The Agonist – My Witness, Your Victim

The Agonist My Witness, Your Victim Türkçe Çevirisi

Confess to your sins

Günahlarını kabullen

Immorality’s my witness

Ahlaksızlık şahidim

The search for redemption

Kurtuluş için ara

A never-ending trial – your victim

Sonu olmayan sınav senin kurbanın

The battlefield has transformed

Savaş alanına dönüştürüldü

Blades unto bullets

Kılıçlar kurşunlara..

Killing is easy but Ruling is key

Öldürmek kolay ama anahtar iktidar

Strike millions of targets at once

Bir zamanlar milyonların hedeflerini bul

Bullets unto light

Kurşunlar ışığa..

The means for authority imposed upon mankind

Otoritenin anlamı insanlığı zorlamak

False sense of security interacting as your guide

Güvenliği yanlış anlamak yönünü etkiliyor

A woven fabrication as a radiant design

Yalanla örülen parlak bir dizayn

Enclosing all written access, there’s no place left to hide

Yazılan tüm erişimi kapsıyor, saklanacak hiçbir yer yok

We bare ourselves

Kendimizi çıplak bıraktık

To the eye of the sun

Güneşin gözü için

Take all you need

İhtiyacın olan her şeyi al

In the name of

Kendi adına

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Killing is easy but ruling is key

Öldürmek kolay ama anahtar iktidar

Confess to your sins

Günahlarını kabullen

Immorality’s my witness

Ahlaksızlık şahidim

The search for redemption

Kurtuluş için ara

A never-ending trial – your victim

Sonu olmayan sınav senin kurbanın

A saint-like figure you demand

Bir aziz – sanki isteğini süslüyor

Take a look at your reflection

Yansımana bir bak

The world’s not your own to command

Bu dünya senin komutan altına değil

Imperfection staring right back at you

Kusur tam arkandan sana bakıyor

Anytime

Herhangi bir zamanda

Anywhere

Herhangi bir yerde

With five eyes watching

Beş gözlerle bakarken

We bear witness

Biz şahidiz

Anytime

Herhangi bir zamanda

Anywhere

Herhangi bir yerde

With five ears listening

Beş kulakla dinlerken

We will attend

Devam edeceğiz

The eye of providence

Kaderin gözü

Thus, I present my final words

Bu nedenle, son sözlerimi sunuyorum

A moment is all I ask for

Her şeyi sormak istediğim bir an

My greatest fear, eternally

Büyük korkum için, ebediyen

Is that nothing will ever change

Hiçbir zaman değişmeyecek

Confess to your sins

Günahlarını kabullen

Immorality’s my witness

Ahlaksızlık şahidim

The search for redemption

Kurtuluş için ara

A never-ending trial – your victim

Sonu olmayan sınav senin kurbanın

The Amity Affliction – I Bring The Weather With Me

The Amity Affliction I Bring The Weather With Me Türkçe Çevirisi

I bring the weather with me..

Soğuk havayı beraberimde getirdim..

It’s time to lay my head down

Başımı toprağa uzatma zamanı

I can hear the weeping song

Üzücü bir şarkı işitiyorum

There are sirens in the distance

Uzaklardan gelen siren sesleri var

As the church bells sound along

Kilise çanıyla birlikte çalan..

Mourning ushers in the rain

Yağan yağmurda yas var..

Clouds are heavy like their hearts

Bulutlar çok ağır, tıpkı kalpleri gibi

I sing to them their weeping song

Onların üzücü şarkısını söylüyorum

Until their world is dark

Dünyaları kararana kadar…

We are all stars in the sky

Gökyüzünde ki tüm yıldızlarız biz

We all shimmer then decay

Ayrıldıktan sonra parlayanlarız..

So I wonder – did I burn out, make a mark

Merak ediyorum – yakmış olabilir miyim, bir iz bırakarak

Or fade away?

Ya da solup gidiyor muyum?

Will you miss me when I’m gone?

Kayıp gittiğimde, beni özleyecek misin?

(I am the storm that never leaves)

(Ben bir fırtınayım, asla kaybolmayan)

Will you miss me when I’m gone?

Kayıp gittiğimde, beni özleyecek misin?

(I bring the weather with me.)

