Elvis Presley – Party Türkçe Çevirisi

Elvis Presley – Party Çevirisi

I feel it in my leg,
Onu bacağımda hissediyorum

I feel it in my shoe
Onu ayakabbımda hissettim

Tell me pretty baby
Söyle bana tatlı bebek

If you think you feel it too
Eğer sende hissettiğini düşünüyorsan

Let’s have a party
Bir parti yapalım

Let’s have a party
Bir parti yapalım

Send to the store
Depoya yollayalım

And let’s buy some more
Ve daha fazlasını alalım

And let’s have a party tonight
Bu gece bir parti yapalım

Some people like to rock
Bazı insanlar rock sever

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Some people like to roll
Bazı insanlar rock’n roll

But movin’ and a groovinHaraket ve ses

Gonna satisfy my soul
Ruhumu tatmin ediyor

I’ve never kissed a bear
Bir ayıyı hiç öpmedim

I’ve never kissed a goon
Bir katili hiç öpmedim

But I can shake a chicken
Ama bir kızı becerebilirim

In the middle of the room
Odanın ortasında

Now Honky Tonky Joe
Şimdi Honky Tonky Joe

Is knockin’ at the door
Kapıdan tekmelendi mi ?

Bring him in and fill him up
Onu içeri geri al

And set him on the floor
Ve onu yere koy

David Guetta – Baby When The Light (feat. Cosi Costi) Türkçe Çevirisi

David Guetta – Baby When The Light (feat. Cosi Costi) Çevirisi

Inspite of all the consequence
Tüm sonucuna rağmen
Inspite of all my pride
Tüm gururuma rağmen
Inspite of little things you said
Söylediğin tüm küçün şeylere rağmen
That hide me deep inside
Bu içimde dreinde saklanıyor

I believe your love
Aşkına inanıyorum
I breathe your love
Aşkını soluyorum
Like the air in the morning
Sabahki hava gibi
I sleep your love
Aşkını uyuyorum
I salute your love
Aşkını karşılıyorum
And I can’t get away
Ve kaçamıyorum

Baby when the lights go out
Bebek ışıklar sönünce
I hear you calling (I hear you calling)
Baby when the lights go out
Bebek ışıklar sönünce
I need you
Sana ihtiyaç duyuyorum

Baby when the lights go out
Bebek ışıklar sönünce
I hear you calling (I hear you calling)
Baby when the lights go out
Bebek ışıklar sönünce
I need you
Sana ihtiyaç duyuyorum

The lights of all you see
Tüm gördüğün ışıklar
You could have overcome all this
Tüm bunların üstesinden gelebilirdin
And I still can’t get over you
Ve hala seni unutamıyorum
Are you someone I’ll forever miss
Sen daima özleyeceğim biri misin?
I believed your love I can feel your love
Aşkına inandım aşkını hissedebiliyorum
And that’s all that I wanted
Ve bu tüm istediğimdi
I sleep your love I salute your love
Aşkını uyuyorum aşkını selamlıyorum
And I can’t get away
Ve kaçamıyorum

Baby when the lights go out
Bebek ışıklar sönünce
I hear you calling (I hear you calling)
Baby when the lights go out
Bebek ışıklar sönünce
I need you
Sana ihtiyaç duyuyorum

Baby when the lights go out
Bebek ışıklar sönünce
I hear you calling (I hear you calling)
Baby when the lights go out
Bebek ışıklar sönünce
I need you
Sana ihtiyaç duyuyorum

And there’s the dark, begins to rain
Ve karanlık var, yağmur başlıyor
The sound is heavy on me
Ses beni bunaltıyor

Baby when the lights go out
Bebek ışıklar sönünce
I need you
Sana ihtiyaç duyuyorum

Under the spell I wanna be under your touch
Altında olmak istediğim büyü senin dokunuşun
Under the spell I wanna be under the rush
Altında olmak istediğim büyü bu heyecan

