapi ile kafamı karştırıyorlar – kurtuluş yok burdan

Ay tanrıçasının yanına götürmek zorunda kalıyorlar beni – haykırıyorum fakat sesim çıkmıyor

Beni onlar dünyaya getirmişti – üzerimde deneyler yaparak

Anlaşılması güç bu akıl hastalığı cennete kabul etmiyor beni

Sınırlı sayıda farklı olan kişileri seçiyorlar – alay etmek için

Kaos’un içindeyim – bırak öyle kalayım

Sanki aylardır,yıllardır – Buradaydım

Beni uyandırıcaklar – elektraşok vercekler

Sen Kaliforniya’da üniversitene devam ederken

Acın hergeçen gün daha çok artıyor

Bunu aklından çıkarmak istiyorsun

Fakat bu karara varmak için bir çıkış yolu değil

Sadece diğerleri gibi bir akıl hastasısın

Seni koruyan – bir deli gömleği giymissin

Seni kapitone ( yastık duvarlı hücre )’ye kilitlicekler

Yalnız başına cehennemde kendinle yüzleşiceksin…

All Ends – Just A Friend

All Ends Just A Friend Türkçe Çevirisi

Who am I to argue?

I can’t change the color of my eyes

Do you really need this?

Oh, please just let me go

I wish that you’d understand

I’m not what you’re looking for

I want to feel

But my heart, I gave away

You will heal

And your love will never fail

I could never say this

‘Cuz to you I’m just a friend

You say you’ll always love me

Oh, this has to end.

I wish that you’d understand

I’m not what you’re looking for

We tried it so many times

Now it’s time to let it go

I want to feel

But my heart, I gave away

You will heal

And your love will never fail

I want to feel

But my heart, I gave away

You will heal

And your love will never fail

I wish that you’d understand

I’m not what you’re looking for

We tried it so many times

Now it’s time to let it go

I want to feel

But my heart, I gave away

You will heal

And your love will never fail

I want to feel

But my heart, I gave away

You will heal

And your love will never fail

Who am I to argue?

I can’t change the color of my eyes.

———————-

Kime ispat edebilirim ki?

Gözlerimdeki rengi değiştiremiyorum

Buna gerçekten ihtiyacın varmı?

Ahh,lütfen sadece gitmeme izin ver

Keşke bunu anlayabilseydin

Ben aradığın kişi değilim

Hissetmek istiyorum

Fakat kalbimi,feda ettim

İyileşiceksin

Ve aşkın hiçbirzaman seni yüzüstü bırakmıyacak

Bunu asla söyleyemedim

Çünkü ben sadece senin arkadaşınım

Beni herzaman seviceğini söylüyorsun

Ahh,buna son vermek zorundayız

Keşke bunu anlayabilseydin

Ben aradığın kişi değilim

Birçok kez denedik

Artık gitme vakti

Hissetmek istiyorum

Fakat kalbimi,feda ettim

İyileşiceksin

Ve aşkın hiçbirzaman seni yüzüstü bırakmıyacak

Hissetmek istiyorum

Fakat kalbimi,feda ettim

İyileşiceksin

Ve aşkın hiçbirzaman seni yüzüstü bırakmıyacak

Keşke bunu anlayabilseydin

Ben aradığın kişi değilim

Birçok kez denedik

Artık gitme vakti

Hissetmek istiyorum

Fakat kalbimi,feda ettim

İyileşiceksin

Ve aşkın hiçbirzaman seni yüzüstü bırakmıyacak

Hissetmek istiyorum

Fakat kalbimi,feda ettim

İyileşiceksin

Ve aşkın hiçbirzaman seni yüzüstü bırakmıyacak

Kime ispat edebilirim ki?

Gözlerimdeki rengi değiştiremiyorum..

Adele – Rumour Has It

Adele Rumour Has It Türkçe Çevirisi

She, she ain’t real,

O, o gerçek değil,

She ain’t gonna be able to love you like I will,

O benim yapacağım gibi seni sevemeyecek

She is a stranger,

O bir yabancı,

You and I have history,

Senin ve benim geçmişimiz var,

Or don’t you remember?

Veya hatırlamıyor musun?

Sure, she’s got it all,

Eminim, o bunların hepsine sahiptir

But, baby, is that really what you want?

Ama, bebeğim, bu gerçekten senin istediğin şey mi?

Bless your soul, you’ve got your head in the clouds,

Ruhunu kutsa, kafanda bulutlar var

You made a fool out of you,

Kendine bir hata yaptın

And, boy, she’s bringing you down,

Ve, oğlum, o seni indiriyor

She made your heart melt,

O kalbini eritti

But you’re cold to the core,

Ama özünde soğuksun,

Now rumour has it she ain’t got your love anymore,

Ve söylentiye göre o artık senin aşkına sahip değil

Rumour has it, ooh (x8)

Söylentiye göre, ooh

She is half your age,

O senin yarı yaşında

But I’m guessing that’s the reason that you strayed,

Ama sanıyorum ki bu senin yoldan çıkmanın nedeni

I heard you’ve been missing me,

Beni özlediğini duydum

You’ve been telling people things that you shouldn’t be,

İnsanlara yapmaman gereken şeyleri söylemişsin

Like when we creep out and she ain’t around,

Bizim süründüğümüz ve onun olmadığı zamanlardaki gibi

Haven’t you heard the rumours?

Söylentileri duymadın mı?

Bless your soul, you’ve got your head in the clouds,

Ruhunu kutsa, kafanda bulutlar var

You made a fool out of me,

Bana bir hata yaptın

And, boy, you’re bringing me down,

Ve, oğlum, sen beni indiriyorsun

You made my heart melt, yet I’m cold to the core,

Kalbimi erittin, ama henüz özüm soğuk

But rumour has it I’m the one you’re leaving her for,

Ama söylentiye göre onu terk etmenin nedeni olan kişi benim

Rumour has it, ooh (x8)

Söylentiye göre, ooh

All of these words whispered in my ear,

Bu sözcüklerin hepsi kulağıma fısıldandı,

Tell a story that I cannot bear to hear,

Duymaya katlanamayacağım bir hikaye anlat

People say crazy things,

İnsanlar çılgınca şeyler söylüyor,

Just ’cause you heard it,

Çünkü sen bunu duydun,

Rumour has it, ooh (x14)

Söylentiye göre, ooh

But rumour has it he’s the one I’m leaving you for.

Ama söylentiye göre seni terk etmemin nedeni olan kişi o