Beyonce – Hip Hop Star Türkçe Çevirisi

Beyonce – Hip Hop Star Çevirisi

[Intro (Big Boi)]
Slowly as Sir Luscious step up like a Q-Dawg
Sör Luscious’ın Q-Dawg’a yürümesi kadar yavaş
A-town’s up, deuces down it’s the new call
yukarı bir şehrinki aşağısı beraberlikler yeni bir çağrıdır
And you can dial 1-888-cut someyhing
1-888’i ara bir şeyler kesmek için
I’m your kinky operator when you wanna f— something
bir şeyler becermek istediğinde ben senin karmaşık uzmanınım
Ain’t no dial tones just milestones, of pleasure to reach
hiç kadran yok sadece dönüm noktaları, kavuşmanın zevki
To each his own, I’m a stone cold Aquarian freak
onun sahip olduğu her birine, ben taş gibi soğuğum bir kova burcu ucubesi
Humanitarian, barbarian but under the sheets
iyilik sever, barbar ama çarşafların altından
It’s the player from the Point
bu noktadan bir oyuncu
And your girl from the D
ve bu da sizin D’den kızınz

Beyonce:
Are you infatuated with me
sen bana sırılsıklam aşık mısın?
I could end your curiosity
senin merakını giderebilirdim
If you don’t think I’m too rude
eğer benim çok kaba olduğumu düşünmeseydin
Here’s your chance to make your move
işte ne yapacağına karar vermek için şansın
I sit and wait for nobody
oturup kimse için beklemem

People say that my style is so crazy
insanlar tarzımın çok çılgınca olduğunu söylerler
I think you like it baby
bence bundan hoşlanıyorsun bebeğim
Do you want to get nasty
edepsizleşmek ister misin?
I dare you to undress me
beni soymaya kalkışmanı sağlayacağım

Baby, let me know if you wanna roll
bebeğim eğer yuvarlamak istersen bilmeme izin ver
With this hip hop star
bu hip hop yıldızı ile
Bamboos on pants down low
bambular yukarı pantalonlar aşağı
I’m a hip hop star
ben bir hip hop yıldızıyım
Baby let me know if you wanna ride with this
bebeğim, eğer bununla gezmek istersen bilmeme izin ver
Hip hop star
hip hop yıldızı
I’m a rock star
ben bir rock yıldızıyım

Do I blow you away?
seni uzağa sürükler miyim?
Do I stimulate your mind
beynini teşvik ettim mi?
Would you tasted my love if I give u time?
eğer sana zaman verirsem aşkımı tadar mıydın?
I have none to waste with you
senin harcayabileceğin hiçbirşeyim yok
I guess you can say
sanırım diyebilirsinki

My style is so crazy
benim tarzım çok çılgın
I think you like it baby
bence bundan hoşlanıyorsun bebeğim
Do you want to get nasty
edepsizleşmek ister misin?
I dare you to undress me
beni soymaya kalkışmanı sağlayacağım

Baby, let me know if you wanna roll
bebeğim eğer yuvarlamak istersen bilmeme izin ver
With this hip hop star
bu hip hop yıldızı ile
Bamboos on pants down low
bambular yukarı pantalonlar aşağı
I’m a hip hop star
ben bir hip hop yıldızıyım
Baby let me know if you wanna ride with this
bebeğim, eğer bununla gezmek istersen bilmeme izin ver
Hip hop star
hip hop yıldızı
I’m a rock star
ben bir rock yıldızıyım