Baby when the lights go out
Bebek ışıklar sönünce

Baby when the lights go out
Bebek ışıklar sönünce

Baby when the lights go out
Bebek ışıklar sönünce
I hear you calling (I hear you calling)
Baby when the lights go out
Bebek ışıklar sönünce
I need you
Sana ihtiyaç duyuyorum

Baby when the lights go out
Bebek ışıklar sönünce
I hear you calling (I hear you calling)
Baby when the lights go out
Bebek ışıklar sönünce
I need you
Sana ihtiyaç duyuyorum

Beyonce – Diamonds Türkçe Çevirisi

Beyonce – Diamonds Çevirisi

The French are glad to die for love.
Fransızlar sevgi için ölebilirler.
They delight in fighting duels.
Düellolardan zevk alırlar
But I prefer a man who lives
Ama ben, yaşayan erkeği tercih ederim
And gives expensive jewels.
Ve değerli taşlar verenini.
A kiss on the hand
Eli öpmek
May be quite continental,
Belki çok avrupai
But diamonds are a girl’s best friend.
Ama elmaslar kızın en iyi arkadaşıdır
A kiss may be Grand
Bir öpücük, görkemli olabilir
But it won’t pay the rental
Ama kirasını ödeyemez
On your humble flat
Mütevazı bir dairenin
Or help you at the automat.
Veya otomatta(?) sana yardım edemez

Men grow cold
Adamlar, gittikçe soğurlar
As girls grow old,
Kızlar yaşlandıkça.
And we all lose our charms in the end.
Ve hepimiz, sonunda cazibelerimizi yitiririz.
But square-cut or pear-shaped,
Ama kare-kesik, veya armut-şekilli
These rocks don’t loose their shape
Bu taşlar asla şekillerini kaybetmezler.
Diamonds are a girl’s best friend.
Elmaslar bir kızın en iyi arkadaşıdır
Tiffany’s!
Muslindir (değerli kumaş)
Black Starr!
Siyah Yıldız
Frost Gorham!
Gorham’ı dondur!
Talk to me Harry Winston.
Konuş benimle Harry Winston,
Tell me all about it!
Haklarında her şeyi anlat!

There may come a time
Ve zamanı gelir
When a lass needs a lawyer,
Bir kızın bir avukata ihtiyaç duymasının
But diamonds are a girl’s best frienco

Elvis Presley – Devil In Disguise Türkçe Çevirisi

Elvis Presley – Devil In Disguise Çevirisi

You look like an angel
Tıpkı melek gibisin,

Walk like an angel
Melekler gibi yürüyorsun,

Talk like an angel
Melekler gibi konuşuyorsun,

But I got wise
Ama akıllandım,

You’re the devil in disguise
Sen kılık değiştirmiş şeytansın,

Oh, yes, you are
Evet, öylesin,

The devil in disguise
Kılık değiştirmiş şeytan.

You fooled me with your kisses
Beni öpücüklerinle kandırdın,

You cheated and you schemed
Hile yaptın ve bunu sen düzenledin,

Heaven knows how you lied to me
Cennet senin nasıl yalan söylediğini biliyor,

You’re not the way you seemed
Sen göründüğün gibi değilsin.

I thought that I was in heaven
Cennette olduğumu düşünmüştüm ama,

But I was sure surprised
Ama kesinlikle şaşırtıldım,

Heaven help me, I didn’t see
Cennet bana yardım et, göremedim,

The devil in your eyes
Gözlerindeki şeytanı.