(Soğuk havayı beraberimde getiriyorum)

I’m the ship in the bottle

İçki şişesinin içindeki bir gemiyim

Rain pouring down on me

Yağmur damlaları beni batırabilmek için düşüyor

I sing songs for my funeral

Kendi cenaze törenim için şarkıları söylüyorum

That I will never see

Ve bunu asla göremeyeceğim

You were my shining light

Sen benim parlayan ışığımdın

Oh, you were heaven sent

Ah, sen cennetten gönderildin

But now I’m not afraid of leaving

Ama şimdi ayrılmaktan korkmuyorum

Not of God, and not of Death.

Tanrı’dan, ve Ölümden korkmuyorum.

We are all stars in the sky

Gökyüzünde ki tüm yıldızlarız biz

We all shimmer then decay

Ayrıldıktan sonra parlayanlarız..

So I wonder – did I burn out, make a mark

Merak ediyorum – yakmış olabilir miyim, bir iz bırakarak

Or fade away?

Ya da solup gidiyor muyum?

Will you miss me when I’m gone?

Kayıp gittiğimde, beni özleyecek misin?

(I am the storm that never leaves)

(Ben bir fırtınayım, asla kaybolmayan)

Will you miss me when I’m gone?

Kayıp gittiğimde, beni özleyecek misin?

(I bring the weather with me.)

(Soğuk havayı beraberimde getiriyorum)

[Now] Place the pennies on my eyes

Gözlerin gözlerimin üzerinde

I’ll sleep with the stars tonight.

Bu gece yıldızlarda uyuyacağım.

Will you miss me when I’m gone?

Kayıp gittiğimde, beni özleyecek misin?

(I am the storm that never leaves)

(Ben bir fırtınayım, asla kaybolmayan)

Will you miss me when I’m gone?

Kayıp gittiğimde, beni özleyecek misin?

(I bring the weather with me.)

(Soğuk havayı beraberimde getiriyorum)

The Amity Affliction – Shine On

The Amity Affliction Shine On Türkçe Çevirisi

Let me hear you sing it

Söylediklerini duymama izin ver

(lifts us up)

(Bizi yukarı kaldır)

So when the last light fades

Son ışık kaybolmaya başladığında

Shine on

Parla

Shine on young love

Parla, genç aşık

You hold my hands

Elimden tutuyorsun

And I’ll hold yours

Ve bende seninkini tutacağım

Then life won’t feel so wrong

Hayat artık o kadarda kötü hissettirmiyor

I know you’re hurting like I am

Benim gibi seninde yara aldığını biliyorum

I know your heart’s in your hands

Kalbinin elinde olduğunu da biliyorum

We share a life so bleak with broken memories

Parçalanmış anılarla çok umutsuz bir hayatı paylaştık

Shine on

Parla

Shine on young love

Parla, genç aşık

You lit the fires in my heart

Kalbimde ki alevleri yükseltiyorsun

And I won’t give that up

Ve bundan vazgeçmek istemiyorum

So shine on

Bu yüzden parlamalısın

Shine on young love

Parla, genç aşık

You know we’re all sinking together

Çamura birlikte battığımızı biliyorsun

But this lifts us up

Ama bu hisler bizi yukarı kaldırıyor

(lifts us up)

(Yukarı kaldırıyor)

Let me hear you sing it

Söylediklerini duymama izin ver

(lifts us up)

(Bizi yukarı kaldır)

