Nirvana – Seasons In The Sun

Nirvana Seasons In The Sun Türkçe Çevirisi

goodbye my friend, it’s hard to die

when all the birds are singing in the sky

and all the flowers are everywhere

pretty girls are everywhere

“Think of me and i’ll be there.”

goodbye, papa, please plead for me

i was the black sheep of the family

“And I don’t know all these words

I have bought three turds

With my BB-gun I would kill birds”

we had joy, we had fun, we had seasons in the sun

but the hills that we climbed

were just seasons out of time

All our lives, we had fun, we had seasons in the sun

But the stars that we reached were just starfish on the beach.

goodbye, michelle, my little one

“I was the apple of the shining sun.

And I have loved you every week

All my tears are salty

I think now I will start to leave”

We had joy, we had fun, we had seasons in the sun

But the hills that we climbed

Were just seasons out of time

We had joy, we had fun, we had seasons in the sun

But the stars that we reached were just starfish on the beach.

We had joy, we had fun, we had seasons in the sun

But the hills that we climbed

Were just seasons out of time

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

We had joy, we had fun, we had seasons in the sun

But the stars that we reached where just starfish on the beach.

Video

Try to align

Türkçe

Güneşteki Mevsimler

Güle güle dostum,ölmek zor

Bütün kuşlar gökyüzünde şarkı söylerlerken

Ve bütün çiçekler her yerde

Güzel kızlar her yerde

”Beni düşün ve ben orada olacağım.’

Güle güle,baba,lütfen beni savun

Ben ailenin kara koyunuydum

”Ve bütün kelimeler nerede bilmiyorum

Üç tane bok satın aldım

BB-silahımla kuşları öldüreceğim’

Zevk aldık,eğlendik,güneşte mevsimlerimiz var

Ama tırmandığımız tepeler

Biz sadece zamanı bitmiş mevsimleriz

Bütün hayatlarımız,eğlendik,güneşte mevsimlerimiz var

Ama ulaştığımız yıldızlar bizler sadece plajdaki deniz yıldızlarıyız

Güle güle,Michelle,benim bir tanem

”Ben parlayan güneşin elmasıydım

Ve seni her hafta sevdim

Bütün gözyaşlarım tuzlu

Sanırım şimdi gitmeye başlayacağım.’

Zevk aldık,eğlendik,güneşte mevsimlerimiz var

Ama tırmandığımız tepeler

Biz sadece zamanı bitmiş mevsimleriz

Zevk aldık,eğlendik,güneşte mevsimlerimiz var

Ama tırmandığımız tepeler

Biz sadece zamanı bitmiş mevsimleriz

Bütün hayatlarımız,eğlendik,güneşte mevsimlerimiz var

Ama ulaştığımız yıldızlar bizler sadece plajdaki deniz yıldızlarıyız

Bütün hayatlarımız,eğlendik,güneşte mevsimlerimiz var

Ama ulaştığımız yıldızlar bizler sadece plajdaki deniz yıldızlarıyız

Poets Of The Fall – Skin

Poets Of The Fall Skin Türkçe Çevirisi

We made ourselves a home out of our dreams

Brought with us this love, now bittersweet.

And maybe I could say now that I always thought of you

How you’ve run to walk with me your whole life through.

And I know, we go deeper than skin

But what lies within is

Still deeper than we know.

And for all this pantomime

You should see the state I’m in

I couldn’t heal myself with time alone

I have you tattooed on my skin.

This house is full of stories we both told

These rooms, their very stage where they’d unfold

These walls, they whisper secrets and memories thereof

But this door no longer leads us to that love.

Yeah I know, we go deeper than skin

But what lies within is

Still deeper than we know.

And for all this pantomime

You should see the state I’m in

I couldn’t heal myself with time alone

I have you tattooed on my skin.

All I ever wanted was to hold you

What can I do now to make things new

I ain’t tryin’ to write you into a song

Cos you’re too sacred and I would feel wrong.

But what irony life holds

I was finally ready to meet you half way

You turned and walked away.

And for all this pantomime

You should see the state I’m in

I couldn’t heal myself with time alone

I have you tattooed on my skin.

I couldn’t heal myself with time alone

I have you tattooed on my skin.