Undress me undress me
üstümdekileri çıkar, üstümdekileri çıkar
You can come
gelebilirsin
Come baby, undress me
gel bebeğim, soy beni

gang rap kısımlarını çeviremiyorum üzgünüm x(
[Sleepy Brown]
Take off that tank top and pull off them drawers
benzini boşalt ve çekmeceleri aç
The girls all pause, got them dripping down they sugar walls
kızların hepsi durdu, tatlı duvarlarından damlayan yağlarını kaptı
Aw naw! Getting to the nappy root
ow hayır! bebek bezi giyen soydan geliyorlar
Knocking boots and stilettos, damn I keep it ghetto!
kapılara vurmalar ve hançerler, lanet olsun azınlığı koruyacağım
A cool type of fellow, mellow got the gold medal
destekleyenlerden havalı bi tayfa, altın madalyayı kapmanın tatlılığı
Never settle for less my rose petal
asla gülün taçyapraklarına daha az konmayacağım
Tooey, tooey, tooey, tooey! Spit game!
tü, tü, tü ,tü! tükürük oyunu!
Venom to get it up in ’em, let me ‘p’ pop that thang
onlara kin artıyor, pop olayına işememe izin verin
First check her brain to see if she’s sane,
öncelikle bakın bakalım onun beynine aklı başında mı diye
Deranged or strange or crazy as hell
cehennem kadar delirtici veya güç verici veya çılgın
You never can tell these days
asla bu günlerde söyleyemezsin
Everybody got a little Rick James in they veins man!
herkeste biraz Rick James huyu vardır adamım!
The way I feel oh girl I know its bout to be…..
hissettiğim şekilde oh kızım biliyorum olmakla alakalı
Me all on you and damn girl you all over me
ben tamamen senin üstündeyim ve lanet kız sen tamamen benden geçmişsin

Baby, let me know if you wanna roll
bebeğim eğer yuvarlamak istersen bilmeme izin ver
With this hip hop star
bu hip hop yıldızı ile
Bamboos on pants down low
bambular yukarı pantalonlar aşağı
I’m a hip hop star
ben bir hip hop yıldızıyım
Baby let me know if you wanna ride with this
bebeğim, eğer bununla gezmek istersen bilmeme izin ver
Hip hop star
hip hop yıldızı
I’m a rock star
ben bir rock yıldızıyım

David Guetta – Give Me Something (ft. Barbara Tucker) Türkçe Çevirisi

David Guetta – Give Me Something (ft. Barbara Tucker) Çevirisi

Deep in my heart
Kalbimin derinlerinde
we both know that it’s true
ikimizde bunun gerçek olduğunu biliyoruz
that nothing from nothing means nothing
hiçbir şey hiçbir şey demektir
i don’t want a love affair
bir aşk meselesi istemiyorum
‘cos you know that ain’t fair
çünkü bunun adil olmadığını biliyorsun
if we’re gonna do this
eğer bunu yaparsak
you’ll have to give me something
bana bir şey vermek zorunda kalacaksın

you’re teasing me
benimle dalga geçiyorsun
just set me free
beni sadece serbest bırak
unhappily
malesef
casanova,but i told yaKazanova, ama sana söyledim
just get over amusing me
benimle dalga geçmeyi bırak

telling lies straight to my eyes
gözlerime karşı yalan söylüyorsun
your sexy smile won’t work this time
seksi gülüşün bu kez işe yaramayacak
what i have with you is soon to go
seninle sahip olduğum her neyse yakında gidecek
so bring or you can hit the door
yani getir veya kapıya vurabilirsin

Deep in my heart
Kalbimin derinlerinde
we both know that it’s true
ikimizde bunun gerçek olduğunu biliyoruz
that nothing from nothing means nothing
hiçbir şey hiçbir şey demektir
i don’t want a love affair
bir aşk meselesi istemiyorum
‘cos you know that ain’t fair
çünkü bunun adil olmadığını biliyorsun
if we’re gonna do this
eğer bunu yaparsak
you’ll have to give me something
bana bir şey vermek zorunda kalacaksın

give me something
bana bir şey ver
you’ve got to give me something
bana bir şey vermek zorundasın
(gotta give it to me baby)
(bunu bana vermek zorundasın bebeğim)
give me something
bana bir şey ver
you’ve got to give me something
bana bir şey vermek zorundasın
got to give,you got to give
vermek zorunda, vermek zorundasın
got to give,you got to give
vermek zorunda, vermek zorundasın