Elvis Presley – True Love Türkçe Çevirisi

Elvis Presley – True Love Çevirisi

Suntanned, windblown, honeymooners at last alone
Bronzlaşmış,rüzgardan savrulmuş,balayı çiftleri son kez yalnız

Feeling far above par, oh how lucky we are
Cennette gibi hissediyorum, ne kadar şanslıyız

While I give to you and you give to me
Ben sana ve sen bana verdiğinde

True love, true love
Gerçek aşkı,gerçek aşkı

So, on and on it will always be
Böylece,her zaman olacaktır

True love, true love
Gerçek aşk gerçek aşk

For you and I have a guardian angel on high
Yükseklerde senin ve benim için bir koruyucu meleğim var

With nothing to do but to give to you
Birşey yapmak için değil ama sana vermek için

And to give to me love forever true
Ve sonsuz gerçek aşkı bana ver

Elvis Presley – This Is the Story Türkçe Çevirisi

Elvis Presley – This Is the Story Çevirisi

I play the song, it was our own
Bizim şarkımızı çalıyorum
Your photograph’s by my side
Fotoğrafın yanımda
I know I can’t forget you
Biliyorum seni unutamam
So I don’t even try
Bu yüzden denemeye çalışmıyorum bile

The note you left is in my hand
Bıraktığın not elimde
I read again what you say
Dediklerini tekrardan okuyorum
You’re sorry but you love him
Üzgünsün ama onu seviyorsun
And you’ve both gone away
Ve ikiniz uzaklara gittiniz
This is the story of a man
Bu bir adamın hikayesidir
Whose world has fallen apart
Dünyası dağılmış birinin
And it’s the story
Ve bu hikaye
That is breaking my heart
Kalbimi kırılışının hikayesidir

An open fire, our favorite chair
Ateş yanıyor, favori sandalyemizdeyim
I get a book from the shelf
Raftan bir kitap aldım
But the words I am reading
Ama okuduğum kelimeleri
Could apply to myself
Kendime uygulayabilirmiyim

This is the story of a man
Bu bir adamın hikayesidir
Whose world has fallen apart
Dünyası dağılmış birinin
And it’s the story
Ve bu hikaye
That is breaking my heart
Kalbimi kırılışının hikayesidir
Yes, it’s the story that is breaking my heart
Evet, bu kalbimin kırılışının hikayesidir
Yes, it’s the story that is breaking my heart
Evet, bu kalbimin kırılışının hikayesidir
Yes, it’s the story that is breaking my heart
Evet, bu kalbimin kırılışının hikayesidir

Beyonce – Kitty Kat Türkçe Çevirisi

Beyonce – Kitty Kat Çevirisi

you know i hate sleeping alone
bilirsin yalnız yatmaktan nefret ederim

but you said that you would soon be home
ve yakında evde olacağını söylemiştin

but baby that was a long time ago
ama bebeğim çok uzun zaman geçti

i’m not feelin’ it (2x)
geldiğini duymadım

on top of you not calling me back
listenin başında beni geri aramak yok

you see i bet you think it’s all on track
anlarsın ya eminim her şeyin yolunda olduğunu düşünüyorsun

and you actin’ like it’s all a dat
ve her şey güzelmiş gibi rol yapıyorsun

i’m not feelin’ it (2x)
hissediyorum

let’s go, let’s go little kitty kat
hadi gidelim küçük kedicik

i think it’s time to go let’s go little kitty kat
sanırım gitme vakti küçük kedicik

he don’t want no mo’
artık istemiyor

let’s go little kitty kat
hadi gidelim küçük kedicik

quite frankly no mo’ getting it
oldukça açık artık bunu istemiyor

i’m not feeling it
hissediyorum

it’s like we at 2 places but different paces
sanki iki yerdeyiz ama aksi yönlerde

we in trouble but you won’t meet me at the bridge
başımız dertte ama sen benimle orta yolda buluşmayacaksın

it hurts and feels disearning
bu canımı acıtıyor ve berbat hissettiriyor

did you forget where joy lives
eğlencenin olduğu yeri unuttun mu

what about my body, body?
bedenimden ne haber?

you don’t want my body, body
onu istemiyorsun

acting like i’m not nobody
ben hiç kimseymişim gibi davranıyorsun

you gon’ make me call somebody
herhangi biriymişim gibi aratıyorsun

what about my body, body?*2
bedenimden ne haber?