Türkçe

Ten

Hayallerimizden bir ev yaptık kendimize,

Kendimizle birlikte şimdi buruk bir acı olan bu aşkı getirdik,

Belki şimdi diyebilirim ki hep seni düşündüm,

Düşündüm nasıl daima hazır olduğunu, yaşamın boyunca benimle yürümeye.

Ve biliyorum ki, tenimizden öteye geçiyoruz,

Ama bunun altında yatan şey,

Bildiğimizden daha derin,

Ve tüm bu pandomim için,

Yaşadığım şehri görmelisin,

Sadece zamanla iyileşemedim,

Seni tenime kazıdım.

Anlattığımız hikayelerle dolu bu ev,

Bu odalar ve onların her tarafı, hikayeler anlatıldığında,

Bu duvarlar, sırları ve anıları fısıldarlar,

Ama bu kapı bizi o aşka götürmüyor artık.

Evet biliyorum, tenimizden öteye geçiyoruz,

Ama bunun altında yatan şey,

Bildiğimizden de öte.

Ve tüm bu pandomim için,

Yaşadığım şehri görmelisin,

Sadece zamanla iyileşemedim,

Seni tenime kazıdım.

Tek istediğim şey sana sarılmaktı,

Şu an ne yapabilirim her şeyi yenilemek için?

Sana bir şarkı yazmaya çalışmıyorum,

Yanlış bir şeymiş gibi hissederim; çünkü sen çok önemlisin,

Ama hayattaki ironiye bak ki;

Tam hazırdım sana kavuşmaya,

Ki sen dönüp gittin.

Ve tüm bu pandomim için,

Yaşadığım şehri görmelisin,

Sadece zamanla iyileşemedim,

Seni tenime kazıdım.

Sadece zamanla iyileşemedim,

Seni tenime kazıdım.

Poets Of The Fall – Skin

Poets Of The Fall Skin Türkçe Çevirisi

We made ourselves a home out of our dreams

Brought with us this love, now bittersweet.

And maybe I could say now that I always thought of you

How you’ve run to walk with me your whole life through.

And I know, we go deeper than skin

But what lies within is

Still deeper than we know.

And for all this pantomime

You should see the state I’m in

I couldn’t heal myself with time alone

I have you tattooed on my skin.

This house is full of stories we both told

These rooms, their very stage where they’d unfold

These walls, they whisper secrets and memories thereof

But this door no longer leads us to that love.

Yeah I know, we go deeper than skin

But what lies within is

Still deeper than we know.

And for all this pantomime

You should see the state I’m in

I couldn’t heal myself with time alone

I have you tattooed on my skin.

All I ever wanted was to hold you

What can I do now to make things new

I ain’t tryin’ to write you into a song

Cos you’re too sacred and I would feel wrong.

But what irony life holds

I was finally ready to meet you half way

You turned and walked away.

And for all this pantomime

You should see the state I’m in

I couldn’t heal myself with time alone

I have you tattooed on my skin.

I couldn’t heal myself with time alone

I have you tattooed on my skin.

Türkçe

Ten

Hayallerimizden bir ev yaptık kendimize,

Kendimizle birlikte şimdi buruk bir acı olan bu aşkı getirdik,

Belki şimdi diyebilirim ki hep seni düşündüm,

Düşündüm nasıl daima hazır olduğunu, yaşamın boyunca benimle yürümeye.

Ve biliyorum ki, tenimizden öteye geçiyoruz,

Ama bunun altında yatan şey,

Bildiğimizden daha derin,

Ve tüm bu pandomim için,

Yaşadığım şehri görmelisin,

Sadece zamanla iyileşemedim,

Seni tenime kazıdım.

Anlattığımız hikayelerle dolu bu ev,

Bu odalar ve onların her tarafı, hikayeler anlatıldığında,

Bu duvarlar, sırları ve anıları fısıldarlar,

Ama bu kapı bizi o aşka götürmüyor artık.

Evet biliyorum, tenimizden öteye geçiyoruz,

Ama bunun altında yatan şey,

Bildiğimizden de öte.

Ve tüm bu pandomim için,

Yaşadığım şehri görmelisin,

Sadece zamanla iyileşemedim,

Seni tenime kazıdım.

Tek istediğim şey sana sarılmaktı,

Şu an ne yapabilirim her şeyi yenilemek için?