So when the last light fades

Son ışık kaybolmaya başladığında

Shine on

Parla

Shine on young love

Parla, genç aşık

We’ll burn these fires bright

Bu alevleri beraber parlatacağız

Lets blaze our past into the night

Bu gece alevlerin geçmişimizi yakmasına izin ver

Because it’s been too long

Çünkü çok uzun bir zaman oldu

And we have been too down

Ve çok aşağı düştük

So now it’s sink or swim

Bu yüzden şimdi, yüz ya da bat

And we’re too strong to drown

Ve biz, boğulmak için çok güçlüyüz

Shine on

Parla

Shine on young love

Parla, genç aşık

You lit the fires in my heart

Kalbimde ki alevleri yükseltiyorsun

And I won’t give that up

Ve bundan vazgeçmek istemiyorum

So shine on

Bu yüzden parlamalısın

Shine on young love

Parla, genç aşık

You know we’re all sinking together

Çamura birlikte battığımızı biliyorsun

But this lifts us up

Ama bu hisler bizi yukarı kaldırıyor

I’ve felt as helpless as you

Kendimi senin gibi çaresiz hissediyordum

Felt the will to give in

Pes edecek gibi hissediyordum

Let your heart open up

Kalbinin açılmasına izin ver

Let the healing begin

Kalbinin iyileşmesine izin ver

Find your way to the light

Işığa giden yolu bulacaksın

And fight the will to give in

Ve beni vazgeçirtecek irademle savaşacağım

It’s sink or swim

Yüz ya da boğul

And we’re too strong to drown

Ve biz, boğulmak için çok güçlüyüz

It’s sink or swim

Yüz ya da boğul

And we’re too strong to drown

Ve biz, boğulmak için çok güçlüyüz

We’ll take our time

Kendi zamanımızı yaratıyoruz

And make a change

Ve bir değişiklik yapıyoruz

This is our chance to sail away

Yelken açmak için bir şansımız var

We’ll take our time

Kendi zamanımızı yaratıyoruz

And make a change

Ve bir değişiklik yapıyoruz

This is our chance

Bu bizim şansımız

So let the last light fade

Bu yüzden son ışığın solmasına izin ver

Shine on

Parla

Shine on young love

Parla genç aşık

You lit the fires in my heart

Kalbimdeki alevleri canlandırıyorsun

And I won’t give that up

Ve bundan vazgeçmeyeceğim

So shine on

Bu yüzden parla

Shine on young love

Parla, genç aşık

You know we’re all sinking together

Birlikte battığımızı biliyorsun

But this lifts us up

Ama bu hisler bizi yukarı kaldırıyor

Shine on

Parla

(lifts us up)

(Yukarı kaldır)

You let the fires in my heart

Kalbimde ki alevleri serbest bırak

And I won’t give that up

Ve bundan vazgeçmeyeceğim

So shine on

Bu yüzden parla

(lifts us up)

(Yukarı kaldır)

You know we’re all sinking together

Birlikte battığımızı biliyorsun

But this lifts us up

Ama bu hisler bizi yukarı kaldırıyor

The Dirty Youth – Alive

The Dirty Youth Alive Türkçe Çevirisi

See the girl, eyes are wide

Şu kıza bak, gözleri ardına dek açık

So naive, dead inside

Çok saf, ama içeride ölü

Would you cry for her

Onun için ağlar mıydın

Would you take her pain away

Onun acısını giderir miydin

Would you die for her

Onun için ölür müydün

Would you brighten up her day

Onu gün ışığıyla aydınlatır mıydın

No more regrets, no more regrets

Daha fazla pişmanlık yok, artık pişman olmak yok

I can’t forget

Unutamıyorum..

These could be the best days

Bunlar en güzel günler olabilir

We’re having it all our way

Hepimiz kendimize göre yapıyoruz bir şeyleri

Saying things we must say

Söylenen şeyleri söylemek zorundaydık

To feel so alive

Daha canlı olduğumuzu hissetmek için..

Its brighter than the sunlight

Güneşten daha parlak

Dancing like its all right

Dans ediyorum sanki her şey yolundaymış gibi

Celebrating this night

Bu geceyi kutluyorum

To feel so alive

Daha canlı hissetmek için..

I feel so alive

Hayattaymışım gibi hissediyorum..

I don’t know how it feels to be so insecure

Bu kadar güvensiz olmanın nasıl bir duygu olduğunu bilmiyorum

That you take out your problems on cocaine and beer

Tüm problemleri kokain ve birayla alıyorsun

You say to yourself that your really okay

Kendine gerçekten iyi olduğunu söylüyorsun

It’s killing me now just to see you this way

Seni bu şekilde görmek beni mahvediyor

Now I think to myself is this fake is this real

Şimdi kendime hanginin sahte hanginin gerçek olduğunu söylüyorum

All the diamonds and rubies and lies you conceal

Tüm elmasları, yakutları ve yalanları.. hepsini gizledin

Are you lost in yourself, are you feeling confused

Kendi benliğinde kayıp mı oldun, sanki kafan karışmış gibisin..

Reality sinks and you know you’ve been used

Gerçekler gömülüyor ve kullanıldığını biliyorsun..

No more regrets, no more regrets

Daha fazla pişmanlık yok, artık pişman olmak yok

I can’t forget

Unutamıyorum..