you would rather go and party
gidip parti yapmayı seçerdin

somehow, somewhere i’ll be naughty
nasılsa, nerdeyse benim yaramaz olduğum

you know i hate sleeping alone
bilirsin yalnız uyumaktan nefret ederim

but you said that you would soon be home
ve yakında evde olacağını söylemiştin

baby that was a long time ago
oysa çok uzun zaman geçti

i’m not feelin’ it (2x)
geldiğini duymadım

on top of you not calling me back
listenin başında beni geri aramak yok

you see i bet you think it’s all on track
anlarsın ya eminim her şeyin yolunda olduğunu düşünüyorsun

and you actin’ like it’s all a dat
ve her şey güzelmiş gibi rol yapıyorsun

i’m not feelin’ it (2x)
hissediyorum

let’s go, let’s go little kitty kat
hadi gidelim küçük kedicik

i think it’s time to go let’s go little kitty kat
sanırım gitme vakti küçük kedicik

he don’t want no mo’
artık istemiyor

let’s go little kitty kat
hadi gidelim küçük kedicik

quite frankly no mo’ getting it
oldukça açık artık bunu istemiyor

i’m not feeling it
hissediyorum

let me show you how to get there
bırak sana nasıl olacağını göstereyim

take a left to compassion (lights will be flshin’)
soluna dön (ışıklar yanık olacak)

keep straight and you’ll see the sign right there
düz yürü ve oradaki işareti göreceksin

affection (you’re in the wrong direction)
sevgi (yanlış yöndesin)

if i get caught see it just seems that you don’t care
eğer ben yakalasaydım bu sadece senin umursamadığın demekti

what about my body, body?
bedenimden ne haber?

you don’t want my body, body
onu istemiyorsun

acting like i’m not nobody
ben hiç kimseymişim gibi davranıyorsun

you gon’ make me call somebody
herhangi biriymişim gibi aratıyorsun

what about my body, body?*2
bedenimden ne haber?

you would rather go and party
gidip parti yapmayı seçerdin

somehow, somewhere i’ll be naughty
nasılsa, nerdeyse benim yaramaz olduğum

i’m taking back the things i got from you (you)
senden aldıklarımı geri veriyorum

and that includes my sweet little nooky too (too)
ve bu benim küçük tatlı nookymi de içeriyor

let’s go
hadi gidelim

let’s go, let’s go little kitty kat
hadi gidelim küçük kedicik

(kitty kat) he don’t want you anymore
artık seni istemiyor

nooooooooooo (2x)
hayır

what about my body, body?
bedenimden ne haber?

you don’t want my body, body
onu istemiyorsun

acting like i’m not nobody
ben hiç kimseymişim gibi davranıyorsun

you gon’ make me call somebody
herhangi biriymişim gibi aratıyorsun

what about my body, body?*2
bedenimden ne haber?

you would rather go and party
gidip parti yapmayı seçerdin

somehow, somewhere i’ll be naughty
nasılsa, nerdeyse benim yaramaz olduğum

let’s go, let’s go little kitty kat
hadi gidelim küçük kedicik

i think it’s time to go
sanırım gitme vakti geldi

let’s go little kitty kat
hadi gidelim küçük kedicik

he ain’t want no mo’
artık istemiyor

let’s go little kitty kat
hadi gidelim küçük kedicik

no mo getting’ it i’m not feelin’ it
artık kaldıramam çünkü hissetmiyorum

Beyonce – Best Thing I Never Had Türkçe Çevirisi

Beyonce – Best Thing I Never Had Çevirisi

What goes around comes back around (hey my baby)
Eden, bulur (hey bebeğim)
What goes around comes back around (hey my baby)
Eden, bulur (hey bebeğim)
What goes around comes back around (hey my baby)
Eden, bulur (hey bebeğim)
What goes around comes back around (hey my baby)
Eden, bulur (hey bebeğim)