Sana bir şarkı yazmaya çalışmıyorum,

Yanlış bir şeymiş gibi hissederim; çünkü sen çok önemlisin,

Ama hayattaki ironiye bak ki;

Tam hazırdım sana kavuşmaya,

Ki sen dönüp gittin.

Ve tüm bu pandomim için,

Yaşadığım şehri görmelisin,

Sadece zamanla iyileşemedim,

Seni tenime kazıdım.

Sadece zamanla iyileşemedim,

Seni tenime kazıdım.

Rojhan Beken – Ne Buna Te

Rojhan Beken Ne Buna Te Türkçe Çevirisi

NE BUNA TE

Di qirika min de tu buye jehr

Jan diherike di nav dilina min de

Ne buna te wek mirin e

Terk dikim ji ve bajar e

Dengek bide.

Ji min re man welatek xeribi

Ji min re man êşek be dawi

Ji min re man welatek xeribi

Ji min re man janek be tali

Ne buna te wek mirin e Off

SENSİZLİK

Boğazımda sen bir zehir oldun

Acı akar yüreğimdeki düşüncelerden

Sensizlik ölüm gibi

Bu şehri terk ediyorum, bir ses ver!

Bana gurbet memleketler kaldı

Bana sonsuz acılar kaldı

Bana gurbet memleketler kaldı

Bana sonrasız sızılar kaldı.

Sensizlik ölüm gibi off.

Poets Of The Fall – Skin

Poets Of The Fall Skin Türkçe Çevirisi

We made ourselves a home out of our dreams

Brought with us this love, now bittersweet.

And maybe I could say now that I always thought of you

How you’ve run to walk with me your whole life through.

And I know, we go deeper than skin

But what lies within is

Still deeper than we know.

And for all this pantomime

You should see the state I’m in

I couldn’t heal myself with time alone

I have you tattooed on my skin.

This house is full of stories we both told

These rooms, their very stage where they’d unfold

These walls, they whisper secrets and memories thereof

But this door no longer leads us to that love.

Yeah I know, we go deeper than skin

But what lies within is

Still deeper than we know.

And for all this pantomime

You should see the state I’m in

I couldn’t heal myself with time alone

I have you tattooed on my skin.

All I ever wanted was to hold you

What can I do now to make things new

I ain’t tryin’ to write you into a song

Cos you’re too sacred and I would feel wrong.

But what irony life holds

I was finally ready to meet you half way

You turned and walked away.

And for all this pantomime

You should see the state I’m in

I couldn’t heal myself with time alone

I have you tattooed on my skin.

I couldn’t heal myself with time alone

I have you tattooed on my skin.

Türkçe

Ten

Hayallerimizden bir ev yaptık kendimize,

Kendimizle birlikte şimdi buruk bir acı olan bu aşkı getirdik,

Belki şimdi diyebilirim ki hep seni düşündüm,

Düşündüm nasıl daima hazır olduğunu, yaşamın boyunca benimle yürümeye.

Ve biliyorum ki, tenimizden öteye geçiyoruz,

Ama bunun altında yatan şey,

Bildiğimizden daha derin,

Ve tüm bu pandomim için,

Yaşadığım şehri görmelisin,

Sadece zamanla iyileşemedim,

Seni tenime kazıdım.

Anlattığımız hikayelerle dolu bu ev,

Bu odalar ve onların her tarafı, hikayeler anlatıldığında,

Bu duvarlar, sırları ve anıları fısıldarlar,

Ama bu kapı bizi o aşka götürmüyor artık.

Evet biliyorum, tenimizden öteye geçiyoruz,

Ama bunun altında yatan şey,

Bildiğimizden de öte.

Ve tüm bu pandomim için,

Yaşadığım şehri görmelisin,

Sadece zamanla iyileşemedim,

Seni tenime kazıdım.

Tek istediğim şey sana sarılmaktı,

Şu an ne yapabilirim her şeyi yenilemek için?

Sana bir şarkı yazmaya çalışmıyorum,

Yanlış bir şeymiş gibi hissederim; çünkü sen çok önemlisin,

Ama hayattaki ironiye bak ki;

Tam hazırdım sana kavuşmaya,

Ki sen dönüp gittin.

Ve tüm bu pandomim için,

Yaşadığım şehri görmelisin,

Sadece zamanla iyileşemedim,

Seni tenime kazıdım.

Sadece zamanla iyileşemedim,

Seni tenime kazıdım.