These could be the best days

Bunlar en güzel günler olabilir

We’re having it all our way

Hepimiz kendimize göre yapıyoruz bir şeyleri

Saying things we must say

Söylenen şeyleri söylemek zorundaydık

To feel so alive

Daha canlı olduğumuzu hissetmek için..

Its brighter than the sunlight

Güneşten daha parlak

Dancing like its all right

Dans ediyorum sanki her şey yolundaymış gibi

Celebrating this night

Bu geceyi kutluyorum

To feel so alive

Daha canlı hissetmek için..

I feel so alive

Hayattaymışım gibi hissediyorum..

So, I’ve gotta tell you to, wrap your arms around your soul

Bu yüzden, sana şunu söylemem lazım, kollarını ruhuna dola

Wake up, now

Uyan, şimdi

Break out, now

Kaç, şimdi

You will lose yourself and everything

Yoksa..kendini ve her şeyi kaybedeceksin

No more regrets, no more regrets

Daha fazla pişmanlık yok, artık pişman olmak yok

I can’t forget

Unutamıyorum..

These could be the best days

Bunlar en güzel günler olabilir

We’re having it all our way

Hepimiz kendimize göre yapıyoruz bir şeyleri

Saying things we must say

Söylenen şeyleri söylemek zorundaydık

To feel so alive

Daha canlı olduğumuzu hissetmek için..

Its brighter than the sunlight

Güneşten daha parlak

Dancing like its all right

Dans ediyorum sanki her şey yolundaymış gibi

Celebrating this night

Bu geceyi kutluyorum

To feel so alive

Daha canlı hissetmek için..

I feel so alive

Hayattaymışım gibi hissediyorum..

I’m feeling so alive

Çok canlı hissediyorum

I feel so alive

Hayattaymışım gibi hissediyorum

I’m feeling so alive

Çok canlı hissediyorum

I feel so alive

Canlı hissediyorum..

The Letter Black – Best Of Me

The Letter Black Best Of Me Türkçe Çevirisi

If I could find yesterday

Eğer dünü bulabilseydim

I would take You back to where I’m coming from

Seni geldiğim yere geri götürürdüm

Cause You can see the way

Çünkü bir şekilde görebilirsin

All these scars have kept me running

Tüm bu yaralar beni koşmaya zorladı

And chasing down the past

Ve geçmişin peşinden gittim

But I’m not done, I’m turning back

Ama artık yeter, geri dönüyorum

I swear, You’re the only reason I keep breathing

Yemin ederim, nefes almamın tek sebebisin

I swear, You keep on giving me the reason to keep believing

Yemin ederim, inanmaya devam etmemi sağlayacak nedeni veriyorsun

Finally I’m worth it, though I’m not perfect

Sonunda buna değerim, ama mükümmel değilim

It still feels right, and I keep on giving

Hala doğruymuş gibi geliyor, ve ben buna devam ediyorum

Trying to make a difference, in my life

Hayatımda fark yaratmaya çalışıyorum

But I know another way to show

Fakat bunu göstermek için başka bir yol daha biliyorum

Everything I can be for You

Senin için her şey olabilirim

You’re all that I’ll ever need

İhtiyacım olan her şey sensin

I’ll give you the Best of Me

Sana en iyi yanımı vereceğim

If I could read tomorrow’s mind

Yarının arzularını okuyabilseydim

I would know exactly where You’re taking me

Beni tam olarak nereye götüreceğini bilebilirdim

If I’m going to slip away

Eğer kayıp gidersem

Or if I stay and give You all my trust

Ya da kalıp tüm güvenimi verirsem

You will keep me safe

Beni güvende tutacaksın

I know You won’t let me fade

Biliyorum… solup gitmeme izin vermeyeceksin

I swear, You’re the only reason I keep breathing

Yemin ederim, nefes almamın tek sebebisin

I swear, You keep on giving me the reason to keep believing

Yemin ederim, inanmaya devam etmemi sağlayacak nedeni veriyorsun

Finally I’m worth it, though I’m not perfect

Sonunda buna değerim, ama mükümmel değilim

It still feels right, and I keep on giving

Hala doğruymuş gibi geliyor, ve ben buna devam ediyorum

Trying to make a difference, in my life

Hayatımda fark yaratmaya çalışıyorum

But I know another way to show

Fakat bunu göstermek için başka bir yol daha biliyorum

Everything I can be for You

Senin için her şey olabilirim

You’re all that I’ll ever need

İhtiyacım olan her şey sensin

I’ll give you the Best of Me

Sana en iyi yanımı vereceğim

Oh, I know I believe it

İnanıyor ve biliyorum

No, I will be turning around

Hayır, etrafımda döneceğim

I want to know You now

Şimdi seni tanımak istiyorum

Your Love won’t let me down, no!