There was a time
Bir zaman vardı
I thought, that you did everything right
Senin her şeyi doğru yaptığını düşündüğüm
No lies, no wrong
Yalan yok, yanlış yoktu
Boy I, must’ve been outta my mind
Oğlum aklımı kaçırmış olmalıyım.
So when I think of the time that I almost loved you
Seni neredeyse seviğim o zamanı düşünüyorum da
You showed your ass and I saw the real you
Bana k*çını gösterdin ve gerçek seni gördüm

Thank God you blew it
Tanrıya şükür bunu mahvettin
Thank God I dodged the bullet
Tanrıya şükür kurşunu çıkardım
I’m so over you
Seni atlattım
So baby good lookin’ out
Bebeğim sen kendine dikkat et

[Chorus]

I wanted you bad
Seni çok istemiştim
I’m so through with it
Bunu bıraktım
Cuz honestly you turned out to be the best thing I never had
Çünkü açıkçası sen sahip olmadığım en iyi şey çıktın.
You turned out to be the best thing I never had
Sen sahip olmadığım en iyi şey çıktın.
And I’m gon’ always be the best thing you never had
Ve ben daima senin sahip olamadığın en iyi şey olacağım
I bet it sucks to be you right now
BAhse girerim şimdi sen olmak iğrençtir.

So sad, you’re hurt
Çok üzücü,incindin
Boo hoo, oh, did you expect me to care?
Ağla,ah, umursamamı mı bekliyordun?
You don’t deserve my tears
Gözyaşlarımı hak etmiyorsun
I guess that’s why they ain’t there
Sanırım buyüzden orda değiller.
When I think that there was a time that I almost loved you
Seni neredeyse sevdiğimi düşünüyorum da
You showed your ass and baby yes I saw the real you
Bana k*çını gösterdin ve evet bebeğim gerçek seni gördüm

Thank God you blew it
Tanrıya şükür bunu mahvettin
Thank God I dodged the bullet
Tanrıya şükür kurşunu çıkardım
I’m so over you
Seni atlattım
So baby good lookin’ out
Bebeğim sen kendine dikkat et

[Chorus]

I wanted you bad
Seni çok istemiştim
I’m so through with it
Bunu bıraktım
Cuz honestly you turned out to be the best thing I never had
Çünkü açıkçası sen sahip olmadığım en iyi şey çıktın.
You turned out to be the best thing I never had
Sen sahip olmadığım en iyi şey çıktın.
And I’ll never be the best thing you never had
Ve ben daima senin sahip olmadığın en iyi şey olmayacağım
Oh baby I bet it sucks to be you right now
Ah bebeğim bahse girerim şimdi sen olmak iğrençtir.

I know you want me back
Biliyorum beni geri istiyorsun
It’s time to face the facts
Gerçeklerle yüzleşmenin zamanı
That I’m the one that’s got away
Terkeden bendim
Lord knows that it would take another place, another time, another world, another life
Tanrı bilir başka bir yer,başka bir zaman,başka bir dünya,başka bir yaşam alacak
Thank God I found the good in goodbye
Tanrıya şükür iyiyi elvedada buldum

[Chorus]

I used to want you so bad
Eskiden seni çok istemiştim
I’m so through it that
Bunu bıraktım
Cuz honestly you turned out to be the best thing I never had
Çünkü açıkçası sen sahip olmadığım en iyi şey çıktın
You turned out to be the best thing I never had
Sen sahip olmadığım en iyi şey çıktın.
And I will always be the, best thing you never had.
Ve ben daima sahip olmadığın en iyi şey olacağım
Best thing you never had!
Sahip olmadığın en iyi şey

I used to want you so bad
Eskiden seni çok istemiştim
I’m so through it that
Bunu bıraktım
Cuz honestly you turned out to be the best thing I never had
Çünkü açıkçası sen sahip olmadığım en iyi şey çıktın
You turned out to be the best thing I never had
Sen sahip olmadığım en iyi şey çıktın.
Oh I will never be the best thing you never had
Ah, Ben asla senin sahip olmadığın en iyi şey olmayacağım
Oh baby, I bet it sucks to be you right now
Ah bebeğim bahse girerim şimdi sen olmak iğrençtir.