Roxette – So Far Away

Roxette So Far Away Türkçe Çevirisi

In the coldest time of year,

Darkness all around my heart.

I was alone but didn’t fear

To wander in the light of stars.

In the bright and silent night,

Winds would knock and disappear.

Still I felt the feeling near,

Like the first time you were ever here.

You’re so far away,

So far away,

You left me,

You told me you would stay.

You never said goodbye

And I’ll keep asking why,

I keep on asking how,

Oh come unto me now.

I have breathed the morning air,

I have heard the four winds blow.

I was weary but prepared to follow

Down this lonely road.

In the room where lovers sleep,

Winds would knock and disappear.

Still I felt the music near,

Like the first time you were ever here.

You’re so far away,

So far away,

You left me,

You told me you would stay.

You never said goodbye

And I keep wondering why,

Oh I keep on wondering how,

Oh come inside me now.

I keep on wondering how,

Oh come inside me now.

You’re so far away

So far away.

Try to align

Türkçe

Çok Uzakta

Yılın en soğuk zamanında,

Karanlık kalbimin tamamen etrafında.

Yalnızdım ama korkmadım

Yıldızların ışığında gezmek için.

Parlak ve sessiz gecede,

Rüzgarlar kapını çalardı ve kaybolurdu.

Hala yakın hissediyordum,

İlk kez buradaymışsın gibi.

Çok uzaktasın,

Çok uzakta,

Beni terk ettin,

Kalacağını söylemiştin.

Asla hoşçakal demedin

Ve ben neden diye sormaya devam edeceğim,

Nasıl diye sormaya devam edeceğim,

Oh şimdi bana gel.

Sabah havasını soludum,

Dört rüzgarın esişini duydum.

Bitkindim ama takip etmek için hazırdım

Bu yolun aşağısına.

Aşıkların uyuduğu odada,

Rüzgarlar kapını çalardı ve kaybolurdu.

Hala müziği yakın hissediyorum,

İlk kez buradaymışsın gibi.

Çok uzaktasın,

Çok uzakta,

Beni terk ettin,

Kalacağını söylemiştin.

Asla hoşçakal demedin

Ve ben nedenini merak etmeye devam edeceğim,

Nasıl olduğunu (gerçekleştiğini) merak etmeye devam edeceğim,

Oh şimdi içime gel.

Nasıl olduğunu merak etmeye devam edeceğim,

Oh şimdi içime gel.

Çok uzaktasın

Çok uzakta.

Summoning – Land of the Dead

Summoning Land of the Dead Türkçe Çevirisi

Where forest stream went through the wood

And silent all the stems there stood

Of tall trees, moveless, hanging dark

With mottled shadows on their bark

As faint as deepest sleeper’s breath

An echo came as cold as death

Long are the paths, of shadow made

Where no foot’s print is ever laid

[Chorus:]

No moon is there, no voice, no sound

Of beating heart; a sigh profound

Once in each age as each age dies

Alone is heard. Far, far it lies

The Land of Waiting where the Dead sit,

In their thought’s shadow, by no moon lit

[Choir:]

Upon the plain, there rushed forth and high

Shadows at dead end of night and mirrored in the sky

Far far away beyond might of day

And there lay the land of the dead of mortal cold decay

Try to align

Türkçe

Ölüler Diyarı

Ormanın ağaökara doğru akıp gittiği yerde

Ve orda tüm sapları sessiz duruyor

Uzun ağaçların, hareketsiz, asılı karanlık

Alacalı gölgelerle onların ağaç kabuğunun üstünde

En derin uykucunun nefesi kadar baygın

Bir yankı ölüm kadar soğuk

Yolar uzun, gölgenin yaptığı

Kimsenin ayak izini basmamış olduğu yerde

[Nakarat:]

Burada ay yok, sesi yok, gürültüsü yok

Çarpan kalbin; derin bir iç çekiş

Her çağda bir kez her çağ ölürken

Yalnızlık duyuldu. Uzak, uzakta yatıyor

Bekleme diyarı Ölünün oturduğu,

Onların düşüncelerinin gölgesinde, ay ışıltısı olmamasından dolayı

[Koro:]