Aşkın beni hayal kırıklığına uğratmayacak, hayır!

I swear, You’re the only reason I keep breathing

Yemin ederim, nefes almamın tek sebebisin

I swear, You keep on giving me the reason to keep believing

Yemin ederim, inanmaya devam etmemi sağlayacak nedeni veriyorsun

Finally I’m worth it, though I’m not perfect

Sonunda buna değerim, ama mükümmel değilim

It still feels right, and I keep on giving

Hala doğruymuş gibi geliyor, ve ben buna devam ediyorum

Trying to make a difference, in my life

Hayatımda fark yaratmaya çalışıyorum

But I know another way to show

Fakat bunu göstermek için başka bir yol daha biliyorum

Everything I can be for You

Senin için her şey olabilirim

You’re all that I’ll ever need

İhtiyacım olan her şey sensin

Finally I’m worth it, though I’m not perfect

Sonunda buna değerim, ama mükümmel değilim

It still feels right, and I keep on giving

Hala doğruymuş gibi geliyor, ve ben buna devam ediyorum

Trying to make a difference, in my life

Hayatımda fark yaratmaya çalışıyorum

But I know another way to show

Fakat bunu göstermek için başka bir yol daha biliyorum

Everything I can be for You

Senin için her şey olabilirim

You’re all that I’ll ever need

İhtiyacım olan her şey sensin

I’ll give you the Best of Me

Sana en iyi yanımı vereceğim

I’ll give you the Best of Me!

Sana en iyi yanımı vereceğim!

I swear, You’re the only reason I keep breathing

Yemin ederim, nefes almamın tek sebebisin

I swear…

Yemin ederim…

The New Roses – For A While

The New Roses For A While Türkçe Çevirisi

For a while I was livin‘ a dream about you and me

Bir süreliğine, ikimizle ilgili bir rüyada yaşadım

For a while I thought we‘d be allright

Bir süre, iyi olacağımızı düşündüm

For a while I was happy cause I was too blind to see

Bir süreliğine mutluydum çünkü görmek için kördüm

For a while I fought a losin‘ fight

Bir süre, kaybedilen bir savaşta mücadele verdim

And now I leave my love I leave my home

Ve şimdi sevgilimi ve evimi terk ediyorum

You will wake up and you‘ll find me gone

Uyanacaksın ve beni gitmiş olarak bulacaksın

Cause I believe you‘ve loved me just on trial

Çünkü beni sadece denemek için sevdiğine inanıyorum

And if I could I surely would forget about your smile

Ve eğer yapabilirsem, kesinlikle gülüşünü unutacağım

That kept me from crying for a while

Bu beni bir süreliğine ağlatacak o kadar

For a while I thought that I was ten feet tall

Bir süre senden on adım önde olduğumu düşündüm

For a while my pride was your disguise

Bir süreliğine dış görünüşün benim övünç kaynağımdı

For a while I was sure it‘s love I fall into

Bir süreliğine emin oldum, bu aşkın biteceğine

For a while the truth was in your lies

Bir süreliğine gerçekler senin yalanlarındı..

And now I leave my love I leave my home

Ve şimdi sevgilimi ve evimi terk ediyorum

You will wake up and you‘ll find me gone

Uyanacaksın ve beni gitmiş olarak bulacaksın

Cause I believe you‘ve loved me just on trial

Çünkü beni sadece denemek için sevdiğine inanıyorum

And if I could I surely would forget about your smile

Ve eğer yapabilirsem, kesinlikle gülüşünü unutacağım

That kept me from crying for a while

Bu beni bir süreliğine ağlatacak o kadar

And now I leave my love I leave my home

Ve şimdi sevgilimi ve evimi terk ediyorum

You will wake up and you‘ll find me gone

Uyanacaksın ve beni gitmiş olarak bulacaksın

Cause I believe you‘ve loved me just on trial

Çünkü beni sadece denemek için sevdiğine inanıyorum

And if I could I surely would forget about your smile

Ve eğer yapabilirsem, kesinlikle gülüşünü unutacağım

That kept me from crying

Bu beni ağlatacak o kadar

Kept me from crying

Bu beni ağlatacak

Kept me from crying

Bu beni ağlatacak

For a while I was livin‘ a dream about you and me

Bir süreliğine, ikimizle ilgili bir rüyada yaşadım..