give me something
bana bir şey ver
you’ve got to give me something
bana bir şey vermek zorundasın
(gotta give it to me baby)
(bunu bana vermek zorundasın bebeğim)
give me something
bana bir şey ver
you’ve got to give me something
bana bir şey vermek zorundasın
got to give,you got to give
vermek zorunda, vermek zorundasın
got to give,you got to give
vermek zorunda, vermek zorundasın

i can see you injection
görebiliyorum sen enjekte ediyorsun
into my direction
benim yönetimime
it’s coming strong
bu zor geliyor
but not for long
ama çok uzun değil
i’ve got the power
güce sahibim
to let you know
bilmene izin vermek için
that what you want here
burada ne istediğini
is not for show
bu şov için değil
though you’re looking good
iyi görünümlü olmana
and smelling hot
ve ateşli kokmana rağmen
it’s not enough to feel the hot
bu ateşi hissetmek için yeterli değil
so if you want what i got you got to give me
eğer bana vermek zorunda olduğun şeyi istiyorsan
something
bir şey
that hits the spot
sahne ışığına vuran

Deep in my heart
Kalbimin derinlerinde
we both know that it’s true
ikimizde bunun gerçek olduğunu biliyoruz
that nothing from nothing means nothing
hiçbir şey hiçbir şey demektir
i don’t want a love affair
bir aşk meselesi istemiyorum
‘cos you know that ain’t fair
çünkü bunun adil olmadığını biliyorsun
if we’re gonna do this
eğer bunu yaparsak
you’ll have to give me something
bana bir şey vermek zorunda kalacaksın

Deep in my heart
Kalbimin derinlerinde
we both know that it’s true
ikimizde bunun gerçek olduğunu biliyoruz
that nothing from nothing means nothing
hiçbir şey hiçbir şey demektir
i don’t want a love affair
bir aşk meselesi istemiyorum
‘cos you know that ain’t fair
çünkü bunun adil olmadığını biliyorsun
if we’re gonna do this
eğer bunu yaparsak
you’ll have to give me something
bana bir şey vermek zorunda kalacaksın

give me something
bana bir şey ver
you’ve got to give me something
bana bir şey vermek zorundasın
(gotta give it to me baby)
(bunu bana vermek zorundasın bebeğim)
give me something
bana bir şey ver
you’ve got to give me something
bana bir şey vermek zorundasın
got to give,you got to give
vermek zorunda, vermek zorundasın
got to give,you got to give
vermek zorunda, vermek zorundasın

i got a feeling that you ain’t trying to treat me right
bana doğru davranmayı denemediğini hissediyorum
you might be sexy,you look good
seksi olabilirsin, iyi görünebilirsin
but you know what,
ama biliyorsun
that not enough to feel the hot
ateşli hissetmek için yeterli olmadığını
you’re coming up here darling
buraya geliyorsun sevgilim
you can’t be wondering “horny”
“azgın”ı merak ediyor olamazsın
over there..ohh..oh yes, yes
orada..ohh..oh evet, evet
i’m not having it
buna sahip olamıyorum
‘cos this girl got some much going on inside
çünkü bu kız çok içerde

and you know what
ve biliyorsun
i don’t need your money or anything
senin parana veya başka bir şeyine ihtiyacım yok
i need your love
aşkına ihtiyacım var
i don’t need your looks
bakışlarına ihtiyacım var
i need your love
aşkına ihtiyacım var
you know you’ve got to give me love
biliyorsun bana aşk vermek zorundasın