Ovanın üzerinde, ileriye ve yukarıya hücum ettiler

Gölgeler kör gecede ve gökyüzünde aynalı

Çok çok uzakta günün kudretinden öte

Ve orada ölümlü soğuğun yıkıldığı ölüler diyarı yatar

Summoning – Land of the Dead

Summoning Land of the Dead Türkçe Çevirisi

Where forest stream went through the wood

And silent all the stems there stood

Of tall trees, moveless, hanging dark

With mottled shadows on their bark

As faint as deepest sleeper’s breath

An echo came as cold as death

Long are the paths, of shadow made

Where no foot’s print is ever laid

[Chorus:]

No moon is there, no voice, no sound

Of beating heart; a sigh profound

Once in each age as each age dies

Alone is heard. Far, far it lies

The Land of Waiting where the Dead sit,

In their thought’s shadow, by no moon lit

[Choir:]

Upon the plain, there rushed forth and high

Shadows at dead end of night and mirrored in the sky

Far far away beyond might of day

And there lay the land of the dead of mortal cold decay

Try to align

Türkçe

Ölüler Diyarı

Ormanın ağaökara doğru akıp gittiği yerde

Ve orda tüm sapları sessiz duruyor

Uzun ağaçların, hareketsiz, asılı karanlık

Alacalı gölgelerle onların ağaç kabuğunun üstünde

En derin uykucunun nefesi kadar baygın

Bir yankı ölüm kadar soğuk

Yolar uzun, gölgenin yaptığı

Kimsenin ayak izini basmamış olduğu yerde

[Nakarat:]

Burada ay yok, sesi yok, gürültüsü yok

Çarpan kalbin; derin bir iç çekiş

Her çağda bir kez her çağ ölürken

Yalnızlık duyuldu. Uzak, uzakta yatıyor

Bekleme diyarı Ölünün oturduğu,

Onların düşüncelerinin gölgesinde, ay ışıltısı olmamasından dolayı

[Koro:]

Ovanın üzerinde, ileriye ve yukarıya hücum ettiler

Gölgeler kör gecede ve gökyüzünde aynalı

Çok çok uzakta günün kudretinden öte

Ve orada ölümlü soğuğun yıkıldığı ölüler diyarı yatar

Five Finger Death Punch – Coming Down

Five Finger Death Punch Coming Down Türkçe Çevirisi

It’s caving in around me

What I thought was solid ground

I tried to look the other way

But I couldn’t turn around

It’s OK for you to hate me

For all the things I’ve done

I’ve made a few mistakes

But I’m not the only one

Step away from the ledge

I’m coming down

I could never be

What you want me to

You pulled me under

To save yourself

(Save yourself)

You will never see

What’s inside of me

I pulled you under just to save myself

Was there ever any question

On how much I could take?

You kept feeding me your bullshit

Hoping I would break

Is there anybody out there?

Is there anyone who cares?

Is there anybody listening?

Will they hear my final prayers?

Step away from the ledge

I’m coming down

I could never be

What you want me to

You pulled me under

To save yourself

(Save yourself)

You will never see

What’s inside of me

I pulled you under just to save myself

(Save myself)

It’s caving in around me

(Caving in)

It’s tearing me apart

(Tearing me)

It’s all coming down around me

(Coming down)

Does anyone

Anyone

Care at all?

I will never be

What you want me to

You pull me under

I pull you under

I could never be

What you want me to

You pulled me under

To save yourself

(Save yourself)

You will never see

What’s inside of me

I pulled you under just to save myself

Türkçe

Yıkılmak

Bu beni yıkıyor,

Düşündüğüm şey sağlam zemindi,

Başka bir yöne bakmaya çalıştım,

Ama yapamadım,

Benden nefret etmekte haklısın,

Yaptığım her şey için,

Bir kaç hata yaptım,

Ama bunu yapan tek kişi ben değilim.

Uzak dur kopan parçalardan,

Ben şu an yıkılıyorum,

Asla olamadım,

Senin benden olamamı istediğin gibi biri,

Beni aşağı doğru çektin,

Kendini kurtarmak için,

(kendini kurtarmak için)

Asla göremezsin,

Benim içimdekini,

Ben de seni aşağı çektim,

Kendimi kurtarmak için.

Ne kadar daha dayanabileceğim konusunda,

hiç bir soru bile var mıydı ki?

Beni saçmalıklarınla besledin,

Kırılacağımı umarak,

Orada biri var mı?