The New Roses – What If It Was You

The New Roses What If It Was You Türkçe Çevirisi

I look away from the news on my tv

Gözlerimi televizyonda ki haberlerden uzaklaştırdım

Another day and the last for many

Ancak ertesi gün daha çok vardı

It’s so far from here

Haberler buradan çok uzakta yaşanıyor..

That it’s just pictures to me

Bu benim için sadece bir resim

That disappear whenever i don’t wanna see

Ve görmek istemediğim her an çevirebilirim

Somebody crying

Birileri ağlıyor

Somebody dying

Birileri ölüyor..

What if it was you

Ya onların yerinde sen olsaydın

Or even worse the one you love

Ya da daha kötüsü sevdiğin biri olsaydı

What if it was you

Ya onların yerinde sen olsaydın

And somebody turns you off

Ve birileri seni öldürseydi

I hear the words

Dediklerini duydum

But i don’t know what they mean

Ama onlar ne diyor anlam veremiyorum

I guess it hurts

Sanırım bu acıtıyor

What they show me on the screen

Onlar bana siperi gösteriyorlar

The guns they carry

Silahlar taşıyorlar..

Look like movie properties

Tıpkı savaş filminde kullanılan malzemeler gibi

The kids they bury

Çocukları toprağa gömüyorlar

Look like puppets to me

Tıpkı kuklalarmış gibi

They keep on fighting

Savaşmaya devam ediyorlar

While we keep denying

Biz savaşı inkar ederken

What if it was you

Ya onların yerinde sen olsaydın

Or even worse the one you love

Ya da daha kötüsü sevdiğin biri olsaydı

What if it was you

Ya onların yerinde sen olsaydın

And somebody turns you off

Ve birileri seni öldürseydi

In our fate we’re born into

Kaderlerimiz doğduğumuzda belirlendi

And there’s nothing you can do

Ve bunu değiştirmek için yapabileceğin hiçbir şey yok

So what if it was you

Şimdi söyle onların yerinde sen olsaydın

I try, i try to tell myself

Denedim, kendime söylemek için çabaladım

That they need, that they need someone else

Onların ihtiyacı var, onların birilerine ihtiyacı var

In our fate we’re born into

Kaderlerimiz doğduğumuzda belirlendi

And there’s nothing you can do

Ve bunu değiştirmek için yapabileceğin hiçbir şey yok

What if it was you

Ya onların yerinde sen olsaydın

I look away..

Gözlerimi başka yere çevirdim..

The Red Jumpsuit Apparatus – Valentine

The Red Jumpsuit Apparatus Valentine Türkçe Çevirisi

I was flipping through the cards down at the drugstore and

Eczanenin aşağısında ki kartvizitleri çeviriyordum,

I found one I thought you would adore so I bough it

Beğeneceğin bir tane buldum ve hemen satın aldım

Walking back from the line to my car never seemed so far before

Arabaya dönmek için yola koyuldum, daha önce hiç bu kadar uzak gelmemişti bu yol

The day I stopped to think how I would feel if I lost you

Bu gün seni kaybedersem nasıl hissedeceğimi düşünmeyi bıraktım

But if this is my dying breath, I just want you to hear me,

Ama eğer bu son nefesimse, sadece beni duymanı istiyorum,

Hear me say I love you one last time

Bir kez daha seni sevdiğimi duymanı istiyorum

So will you be my Valentine for forever not one day,

Benim sevgilim olurmusun, sadece bugün için değil sonsuza dek..