Deep in my heart
Kalbimin derinlerinde
we both know that it’s true
ikimizde bunun gerçek olduğunu biliyoruz
that nothing from nothing means nothing
hiçbir şey hiçbir şey demektir
i don’t want a love affair
bir aşk meselesi istemiyorum
‘cos you know that ain’t fair
çünkü bunun adil olmadığını biliyorsun
if we’re gonna do this
eğer bunu yaparsak
you’ll have to give me something
bana bir şey vermek zorunda kalacaksın

give me something
bana bir şey ver
you’ve got to give me something
bana bir şey vermek zorundasın
(gotta give it to me baby)
(bunu bana vermek zorundasın bebeğim)
give me something
bana bir şey ver
you’ve got to give me something
bana bir şey vermek zorundasın
got to give,you got to give
vermek zorunda, vermek zorundasın
got to give,you got to give
vermek zorunda, vermek zorundasın

Elvis Presley – Young And Beautiful Türkçe Çevirisi

Elvis Presley – Young And Beautiful Çevirisi

You’re so young and beautiful and I love you so
Çok geç ve güzelsin ve ben seni seviyorum

Your lips so red, your eyes that shine
Dudakların kırmızı ve parlayan gözlerin

Shame the stars that glow
Yıldızlar parıltısından utanır

So fill these lonely arms of mine
Yalnız kollarımı doldur

And kiss me tenderly
Beni şefkatle öp

Then you’ll be forever young
Sonra bana sonsuza kadar genç olacaksın

And beautiful to me
Ve güzel

You’re so young and beautiful, you’re everything I love
Çok genç ve güzelin,seni seviyorum herşeyimsin

Your angel smile, your gentle touch
Melek gülüşün,nazik dokunuşun

Are all I’m dreaming of
Hepsi rüyalarımda

Oh take this heart I offer you
Oh al bu kalbi sana sunuyorum

And never set me free
Ve beni asla yalnız bırakma

Then you’ll be forever young
Sonra bana sonsuza kadar genç olacaksın

And beautiful to me
Ve güzel

Elvis Presley – Playing For Keeps Türkçe Çevirisi

Elvis Presley – Playing For Keeps Çevirisi

I’m playin’ for keeps
Devam etmek için yaşıyorum

This time it’s real
Bu zaman gerçek

And I want you to know
Ve seni bilmek istiyorum

Exactly how I feel
Tam olarak nasıl hissediyorum

I’m playin’ for keeps
Devam etmek için yaşıyorum

I’m sure this time
Eminim bu kez

And I won’t be happy
Ve mutlu olamam

Until I know you’re mine
Benim olduğunu bilene dek

There have been others
Başkaları olmuştur

That could love me true
Gerçek aşkı bulduğum

But no one else can thrill me like you do
Fakat kimse senin kadar heyecan vermedi

I’m playin’ for keeps
Devam etmek için yaşıyorum

Oh love me too
Sende beni sev

Oh, don’t make me sorry
Bende özür dileme

That I fell in love with you
Seninle aşka kapıldım

There have been others
Başkaları olmuştur

That could love me true
Gerçek aşkı bulduğum

But no one else can thrill me like you do
Fakat kimse senin kadar heyecan vermedi

I’m playin’ for keeps
Devam etmek için yaşıyorum

Oh love me too
Sende beni sev

Oh, don’t make me sorry
Bende özür dileme

That I fell in love with you
Seninle aşka kapıldım

Elvis Presley – Don’t Be Cruel Türkçe Çevirisi

Elvis Presley – Don’t Be Cruel Çevirisi

You know I can be found,
Biliyorsun ben bulunabilirim

Sitting home all alone,
Evde yapayalınız otururken

If you can’t come around,
Eğer uğrayamıyorsan

At least please telephone.
Lütfen telefon et bari

Don’t be cruel to a heart that’s true.
Samimi olan bir kalbe karşı acımasız olma

Baby, if I made you mad for something I might have said,
Bebeğim,söylemiş olabileceğim bir şey için seni deli ettiysem

Please, let’s forget the past,
Lütfen geçmişi unutalım

The future looks bright ahead,
Gelecek,ileride parlak görünüyor

Don’t be cruel to a heart that’s true.
Samimi olan bir kalbe karşı acımasız olma

I don’t want no other love,
Başka bir aşk istemiyorum

Baby it’s just you I’m thinking of.
Bebeğim,düşündüğüm sadece sensin

Don’t stop thinking of me,
Durmadan beni düşün

Don’t make me feel this way,
Bana bu şekilde hissettirme

Come on over here and love me,
Buraya gel ve beni sev

You know what I want you to say.