Goes around, comes back around
Eden bulur
Goes around, comes back around
Eden bulur
Bet it sucks to be you right now
bahse girerim şimdi sen olmak iğrençtir.
Goes around, comes back around
Eden bulur
Bet it sucks to be you right now
bahse girerim şimdi sen olmak iğrençtir.
Goes around, comes back around
Eden bulur
Bet it sucks to be you right now
bahse girerim şimdi sen olmak iğrençtir.

Demi Lovato – Got Dynamite Türkçe Çevirisi

Demi Lovato – Got Dynamite Çevirisi

I can’t take your hand and
-Elini alamam ve
Lead you to the water
-Suya götüremem seni
I can’t make you feel
-Seni hissettiremem
What you don’t feel, but you know you wanna
-Hissetmediğin gibi, ama istediğini biliyorsun
Find out how to crack me
-Beni nasıl kıracağını bulmayı
Log in, try to hack me
-Oturum aç ve hacklemeye çalış beni!

Underneath the surface
-Görünümün altında
There’s so much you need to know
-Bilmeye ihtiyaç duyduğun çok şey var
And you might feel like you’re drowning
-Ve belki boğulduğunu hissedebilirsin
But that’s what I need to let go
-Ama bunu serbest bırakmam gerek.

Tell me what you’ve got to break down the walls
-Söyle bana duvarları yıkman gerektiğini
You just might need dynamite, yeah
-Belki sadece dinamite ihtiyacın var, evet!
Tell me what you’ve got to break down the walls
-Söyle bana duvarları yıkman gerektiğini
Kick senseless, my defenses
-Duygusuzca tekmele savunuşlarımı!

Tell me what you’re gonna do
-Ne yapacağını söyle bana
I need you to light the fuse
-Fişeği yakmana ihtiyacım var
Tell me what you’ve got to break down the walls
-Söyle bana duvarları yıkman gerektiğini
You just might need dynamite
-Belki sadece dinamite ihtiyacın var.

Got dynamite
-Dinamitle!

I can’t paint this picture
-Bu resmi çizemem
Just so you can hang it
-Vu yüzden böylece asabilirsin
I can’t wait for you to understand,
-Anlamanı bekleyemem
If you just don’t get it
-Eğer algılayamazsan.

Find out how to crack me
-Beni nasıl inciteceğini bul
Log in, try to hack me
-Oturum aç ve hacklemeye çalış beni!

Underneath the surface
-Görünümün altında
There’s so much you need to know
-Bilmeye ihtiyaç duyduğun çok şey var
And you might feel like you’re drowning
-Ve belki boğulduğunu hissedebilirsin
But that’s what I need to let go
-Ama bunu serbest bırakmam gerek.

Tell me what you’ve got to break down the walls
-Söyle bana duvarları yıkman gerektiğini
You just might need dynamite, yeah
-Belki sadece dinamite ihtiyacın var, evet!
Tell me what you’ve got to break down the walls
-Söyle bana duvarları yıkman gerektiğini
Kick senseless, my defenses
-Duygusuzca tekmele savunuşlarımı!

Tell me what you’re gonna do
-Ne yapacağını söyle bana
I need you to light the fuse
-Fişeği yakmana ihtiyacım var
Tell me what you’ve got to break down the walls
-Söyle bana duvarları yıkman gerektiğini
You just might need dynamite
-Belki sadece dinamite ihtiyacın var.

When the walls come crashing down
-Duvarlar yıkılmaya başladığında
I hope you’re standing right in front of me
-Benim önümde duruyor olmanı diliyorum
When the past lies all around
-Geçmiş etrafa yalanlar söylediğinde
Cause all you need to see is me, is to intervene
-Çünkü görmen gereken tek şey benim, müdahale etmek için…
And make the walls come crashing down!
-Ve duvarları yık hadi!