Beni umursayan biri var mı?

Biri dinliyor mu?

Son duamı dinleyecek biri var mı?

Uzak dur kopan parçalardan,

Ben şu an yıkılıyorum,

Asla olamadım,

Senin istediğin gibi biri,

Beni aşağı doğru çektin,

Kendini kurtarmak için,

(kendini kurtarmak için)

Asla göremezsin,

Benim içimdekini,

Ben de seni aşağı çektim,

Kendimi kurtarmak için.

Bu beni yıkıyor,

Beni paramparça ediyor,

Beni aşağı doğru çekiyor,

Beni umursayan bir kişi,

Bir kişi bile var mı?

Asla olmayacağım,

Senin istediğin gibi biri.

Beni aşağı çekiyorsun,

Ben de seni.

Asla olamadım,

Senin istediğin gibi biri,

Beni aşağı doğru çektin,

Kendini kurtarmak için,

(kendini kurtarmak için)

Asla göremezsin,

Benim içimdekini,

Ben de seni aşağı çektim,

Kendimi kurtarmak için.

Five Finger Death Punch – Coming Down

Five Finger Death Punch Coming Down Türkçe Çevirisi

It’s caving in around me

What I thought was solid ground

I tried to look the other way

But I couldn’t turn around

It’s OK for you to hate me

For all the things I’ve done

I’ve made a few mistakes

But I’m not the only one

Step away from the ledge

I’m coming down

I could never be

What you want me to

You pulled me under

To save yourself

(Save yourself)

You will never see

What’s inside of me

I pulled you under just to save myself

Was there ever any question

On how much I could take?

You kept feeding me your bullshit

Hoping I would break

Is there anybody out there?

Is there anyone who cares?

Is there anybody listening?

Will they hear my final prayers?

Step away from the ledge

I’m coming down

I could never be

What you want me to

You pulled me under

To save yourself

(Save yourself)

You will never see

What’s inside of me

I pulled you under just to save myself

(Save myself)

It’s caving in around me

(Caving in)

It’s tearing me apart

(Tearing me)

It’s all coming down around me

(Coming down)

Does anyone

Anyone

Care at all?

I will never be

What you want me to

You pull me under

I pull you under

I could never be

What you want me to

You pulled me under

To save yourself

(Save yourself)

You will never see

What’s inside of me

I pulled you under just to save myself

Türkçe

Yıkılmak

Bu beni yıkıyor,

Düşündüğüm şey sağlam zemindi,

Başka bir yöne bakmaya çalıştım,

Ama yapamadım,

Benden nefret etmekte haklısın,

Yaptığım her şey için,

Bir kaç hata yaptım,

Ama bunu yapan tek kişi ben değilim.

Uzak dur kopan parçalardan,

Ben şu an yıkılıyorum,

Asla olamadım,

Senin benden olamamı istediğin gibi biri,

Beni aşağı doğru çektin,

Kendini kurtarmak için,

(kendini kurtarmak için)

Asla göremezsin,

Benim içimdekini,

Ben de seni aşağı çektim,

Kendimi kurtarmak için.

Ne kadar daha dayanabileceğim konusunda,

hiç bir soru bile var mıydı ki?

Beni saçmalıklarınla besledin,

Kırılacağımı umarak,

Orada biri var mı?

Beni umursayan biri var mı?

Biri dinliyor mu?

Son duamı dinleyecek biri var mı?

Uzak dur kopan parçalardan,

Ben şu an yıkılıyorum,

Asla olamadım,

Senin istediğin gibi biri,

Beni aşağı doğru çektin,

Kendini kurtarmak için,

(kendini kurtarmak için)

Asla göremezsin,

Benim içimdekini,

Ben de seni aşağı çektim,

Kendimi kurtarmak için.

Bu beni yıkıyor,

Beni paramparça ediyor,

Beni aşağı doğru çekiyor,

Beni umursayan bir kişi,

Bir kişi bile var mı?

Asla olmayacağım,

Senin istediğin gibi biri.

Beni aşağı çekiyorsun,

Ben de seni.

Asla olamadım,

Senin istediğin gibi biri,

Beni aşağı doğru çektin,

Kendini kurtarmak için,

(kendini kurtarmak için)

Asla göremezsin,

Benim içimdekini,

Ben de seni aşağı çektim,

Kendimi kurtarmak için.