Elvis Presley – Burning Love Türkçe Çevirisi

Elvis Presley – Burning Love Çevirisi

Lord Almighty,
Yüce tanrım!
I feel my temperature rising
Ateşimin çıktığın hissediyorum
Higher higher
Yükseliyor, yükseliyor
It’s burning through to my soul
Ruhumu yakıyor

Girl, girl, girl
Kız, kız, kız
You gonna set me on fire
Beni ateşlendiriyosun
My brain is flaming
Beynim yanıyor
I don’t know which way to go
Nereye gideceğimi bilmiyorum

Your kisses lift me higher
Öpücüğün ayaklarımı yerden kesiyor
Like the sweet song of a choir
Aynı koronun tatlı şarkısı gibi
You light my morning sky
Sabah gökyüzümü aydınlatıyorsun
With burning love
Yanan aşk ile

Ooh, ooh, ooh,
ohh, oh, oh
I feel my temperature rising
Ateşimin yükseldiğin hissediyorım
Help me, I’m flaming
Yardım et, yanıyorum
I must be a hundred and nine
109 derece olmalıyım
Burning, burning, burning
Yanıyorum, yanıyorum, yanıyorum
And nothing can cool me
Ve hiçbirşey beni serinletemez
I just might turn into smoke
Nerdeyse duman olacağım
But I feel fine
Ama iyi hissediyorum

Cause your kisses lift me higher
Çünkü öpücüğün ayaklarımı yerden kesiyor
Like the sweet song of a choir
Aynı koronun tatlı şarkısı gibi
You light my morning sky
Sabah gökyüzümü aydınlatıyorsun
With burning love
Yanan aşk ile

It’s coming closer
Bu daha da yakınlaşıyor
The flames are now licking my body
Alevler şimdi vücüdumu yalıyor
and won’t you help me
Ve bana yardım etmezmisin
I feel like I’m slipping away
Kayıyor gibi hissediyorum
It’s hard to breathe
Nefes almak çok zor
And my chest is a-heaving
Ve göğsüm ağırlaşıyor

Lord have mercy,
Tanrım merhamet et
I’m burning a hole where I lay
Yattığım delikte yanıyorum
Cause your kisses lift me higher
Çünkü öpücüğün ayaklarımı yerden kesiyor
Like the sweet song of a choir
Aynı koronun tatlı şarkısı gibi
You light my morning sky
Sabah gökyüzümü aydınlatıyorsun
With burning love
Yanan aşk ile
With burning love
Yanan aşk ile
Ah, ah, burning love
I’m just a hunk, a hunk of burning love
Ben sadece yanan iri bir parça aşkım
Just a hunk, a hunk of burning love
Sadece yanan iri bir parça aşk
Just a hunk, a hunk of burning love
Sadece yanan iri bir parça aşk
Just a hunk, a hunk of burning love
Sadece yanan iri bir parça aşk
Just a hunk, a hunk of burning love
Sadece yanan iri bir parça aşk
Just a hunk, a hunk of burning love
Sadece yanan iri bir parça aşk
Just a hunk, a hunk of burning love
Sadece yanan iri bir parça aşk