Cause when this day is over know my feelings haven’t changed

Çünkü bu günün sonunda benim duygularım değişmeyecek

No my feeling haven’t changed about you

Hayır sana olan hislerim asla değişmeyecek

Candy hearts and chocolate bars can’t substitute for the feeling in your heart

Kalpli şekerler ve çikolata paketleri kalbindeki hislerin yerini alamaz

So don’t bother

Bu yüzden canını sıkma

Flowers are a loving gesture but you know you can do much better

Çiçekler bir sevgi gösterisi ama biliyorsun daha iyisini yapacağını

If you try you can say it with the look in your eyes

Eğer gözlerinin içine bakıp söylemeyi deneyebilirsen

But if this is my dying breath, I just want you to hear me,

Ama eğer bu son nefesimse, sadece beni duymanı istiyorum,

Hear me say I love you one last time

Bir kez daha seni sevdiğimi duymanı istiyorum

So will you be my Valentine for forever not one day,

Benim sevgilim olurmusun, sadece bugün için değil sonsuza dek..

Cause when this day is over know my feelings haven’t changed

Çünkü bu günün sonunda benim duygularım değişmeyecek

No my feeling haven’t changed about you

Hayır sana olan hislerim asla değişmeyecek

So will you be my Valentine no my feeling haven’t changed

Benim sevgilim olur musun, hislerim asla değişmeyecek

So will you be my Valentine no my feeling haven’t changed

Benim sevgilim olur musun, hislerim asla değişmeyecek

So will you be my Valentine no my feeling haven’t changed about you

Sevgilim olur musun sana karşı hislerim asla değişmeyecek

But if this is my dying breath, I just want you to hear me,

Ama eğer bu son nefesimse, sadece beni duymanı istiyorum,

Hear me say I love you one last time

Bir kez daha seni sevdiğimi duymanı istiyorum

So will you be my Valentine for forever not one day,

Benim sevgilim olurmusun, sadece bugün için değil sonsuza dek..

Cause when this day is over know my feelings haven’t changed

Çünkü bu günün sonunda benim duygularım değişmeyecek

No my feeling haven’t changed about you

Hayır sana olan hislerim asla değişmeyecek

So will you be my Valentine?

Sevgilim olacak mısın?

So will you be my Valentine?

Sevgilim olacak mısın?

So will you be my Valentine?

Sevgilim olacak mısın?

So will you be my Valentine?

Sevgilim olacak mısın?

The Unguided – Collapse My Dream

The Unguided Collapse My Dream Türkçe Çevirisi

Back again, veterans of the same war

Yeniden, aynı savaşın gazileri

Fighting compact darkness

Yoğun karanlıkla savaşıyorlar

While we wish upon the black star

Biz siyah yıldızlara dua ederken

Man never seems to change,

Onlar asla değişecekmiş gibi görünmüyor,

If you know one you know them all

Eğer birini bilirsen hepsini bilirsin

Just collect your heart and run for higher ground

Sadece kalbini al ve yüksek bir yer için koş

(We arm) we arm ourselves with all that we’ve been through

(Sarılıyoruz) yaşadığımız onca şeyden sonra birbirimize sarılıyoruz

While we watch the sun rain down on you

Biz güneşi seyrederken, yağmur senin üzerine yağıyor

Your only mistake was to let me live

Tek hatan yaşamama izin vermek oldu

My mind is now a stronghold no one shall enter

Aklım şimdi kimsenin girmeyi başaramadığı bir kale

And you can’t blind what already can’t see

Ve zaten göremediğin bir şey için kör olmazsın

Now I channel all my pain to you

Şimdi tüm acımı sana döküyorum

[Chorus]

Don’t speak to me as if I can be wrong

Eğer yanlışsam, benimle konuşma

Some wounds are not meant to heal at all

Bazı yaralar hiçbir zaman tamamen iyileşmez

You’ll make the same mistakes all over again

Yeniden aynı hataları yapacaksın

Stick to your guns and fight for what you are

Silahını sıkıca tut ve kendin için savaş

Tried to put myself in the wrong place at the wrong moment

Kendimi yanlış yerde yanlış zamanda tutmaya çalıştım

But there’s no power under God that can’t break me

Ama Tanrı’nın hiçbir gücü yoktu orada, beni parçalayacak..

Everything I hate in this world I find in you

Bu dünyada nefret ettiğim her şeyi senin içinde buluyorum

(But) there’s a six hundred sixteen reasons not to care

(Ama) altı yüz on altı nefen umurumda değil

No one comes to love pain…

Hiç kimse aşk acısı için gelmez…

No one comes to love pain…

Hiç kimse aşk acısı için gelmez…

No one comes to love pain, we can only hope to endure it

Kimse aşk acısı için gelmez, yalnızca buna dayanabilmemizi umuyoruz

No one comes to love pain, we can only hope to endure it

Kimse aşk acısı için gelmez, yalnızca buna dayanabilmemizi umuyoruz

Collapse my dream

Hayalim çöküşü..