Got, got dynamite!
-Dinamiti tutuştur!

Tell me what you’ve got to break down the walls
-Söyle bana duvarları yıkman gerektiğini
You just might need dynamite, yeah
-Belki sadece dinamite ihtiyacın var, evet!
Tell me what you’ve got to break down the walls
-Söyle bana duvarları yıkman gerektiğini
Kick senseless, my defenses
-Duygusuzca tekmele savunuşlarımı!

Tell me what you’re gonna do
-Ne yapacağını söyle bana
I need you to light the fuse
-Fişeği yakmana ihtiyacım var
Tell me what you’ve got to break down the walls
-Söyle bana duvarları yıkman gerektiğini
You just might need dynamite
-Belki sadece dinamite ihtiyacın var.

Got dynamite
-Dinamiti tutuştur!
[x4]

Demi Lovato – La La Land Türkçe Çevirisi

Demi Lovato – La La Land Çevirisi

I am confident
-Ben eminim
But I still have my moments
-Ama benim hala anlarım var
Baby, that’s just me
-Bebeğim,bu sadece benim
I’m not a supermodel
-Ben süper model değilim
I still eat McDonald’s
-Ben hala McDanald’dan yerim
Baby, that’s just me
-Bebeğim,bu sadece benim

Well, some may say I need to be afraid of losing everything
-Tamam bazıları benim herşeyi kaybetmekten korkmam gerektiğini söyleyebilir
Because of where I had my start and where I made my name
-Nerede başlangıç yaptığım ve nerede isim yaptığımdan dolayı
Well, everything’s the same
-Tamam,her şey aynı
In the la-la land machine
-ka-ka kara makinesinde
Machine, machine
-Makine,makine

Who said I can’t wear my Converse with my dress
-Kim elbisemle Converse’imi giyemeyeceğimi söyledi
Well, baby, that’s just me
-Tamam,bebeğim,bu sadece benim
Who says I can’t be single and have to go out and mingle
-Kim tek olamadığımı ve dışarı çıkmak zorunda olduğumu ve karıştırdığımı söyler
Baby, that’s not me (no,no)
-Bebeğim,bu ben değilim (hayır,hayır)

Well, some may say I need to be afraid of losing everything
-Tamam,bazıları benim herşeyi kaybetmekten korkmam gerektiğini söyleyebilir
Because of where I had my start and where I made my name
-Nerede başlangıç yaptığım ve nerede isim yaptığımdan dolayı
Well, everything’s the same
-Tamam,her şey aynı
In the la-la land…
-ka-ka kara da…

Tell me, do you feel the way I feel
-Benim hissettiğim yolu sende hissediyor musun
‘Cause nothing else is real
-Çünkü başka hiçbir şey gerçek değil
In the la-la land machine
-ka-ka kara makinesinde

Well, some may say I need to be afraid of losing everything
-Tamam,bazıları benim herşeyi kaybetmekten korkmam gerektiğini söyleyebilir
Because of where I had my start and where I made my name
-Nerede başlangıç yaptığım ve nerede isim yaptığımdan dolayı
Well, everything’s the same
-Tamam,her şey aynı
In the la-la land machine
-ka-ka kara makinesinde

Well, I’m not gonna change
-Tamam,ben değişmeyeceğim
In the la-la land machine
-ka-ka kara makinesinde
Well, I will stay the same
-Tamam,ben aynı kalacağım
In the la-la land machine
-ka-ka kara makinesinde

Machine
-Makine
Machine
-Makine
I won’t change anything in my life
-Hayatımdaki hiçbir şeyi değiştirmeyeceğim
I won’t change anything in my life
-Hayatımdaki hibir şeyi değiştirmeyeceğim
I’m staying myself tonight
-Ben bu gece kendi kendime kalıyorum
I’m staying myself tonight
-Ben bu gece kendi kendime kalıyorum