Elvis Presley – Take My Hand, Precious Lord Türkçe Çevirisi

Elvis Presley – Take My Hand, Precious Lord Çevirisi

Precious Lord, take my hand
Yüce Tanrım,elimi tut

Lead me on, let me stand
Bana yol göster,beni ayakta tut

I’m tired, I’m weak, I’m lone
Yorgunum,bitkinim,yalnızım

Through the storm, through the night
Fırtına sayesinde,gece sayesinde

Lead me on to the light
Bana ışıkta yol göster

Take my hand precious Lord, lead me home
Elimi tut yüce Tanrım,evimin yolunu göster

When my way grows drear precious Lord linger near
Kederli yolum uzadığında yanımda ol yüce Tanrım

When my light is almost gone
Işığım neredeyse söndüğünde

Hear my cry, hear my call
Ağladığımı işi,Ağladığımı işi,

Hold my hand lest I fall
Düşmemem için ellerimden tut

Take my hand precious Lord, lead me home
Elimi tut yüce Tanrım,evimin yolunu göster

When the darkness appears and the night draws near
Karanlık göründüğünde ve gece yanındayken

And the day is past and gone
Ve gün geçip giderken

At the river I stand
Nehirde bekleyeceğim

Guide my feet, hold my hand
Ayaklarıma yol göster,elimi tut

Take my hand precious Lord, lead me home
Elimi tut yüce Tanrım,evimin yolunu göster

Precious Lord, take my hand
Yüce Tanrım,elimi tut

Lead me on, let me stand
Bana yol göster,beni ayakta tut

I’m tired, I’m weak, I’m lone
Yorgunum,bitkinim,yalnızım

Through the storm, through the night
Fırtına sayesinde,gece sayesinde

Lead me on to the light
Bana ışıkta yol göster

Take my hand precious Lord, lead me home
Elimi tut yüce Tanrım,evimin yolunu göster

Beyonce – Flaws And All Türkçe Çevirisi

Beyonce – Flaws And All Çevirisi

I’m a train wreck in the morning
-Ben sabahleyin bi tren enkazıyım
I’m a bitch in the afternoon
-Öğlenlerin bi cadaloz
Every now and then without warning
-Uyarısız her an
I can be really mean towards you
-Size karşı gerçekten huysuz olabilirim
I’m a puzzle yes in deed
-Aslında bi yap-bozum
Ever complex in every way
-Her hamlede daha da karışıyorum
And all the pieces aren’t even in the box
-Ve tüm parçalar kutuda değiller
And yet, you see the picture clear as day.
-Buna rağmen siz fotoğrafı tam ve açık görüyorsunuz

[Chorus]
I don’t know why you love me
-Beni neden sevdiğinizi bilmiyorum
And that’s why I love you
-Ve bu sizi sevme nedenim
You catch me when I fall
-Beni düşerken yakalıyorsunuz
Accept me flaws and all
-Tüm hatalarımla ve herşeyimle kabul ediyorsunuz
And that’s why I love you [3x]
-Ve bu sizi sevme nedenim

I neglect you when I’m working
-Çalışırken sizi ihmal ediyorum
When I need attention I tend to nag
-İlgi istediğim zamanlar dırdır etmeye meyilli oluyorum
I’m a host of imperfection
-Ben bi yığın kusurum
And you see past all that
-Ama hepsini gözardı ediyorsunuz
I’m a peasant by some standards
-Sıradan bi köylüyüm
But in your eyes I’m a queen
-Ama sizin gözlerinizde bi kraliçe..
You see potential in all my flaws
-Tüm hatalarımda potensiyel görüyorsunuz
and that’s exactly what I need.
-İşte bu tam olarak ihtiyacım olan şey

David Guetta – You (ft. Chris Willis) Türkçe Çevirisi

David Guetta – You (ft. Chris Willis) Çevirisi

You must be living in a fantasy
Bir hayal içinde yaşıyor olmalısın
You’ve got me dreaming now I believe
Bana rüya gördürüyorsun şimdi inanıyorum
And there I saw you
Ve seni gördüm
Looking oh so right
Oh çok doğru görünüyor
Working the dance floor
Dans pistinde çalışıyor
You superstar of the night
Sen gecenin süperstarısın
You take me up you take me down
Beni yakalıyorsun beni yıkıyorsun
Shake your body to the ground
Yerde vücudunu sallıyorsun
How do you do the things you do
Yaptığın şeyleri nasıl yapıyorsun
I know it must be true
Biliyorum bu doğru olmalı