The Unguided – Betrayer Of The Code

The Unguided Betrayer Of The Code Türkçe Çevirisi

God damned us

Tanrı bizi lanetledi

My voice uncovers, reveals your hidden secrets

Sesim ortaya çıkıyor, saklanan tüm sırları açığa vuruyor

My songs, they spellbind and brainwash feeble minds

Şarkılarım, büyülüyor ve zayıf beyinleri yıkıyor

On and on I traveled lonesome roads

Durmadan yalnız yollarda seyahat ettim

In the savage garden of our world

Dünyamızın vahşi bahçelerinde

But what am I, where do I come from?

Ama ben neyim, nereden geldim?

Little did I ever know…

Küçücük bir şey bile bilmiyorum

This is the end of everything

Bu her şeyin sonu

(The end of everything)

(Her şeyin sonu)

This is the end of all you know

Bu bildiğin her şeyin sonu

(This is the end of all you know)

(Bu bildiğin her şeyin sonu)

By the dark hearts of my kind

Türümün karanlık kalpleri tarafından,

By the fire in my mind

Düşüncelerimde ki ateş tarafından,

Forsaken, I’ll never be

Terk edilmiş olmayacağım

I am to live to the end of the world

Dünyanın sonuna kadar yaşamak için buradayım

And i don’t even know what i am

Ve ne olduğum hakkında en ufak bir fikrim yok

Dream after dream portrayed twins in terror

Rüya üzerine rüyadan sonra terör, ikizleri canlandırdı

Their emerald eyes and flaming hair

Onların zümrüt gibi gözleri ve yanan saçları

One of them was blind

Onlardan birini kör etti

The other walked forever silenced

Diğeri sonsuz sessizliğe doğru yürüdü

My queen forever I’ll be a slave to you

Kraliçem sonsuza dek senin kölen olacağım

We’ll never be dead to the world again

Bu dünyada sonsuza dek yaşayacağız

This is the end of everything

Bu her şeyin sonu

(The end of everything)

(Her şeyin sonu)

This is the end of all you know

Bu bildiğin her şeyin sonu

(This is the end of all you know)

(Bu bildiğin her şeyin sonu)

By the dark hearts of my kind

Türümün karanlık kalpleri tarafından,

By the fire in my mind

Düşüncelerimde ki ateş tarafından,

Forsaken, I’ll never be

Terk edilmiş olmayacağım

I am to live to the end of the world

Dünyanın sonuna kadar yaşamak için buradayım

And i don’t even know what i am

Ve ne olduğum hakkında en ufak bir fikrim yok

Bane of the fallen king, victim of her change of heart

Günahkar kralın felaketi, kurbanın kalbiyle yer değiştiriyor

Burning fledglings everywhere and the end of men’s brutality

Yanan tüyler her yere uçuşuyor ve adamın gaddarlığının sonu oluyor

Blood tears they cry

Kanlı gözyaşlarıyla ağlıyorlar

As they combust in flames

Alevler içinde yanıyor gibi

She must be kept

Kız hayatta kalmalıydı

Even though it was all her doing

Buna rağmen her şey onun yüzünden oldu

Enforcing balance in act of lunacy

Her çılgınca harekette denge zorlanıyor

Now she stands with me (She stands with me)

Sonunda kız benimle birlikte duruyor (Benimle birlikte duruyor)

Empower me with your blood

Senin kanınla beni güçlendiriyor

‘Be my angels in a new world order”

“Yeni dünya düzeninde benim meleğim ol”

The divine offer we declined

İlahı teklifi kabul etmedik

A primal force of vengeance; The Queen’s Fall

İntikamın ilkel gücü; Kraliçe’nin Çöküşü

And the speechless one saved us all

Ve sessizce her birimizi kurtardı

She fed on the mind and heart of the damned

Aklında besledi ve kalbini lanetledi

By the dark hearts of my kind

Türümün karanlık kalpleri tarafından,

By the fire in my mind

Düşüncelerimde ki ateş tarafından,

Forsaken, I’ll never be

Terk edilmiş olmayacağım

[x3]