You pull me closer like I knew you would
Beni yakına çekiyorsun yapacağını bildiğim gibi
I try to please you the way you think I should
Yapmam gerektiğini düşündüğüm şekilde seni memnun etmeye çalışıyorum
You make me feel I’m in control
Kontroldeymişim gibi hissettiriyorsun
You take my body and my soul
Vücudumu ve ruhumu aldın
You fill me up
Beni doldurdun
This empty cup
Bu boş bardağa
I just can’t get enough of you
Sana yeterli olamıyorum

Beyonce – Speechless Türkçe Çevirisi

Beyonce – Speechless Çevirisi

You’ve got me (sen beni)
You’ve got me (sen beni)
You’ve got me (sen beni)
You’ve got me speechless(sessizleştiriyorsun)

Where you been baby (neredeydin bebeğim)
Waited for you all day (bütün gün seni bekledim)
Waited for you to use the key (anahtarı kullanmanı bekledim)
That opens my place (benim evimi açan)
My heart starts trembling (kalbim titremeye başlar)
As I hear your footsteps pace (ayak seslerini duyduğumda)
Lock opened, doorknob turned (kilit açıldı,kapı tokmağı döndü)
There appeared your face (orada senin yüzün belirdi)

Going outta my head I think I¡¦m loosing all my mind (aklımın dışına çıkıyorum sanırım aklımı kaybediyorum)
Drive me crazy burning candles making love all night (yanan mumlar,tüm gece sevişmek beni deli ediyor)
Feels so strange it feels so crazy to be in your world (çok değişik,çılgınlık senin dünyanda olmak)
In your arms lost for words (senin kollarında bütün sözcükler kayboluyor)
You’ve got me!

You’ve got me
You’ve got me
You’ve got me
You’ve got me speechless (beni sessizleştiriyorsun)

Laying so closely (birbirimize çok yakın yatıyoruz)
I feel your skin rubbing and touching me (teninin bana sürtündüğünü ve dokunduğunu hissediyorum)
Only sweat between us (sadece ter aramızda)
Feeling you kissing and pleasing me (öpücüklerini hissediyorum ve beni sevindiriyor)
I rub your back (sırtını ovuyorum)
I kiss your neck (boynunu öpüyorum)
I know that you love when we touch like that (biliyorum böyle dokunmamı seviyorsun)
I can feel you need me (bana ihtiyacın olduğunu hissediyorum)
Feels so good to me (beni iyi hissettiriyor)
Feels so good to me (beni iyi hissettiriyor)

Going outta my head I think I¡¦m loosing all my mind (aklımın dışına çıkıyorum sanırım aklımı kaybediyorum)
Drive me crazy burning candles making love all night (yanan mumlar,tüm gece sevişmek beni deli ediyor)
Feels so strange it feels so crazy to be in your world (çok değişik,çılgınlık senin dünyanda olmak)
In your arms lost for words (senin kollarında bütün sözcükler kayboluyor)
You’ve got me! (sen beni)

You’ve got me(sen beni)
You’ve got me (sen beni)
You’ve got me (sen beni)
You’ve got me speechless(sessizleştiriyorsun)

Yes, yes, yes (evet evet evet)
Yes, yes, yes (evet evet evet)
Speechless, all I can say (sessiz,tek söyleyebileceğim)
Yes, yes, yes, (evet evet evet)
All I can say is (tek söyleyebileceğim)
Yes, yes, yes, yes (evet evet evet evet)

Kiss me (öp beni)
Hold me (sarıl bana)
You’ve got me(beni)
Speechless (sessizleştiriyorsun)